Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (8)

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (8) (Osman 30 Y., Konya)

Tatile gitmemize daha birkaรง gรผn vardฤฑ. Zarife’yi siktikten birkaรง akลŸam sonra, evini kullandฤฑฤŸฤฑm arkadaลŸฤฑm Sedat’a uฤŸradฤฑm. Sedat muhafazakar bir adamdฤฑ, ama aramฤฑzda eskiye dayanan dostluฤŸa gรผvenerek evini o ลŸekilde kullanmama mรผsaade ediyordu. KarลŸฤฑlฤฑฤŸฤฑnda ben de ona siktiฤŸim bazฤฑ kadฤฑnlarฤฑ ayarlฤฑyordum. Yoksa onun kadฤฑn sikebileceฤŸi yoktu. Sedat’a, “Senin ลŸu alt katta kimler oturuyor?” diye sordum. “Haa, onlar mฤฑ? Emin abiyle karฤฑsฤฑ. ร‡ok iyi insanlardฤฑr ikisi de. ร‡ok olmadฤฑ taลŸฤฑnalฤฑ. Hayฤฑrdฤฑr, niye sordun?” dedi. “Yok birลŸey…” dedim. Daha fazla konuลŸup onun dikkatini รงekmek istemiyordum.

Sedat’ฤฑn evinden รงฤฑkmฤฑลŸ merdivenlerden aลŸaฤŸฤฑ iniyordum. O sฤฑrada binanฤฑn giriลŸ kapฤฑsฤฑnda 55-60 yaลŸlarฤฑnda bir adam ve kara รงarลŸaflฤฑ, sadece gรถzleri gรถrรผnen bir kadฤฑnla karลŸฤฑlaลŸtฤฑm. Adamla birbirimize selam verdik. Kadฤฑn adamฤฑn arkasฤฑnda kalmฤฑลŸtฤฑ. ฤฐlk รถnce anlamadฤฑm, ama sonra onun geรงen akลŸamki kadฤฑn olduฤŸunu anladฤฑm. Mavi gรถzlerinden o olduฤŸunu anlamฤฑลŸtฤฑm. Kendi kendime (Vay bu ne bรถyle, geรงen akลŸamki haline bak, bir de ลŸimdikine!) dedim. รœzerinde, ayak bileklerine inen kara รงarลŸafฤฑ vardฤฑ ve altฤฑnda ince siyah รงoraplฤฑ ayaklarฤฑ gรถrรผnรผyordu. Siyah renkli yรผksek topuklu bir ayakkabฤฑ giymiลŸti. Onlar yukarฤฑ รงฤฑkarken ben de binadan รงฤฑktฤฑm. Kadฤฑnฤฑn iki farklฤฑ gรถrรผntรผsรผ beni รงok ลŸaลŸฤฑrtmฤฑลŸtฤฑ.

Esra’nฤฑn okulu kapanmฤฑลŸtฤฑ. Yola รงฤฑkmadan รถnce, karฤฑm ve kฤฑzlarฤฑ ile birlikte tatil iรงin alฤฑลŸveriลŸe gittik. Esra annesi ve ablasฤฑ gibi deฤŸildi, mayo istedi. Ona gรผzel bir mayo aldฤฑk. ร–zge de mayo alma taraftarฤฑ gibi gรถrรผnรผyor, ama annesinden รงekiniyordu. Karฤฑma, “Sana da Esra’nฤฑnki gibi bir mayo alayฤฑm!” dedim. Ama karฤฑm, “Ben giymem รถyle ลŸey!” diye tepki gรถsterince, karฤฑma ve ร–zge’ye, yarฤฑ kapalฤฑ birer mayo aldฤฑm. Sonra karฤฑma, “Tatilden รถnce vรผcudundaki tรผyleri aldฤฑr istersen!” dedim. Bu sรถzรผm onu incitmiลŸ gibiydi. Karฤฑm ve kฤฑzlarฤฑnฤฑ bir gรผzellik merkezine bฤฑraktฤฑm. Kredi kartฤฑmฤฑ karฤฑma verip, “Buradan hesabฤฑ รถdersin. ฤฐลŸiniz bitince beni arayฤฑn!” dedim.

EvlendiฤŸimden beri geรงen zamanda, karฤฑmla, ร–zge ve Zarife ile sikiลŸmiลŸtim. Ama aklฤฑm, nedendir bilmem geรงen akลŸamki kadฤฑnda kalmฤฑลŸtฤฑ. Karฤฑm ve kฤฑzlarฤฑ beklerken Sedat’ฤฑn evine uฤŸrayayฤฑm dedim. Yolda karฤฑm aradฤฑ ve “Burada รงok sฤฑra var. รœรงรผmรผzรผn iลŸinin bitmesi 3-4 saati bulur. ฤฐstersen รงฤฑkalฤฑm?” dedi. Bense, “Gerek yok, bekleyin. Bitince haber verirsin!” dedim. Evin olduฤŸu sokaฤŸa geldim. Gรผndรผz vakti sokakta pek kimse yoktu. Merdivenlerden รงฤฑkarken kadฤฑnฤฑn kapฤฑsฤฑnฤฑn รถnรผnden geรงtim. ฤฐรงerde รงalฤฑลŸan elektrikli sรผpรผrgenin sesini duyuyordum. Kapฤฑnฤฑn รถnรผnde onun olduฤŸunu tahmin ettiฤŸim bir รงift terlik vardฤฑ. Sedat’ฤฑn eve girdim. Buraya neden geldiฤŸimi, ne yapmaya รงalฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑmฤฑ dรผลŸรผndรผm bir ara. O kadฤฑnla beraber olmak istiyordum. Ama o kadฤฑnฤฑn kalkฤฑp bรถyle bir ลŸeye onay vereceฤŸini dรผลŸรผnemiyordum…

