Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (9)

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (9) (Osman 30 Y., Konya)

ฤฐki gรผn sonra yola รงฤฑktฤฑk. YaklaลŸฤฑk 6 saatte Antalya’da kalacaฤŸฤฑmฤฑz otele geldik. Burasฤฑ beลŸ yฤฑldฤฑzlฤฑ bรผyรผk bir oteldi. GiriลŸ iลŸlemlerini yapฤฑp, bizi kalacaฤŸฤฑmฤฑz odalara รงฤฑkardฤฑlar. Esra ablasฤฑyla aynฤฑ odada kalmak istemediฤŸinden, kฤฑzlara tek kiลŸilik 2 oda tutmuลŸtuk. Annesi Esra’nฤฑn bu davranฤฑลŸฤฑna tepki gรถsterse de, ben, “KarฤฑลŸma kฤฑza, nasฤฑl istiyorsa รถyle yapsฤฑn!” dedim. Kฤฑzlarฤฑn odalarฤฑ 5. katta, bizimki 6. katta kalฤฑyordu. Anneleriyle kฤฑzlarฤฑ daha รถnce hiรง bรถyle bir yere gelmedikleri iรงin afallamฤฑลŸlardฤฑ. Karฤฑm ve ร–zge รผzerlerine uzun birer pardesรผ giymiลŸ, baลŸlarฤฑnฤฑ da tรผrbanlarฤฑyla baฤŸlamฤฑลŸlardฤฑ. Resepsiyonda mini ลŸortlarla, eteklerle, bluzlarla dolaลŸan kadฤฑnlarฤฑ ve ลŸortlu adamlarฤฑ gรถrรผnce rahatsฤฑz olduklarฤฑnฤฑ anladฤฑm. Onlara rahat olmalarฤฑnฤฑ sรถyledim. Ama รถzellikle karฤฑmฤฑn rahatsฤฑzlฤฑฤŸฤฑ kendi belli ediyordu.

Odamฤฑza รงฤฑkar รงฤฑkmaz, karฤฑm, “Nasฤฑl bir yer burasฤฑ, herkes kฤฑรงฤฑ baลŸฤฑ aรงฤฑk dolaลŸฤฑyor!” dedi. “Ne var bunda? Burasฤฑ otel, kimse kimseye bakmaz, merak etme!” dedim. Onu avutmaya รงalฤฑลŸฤฑyordum. ร–nce ben duลŸ aldฤฑm, ardฤฑndan karฤฑm duลŸa girdi. Sonra da beraber uykuya daldฤฑk. Uzun sรผre araba kullanmak beni yormuลŸtu. AkลŸam kฤฑzlarฤฑ da alarak yemeฤŸe indim. Yine etrafฤฑmฤฑzda aรงฤฑk saรงฤฑk insanlarฤฑ gรถren karฤฑm rahatsฤฑz olmuลŸtu. Otelde kalanlarฤฑn รงoฤŸu yabancฤฑ turistlerdi. Etrafta bir sรผrรผ alฤฑmlฤฑ ve gรผzel kadฤฑn vardฤฑ. Ara sฤฑra gรถzรผm onlara takฤฑlฤฑyordu. Yemekten sonra bir sรผre oturup kahve iรงtik. Ardฤฑndan odamฤฑza รงekildik.

Karฤฑmla balayฤฑnฤฑn keyfini รงฤฑkartmak istiyordum. Karฤฑm, “Bakฤฑyorum sen buraya geldiฤŸine รงok memnunsun. Durmadan kadฤฑnlara bakฤฑp durdun!” dedi. Ben de, “Sen benim gรผlรผmsรผn, ben senden baลŸka kimseye bakmam!” dedim. Bana naz yapฤฑyordu aklฤฑ sฤฑra. Onu tamamen soyarak รงฤฑrฤฑlรงฤฑplak hale getirdim. YataฤŸa uzandฤฑm, รผzerime uzanmasฤฑnฤฑ sรถyledim. Karฤฑm artฤฑk bu iลŸleri nasฤฑl yapacaฤŸฤฑnฤฑ รถฤŸrenmiลŸti. รœzerime uzanฤฑnca birbirimize 69 รงekmeye baลŸladฤฑk. Karฤฑmฤฑn kฤฑlsฤฑz amฤฑ beni fena azdฤฑrฤฑyordu. Amฤฑnฤฑn dudaklarฤฑnฤฑ emdim, yaladฤฑm. Bu arada o da boลŸ durmuyor, yaraฤŸฤฑmฤฑ deli gibi aฤŸzฤฑna alฤฑyordu. Gรถt yanaklarฤฑnฤฑ iki yana iyice aรงtฤฑm, kฤฑlsฤฑz kara deliฤŸine orta parmaฤŸฤฑmฤฑ yavaลŸ yavaลŸ sokmaya baลŸladฤฑm. Karฤฑm tatilde bana gรถtรผnden vereceฤŸini sรถylediฤŸi iรงin parmaฤŸฤฑmฤฑ gรถtรผne sokmama tepki gรถstermemiลŸ, yaraฤŸฤฑmฤฑ yalamaya devam ediyordu. Karฤฑmฤฑn amฤฑ epeyce sulanmฤฑลŸ, ben de boลŸalacak gibi olmuลŸtum…

