Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (4) (Osman 30 Y., Konya)
Sabah uyandฤฑฤฤฑm zaman saat altฤฑ gibiydi, karฤฑm halen yatฤฑyordu. Banyoya geรงip duลu aรงtฤฑm ve sฤฑcak suyun altฤฑna girdim. Banyodan sonra traล oldum, รงฤฑktฤฑฤฤฑm zaman henรผz kimse uyanmamฤฑลtฤฑ. ฤฐรงimdeki ลeytana uyup kฤฑzlarฤฑn odasฤฑna doฤru yรผrรผdรผm. Kapฤฑ geรงen geceki gibi hafifรงe aralฤฑktฤฑ. ฤฐรงeriye bakฤฑnca kฤฑzlarฤฑn ikisinin de mฤฑลฤฑl mฤฑลฤฑl uyuduฤunu gรถrdรผm. Odaya geri dรถndรผฤรผm zaman karฤฑm uyanmฤฑล, giyiniyordu. Yine paรงalฤฑ kรผlotu vardฤฑ รผzerinde. Onun รผstรผne basma eteฤini giyip, รงiรงekli bir gรถmlek giydi. Baลฤฑnฤฑ arkadan baฤladฤฑ ve “Ben kahvaltฤฑyฤฑ hazฤฑrlayayฤฑm.” diyerek mutfaฤa geรงti. Karฤฑm aslฤฑnda biraz bakฤฑmla gรผzelliฤi ortaya รงฤฑkacak bir kadฤฑndฤฑ. Ona elbiseler, iรง รงamaลฤฑrlarฤฑ alma fikri o an geldi aklฤฑma.
Kahvaltฤฑ yaptฤฑktan sonra kฤฑzlarla arabaya atladฤฑk. Esra’yฤฑ okula bฤฑraktฤฑktan sonra รzge ile iลe gittim. Diฤerleri henรผz gelmemiลlerdi. Aklฤฑmda karฤฑลฤฑk dรผลรผnceler vardฤฑ. O anda รzge’ye baktฤฑm. Hafif bir makyaj yapmฤฑลtฤฑ. Boyu 1.65 kadar vardฤฑ, ama ลimdi ayaฤฤฑndaki topuklularla beraber neredeyse 1.75 olmuลtu. Aynฤฑ zamanda dolgun hatlฤฑ bir kฤฑzdฤฑ, 70 kilo vardฤฑ belki. Uzun ve bol mavi eteฤinin รผstรผne, beyaz bir gรถmlek giymiลti, gรถmleฤin iรงinde ip askฤฑlฤฑ beyaz bir bluzu vardฤฑ, sutyenin askฤฑlarฤฑ da belli oluyordu. Baลฤฑna da eteฤi ile aynฤฑ renk bir tรผrban takmฤฑลtฤฑ. Ona, “Niye bรถyle sรผslendin?” diye azarlarcasฤฑna sorunca รผrktรผ, “ลey, ee…” falan deyince daha da kฤฑzdฤฑm. “Burada sadece erkekler รงalฤฑลฤฑyor. Giyimine kuลamฤฑna dikkat et. Birdaha makyaj falan yok!” dedim. Bana bakarak aฤlamaklฤฑ bir sesle, “Ben senin iรงin yaptฤฑm. Diฤerleri beni ilgilendirmiyor. Yoksa beฤenmedin mi?” dedi. Gรถzlerinden yaลlarฤฑn sรผzรผldรผฤรผnรผ gรถrdรผm. Gรถzรผne sรผrdรผฤรผ iki parรงa boya ลimdi yanaklarฤฑndan akฤฑyordu. Bu sefer kendime kฤฑzdฤฑm. Ama cesaretine de ลaลฤฑrmฤฑลtฤฑm. Bana aรงฤฑk aรงฤฑk ilanฤฑ aลk ediyordu.
“Ben senin annenle evliyim. Geรงen gece olanlar bir hataydฤฑ!” diye kendisine yem atฤฑnca, “Hayฤฑr, bรถyle sรถyleme. Ben seni seviyorum. Annem รงok ลanslฤฑ bir kadฤฑn. Onun yerinde olmak isterdim!” dedi. Annesiyle evli olmam onun iรงin รถnemli deฤildi. Beni sevdiฤini sรถylรผyordu.