Zarife’yi aradฤฑm. Ona, “EฤŸer istiyorsan geรงen akลŸamki daireye gel!” dedim. Fakat Zarife, “ลžu an mรผsait deฤŸilim!” diyerek telefonu kapadฤฑ. Zarife gerรงekten zilli รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑ. Evden รงฤฑkmaya hazฤฑrlanฤฑrken Zarife aradฤฑ ve “Tarif etsene o evi, ben ลŸimdi kendim รงฤฑkartamam.” dedi. SevinmiลŸtim, evi tarif ettim, “Taksiyle gel, parasฤฑnฤฑ ben veririm!” dedim. On dakikaya kalmadan Zarife gelmiลŸti. Ben de apartmanฤฑn รถnรผne indim. Taksiciye parasฤฑnฤฑ verip gรถnderdim. Zarife รผzerinde gรผnlรผk kฤฑyafeti ile gelmiลŸti. Ona, “Nereden geliyorsun bรถyle?” diye sorunca, “Evden geliyorum. Kaynanama, kardeลŸime gidiyorum diye sรถyledim. Hazฤฑrlanฤฑp giyinsem bir ลŸeyler dรผลŸรผnebilirdi yoksa!” dedi. Ona hak vermiลŸtim.

Zarife ile eve girdik. Zarife yine รผzerine uzun krem renkli pardesรผsรผnรผ giymiลŸti. Onu รงฤฑkarฤฑnca altฤฑnda รงiรงekli basma eteฤŸi ve koyu mavi, รถnรผ dรผฤŸmeli bluzu ile kaldฤฑ. BaลŸฤฑnฤฑ bรผyรผk bir tรผrbanla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. AyaฤŸฤฑnda da kalฤฑn siyah รงoraplarฤฑ vardฤฑ. Onu salondaki kanepeye oturtarak dudaklarฤฑndan ve yanaklarฤฑndan รถpmeye baลŸladฤฑm. Bir taraftan da elimi memelerine atmฤฑลŸ, bluzunun รผzerinden okลŸuyordum. Elimi bluzunun iรงine soktum, sutyen takmamฤฑลŸ, iรงine atlet giymiลŸti. “Evin iรงinde sutyen takmayฤฑ sevmiyorum, sen arayฤฑnca aceleyle รงฤฑktฤฑm, onun iรงin sutyen takmadฤฑm!” dedi. “ร–nemi yok, bรถyle daha gรผzel!” dedim. Atletin altฤฑna elimi atฤฑp koca memelerini yoฤŸurmaya baลŸladฤฑm, meme uรงlarฤฑnฤฑ sฤฑkฤฑyordum. Zarife hafif hafif inlemeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Alttan elimi eteฤŸinin altฤฑna soktum bu kez, kalฤฑn รงoraplarฤฑ dizlerinin รผzerine kadar geliyordu. ฤฐรงine aynฤฑ karฤฑm gibi paรงalฤฑ bir kรผlot giymiลŸti. Kรผlotunu aลŸaฤŸฤฑ sฤฑyฤฑrฤฑp elimi amฤฑna attฤฑm. Amฤฑ biraz sulanmฤฑลŸtฤฑ. Koltukta rahat edemiyordum, “Hadi gel, yatak odasฤฑna gidelim!” dedim. Yatak odasฤฑna girince perdeleri รงektim. Soyundum ve รงฤฑplak kaldฤฑm, Zarife gรถzlerini yaraฤŸฤฑma dikti yine. Soyunmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ, ama ona, “Sen bรถyle kal, soyunma!” dedim.

Ona yataฤŸฤฑn kenarฤฑna oturmasฤฑnฤฑ sรถyledim. Oturunca yanฤฑna yanaลŸtฤฑm, ben birลŸey demeden yaraฤŸฤฑmฤฑ eline aldฤฑ ve sฤฑvazlamaya baลŸladฤฑ. Bir รงocuฤŸun oyuncaฤŸฤฑ ile oynamasฤฑ gibi yaraฤŸฤฑmla oynuyordu. YaraฤŸฤฑm yavaลŸ yavaลŸ kalkmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Bu kez yaraฤŸฤฑmฤฑ aฤŸzฤฑna aldฤฑ. Geรงen seferkinden daha iyi yalฤฑyordu bu defa. YaraฤŸฤฑmฤฑ yalarken yรผzรผnรผn aldฤฑฤŸฤฑ ifade รงok tuhaftฤฑ. Aรง bir hayvanฤฑn yemeฤŸine saldฤฑrmasฤฑna benziyordu. YaraฤŸฤฑmฤฑ emiyor, taลŸaklarฤฑmฤฑ sฤฑkฤฑyordu. Hatta bir ara taลŸaklarฤฑmฤฑ o kadar sฤฑkmฤฑลŸtฤฑ ki, “Ne yapฤฑyorsun?” diye baฤŸฤฑrdฤฑm. Zarife’nin yaptฤฑฤŸฤฑndan haberi yoktu, o farkฤฑnda deฤŸildi. BaฤŸฤฑrdฤฑฤŸฤฑmฤฑ duyunca kendini geri รงekti. Tekrar baลŸฤฑnฤฑ tutup yaraฤŸฤฑma yanaลŸtฤฑrdฤฑm. Yine aynฤฑ ลŸekilde yalamaya baลŸladฤฑ. Bu sefer ellerini kalรงalarฤฑma koymuลŸtu. YaraฤŸฤฑmฤฑ biberon gibi emiyordu. MรผthiลŸ bir keyif alฤฑyordum. Bรถyle giderse aฤŸzฤฑna patlayacaktฤฑm, baลŸฤฑnฤฑ geri itip, “Tamam, bu kadar yeterli!” dedim.