Gรถtรผne bir ลŸaplak attฤฑm. YataฤŸฤฑn รผzerinde aynฤฑ ablasฤฑ Zarife’yi yaptฤฑฤŸฤฑm gibi kรถpek gibi domalttฤฑm. Arkadan amฤฑna girdim. Kalรงalarฤฑndan tutarak pompalamaya baลŸladฤฑm. Duvarda tam yataฤŸฤฑ gรถren bรผyรผk bir ayna vardฤฑ. Aynadan tรผm sikiลŸimizi izleyebiliyordum. Karฤฑmฤฑn memeleri yarak darbelerimle ileri geri sallanฤฑp duruyordu. AldฤฑฤŸฤฑ zevk yรผzรผnden belliydi, sรผrekli, “Ohh, ohh!” diyerek inliyor, elini amฤฑna atmฤฑลŸ amฤฑnฤฑ ovalฤฑyordu. Bir elini ve baลŸฤฑnฤฑ yastฤฑฤŸa gรถmmรผลŸtรผ. Amฤฑna girip รงฤฑkan yaraฤŸฤฑma รถteki eli deฤŸiyordu.

Geรงen gรผn saรงlarฤฑnฤฑ da boyamฤฑลŸlar, beyazlarฤฑnฤฑ kapatmฤฑลŸlardฤฑ. Kestane renkli saรงlarฤฑnฤฑ elime doladฤฑm, bir taraftan da gรถtรผnรผ tokatlฤฑyordum. Karฤฑm, “Ayy, ahh, yapma, ฤฑฤŸhh, uhh!” diyor, ama bir taraftan inlemeye devam ediyordu. Daha da hฤฑzlandฤฑm. Otelin standart hazฤฑr yataฤŸฤฑ zangฤฑr zangฤฑr sallanฤฑyordu. Derken bรผyรผk bir zevkle amฤฑna boลŸaldฤฑm. ฤฐkimiz de derin derin inliyorduk. Bir sรผre daha amฤฑnda gidip geldim. MรผthiลŸ bir sikiลŸ olmuลŸtu. YorulmuลŸtum, amฤฑndan รงฤฑkฤฑp yataฤŸa uzandฤฑm. Karฤฑm da bรผyรผk bir zevk almฤฑลŸtฤฑ, baลŸฤฑnฤฑ gรถฤŸsรผme koydu. Bir sรผre sessizce bu ลŸekilde kaldฤฑk, kendimi topladฤฑm. Karฤฑma, “Hadi gรถtten yapalฤฑm!” deyince, “ลžimdi olmaz, uykum geldi, yarฤฑn yaparฤฑz!” dedi. “Sรผrekli bahanen var zaten. Hayฤฑr, ลŸimdi yapacaฤŸฤฑz!” dedim.

YataฤŸa yรผzรผstรผ uzandฤฑrdฤฑm. Karnฤฑnฤฑn altฤฑna bir yastฤฑk koyunca gรถtรผ tรผmsek gibi havaya kalktฤฑ. Karฤฑm itiraz etmeden yatฤฑyordu. Gรถt yanaklarฤฑnฤฑ รถpmeye, yoฤŸurmaya baลŸladฤฑm, ellerimle iki yana ayฤฑrฤฑnca terli gรถt deliฤŸi karลŸฤฑmdaydฤฑ. Bir mendille iyice sildim, temizledim. Ardฤฑndan dilimin ucuyla gรถt deliฤŸine dokunmaya baลŸladฤฑm. Karฤฑm inlemeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Bacaklarฤฑnฤฑ iyice ayฤฑrdฤฑm. Bembeyaz, pรผrรผzsรผz vรผcudu altฤฑmda uzanฤฑyordu. YaraฤŸฤฑm bu manzaraya daha fazla dayanamayarak yeniden kalktฤฑ. Banyoda otelin minik ลŸampuan, krem ลŸiลŸeleri vardฤฑ, onlardan birini alฤฑp geldim. Gรถt deliฤŸini iki parmaฤŸฤฑmla iyice araladฤฑm. Delik lastik gibi aรงฤฑldฤฑ. Karanlฤฑk bir kuyu gibiydi. ลžimdi o kuyuya bir miktar ลŸampuan dรถktรผm. ลžampuanฤฑ yavaลŸ yavaลŸ iรงine dรถkรผyordum, salataya zeytinyaฤŸฤฑ dรถker gibi. Derken ลŸampuan deliฤŸi doldurmuลŸtu, bardaktan taลŸan รงay gibi taลŸtฤฑ. Orta parmaฤŸฤฑmฤฑ iรงine sokarak deliฤŸe iyice yedirdim. Daha sonra รผzerinde doฤŸruldum, bir miktar elime dรถkerek yaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazladฤฑm. YaraฤŸฤฑm ลŸampuandan kaygan ve parlak bir hal almฤฑลŸtฤฑ.