Diฤerleri her an gelebilirdi, o nedenle ters bir ลey yapmamalฤฑydฤฑm. “Lavaboya geรงip yรผzรผnรผ temizle, istersen makyaj yap yeniden!” dedim. Gรผlerek iรงeri geรงti. Biraz sonra da diฤerleri geldiler. Aslฤฑnda bu kadar kฤฑzmama gerek yoktu. Diฤer รงalฤฑลanlar hem akrabaydฤฑ, hem de รzge’nin kim olduฤunu iyi biliyorlardฤฑ. Kalkฤฑp ona yan gรถzle bakmayacaklarฤฑnฤฑ รงok iyi biliyordum, ama yine de onu kฤฑskanmฤฑลtฤฑm.
Akลam altฤฑ gibi paydos ediyorduk. Elemanlar tek tek รงฤฑktฤฑlar. Ben รzge ile kaldฤฑm. Onu sikmek iรงin yanฤฑp tutuลuyordum. ฤฐลyerinin kapฤฑsฤฑnฤฑ iรงerden kilitledim. รzge ise masasฤฑnda notlarฤฑna bakฤฑyordu. Yazฤฑhanem iรงerde kalฤฑyordu. Onu elinden tutup kaldฤฑrdฤฑm. “Nereye? รฤฑkฤฑyor muyuz?” diye sordu. Cevap vermeden onu yazฤฑhaneme soktum. รzge her ลeyi anlamฤฑลtฤฑ. Onu kucakladฤฑฤฤฑm gibi masamฤฑn รผzerine oturttum. Ardฤฑndan dudaklarฤฑna yapฤฑลtฤฑm. “Dudaklarฤฑnฤฑ serbest bฤฑrak!” deyip, alttaki etli dudaฤฤฑnฤฑ emmeye baลladฤฑm. Dilimi aฤzฤฑnฤฑn iรงine soktum. Dudaklarฤฑnฤฑ kรผรงรผk kรผรงรผk ฤฑsฤฑrฤฑyordum. Dudaklarฤฑnฤฑn รผzerindeki, รงenesindeki hafif tรผyler dudaklarฤฑma batฤฑyordu.
Ellerimi gรถmleฤinin รผzerinden memelerine attฤฑm. Onlarฤฑ sฤฑkmaya, okลamaya baลladฤฑm. รzge hafif hafif inlemeye baลlamฤฑลtฤฑ. Gรถzleri sรผrekli kapalฤฑydฤฑ. Bir elimi eteฤinin iรงinden soktum ve kalรงasฤฑnฤฑ avuรงladฤฑm. Hafif tรผylรผ dolgun kalรงasฤฑnฤฑ okลadฤฑkรงa yaraฤฤฑm da pantolonumu yฤฑrtacakmฤฑลรงasฤฑna zorluyordu. Karลฤฑsฤฑnda soyunup รงฤฑrฤฑlรงฤฑplak kaldฤฑm. รzge havaya dikilmiล haลmetli yaraฤฤฑma bakฤฑyordu. Uzun ve kalฤฑn bir sopa gibiydi; ben bir ลey demeden elini yaraฤฤฑma attฤฑ ve okลamaya baลladฤฑ. Ben ellerimi kalรงalarฤฑma atmฤฑล, รzge yaraฤฤฑmฤฑ okลuyor ve sรผrekli kฤฑkฤฑr kฤฑkฤฑr gรผlรผyordu. ฤฐnce, narin parmaklarฤฑ yaraฤฤฑmฤฑn yanฤฑnda kรผรงรผcรผk kalฤฑyordu. รok bรผyรผk zevk alฤฑyordum.
Daha sonra masanฤฑn รถnรผndeki kanepeye oturdum. Yaraฤฤฑmฤฑ tuttum, bacaklarฤฑmฤฑ aรงtฤฑm ve รzge’ye eฤilmesini sรถyledim. รzge masadan indi ve รถnรผmde eฤildi ama bu ลekilde dengede duramadฤฑฤฤฑ iรงin diz รงรถktรผ. Emirlere itaat eden bir kรถle gibiydi, ne desem yapฤฑyordu. Baลฤฑnฤฑ tuttum ve “Yaklaล!” dedim. รzge kanepenin minderlerinden tutundu, bana doฤru daha doฤrusu yaraฤฤฑma doฤru eฤildi. “Aฤzฤฑnฤฑ aรง!” dedim fฤฑsฤฑldar gibi. Bana bakฤฑnca baลparmaklarฤฑmla yanaklarฤฑnฤฑ okลadฤฑm ve “Hadi, aรง aฤzฤฑnฤฑ!” dedim tekrar. Aฤzฤฑnฤฑ hafifรงe aralayฤฑnca baลฤฑndan tutarak onu yaraฤฤฑmฤฑn kafasฤฑnฤฑn รถnรผne daha da yaklaลtฤฑrdฤฑm ve “Yala!” dedim bu kez, “Dondurma yalar gibi yala!” dedim.