Onu ayaฤŸa kaldฤฑrฤฑp yataฤŸฤฑn kenarฤฑna ellerini koyarak domalmasฤฑnฤฑ sรถyledim. Zarife รงok heyecanlฤฑydฤฑ, dediklerimi itiraz etmeden yapฤฑyordu. DediฤŸim gibi yapฤฑnca arkasฤฑna yanaลŸฤฑp eteฤŸini beline sฤฑyฤฑrdฤฑm. Paรงalฤฑ kรผlotunu ayaklarฤฑndan sฤฑyฤฑrarak รงฤฑkarttฤฑm. Bembeyaz ve tombul gรถt yanaklarฤฑnฤฑ okลŸamaya, yoฤŸurmaya baลŸladฤฑm. Gรถt deliฤŸi sikilmeyi bekler halde aรงฤฑktฤฑ yine. Diz รงรถkerek dudaklarฤฑmla amฤฑna yumuldum. Zarife’nin amฤฑndan ve gรถtรผnden mรผthiลŸ bir ter, idrar, osuruk kokusu geliyordu. Ancak temizlenmek, banyo yapmak iรงin vaktimiz yoktu. Kokuyu hissetmemeye รงalฤฑลŸarak amฤฑnฤฑ emmeye baลŸladฤฑm. Zarife derin bir “Ohhhh!” รงekti, ellerini saรงlarฤฑmda gezdirmeye baลŸladฤฑ. BaลŸparmaฤŸฤฑmฤฑ gรถt deliฤŸine soktum, aฤŸzฤฑm ve dilimle de amฤฑnฤฑ yalฤฑyordum. Zarife aldฤฑฤŸฤฑ zevkle yรผksek sesle inliyordu. Am dudaklarฤฑnฤฑ emiyor ve ฤฑsฤฑrฤฑyor, dilimi amฤฑnฤฑn iรงlerine sokuyordum. Bir sรผre bรถyle devam ettim. Sonra biraz doฤŸrularak amฤฑnฤฑ yalamayฤฑ bฤฑraktฤฑm.

Gรถt deliฤŸindeki baลŸparmaฤŸฤฑmฤฑ da รงฤฑkardฤฑm. Gรถt yanaklarฤฑnฤฑ ลŸiddetle yoฤŸurup, sฤฑkฤฑyordum. Sonra gรถtรผne birkaรง sert ลŸaplak attฤฑm. Zarife “Ahh!” diye yerinde zฤฑpladฤฑ. Gรถtรผnรผ yoฤŸurdukรงa, “Uff, uhh, ฤฑmm!” diye inlemeye devam ediyordu. SaฤŸ elimin orta parmaฤŸฤฑnฤฑ gรถt deliฤŸine soktum ve parmaฤŸฤฑmฤฑ iรงinde รงevirmeye baลŸladฤฑm. Ardฤฑndan iลŸaret parmaฤŸฤฑmฤฑ da soktum. YavaลŸ yavaลŸ gรถtรผnรผn deliฤŸi daha fazla aรงฤฑlmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. ฤฐki parmaฤŸฤฑmฤฑ gรถtรผnรผn iรงine hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ sokup รงฤฑkarฤฑrken, Zarife daha รงok inlemeye baลŸladฤฑ. YavaลŸ yavaลŸ yรผzรผk parmaฤŸฤฑmฤฑ da sokmaya baลŸladฤฑm. Zarife’nin gรถtรผ iyice aรงฤฑlฤฑr olmuลŸtu. รœรง parmaฤŸฤฑmla iรงine rahatlฤฑkla girip รงฤฑkabiliyordum.

SaฤŸ elimin รผรง parmaฤŸฤฑmฤฑ gรถtรผnde รงalฤฑลŸฤฑrken, sol elimin parmaklarฤฑnฤฑ da amฤฑna soktum. ลžimdi hem amฤฑnda hem de gรถtรผnde parmaklarฤฑm รงalฤฑลŸฤฑyordu. Zarife kurbanlฤฑk hayvan gibi bรถฤŸรผrรผyordu. Gรถt deliฤŸi, iรงine giren parmaklarฤฑmla bir aรงฤฑlฤฑp bir kapanฤฑrken, amฤฑna giren parmaklarฤฑm vฤฑcฤฑk vฤฑcฤฑk olmuลŸtu. Zarife’yi aynฤฑ anda hem amฤฑndan hem gรถtรผnden sikmek istiyordum. Amฤฑnฤฑn ve gรถtรผnรผn iรงindeki parmaklarฤฑmฤฑ รงฤฑkarฤฑp ayaฤŸa kalktฤฑm. Banyoya geรงerek ellerimi iyice yฤฑkadฤฑm. Geรงen sefer olduฤŸu gibi tekrar buzdolabฤฑnฤฑ aรงarak istediฤŸim gibi bir ลŸeyler aradฤฑm. Alt รงekmecede birkaรง salatalฤฑk vardฤฑ. En bรผyรผฤŸรผnรผ alฤฑp gรผzelce yฤฑkadฤฑm. Yatak odasฤฑna dรถndรผฤŸรผm zaman Zarife soyunmuลŸ ve yataฤŸa uzanmฤฑลŸtฤฑ, “Giyinikken rahat edemiyorum!” dedi. Koca memelerini gรถrรผnce sikim kalktฤฑ. Zarife bakฤฑmsฤฑz bir kadฤฑndฤฑ. Kocasฤฑ evde olmadฤฑฤŸฤฑ iรงin kendine bakmฤฑyordu. Vรผcudundaki tรผyleri, kฤฑllarฤฑ bu nedenle almฤฑyordu.

Elimdeki salatalฤฑฤŸa bakarak, “Onu ne yapacaksฤฑn, acฤฑktฤฑn mฤฑ?” dedi. “Birazdan anlarsฤฑn!” dedim. Yanฤฑna uzanarak memelerini รถpmeye, emmeye baลŸladฤฑm. Ellerim de boลŸ durmuyor, kalรงalarฤฑnda, vรผcudunda geziyordu. O sฤฑrada salatalฤฑฤŸฤฑ alฤฑp yavaลŸ yavaลŸ amฤฑna sokmaya baลŸlayฤฑnca, “Ayy ne yapฤฑyorsun?” dedi. “Kendini bana bฤฑrak, rahat ol!” dedim. Salatalฤฑk amฤฑna kolayca girmiลŸti, iรงine hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ sokup รงฤฑkartmaya baลŸladฤฑm. Zarife derin derin inlemeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ yine. SalatalฤฑฤŸฤฑ tutan elimi tuttu, bir sรผre sonra ise ben bฤฑrakฤฑnca kendi kendine salatalฤฑฤŸฤฑ amฤฑna sokup รงฤฑkartmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Gรถzleri kapalฤฑ baygฤฑn gibi yarฤฑ inler yarฤฑ sayฤฑklar haldeydi. Memelerini ฤฑsฤฑrdฤฑkรงa daha da zevk alฤฑyordu. En sonunda kendinden geรงer gibi oldu. BoลŸalmฤฑลŸtฤฑ.