Gรถt yanaklarฤฑnฤฑ iyice aรงarak yaraฤŸฤฑmฤฑ yavaลŸ yavaลŸ iรงine sokmaya baลŸladฤฑm. Kafasฤฑ rahatรงa iรงine girmiลŸti, yavaลŸรงa abandฤฑm, ลŸimdi รงok zorlanmadan iรงine girebiliyordum. Karฤฑm bu arada, “Ayy, ahh, ahh!” diyerek sรถyleniyor, ama (Yapma, รงฤฑkar!) demiyordu. Derken yaraฤŸฤฑm gรถtรผne epey girmiลŸti, iรงinde gidip gelmeye baลŸladฤฑm. Bu ลŸekilde yaraฤŸฤฑm gรถtรผne daha รงok girmeye ve gรถt deliฤŸi aรงฤฑlmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Saรงlarฤฑnฤฑn kokusunu iรงime รงekiyordum. MรผthiลŸ bir zevk alฤฑyordum. Karฤฑm yรผzรผnรผ tamamen yastฤฑฤŸa gรถmmรผลŸ, “AฤŸhh, aฤŸhh!” diyerek, acฤฑ ile karฤฑลŸฤฑk aldฤฑฤŸฤฑ zevkten inliyordu. Hฤฑzlandฤฑkรงa yaraฤŸฤฑm gรถtรผne daha รงok giriyordu, yaraฤŸฤฑm gรถtรผnde piston gibi รงalฤฑลŸฤฑyordu. Gรถt deliฤŸi yaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑkฤฑyor, fakat sokup รงฤฑkardฤฑkรงa geniลŸliyordu. Aynadan kendime baktฤฑm. Gรถrรผntรผ beni fena azdฤฑrmฤฑลŸtฤฑ, porno filmde oynuyormuลŸum gibi hissettim kendimi. Daha รงok abanmaya ve pompalamaya baลŸladฤฑm. ฤฐkimizin รงฤฑkardฤฑฤŸฤฑ sesler kรผรงรผk odayฤฑ doldurmuลŸtu. Derken bir sรผre sonra boลŸaldฤฑm. Bir sรผre daha gรถtรผnde kaldฤฑm. YaraฤŸฤฑmฤฑ รงฤฑkardฤฑฤŸฤฑm zaman dรถllerim ve ลŸampuan birbirine karฤฑลŸmฤฑลŸ, karฤฑmฤฑn gรถtรผnden bacaklarฤฑna, yataฤŸa akฤฑyordu.

Bir sรผre koyun koyuna yattฤฑk. Karฤฑma, “Sana da Esra’ya aldฤฑฤŸฤฑmฤฑz gibi mayo alayฤฑm mฤฑ?” diye sordum yine. “Hayฤฑr, ben istemiyorum!” diye karลŸฤฑ รงฤฑkฤฑnca, “Neden?” dedim. “Ben kendimi sadece sana gรถstermek istiyorum, baลŸkalarฤฑna deฤŸil!” dedi. Bu sรถzรผ รงok hoลŸuma gitmiลŸti. Zaten karฤฑmdan baลŸka bir sรถz beklemiyordum. “Ama buradakilerin hepsi yabancฤฑ, kimse kimseyi tanฤฑmฤฑyor, utanmana, รงekinmene gerek yok!” dedim. “Senin iรงin mahsuru yok mu?” deyince, “Yok! Burasฤฑ Konya deฤŸil. Bizden birileri yok burada! Osman’ฤฑn karฤฑsฤฑ aรงฤฑlฤฑp saรงฤฑlmฤฑลŸ demezler merak etme!” dedim. “Tamam o zaman, sen birลŸey demiyorsan giyerim!” dedi.