รzge รงekingen bir tavฤฑrla diliyle yaraฤฤฑmฤฑ yalamaya baลladฤฑ. Yaraฤฤฑmฤฑn kafasฤฑna attฤฑฤฤฑ dil darbeleri beni inanฤฑlmaz tahrik ediyor ve azdฤฑrฤฑyordu. Bir sรผre sonra รงekingenliฤi gitti ve bu kez dudaklarฤฑyla emmeye baลlamฤฑลtฤฑ. Bir taraftan yalฤฑyor, bir taraftan emiyordu; gรถzlerimi kapatmฤฑลtฤฑm, ellerimle baลฤฑnฤฑ okลuyordum sรผrekli. Ellerini dizlerimin รผzerine koydu ve bu ลekilde yalamaya devam etti.
Bu ลekilde giderse kฤฑsa sรผrede aฤzฤฑnฤฑn iรงine patlayacaktฤฑm, ama bunu yapmaya hiรง niyetim yoktu. Baลฤฑnฤฑ tuttum ve yavaลรงa geriye ittim. รzge yaraฤฤฑmฤฑ bฤฑrakmak istemiyor gibiydi. Bu hali hoลuma gitmiลti. Dudaklarฤฑna sรผrdรผฤรผ ruj yaraฤฤฑmฤฑn kafasฤฑnฤฑ boyamฤฑลtฤฑ. Onu kollarฤฑndan tutup kalkmasฤฑnฤฑ sรถyledim. Onu kaldฤฑrฤฑp bu sefer kanepeye oturttum. รnรผnde diz รงรถktรผm. Bacaklarฤฑnฤฑ ayฤฑrdฤฑm ve uzun eteฤini yukarฤฑ sฤฑyฤฑrdฤฑm. Karลฤฑmda beyaz kalรงalarฤฑ, bacaklarฤฑ belirince yaraฤฤฑm iyice tavan yaptฤฑ. Bacaklarฤฑnda alฤฑnmamฤฑล tรผyler vardฤฑ.
Kalรงalarฤฑnฤฑ emmeye ve yalamaya baลladฤฑm. Tรผyler hafif hafif dudaklarฤฑma batฤฑyordu. รzge derin derin inliyor, saรงlarฤฑmฤฑ okลuyordu sรผrekli. Dilim yavaล yavaล kasฤฑklarฤฑna yaklaลtฤฑkรงa inlemeleri รงoฤaldฤฑ. Minik, dantelli, beyaz bir kรผlotu vardฤฑ. Amฤฑnฤฑn kฤฑllarฤฑ รผzerinden belli oluyordu ve kasฤฑklarฤฑnda da siyah kฤฑllarฤฑ, tรผyleri vardฤฑ. รzge gรผzel ve alฤฑmlฤฑ bir kฤฑzdฤฑ, ama pek bakฤฑmlฤฑ deฤildi. Kรผlotunun รผzerinden parmaklarฤฑmla amฤฑnฤฑ yoklamaya baลlayฤฑnca, “Imm, ฤฑhh!” diyerek inledi ve inlemeleri sรผrekli hale geldi. Parmaklarฤฑm amฤฑnฤฑn รผzerinde, kasฤฑklarฤฑnda dolaลtฤฑkรงa saรงlarฤฑmฤฑ รงekiyordu.
Yavaลรงa kรผlotunu kenarlarฤฑndan tutup sฤฑyฤฑrdฤฑm ve bacaklarฤฑndan รงฤฑkardฤฑm. Amฤฑ ฤฑslanmฤฑลtฤฑ, am dudaklarฤฑna yumulup emmeye baลladฤฑm. Neredeyse o pozisyonda boลalacaktฤฑm. รzge’nin inlemeleri zaman zaman รงฤฑฤlฤฑklara dรถnรผลรผyordu. Amฤฑnฤฑn รผzerindeki kฤฑllar aฤzฤฑma batฤฑyordu. O nedenle daha fazla devam etmek istemedim. Bir dahaki sefere ona temizlenmesi gerektiฤini sรถylemem gerekiyordu. Doฤruldum ve yaraฤฤฑmฤฑ tutarak tekrar yalamasฤฑnฤฑ istedim. รzge bu sefer iลtahla yaraฤฤฑmฤฑ emiyor, yalฤฑyordu. Sanki acelesi varmฤฑล gibiydi. Yaraฤฤฑma iki eliyle sarฤฑlmฤฑล, baลฤฑnฤฑ ileri geri hareket ettirerek emiyordu. Ona, “Tamam, bu kadarฤฑ yeterli!” diyerek kendimi geri รงektim. Ayaฤa kaldฤฑrdฤฑm ve masaya domalttฤฑm.