Elinden tuttum, salatalฤฑฤŸฤฑ amฤฑndan รงฤฑkarttฤฑm. “Kรถpek gibi domal!” deyince, Zarife geรงen akลŸam olduฤŸu gibi dirseklerini yataฤŸa dayayarak domaldฤฑ. Gรถt deliฤŸini elimle iyice ayฤฑrarak salatalฤฑฤŸฤฑ sokmaya baลŸladฤฑm. Zarife, “Ahhh, ahhh!” diye inliyordu. Salatalฤฑk neredeyse sonuna kadar gรถtรผne giriyordu. Sokup รงฤฑkardฤฑkรงa Zarife’nin inlemeleri sฤฑklaลŸtฤฑ. Daha รงok hฤฑzlandฤฑm. DiฤŸer elimi de alttan amฤฑna attฤฑm. Amฤฑ su iรงindeydi. Amฤฑnฤฑn iรงine parmaklarฤฑmฤฑ sokmaya baลŸladฤฑm. Derken baลŸparmaฤŸฤฑm hariรง, dรถrt parmaฤŸฤฑm amฤฑnda gidip gelmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Bu arada salatalฤฑฤŸฤฑ da aynฤฑ ลŸekilde gรถtรผne sokup รงฤฑkartmaya devam ediyordum. Amฤฑnฤฑn iรงindeki parmaklarฤฑm gรถtรผnde รงalฤฑลŸan salatalฤฑฤŸฤฑ hissediyordu. Amฤฑ ile gรถtรผnรผn arasฤฑndaki ince duvardan salatalฤฑฤŸฤฑ hissediyordum. Zarife baลŸฤฑ yataฤŸa gรถmรผlmรผลŸ, garip garip sesler รงฤฑkartฤฑyordu bu ara. Hฤฑrฤฑltฤฑlar, inlemeler birbirine karฤฑลŸฤฑyordu. Alttan elini amฤฑna atmฤฑลŸ kendisi de amฤฑnฤฑ ovalฤฑyordu. Eli elime deฤŸiyordu.

Artฤฑk iรงine yaraฤŸฤฑmฤฑ sokmak istiyordum. Zarife iyice kฤฑvama gelmiลŸti. Parmaklarฤฑmฤฑ amฤฑndan ve salatalฤฑฤŸฤฑ gรถtรผnden รงฤฑkarttฤฑm. Yanฤฑna sฤฑrt รผstรผ uzandฤฑm. Zarife yarฤฑ baygฤฑn gibiydi. Hafifรงe doฤŸrulunca, ona, “ลžimdi sen benim รผzerime รงฤฑkฤฑp yaraฤŸฤฑma oturacaksฤฑn. Ben alttan amฤฑna sokacaฤŸฤฑm!” dedim. Nasฤฑl yapacaฤŸฤฑnฤฑ tam bilemiyordu. ฤฐyice tarif ettim. YaraฤŸฤฑmฤฑ iki eliyle iyice sฤฑvazlayarak kaldฤฑrdฤฑ yeniden. ฤฐลŸer pozisyonda yavaลŸ yavaลŸ yaraฤŸฤฑmฤฑ amฤฑna hizalayarak oturmaya baลŸladฤฑ. Sonunda yaraฤŸฤฑm amฤฑna girmiลŸti. “Bana doฤŸru eฤŸil, bacaklarฤฑnฤฑ az geriye at, dizlerinin รผzerinde รงรถmel!” dedim. Dediklerimi aynen yaptฤฑ, belinden tutarak kendime รงektim onu. Gรถtรผnรผ de biraz kaldฤฑrmasฤฑnฤฑ istedim. Tam istediฤŸim gibi olmuลŸtu, yavaลŸ yavaลŸ alttan amฤฑna pompalamaya baลŸladฤฑm. Gรถtรผ havada kaldฤฑฤŸฤฑ iรงin her seferinde alttan belimi kaldฤฑrฤฑp indirerek daha bรผyรผk bir gรผรงle amฤฑna sokup รงฤฑkartmaya baลŸladฤฑm. Zarife’nin koca memeleri yรผzรผme deฤŸiyordu, o ise kendini tamamen bana teslim etmiลŸ vaziyette inliyordu sรผrekli. Gรถt yanaklarฤฑnฤฑ tokatlamaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑm, รงฤฑkan sesler odayฤฑ รงฤฑnlatฤฑyordu. Yatak da geรงen seferki gibi sallanmaya ve gฤฑcฤฑrdamaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Bu pozisyonda bir sรผre daha devam ettim, ancak Zarife’nin aฤŸฤฑrlฤฑฤŸฤฑ istediฤŸim gibi hareket etmeme engel oluyordu. Ona รผzerimden kalkmasฤฑnฤฑ sรถyledim. Ben de kalktฤฑm.