Sabah karฤฑm beni uyandฤฑrdฤฑ, “Kฤฑzlar kahvaltฤฑya iniyormuลŸ, hadi biz de gidelim!” dedi. Karฤฑm benden รถnce kalkฤฑp hazฤฑrlanmฤฑลŸtฤฑ. Aceleyle duลŸ aldฤฑm, รผzerime deniz ลŸortumu ve tiลŸรถrtรผmรผ giydim. Karฤฑm uzun bir etekle, uzun kollu bir bluz giymiลŸ, baลŸฤฑnฤฑ baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Topuklu terlikleriyle yรผrรผrken gรถtรผ bir saฤŸa bir sola sallanฤฑyordu. Asansรถrde, “Kรผlot giymedin mi yoksa?” diye sorunca, “Senin dediklerinden giydim iลŸte, ลŸu arkasฤฑ ipli olanlardan!” dedi. Sabah sabah bu cevap sikimi kaldฤฑrmaya yetmiลŸti. ลžortumun altฤฑnda belli olmasฤฑn diye รงabalฤฑyordum.

Kฤฑzlar aลŸaฤŸฤฑya inmiลŸ kahvaltฤฑlarฤฑnฤฑ yapฤฑyordu. Karฤฑmla aรงฤฑk bรผfeden birลŸeyler alฤฑp masaya oturduk. ร–zge ara sฤฑra bana garip garip bakฤฑyordu. Ana kฤฑz, ikisi de bu sฤฑcak havada kapalฤฑ giyindikleri iรงin boncuk boncuk terliyorlardฤฑ. Karฤฑm kahvaltฤฑ bitene kadar, “Ay รงok sฤฑcak, bu ne bรถyle?” deyip durdu. Kahvaltฤฑmฤฑzฤฑ dฤฑลŸarda yapฤฑyorduk, erken bir saat olmasฤฑna raฤŸmen hava gerรงekten sฤฑcaktฤฑ. Etrafta yine birรงok kadฤฑn ve erkek ลŸortla, mayoyla dolaลŸฤฑyordu.

Kahvaltฤฑ sonrasฤฑ ร–zge, “Ya anne ben mayo giymek istiyorum!” diye tutturdu. Bu sรถzรผne รงok gรผldรผm, “Tamam, alฤฑrฤฑz!” dedim. ร–zge ลŸaka yaptฤฑฤŸฤฑmฤฑ sanmฤฑลŸtฤฑ herhalde. Kahvaltฤฑdan sonra onlarฤฑ aldฤฑm, arabayla yakฤฑnlardaki bir maฤŸazaya girdik. “Bakฤฑn, beฤŸenin, ne istiyorsanฤฑz alฤฑrฤฑm!” dedim. Ben dฤฑลŸarda bekliyordum. Onlar mayolarฤฑ beฤŸenince ben de parasฤฑnฤฑ รถdedim, ayrฤฑca birkaรง parรงa giysi daha aldฤฑm onlara. Otele dรถndรผk, havuz kenarฤฑnda boลŸ bulduฤŸum ลŸezlonglardan birine uzandฤฑm. Karฤฑm ve kฤฑzlarฤฑ hazฤฑrlanฤฑp gelmek iรงin odalarฤฑna รงฤฑkmฤฑลŸlardฤฑ.

Biraz sonra dรถndรผler. Karฤฑm uzun eteฤŸini yine giymiลŸ, รผstรผne de tiลŸรถrt giymiลŸti. “Ee, hani mayo giymedin mi?” diye sorunca, “ฤฐรงime giydim!” dedi. Daha sonra eteฤŸini ve tiลŸรถrtรผnรผ รงฤฑkarฤฑnca siyah mayosu ile kaldฤฑ. Mayonun sฤฑrtฤฑ biraz aรงฤฑktฤฑ beline kadar. “Dรผkkanda baลŸka da model yoktu!” dedi. ร–zge de aynฤฑ mayonun mavi renklisini almฤฑลŸtฤฑ. Mayolar karฤฑma ve ร–zge’ye dar mฤฑ gelmiลŸti ne. ร–zge’nin biรงimli, bakire amฤฑ mayonun iรงinde kendini belli ediyordu. Karฤฑmฤฑn mayosu ise gรถtรผnรผ sฤฑkฤฑyordu. Koca memeleri, meme uรงlarฤฑ belli oluyordu, yรผrรผdรผฤŸรผ zaman gรถtรผ saฤŸa sola lรถpรผr lรถpรผr sallanฤฑyordu. Ana kฤฑz ikisinin de bembeyaz ve parlak vรผcutlarฤฑ gรผneลŸin altฤฑnda heyecanฤฑmฤฑ artฤฑrฤฑyordu.