Elleriyle masanฤฑn kenarฤฑndan sฤฑkฤฑca tutunmuล, ara ara arkaya bakฤฑyordu. Eteฤini beline sฤฑyฤฑrdฤฑm ve bacaklarฤฑnฤฑ ayฤฑrmasฤฑnฤฑ sรถyledim. Gรถt yanaklarฤฑnฤฑ tutup yoฤurmaya baลladฤฑm. รzge, “Ahh, ฤฑmm, ฤฑฤhh!” diye diye inledikรงe gรถtรผne girmek iรงin sabฤฑrsฤฑzlanฤฑyordum. Gรถt yanaklarฤฑnฤฑ ayฤฑrฤฑnca, siyah bir รงukura benzeyen kฤฑllฤฑ gรถt deliฤi gรถrรผndรผ. Gรถtรผnรผn kenarlarฤฑna parmaklarฤฑmla dokunmaya baลlayฤฑnca, “Uhh, ฤฑmm, ayy!” diyordu. Geรงen gece olduฤu gibi orta parmaฤฤฑmฤฑ yavaลรงa deliฤine sokmaya baลladฤฑm. ฤฐlk boฤumuna kadar kolayca girmiลti, bundan sonra yavaล yavaล sokmaya baลladฤฑm. รzge deli gibi inliyor, baลฤฑnฤฑ saฤa sola atฤฑyordu. Parmaฤฤฑm deliฤinin iรงine kรถkรผne kadar girince iรงinde gidip gelmeye ve รงevirmeye baลladฤฑm.
Bu arada diฤer elimle de amฤฑnฤฑ ovalฤฑyordum. Amฤฑ vฤฑcฤฑk vฤฑcฤฑk sulanmฤฑลtฤฑ, gรถt deliฤinin aฤzฤฑ da terden sฤฑrฤฑlsฤฑklam olmuลtu. Parmaฤฤฑm artฤฑk gรถt deliฤinin iรงinde daha rahat hareket eder olmuลtu ve hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ sokup รงฤฑkardฤฑkรงa รzge deli gibi inleyip, รงฤฑฤlฤฑk atฤฑyor ve nefesi kesilecekmiล gibi soluk alฤฑp veriyordu. Gรถtรผnรผn deliฤinde birkaรง dakika boyunca parmaฤฤฑmla geniลletme รงalฤฑลmasฤฑ sonuรง vermiลti. ลimdi iลaret parmaฤฤฑmฤฑ da beraberinde soktum. รzge’nin gรถt deliฤi lastik gibiydi. Parmaklarฤฑm iรงine girdikรงe delik aรงฤฑlฤฑyor, รงฤฑkardฤฑฤฤฑm zaman hemen kapanฤฑyordu. รzge’nin inlemeleri iรงeriyi doldurmuลtu.
Parmaklarฤฑmฤฑ deliฤinden รงฤฑkardฤฑm. รฤฑrฤฑlรงฤฑplak halde lavaboya gidip ellerimi bol sabunla yฤฑkadฤฑm. ฤฐรงeriye elimde sฤฑvฤฑ sabun ลiลesi ile dรถnรผnce รzge’yi ayakta รผzerini toparlarken gรถrdรผm. “Ne yapฤฑyorsun?” diye sorunca, “Bitmedi mi? Eve gitmiyor muyuz?” diye sordu. “Hayฤฑr, daha yeni baลladฤฑk! Hadi eฤil, hadi korkma, canฤฑnฤฑ yakmam!” dedim. Elimdeki sฤฑvฤฑ sabunu kastederek, “Ne yapacaksฤฑn onunla?” diye sordu. “Sen eฤil, รถฤrenirsin ลimdi!” dedim.