Yatakta sฤฑrt รผstรผ uzandฤฑrdฤฑm onu. Belinin altฤฑna yastฤฑk koydum. Bacaklarฤฑnฤฑ iyice ayฤฑrarak havaya diktim. Amฤฑ yukarda kalmฤฑลŸ, gรถt deliฤŸi de yaraฤŸฤฑmla aynฤฑ hizaya gelmiลŸti. “Ayaklarฤฑnฤฑ sฤฑkฤฑ tut!” dedim. Alttan beliren gรถt deliฤŸine yavaลŸ yavaลŸ girmeye baลŸladฤฑm. DeliฤŸi yaraฤŸฤฑmฤฑ kolayca iรงine alฤฑyordu. Zarife ayaklarฤฑndan tutmaya devam ederken, ben de beyaz ve tombul kalรงalarฤฑna bastฤฑrarak gรถtรผne daha hฤฑzlฤฑ girip รงฤฑkmaya baลŸladฤฑm. Zarife feci inliyordu ลŸimdi. Kenarda duran salatalฤฑฤŸฤฑ aldฤฑm. YaraฤŸฤฑmฤฑ gรถtรผnden รงฤฑkardฤฑm ve salatalฤฑฤŸฤฑ yavaลŸ yavaลŸ amฤฑna soktum. Zarife tekrar derin bir, “Ohhh!” รงekti. Salatalฤฑk halen amฤฑndayken, yaraฤŸฤฑmฤฑ da gรถtรผne sokmaya baลŸladฤฑm. Sol elimle kalรงasฤฑndan tutmuลŸ destek alฤฑrken, yaraฤŸฤฑm piston gibi gรถtรผne girip รงฤฑkฤฑyor, salatalฤฑฤŸฤฑ da diฤŸer elimle amฤฑna sokup รงฤฑkarฤฑyordum. Zarife aynฤฑ anda iki yarak yiyordu ลŸimdi. Bรผyรผk bir zevk aldฤฑฤŸฤฑ belliydi, inlemeleri odayฤฑ doldurmuลŸtu. Bana, “ร‡ok yoruldum bรถyle, ayaklarฤฑmฤฑ sen tut!” deyince, ayak bileklerinden sฤฑkฤฑca kavradฤฑm. Bacaklarฤฑnฤฑ iyice ayฤฑrarak gรถtรผne daha kolayca girmeye baลŸladฤฑm.

Bu sฤฑrada Zarife amฤฑnฤฑn iรงindeki salatalฤฑฤŸฤฑ tutmuลŸ ve kendisi salatalฤฑฤŸฤฑ amฤฑna sokup รงฤฑkartmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Gรถt deliฤŸi oldukรงa geniลŸlemiลŸ olduฤŸundan iรงine kolayca girip รงฤฑkabiliyordum. Bu nedenle gittikรงe hฤฑzlanmaya baลŸladฤฑm. Bรผyรผk bir zevk alฤฑyordum. Yatak ลŸiddetle sallanฤฑrken Zarife’de kendini kaybetmiลŸ halde, “Ahh, ฤฑmm, ohhh!” diye diye salatalฤฑฤŸฤฑ amฤฑna sokuyordu. Gรถtรผnรผn iรงindeki yaraฤŸฤฑm salatalฤฑฤŸฤฑ hissediyordu. AldฤฑฤŸฤฑm zevki tarif edemezdim. Bir sรผre sonra gรถtรผne boลŸaldฤฑm. YaraฤŸฤฑmฤฑ รงฤฑkarฤฑnca dรถllerim yataฤŸa akmaya baลŸladฤฑ. Hafif bir osuruk sesi geldi gรถtรผnden yine. Bacaklarฤฑnฤฑ tutmayฤฑ bฤฑraktฤฑm ve yanฤฑna uzandฤฑm. Zarife de salatalฤฑฤŸฤฑ amฤฑndan รงฤฑkarmฤฑลŸ, elinde tutuyordu. “Bฤฑrak onu!” deyince, yere attฤฑ.

Birbirimize sarฤฑldฤฑk. O halde biraz uyur gibi uzandฤฑk. Telefonumun sesi gรถzlerimi aรงtฤฑm. Karฤฑm arฤฑyordu. Zarife bu ara mรผthiลŸ bir korkuya kapฤฑldฤฑ. Ona sessiz olmasฤฑnฤฑ sรถyledim. Telefonu aรงฤฑnca, karฤฑm, “Bizim iลŸimiz bitmek รผzrer, yarฤฑm saate bizi alฤฑrsฤฑn!” dedi. “Tamam!” diyerek telefonu kapadฤฑm.

Zarife korkmuลŸtu. “Merak etme, korkmana gerek yok!” dedim. Zarife kฤฑsa sรผrede รผzerini giyinmiลŸti. Bense aฤŸฤฑrdan alฤฑyordum. ร‡iลŸim gelmiลŸti, tuvalete gidip iลŸedim geldim. Zarife salonda oturuyor, “Hadi gidelim artฤฑk!” deyip duruyordu. Ben o ara halen รงฤฑrฤฑlรงฤฑplaktฤฑm. Zarife bunlarฤฑ sรถylerken รถnรผmde sallanan yaraฤŸฤฑma bakฤฑp duruyordu. Onu tekrar sikmek iรงin bรผyรผk bir istek duydum. Yanฤฑna gidip elinden tuttum, kaldฤฑrฤฑp yatak odasฤฑna gรถtรผrdรผm. “Ne yapฤฑyorsun, ลŸรผphelenecek ลŸimdi, hadi giyin!” deyip duruyordu. “Sessiz ol, bir posta daha atmadan seni bฤฑrakmam!” dedim. YataฤŸฤฑn รผzerine ellerini dayayarak domalmasฤฑnฤฑ sรถyledim. “Tamam ama รงabuk ol. Ben soyunayฤฑm mฤฑ?” deyince, “Gerek yok!” dedim. ร–nรผmde domaldฤฑ, eteฤŸini beline, paรงalฤฑ kรผlotunu dizlerine sฤฑyฤฑrdฤฑm. YaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazlayarak kaldฤฑrdฤฑm. Kalรงalarฤฑndan tutarak bir hamlede amฤฑna girdim.