Yanฤฑmdaki ลŸezlonglara uzandฤฑlar. GรผneลŸin altฤฑnda bir sรผre kaldฤฑm. Karฤฑm da, kฤฑzlarฤฑ da, bรถyle bir ลŸeyi ilk defa yaลŸadฤฑklarฤฑ iรงin heyecanlฤฑ ve รงekingen davranฤฑyorlardฤฑ. Etrafta bize bakฤฑyorlar mฤฑ korkusu vardฤฑ iรงlerinde. Sรผrekli rahat olmalarฤฑnฤฑ sรถylรผyordum. Karฤฑmla birbirimize gรผneลŸ kremi sรผrdรผk. Kฤฑzlar da aynฤฑ ลŸekilde birbirine. Ben bir sรผre sonra havuza girdim. รœรงรผ de yรผzme bilmediฤŸi iรงin ลŸezlonglarฤฑnda kalmฤฑลŸlardฤฑ. Havuzdan รงฤฑktฤฑktan sonra, “Su รงok gรผzel, hadi siz de gelin!” dedim. Onlarฤฑ zorla kaldฤฑrdฤฑm, ben รถnden havuza girdim. Havuz benim gรถฤŸsรผme geliyordu. Onlarฤฑ havuzun kenarฤฑna oturttum, ayaklarฤฑnฤฑ suya soktular. Bir sรผre suya alฤฑลŸmalarฤฑnฤฑ bekledim. Sonra รผรงรผnรผ de koltukaltlarฤฑndan tutarak havuza indirdim. Her biri รงฤฑฤŸlฤฑk atฤฑyordu, “Ay, รงok soฤŸuk, ay, anacฤฑm, ben รงฤฑkmak istiyorum!” diye baฤŸฤฑrฤฑyorlardฤฑ adeta. Bu hallerine รงok gรผlรผyordum. Esra ve ร–zge’ye yรผzme รถฤŸretmeye baลŸladฤฑm, onlara yรผzme รถฤŸreteceฤŸime dair sรถz vermiลŸtim. Esra รงok atik, hemen รถฤŸrenen cesur bir kฤฑzdฤฑ. Ablasฤฑ ise รถyle deฤŸildi. Esra o gรผn iรงinde kolayca yรผzmeyi รถฤŸrendi, en azฤฑndan artฤฑk tek baลŸฤฑna havuzda kฤฑsa mesafelerde yรผzebiliyordu.

ร–zge’ye ne kadar anlatsam da yapamฤฑyor, korkuyordu. Ama bu benim iลŸime geliyordu. Havuzda bรผtรผn gรผn boyunca vรผcuduna dokunmuลŸ, ellemediฤŸim yeri kalmamฤฑลŸtฤฑ. ร–zge’yi รถzlediฤŸimi hissetim. Annesi ve teyzesi ile yaลŸadฤฑฤŸฤฑm sikiลŸler onu ihmal etmeme neden olmuลŸtu. Karฤฑm o gรผn sadece yarฤฑm saat kadar havuzda kalmฤฑลŸ, kalan zamanda ลŸezlongda uzanmฤฑลŸtฤฑ. Analarฤฑ ile kฤฑzlarฤฑ aรงฤฑk tenli olduklarฤฑndan ilk gรผnden yanmฤฑลŸlardฤฑ. GรผneลŸlenmeyi รถzellikle karฤฑm รงok sevdi. AkลŸamรผzeri odamฤฑza รงekilerek, duลŸ alฤฑp yattฤฑk. AkลŸam yemekten sonra bir sรผre dฤฑลŸardaki bahรงede oturduk. Karฤฑm, “Benim baลŸฤฑm aฤŸrฤฑyor!” diyerek kalktฤฑ. Onunla beraber odaya gittim ben de. GรผneลŸin altฤฑnda kalmฤฑลŸ, alฤฑลŸkฤฑn olmadฤฑฤŸฤฑndan baลŸฤฑna aฤŸrฤฑ girmiลŸti. Onu yataฤŸa yatฤฑrdฤฑm, kapฤฑyฤฑ kapatฤฑp, aลŸaฤŸฤฑya kฤฑzlarฤฑn yanฤฑna indim.

Kฤฑzlarla animasyoncularฤฑn gรถsterisini izledik. Neredeyse otelin bรผtรผn mรผลŸterileri buradaydฤฑ. Kฤฑzlar รงok eฤŸleniyordu. Saat gece yarฤฑsฤฑna gelirken, Esra, “Benim uykum geldi…” diyerek ayaฤŸa kalktฤฑ, “Abla sen gelmiyor musun?” diye sordu. ร–zge de, “Ben biraz daha otururum herhalde, hava รงok gรผzel!” dedi. “Ben de yanฤฑnda kalฤฑrฤฑm, biraz sonra kalkarฤฑz!” dedim. “ฤฐyi รถyleyse!” diyerek Esra odasฤฑna รงฤฑkฤฑnca, ร–zge ile baลŸ baลŸa kalmฤฑลŸtฤฑk. ร–zge ile Esra’nฤฑn odasฤฑnฤฑn ayrฤฑ olmasฤฑ benim iรงin bรผyรผk ลŸanstฤฑ. ร–zge ikili koltukta oturuyordu, yanฤฑna geรงtim, kulaฤŸฤฑna, “Hadi gel yukarฤฑ รงฤฑkalฤฑm, ben bir bakayฤฑm annen uyuyor mu halen?” dedim. Birlikte kalktฤฑk. ร–zge uzun bir balon etek, รผzerine ise uzun kollu bluz giymiลŸti. AyaฤŸฤฑndaki topuklularla รถnรผmde kฤฑvฤฑrta kฤฑvฤฑrta gidiyordu. Saรงlarฤฑ omuzlarฤฑna dรถkรผlรผyordu, ayakkabฤฑlarฤฑnฤฑn topuklarฤฑnฤฑn mermer zeminde รงฤฑkardฤฑฤŸฤฑ sesler iรงimi bir hoลŸ ediyordu. Balon etek gรถtรผnรผ sarmฤฑลŸtฤฑ, sanki gรถtรผnde kรผlot yokmuลŸ gibi gรถtรผnรผn yanaklarฤฑ saฤŸa sola sallanฤฑyordu. Asansรถrde sabah annesine sorduฤŸum soruyu sordum, “ฤฐรงine kรผlot giymedin mi?” dedim. Gรถzlerimin iรงine bakarak, “Biraz sonra gรถrรผrsรผn!” dedi.