Dediฤim gibi tekrar masanฤฑn รผzerine eฤildi ve kenarlarฤฑndan sฤฑkฤฑca tutundu. Sรผrekli bana bakฤฑyordu ve korktuฤu anlaลฤฑlฤฑyordu. “Ben bakireyim, lรผtfen yapma!” deyince, “Merak etme, yine bakire olarak kalacaksฤฑn!” dedim. Eteฤini yukarฤฑ sฤฑyฤฑrฤฑnca gรถrdรผฤรผm manzara iniลe geรงmiล yaraฤฤฑmฤฑ tekrar kaldฤฑrmaya yetti. Elime bol miktarda sฤฑvฤฑ savun dรถkรผp yaraฤฤฑmฤฑ sabunlamaya baลladฤฑm. Ardฤฑndan bir miktarda gรถt deliฤinin aฤzฤฑna dรถktรผm ve parmaฤฤฑmla iรงine yedirmeye baลladฤฑm. Yaraฤฤฑm ve gรถt deliฤi kaygan bir hal almฤฑลtฤฑ. Yaraฤฤฑmฤฑ yavaลรงa kafasฤฑndan tutarak gรถt deliฤine bastฤฑrmaya baลladฤฑm.
รzge devamlฤฑ baลฤฑ arkada, “Ay, ah, yapma, รงok gรผnah, ah, yapma!” diyordu. Ama onu bu akลam gรถtรผnden sikmeden bฤฑrakmaya niyetim yoktu. “Korkma, canฤฑnฤฑ yakmam!” diyerek onu sakinleลtirmeye รงalฤฑลฤฑyordum. Ama o aynฤฑ ลeyleri sรถylemeye devam ediyordu. Yaraฤฤฑmฤฑn kafasฤฑ yavaล yavaล gรถtรผnรผn iรงine girmeye baลladฤฑkรงa daha รงok bastฤฑrmaya baลladฤฑm. Kฤฑllฤฑ gรถt deliฤi vakum gibi yaraฤฤฑmฤฑ sฤฑkฤฑyordu ama gittikรงe aรงฤฑlฤฑyor, aรงฤฑldฤฑkรงa da iรงine daha รงok giriyordum.
Bir sรผre sonra yaraฤฤฑm neredeyse yarฤฑsฤฑna kadar iรงine girmiลti ki, รzge’den deli gibi sesler yรผkselmeye baลlamฤฑลtฤฑ. Bana sรผrekli รงฤฑkarmam iรงin yalvarฤฑyordu. Ama ben kalรงalarฤฑndan tutarak zorlamaya ve iรงine girmeye รงalฤฑลฤฑyordum. Gittikรงe hฤฑzlanmaya baลladฤฑm. รzge yerinde kฤฑpฤฑrdanฤฑyor, gรถtรผnรผ saฤa sola รงeviriyordu. Bu da gรถtรผnde rahat gidip gelmeme engel oluyordu. Onu kalรงalarฤฑndan daha sฤฑkฤฑca tuttum ve daha รงok bastฤฑrmaya baลladฤฑm. Masam saฤlamdฤฑ ama yavaล yavaล sallanmaya baลlamฤฑลtฤฑ. รzge sฤฑkฤฑca tutunmuล, masaya yapฤฑลmฤฑล gibiydi. ฤฐnanฤฑlmaz bir zevk alฤฑyordum. Daha รถnce para karลฤฑlฤฑฤฤฑ bir kadฤฑnฤฑn gรถtรผnรผ sikmiลtim, ama gรถt deliฤi amฤฑ kadar geniลlemiลti ve iรงine girip รงฤฑkarken hiรง zorlanmamฤฑลtฤฑm. Ama ลimdi delik yaraฤฤฑmฤฑ sฤฑktฤฑkรงa aldฤฑฤฤฑm zevkte bir o kadar artฤฑyordu.
รzge’nin inlemeleri ve รงฤฑฤlฤฑklarฤฑ yavaล yavaล azalmฤฑล, bununla birlikte gรถtรผne daha kolay ve zorlanmadan girer olmuลtum. Deliฤin yaraฤฤฑma yaptฤฑฤฤฑ baskฤฑ boลalmamฤฑ geciktirmiลti. Boลalacaฤฤฑma yakฤฑn yaraฤฤฑmฤฑ gรถtรผnden รงฤฑkardฤฑm, o anda delikten ‘Zort!’ diye bir ses geldi. Yaraฤฤฑmla birlikte iรงine giren hava bรถylece deliฤinden รงฤฑkฤฑyordu. Deliฤin aฤzฤฑ az รถnceki gibi kolayca kapanmamฤฑล, biraz aรงฤฑk kalmฤฑลtฤฑ. Yeniden iรงine girdim ve gidip gelmeye baลladฤฑm.