YavaลŸ yavaลŸ hฤฑzlanmaya baลŸladฤฑm. Zarife az รถnceki korkuyu unutmuลŸ, “Ohh, ohh, devam et, ฤฑmm!” diye inlemeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Kalรงalarฤฑnฤฑ daha sฤฑkฤฑ tutarak onu kendime รงekiyordum. Bu arada Zarife de gรถtรผnรผ yaraฤŸฤฑma doฤŸru bastฤฑrฤฑyordu. Gรถt yanaklarฤฑ sallanฤฑp duruyor, kalรงalarฤฑna รงarpan kasฤฑklarฤฑmdan ลŸiddetli sesler geliyordu. Daha da hฤฑzlandฤฑm, ben de aldฤฑฤŸฤฑm zevkin etkisiyle kendimi kaybetmiลŸtim. Kฤฑsa zamanda bรผyรผk bir hฤฑลŸฤฑmla amฤฑna boลŸaldฤฑm. Bir sรผre daha amฤฑnda gidip gelmeye devam ettim. ฤฐkimiz de derin derin “Ohhhh!” รงekiyorduk. Amฤฑndan รงฤฑktฤฑm, Zarife de yavaลŸ yavaลŸ doฤŸruldu. Biri amฤฑndan, diฤŸeri gรถtรผnden, bugรผn iki kere sikmiลŸtim Zarife’yi. Birbirimize sarฤฑldฤฑk. Bu sฤฑrada yaraฤŸฤฑmdan akan dรถller Zarife’nin eteฤŸine bulaลŸtฤฑ biraz. Dizlerine inmiลŸ kรผlotunu giyindi tekrar, mendille de eteฤŸini sildi. Ben de giyindim. Hazฤฑrlanarak evden รงฤฑktฤฑk.

Zarife รถnden indi, ben kapฤฑyฤฑ kilitleyip merdivenlerden aลŸaฤŸฤฑ inerken, alt kattaki kadฤฑnฤฑn kapฤฑsฤฑ aรงฤฑldฤฑ. Elinde kรผรงรผk bir leฤŸenle bir el bezi vardฤฑ. Basma bir etekle uzun kollu รงiรงekli bir gรถmlek giymiลŸ, baลŸฤฑnฤฑ ve omuzlarฤฑnฤฑ bรผyรผk bir tรผrbanla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Bir sรผre hiรงbir ลŸey demeden bana baktฤฑ, bir ลŸey sรถylemek istiyor gibiydi. Kendisine gรผlรผmseyerek, “Merhaba!” dedim. YavaลŸรงa kendisini kapฤฑnฤฑn arkasฤฑna doฤŸru รงekerek, “ลžeyy, siz yukarฤฑdaki Sedat beyin misafiri misiniz?” diye sordu. “Evet!” dedim. “ลžeyy, onun kocamda bir emaneti var, ama biz onu gรถremiyoruz kaรง gรผndรผr. Acaba size versek, siz verebilir misiniz?” dedi. “Tabii veririm! EฤŸer isterseniz gelecek sefer geldiฤŸim zaman kapฤฑnฤฑzฤฑ รงalayฤฑm?” dedim. “ฤฐyi olur!” dedi ve baลŸka birลŸey demeden kapฤฑyฤฑ kapatฤฑp iรงeri girdi. KonuลŸmasฤฑnda yabancฤฑ aksanฤฑ seziyordum. Gรถรงmen olabilir diye dรผลŸรผndรผm. ร–zge kadar vardฤฑ boyu, ama daha narin ve inceydi. Gรผzel, mavi gรถzlรผ bir kadฤฑndฤฑ.

AลŸaฤŸฤฑ indim, Zarife arabanฤฑn yanฤฑndaydฤฑ. Onu ilerde bฤฑrakฤฑp, biraz para vererek gรถnderdim, ben devam ettim. Karฤฑmla kฤฑzlarฤฑ, bฤฑraktฤฑฤŸฤฑm gรผzellik merkezinin รถnรผnde beni bekliyorlardฤฑ. Karฤฑm kฤฑzmฤฑลŸ bir ลŸekilde “Neredesin, kaรง dakikadฤฑr bekliyoruz!” dedi. “Biraz iลŸim รงฤฑktฤฑ!” deyip geรงiลŸtirdim.

DeฤŸiลŸiklik olsun diye onlarฤฑ yemeฤŸe gรถtรผrdรผm. Gรผzel bir restoranda yemek yedik. Karฤฑm bu jestime รงok sevinmiลŸti. Gรผzellik salonunda karฤฑma ve kฤฑzlarฤฑna makyaj da yapmฤฑลŸlardฤฑ. Karฤฑm kendisine geรงen sefer aldฤฑklarฤฑmฤฑ giymiลŸti. Siyah topuklularฤฑnฤฑn รผzerinde ลŸimdi kendinden emin adฤฑmlarla yรผrรผyordu. Uzun ve pileli eteฤŸi, kฤฑrmฤฑzฤฑ parlak tรผrbanฤฑ ve koyu krem saten gรถmleฤŸi ile karฤฑm o anda gรถzรผme รงok gรผzel gรถrรผndรผ. Dudaklarฤฑna ruj sรผrmรผลŸler, kaลŸlarฤฑnฤฑ, kirpiklerini gรผzelce yapmฤฑลŸlardฤฑ. ร–zge ise bambaลŸka bir gรผzellik olmuลŸtu. O da bu sabah evden alฤฑลŸveriลŸ yapacaฤŸฤฑz diye sรผslenerek รงฤฑkmฤฑลŸ, koyu mavi uzun eteฤŸinin altฤฑna uzun topuklularฤฑnฤฑ giymiลŸti. Bej renkli pardesรผsรผnรผ belinden baฤŸlamฤฑลŸ, baลŸฤฑnฤฑ da parlak koyu mavi tรผrbanฤฑyla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Onun da kaลŸlarฤฑnฤฑ, kirpiklerini gรผzelce yapmฤฑลŸlar, zaten var olan gรผzelliฤŸini daha da ortaya รงฤฑkarmฤฑลŸlardฤฑ. Karฤฑma ve ร–zge’ye bakarken sikim sertleลŸiyordu. Zarife’yi iki kere sikmiลŸtim, ama akลŸam karฤฑmฤฑ sikmeden uyumayacaktฤฑm. ร–zge ile annesinin arasฤฑnda ise bir soฤŸukluk olduฤŸunu gรถrรผyordum.