Odaya geรงtim. Karฤฑm horul horul uyuyordu. Sessizce รงฤฑktฤฑm odadan. Merdivenlerden inerek ร–zge’nin odasฤฑnฤฑn รถnรผne geldim. Esra yan odada kalฤฑyordu. O nedenle dikkatli olmalฤฑydฤฑm. Etrafta kimse yoktu. YavaลŸรงa kapฤฑyฤฑ tฤฑklattฤฑm. Biraz sonra kapฤฑ hafifรงe aรงฤฑldฤฑ, iรงeriye geรงtim. ร–zge kapฤฑnฤฑn arkasฤฑnda kalmฤฑลŸtฤฑ. Onu gรถrรผnce nefesim kesildi. รœzerinde minicik kฤฑrmฤฑzฤฑ, kฤฑsa bir etek, รผzerinde iรงini gรถsteren beyaz bir gรถmlek vardฤฑ. ฤฐรงinde sutyen olmadฤฑฤŸฤฑndan memeleri ortadaydฤฑ. AyaฤŸฤฑnda da yine krem renkli uzun topuklular vardฤฑ. “Bu eteฤŸi nereden aldฤฑn?” diye sorunca, “Lise mezuniyeti iรงin kฤฑzlarla aramฤฑzda bir parti yapmฤฑลŸtฤฑk, o zaman almฤฑลŸtฤฑm. O zamandan beri biraz kilo aldฤฑฤŸฤฑm iรงin ลŸimdi etek dar geliyor!” dedi. “Annenin haberi yok mu bu etekten?” deyince, “Bunu gรถrรผnce beni รถldรผrรผr! Esra da bilmiyor zaten. Partiye de uzun eteฤŸimin iรงine giyerek gitmiลŸtim. O zamandan beri ilk defa giyiyorum!” dedi. ร–zge’nin arkadaลŸlarฤฑ da kendisi gibiydi. Bรถyle รงฤฑlgฤฑnca ลŸeyler yaptฤฑklarฤฑnฤฑ bilmiyordum.

Kaymak gibi pรผrรผzsรผz bacaklarฤฑndan gรถzlerimi alamฤฑyordum. Onu kolundan tutarak iรงeriye รงektim. Belinden tutup sarฤฑldฤฑm. “ร‡ok merak ediyorum, ne var burada?” diyerek elimi eteฤŸinin altฤฑndan sokarak kalรงalarฤฑnฤฑ ve gรถtรผnรผ avuรงladฤฑm. Hafifรงe inledi, annesinin ip kรผlotlarฤฑndan birini giymiลŸti. “Annen biliyor mu kรผlotlarฤฑnฤฑ giydiฤŸini?” diye sorunca, “Orasฤฑnฤฑ merak etme!” dedi. Annesinin de artฤฑk bu kรผlotlardan giydiฤŸini bilmiyordu sanฤฑrฤฑm. Gรถtรผne ลŸiddetli bir tokat atarak, hamur gibi yoฤŸurmaya baลŸladฤฑm. YaraฤŸฤฑm kazฤฑk gibi olmuลŸtu bir anda. Hemen รผzerimdekileri รงฤฑkarttฤฑm. Bu sฤฑrada gรถzรผ sรผrekli yaraฤŸฤฑmdaydฤฑ. ร–nรผnde eฤŸildim, minik eteฤŸini yukarฤฑ sฤฑyฤฑrdฤฑm. ฤฐp kรผlotun รถnรผ amฤฑnฤฑ ancak kapatabiliyordu. Bacaklarฤฑ, kasฤฑklarฤฑ tรผysรผzdรผ. ร–pmeye, emmeye baลŸladฤฑm. ร–zge baลŸฤฑmฤฑ tutmuลŸ okลŸuyordu. Minik kรผlotunu sฤฑyฤฑrdฤฑm, amฤฑnฤฑ emmeye, yalamaya baลŸladฤฑm. ร–zge, “IฤฑฤŸhh, ฤฑmmm!” diye sayฤฑklamaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ, sanki nefes almakta zorlanฤฑyor gibiydi. Parmaklarฤฑmla amฤฑnฤฑ ovalamaya baลŸladฤฑm.