Bu ลekilde birkaรง dakika รzge’yi gรถtรผnden siktim ve nihayetinde inanฤฑlmaz bir zevkle boลaldฤฑm. Yaraฤฤฑm halen gรถtรผnรผn iรงindeydi, bir sรผre daha iรงinde kaldฤฑm. Yaraฤฤฑmฤฑ รงฤฑkardฤฑฤฤฑm zaman dรถllerim deliฤin aฤzฤฑndan akmaya baลlamฤฑลtฤฑ ve deliฤin iรงine giren hava, dรถllerimin รผzerinde kรผรงรผk hava kabarcฤฑklarฤฑ oluลturuyordu. Masanฤฑn รผzerindeki kaฤฤฑt mendilden bolca aldฤฑm ve akan dรถlleri, kalรงalarฤฑnฤฑ iyice sildim, temizledim. Aynฤฑ ลekilde yaraฤฤฑmฤฑ da sildim.
Sonra birlikte giyindik ve toparlandฤฑk. รzge’nin acฤฑ รงektiฤi yรผzรผnden belli oluyordu. Ona, “Bir zaman sonra geรงer, korkma!” dedim. Bana cevap vermedi. Birlikte dรผkkandan รงฤฑkฤฑp arabaya bindik. รzge koltuฤa oturdu ama, “Ay, ah!” diye diye sรถylenmeye baลladฤฑ. Ben yine aynฤฑ ลekilde kฤฑsa zaman sonra acฤฑlarฤฑnฤฑn biteceฤini ve bundan sonra acฤฑ รงekmeyeceฤini sรถyledim. รzge eve kadar kฤฑvranฤฑp durdu. Arabada ona, “Vรผcut temizliฤini ihmal etmiลsin!” dediฤimde hafifรงe kฤฑzardฤฑ, utanmฤฑลtฤฑ. Bana, “Ben kendim yapamฤฑyorum, tรผylerimi normalde annem alฤฑyor. Ama o da son zamanlarda seninle evlenecek diye beni ihmal etti!” dedi. Sonra da, “Anneme sรถylรผyorum ama ลu aralar da aklฤฑ bir karฤฑล havada!” deyip gรผldรผ. Neden gรผldรผฤรผnรผ anlamฤฑลtฤฑm. Sonra bir ara, “Annemle de bรถyle yapฤฑyor musun?” diye sordu. “Neyi yapฤฑyor muyum?” dedim. “ลeyi iลte, anlasana!” dedi. Ben yine, “Anlamadฤฑm?” diye cevapladฤฑm. Bunun รผzerine oflayฤฑp pufladฤฑ ve aฤzฤฑndaki baklayฤฑ รงฤฑkardฤฑ, “Annemi de gรถtรผnden sikiyor musun?” dedi. Ona baktฤฑm ve “Hayฤฑr!” dedim. Eve gidene kadar bir daha konuลmadฤฑk. รzge alฤฑnmฤฑล gibiydi, annesini gรถtรผnden sikmediฤime iรงerlemiลti sanki.
Eve geldiฤimiz zaman karฤฑm, “Ay, nerede kaldฤฑnฤฑz? Merak ettim!” dedikten sonra, รzge’ye bakฤฑp, “Neyin var kฤฑzฤฑm? Ne oldu?” diye sorunca, ben hemen, “Yok bir ลeyi, รถฤlen yediฤi yemek biraz midesini bozdu!” dedim. รzge birลey demeden odasฤฑna girdi. Biz akลam yemeฤini yerken รzge bize katฤฑlmadฤฑ, o sฤฑrada banyoya girip duล aldฤฑ. Annesi, “Bu kฤฑzda bir ลeyler var!” diyerek sรถyleniyordu. Yemekten sonra ben de duลa girdim. รฤฑktฤฑktan sonra iรงerdekilere, “ฤฐyi geceler!” diyerek yatak odama รงekildim.
Yataฤa girmiลtim ki karฤฑm iรงeri girdi ve “Hayฤฑrdฤฑr, sen de mi rahatsฤฑzsฤฑn?” dedi. “Yok birลey, sen yatmฤฑyor musun?” dedim. “Gelirim birazdan…” diyerek iรงeri geรงti. O sฤฑrada ben uyumuลum. Gecenin bir vakti uyandฤฑฤฤฑmda, karฤฑm yanฤฑmda, bana sarฤฑlmฤฑล halde uyuyordu…
[Osman]