Geรง bir saatte eve geldik. Biraz televizyon izleyip meyve falan yedik. Daha sonra kฤฑzlar odalarฤฑna รงekildiler. ร–zge bana karลŸฤฑ soฤŸuk davranmฤฑyordu, annesinin yerinde olmak istemesine raฤŸmen. ร‡รผnkรผ o da gideceฤŸimiz tatilde aramฤฑzda birลŸeylerin yaลŸanacaฤŸฤฑnฤฑ biliyordu.

Karฤฑmla yatak odamฤฑza girdik. Karฤฑma, “Lรผtfen soyunma, bรถyle kal, sana biraz bakmak istiyorum!” dedim. Ayakkabฤฑlฤฑktan, bugรผn giydiฤŸi siyah topuklularฤฑ getirdim. Ayakkabฤฑlarฤฑn altฤฑnฤฑ silerek giydi. Bir sรผre ona baktฤฑm. Karฤฑm, “Ne o, รงok mu hoลŸuna gittim?” deyince, “Tabii ki, seni ilk defa bรถyle makyajlฤฑ gรถrรผyorum!” dedim. “Makyaj yaptฤฑrmamฤฑ Esra รงok istedi!” dedi. “ร–zge istemedi mi?” diye sordum. “Yok, ร–zge birลŸey sรถylemedi. ลžey aslฤฑnda, (Babama niye bรถyle sรผslenmiyordun?) diye รงฤฑkฤฑลŸtฤฑ!” dedi. Bu sรถz belli ki karฤฑmฤฑ รผzmรผลŸtรผ. Ona yaklaลŸtฤฑm ve belinden tutarak kendime รงektim. Dudaklarฤฑndan รถpmeye baลŸladฤฑm. Rujlu dudaklarฤฑnฤฑ emdikรงe emesim geliyordu. Elimle de eteฤŸinin รผzerinden gรถtรผne bastฤฑrdฤฑm. YumuลŸacฤฑk gรถt yanaklarฤฑnฤฑ hissettim. Yanaklarฤฑnda, รงenesinde alฤฑnmamฤฑลŸ tรผy kalmamฤฑลŸtฤฑ. Karฤฑmฤฑn yรผzรผ kaymak gibi olmuลŸtu. Birbirimize sarฤฑldฤฑk. O sฤฑrada karฤฑm, “ฤฐyi ki varsฤฑn, seni รงok seviyorum!” diyerek fฤฑsฤฑldฤฑyordu. Diz รงรถktรผm รถnรผnde, eteฤŸini yukarฤฑ sฤฑyฤฑrdฤฑm ve tรผysรผz, bembeyaz kalรงalarฤฑnฤฑ emmeye, รถpmeye baลŸladฤฑm. Minicik beyaz renkli bir kรผlot giymiลŸti. Kasฤฑklarฤฑnฤฑ รถpรผyordum. Karฤฑmฤฑn vรผcudundan ve kasฤฑklarฤฑndan bile hoลŸ bir parfรผm kokusu geliyordu. Koku beni azdฤฑrmฤฑลŸtฤฑ iyice. Minik kรผlotunu aลŸaฤŸฤฑ sฤฑyฤฑrdฤฑm ve รงฤฑkardฤฑm. Amฤฑ pรผrรผzsรผzdรผ, dilimle amฤฑna yumuldum. Bu sฤฑrada karฤฑm sรผrekli saรงlarฤฑmฤฑ okลŸuyordu.

Dilimi amฤฑnฤฑn iรงine doฤŸru soktukรงa karฤฑm ayakta inlemeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Amฤฑnฤฑ yaladฤฑkรงa yalayasฤฑm geliyordu. Acayip bir haz duyuyordum. Amฤฑ bu arada iyice sulanmฤฑลŸtฤฑ. ลžimdi onu ters รงevirdim. Gรถtรผ tam รถnรผmdeydi. Ellerini bu defa arkadan atmฤฑลŸ saรงlarฤฑmฤฑ okลŸamaya devam ediyordu. Bembeyaz kฤฑlsฤฑz gรถt yanaklarฤฑna รถpรผcรผkler konduruyor, onlarฤฑ avuรงluyordum. Ellerimle iyice aralayฤฑnca kฤฑlsฤฑz gรถt deliฤŸi ile karลŸฤฑlaลŸtฤฑm. Geรงende ben makine ile kฤฑllarฤฑ epey kesmiลŸtim, ama ลŸimdi deliฤŸin aฤŸzฤฑnda hiรง kฤฑl yoktu. Dilimle gรถt deliฤŸine dokunmaya baลŸlayฤฑnca karฤฑmฤฑn inleme sesleri yรผkselmeye baลŸladฤฑ. Biraz รถne doฤŸru eฤŸilmesini istedim. DediฤŸim gibi yapฤฑnca amฤฑnฤฑ parmaklarฤฑmla ovalamaya baลŸladฤฑm bu arada.

Artฤฑk ikimiz de kendimizi kaybetmiลŸtik. Gรถtรผne deฤŸen dilim, amฤฑnda dolaลŸan parmaklarฤฑm onu mรผthiลŸ heyecanlandฤฑrฤฑyordu. Sรผrekli inleyerek aldฤฑฤŸฤฑ zevki aรงฤฑฤŸa vuruyordu. Daha รถnce amcaoฤŸluyla sadece altlฤฑ รผstlรผ sikiลŸtiฤŸini sรถylemiลŸti. Kocasฤฑ รผzerine รงฤฑkฤฑp gidip geliyor, kendisi iลŸini bitirince sฤฑrtฤฑnฤฑ dรถnรผp yatฤฑyormuลŸ. Ama ลŸimdi karฤฑm tarifsiz bir zevk alฤฑyordu. Sikim tavan yapmฤฑลŸtฤฑ. AyaฤŸa kalktฤฑm, karฤฑmฤฑ makyaj masasฤฑnฤฑn รถnรผne getirdim. Aslฤฑnda sadece adฤฑ makyaj masasฤฑ idi, yoksa karฤฑmฤฑn makyaj yaptฤฑฤŸฤฑ falan yoktu. Aynaya yรผzรผnรผ รงevirdim, elleriyle masadan tutmasฤฑnฤฑ istedim. DediฤŸimi yapฤฑyordu aynen. “Soyunmayacak mฤฑyฤฑm?” diye sorunca, “Hayฤฑr, bรถyle kalmanฤฑ istiyorum!” dedim, ama ben soyunup รงฤฑplak kaldฤฑm. YaraฤŸฤฑm patlayacakmฤฑลŸ gibi ลŸiลŸmiลŸ ve kalkmฤฑลŸtฤฑ. EteฤŸini yukarฤฑ sฤฑyฤฑrdฤฑm…