ร–zge’yi epeydir ihmal etmiลŸtim. Bir an รถnce gรถtรผne girmek iรงin yanฤฑp tutuลŸuyordum. AyaฤŸa kalktฤฑm, onu yavaลŸ yavaลŸ soymaya baลŸladฤฑm. Biraz sonra รงฤฑrฤฑlรงฤฑplak kalmฤฑลŸtฤฑ. Ben hiรงbir ลŸey demeden รถnรผmde รงรถmeldi ve aฤŸzฤฑnฤฑ aรงarak yaraฤŸฤฑmฤฑ aฤŸzฤฑna aldฤฑ. Ben birลŸey yapmฤฑyor, sadece ร–zge’yi izliyordum. YaraฤŸฤฑmฤฑ dondurma gibi emiyor, yalฤฑyordu. Bu iลŸi yapmayฤฑ รงok sevdiฤŸi belliydi. Kendi halinde bir ev kฤฑzฤฑ iken, ลŸimdi yarak yalama uzmanฤฑ olmuลŸtu. YaraฤŸฤฑmฤฑ boฤŸazฤฑna kadar sokup รงฤฑkardฤฑkรงa yaraฤŸฤฑm aฤŸzฤฑnฤฑn sฤฑvฤฑlarฤฑ, tรผkรผrรผฤŸรผ ile ฤฑslanmฤฑลŸtฤฑ. Neredeyse aฤŸzฤฑna patlayacaktฤฑm. Onu kendine gelmesi iรงin kollarฤฑndan tutarak sarstฤฑm, yoksa yaraฤŸฤฑmฤฑ bฤฑrakmaya niyeti yoktu.

Yatak tek kiลŸilikti, aynฤฑ bizim odada olduฤŸu gibi yataฤŸฤฑ gรถren aynalฤฑ bir dolap vardฤฑ. Ben yataฤŸa sฤฑrtรผstรผ uzandฤฑm, ร–zge’ye, “ลžimdi sen benim รผzerime sฤฑrtรผstรผ uzanacaksฤฑn!” dedim. Ben alta uzandฤฑm, o da yataฤŸฤฑn kenarlarฤฑndan tutunup destek alarak รผzerime sฤฑrt รผstรผ uzandฤฑ. Kollarฤฑmla vรผcudunu sarmฤฑลŸtฤฑm, okลŸamaya baลŸladฤฑm vรผcudunu. Memelerini, kalรงalarฤฑnฤฑ okลŸadฤฑkรงa yaraฤŸฤฑm sertleลŸip patlayacak gibi kalkฤฑyordu. O esnada yaraฤŸฤฑm bacaklarฤฑnฤฑn arasฤฑndaydฤฑ, ร–zge eliyle yaraฤŸฤฑmฤฑn kafasฤฑnฤฑ tutmuลŸ okลŸuyordu. Bana fฤฑsฤฑldar gibi, “AฤŸhh, sik beni, beni sikmeni istiyorum, dayanamฤฑyorum artฤฑk, amฤฑmฤฑ sana vermek istiyorum, sik beni ne olur!” diyordu. รœzerimde ileri geri sallanmaya baลŸladฤฑ. Bu ลŸekilde yaraฤŸฤฑm kasฤฑklarฤฑna, amฤฑnฤฑn dudaklarฤฑna temas ediyordu.

Ben artฤฑk kendimi bฤฑrakmฤฑลŸtฤฑm, hakimiyet ร–zge’deydi. รœzerimde ileri geri sallandฤฑkรงa, “AฤŸhh, ฤฑmm, ohh!” diye diye inliyordu. Memelerini patlatacakmฤฑลŸ gibi sฤฑkarken ellerimi tuttu. O sฤฑrada iลŸaret parmaฤŸฤฑmฤฑ aฤŸzฤฑna soktum. Bebek gibi emmeye baลŸladฤฑ. Az รถnce yaraฤŸฤฑmฤฑ emdiฤŸi gibi ลŸimdi parmaฤŸฤฑmฤฑ deli gibi emiyordu. ร–zge รผzerimde daha hฤฑzlฤฑ hareket etmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. YaraฤŸฤฑm kasฤฑklarฤฑnฤฑn arasฤฑnda kalmฤฑลŸ, kendini kastฤฑkรงa yaraฤŸฤฑmฤฑ mengene gibi sฤฑkฤฑyordu. En sonunda kendinden geรงer bir halde boลŸaldฤฑ. Gรผcรผ tรผkenmiลŸ gibiydi, kesik kesik nefes alฤฑyordu. Bacaklarฤฑnฤฑ serbest bฤฑrakฤฑnca yaraฤŸฤฑm da kasฤฑklarฤฑnฤฑn arasฤฑnda ezilmekten kurtulmuลŸtu…