Arkasฤฑnda yerimi aldฤฑm. AyaฤŸฤฑndaki topuklu ayakkabฤฑlarฤฑ amฤฑnฤฑ tam yaraฤŸฤฑmฤฑn รถnรผne getirmiลŸti. Bacaklarฤฑnฤฑ aรงmasฤฑnฤฑ sรถyledim, arkadan beliren amฤฑna yavaลŸรงa girince, derin bir inleme sesi รงฤฑkardฤฑ. Kalรงalarฤฑndan tutarak hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ sikmeye baลŸladฤฑm. Bu sฤฑrada aynada birbirimizi gรถrebiliyorduk. Karฤฑm gรถzlerini kapatmฤฑลŸ, inliyor, gรถtรผnรผ yaraฤŸฤฑma bastฤฑrฤฑyordu. Parlak tรผrbanฤฑ yรผzรผme deฤŸiyor, iรงim bir hoลŸ oluyordu. Daha da hฤฑzlanฤฑnca gรถtรผne รงarpan kasฤฑklarฤฑmdan ‘ลžlap ลŸlap’ sesleri yรผkseldi. Karฤฑm ise, “AฤŸhh, ฤฑmm, uff, devam et, ohh, sik beni, sik beni, ohh, sik beni!” deyip duruyor, o bรถyle sรถyledikรงe ben daha da hฤฑzlฤฑ ve sert sikiyordum. Masa ve รผzerindeki ayna sallanmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ.

Ellerimi kalรงalarฤฑndan รงekerek memelerini avuรงladฤฑm. Koca memeleri saten gรถmleฤŸinin iรงinde hop hop sallanฤฑyordu. ฤฐnce bir sutyen takmฤฑลŸtฤฑ, memelerini hissediyordum. YaraฤŸฤฑm bu arada amฤฑnda รงalฤฑลŸmaya devam ediyordu. Bir sรผre sonra boลŸalacaฤŸฤฑmฤฑ anlayฤฑnca amฤฑndan รงฤฑktฤฑm. Karฤฑmฤฑ tutup yataฤŸa sฤฑrt รผstรผ uzandฤฑrdฤฑm. Bacaklarฤฑnฤฑ havaya kaldฤฑrฤฑp, iki yana iyice aรงmasฤฑnฤฑ istedim. DediฤŸimi yapฤฑnca รผzerine uzanฤฑp amฤฑna girdim ve pompalamaya baลŸladฤฑm. Daha gรผรงlรผ bir ลŸekilde amฤฑna girip รงฤฑktฤฑkรงa, karฤฑm yรผksek sesle inler olmuลŸtu. Artฤฑk kฤฑzlarฤฑm beni duyar diye bir korkusu yoktu. รœzerine daha รงok abandฤฑm, yรผzรผmรผz birbirine iyice yaklaลŸmฤฑลŸtฤฑ. “Dilini รงฤฑkar!” deyince, hastanฤฑn doktora dilini รงฤฑkarmasฤฑ gibi yaparak dilini รงฤฑkardฤฑ. Ben de รผzerinde biraz eฤŸilerek dilimi รงฤฑkardฤฑm. Dilimle diline dokundum, dillerimiz birbirine deฤŸiyor, birbirimizin dilini emiyorduk. Daha bรผyรผk gรผรงle sikmeye baลŸladฤฑm. Karฤฑm altฤฑmda, sanki kendi altฤฑnda yay varmฤฑลŸ gibi yaylanฤฑyor, iki yanฤฑmda havaya kaldฤฑrdฤฑฤŸฤฑ bacaklarฤฑ sallanฤฑp duruyordu. Altฤฑmฤฑzdaki yaylฤฑ yatak sikiลŸin ลŸiddetinden sallanฤฑp duruyor, karyola gacฤฑr gucur sesler รงฤฑkarฤฑyordu.

Bir sรผre sonra ikimiz birden sarsฤฑla sarsฤฑla boลŸaldฤฑk. Karฤฑmฤฑn รผzerine kรผlรงe gibi yฤฑฤŸฤฑldฤฑm. Karฤฑm bacaklarฤฑnฤฑ belime sฤฑkฤฑca sarmฤฑลŸ, elleriyle de sฤฑrtฤฑmฤฑ okลŸuyordu. YumuลŸacฤฑk parlak tรผrbanฤฑ yine yรผzรผme deฤŸiyor, iรงimi gฤฑdฤฑklฤฑyordu. Birbirimize sarฤฑlฤฑ halde biraz uyuduk. Ama aklฤฑm kฤฑlsฤฑz gรถt deliฤŸindeydi. Karฤฑma, “Gรถt deliฤŸine de mi aฤŸda yaptฤฑlar?” deyince, “Ben bilmiyorum, kadฤฑn alayฤฑm mฤฑ kฤฑllarฤฑ deyince, ben de al dedim. Ama neyle aldฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถrmedim.” dedi. Karฤฑma, “Hadi gรถtten yapalฤฑm yine!” deyince, “Hani bir kere olacaktฤฑ, sรถz vermiลŸtin, istemiyorum!” dedi. O gece bรผtรผn ฤฑsrarlarฤฑma raฤŸmen karฤฑm gรถtten vermeye yanaลŸmadฤฑ, fakat en sonunda, “Tatilde yaparฤฑz!” demeyi de ihmal etmedi.

Uykum gelmiลŸti, ama aklฤฑm adฤฑnฤฑ dahi bilmediฤŸim o mavi gรถzlรผ kadฤฑnda kalmฤฑลŸtฤฑ yine…

[Osman]