“ลžimdi sฤฑra bende!” dedim, dizlerimi kฤฑrarak ร–zge’yi biraz kendime รงektim ve “ลžimdi yavaลŸรงa doฤŸrul ve daha sonra yaraฤŸฤฑmฤฑn รผzerine yavaลŸ yavaลŸ otur!” dedim. O sฤฑrada aฤŸlamaklฤฑ bir sesle, “Ne olur amฤฑma gir, sik beni, lรผtfen!” diyordu. Kendisi dรผnden amฤฑnฤฑ sikmeme razฤฑydฤฑ. “Hayฤฑr, ลŸimdi olmaz!” dedim. DediฤŸim gibi yaparak doฤŸruldu, topuklu ayakkabฤฑlarฤฑ ile yataฤŸฤฑn kenarlarฤฑna basฤฑyor, ellerini dizlerime koymuลŸ destek almaya รงalฤฑลŸฤฑyordu. Hafifรงe oturmaya baลŸladฤฑ, eliyle yaraฤŸฤฑmฤฑ kafasฤฑndan tutarak gรถtรผne hizalamaya รงalฤฑลŸฤฑyordu. Biraz รงabalama sonunda yaraฤŸฤฑmฤฑn gรถtรผne girdiฤŸini anladฤฑm. “YavaลŸรงa otur!” dedim. DediฤŸimi yaparak oturunca, “AฤŸhh, ayy!” diye bir feryat รงฤฑkardฤฑ. “YavaลŸ ol, kardeลŸin yan odada!” dedim. Sessizce, “AaฤŸhh, รงok acฤฑdฤฑ!” dedi.

Kalkฤฑk yaraฤŸฤฑmฤฑn รผzerine oturunca, yaraฤŸฤฑm bir anda gรถt deliฤŸinin iรงine kaymฤฑลŸtฤฑ. ร–zge, ayaklarฤฑnฤฑ ve ellerini oynatarak yaraฤŸฤฑmฤฑ gรถtรผne daha รงok sokmak istiyordu. Bu sรผrede acฤฑ inlemeleri de azalmฤฑลŸtฤฑ. Derken yaraฤŸฤฑm kรถkรผne kadar gรถtรผne girmiลŸti. Yรผzรผnรผ aynadan gรถrรผyordum. Acฤฑ ve zevk bir aradaydฤฑ. Bir sรผre hareketsiz kaldฤฑ, daha sonra yaraฤŸฤฑm tamamen gรถtรผndeyken yerinde sallanmaya baลŸladฤฑ. Hafif hafif inlemeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ ลŸimdi. “ลžimdi oturup kalkmaya baลŸla!” dedim. Dememle beraber hafifรงe gรถtรผnรผ kaldฤฑrdฤฑ, ardฤฑndan oturdu. Birkaรง sefer bunu tekrar etti. Ellerini dizlerinin รผzerine koyarak biraz hฤฑzlฤฑca yapmaya baลŸladฤฑ. Ben de belinden tutuyordum onu. ร–zge hฤฑzlanmaya baลŸladฤฑ, yaraฤŸฤฑm artฤฑk gรถtรผne kolayca giriyordu ve ร–zge ฤฑhฤฑlamaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ.

ร–zge bir sรผre bu ลŸekilde devam ettikten sonra, “Ben yoruldum!” dedi. “Tamam, sen oturur vaziyette kal!” dedim. YaraฤŸฤฑm tamamen gรถtรผndeyken onu yavaลŸรงa belinden tutarak kendime รงekmeye, รผzerime yatฤฑrmaya baลŸladฤฑm. Bu sฤฑrada dizlerimi de kendime daha รงok รงekiyordum. Derken sฤฑrtฤฑ tam gรถฤŸsรผme temas etmiลŸti, baลŸฤฑ tam yanฤฑmdaydฤฑ ve yรผzรผm saรงlarฤฑyla รถrtรผlmรผลŸtรผ. Saรงlarฤฑnฤฑ kenara รงektim. Ayaklarฤฑnฤฑ bacaklarฤฑmฤฑn yanฤฑna koymuลŸ, yine yataktan bu ลŸekilde destek alฤฑyordu. ร–zge derin derin nefes alฤฑyordu. Alttan yavaลŸ yavaลŸ gรถtรผne pompalamaya baลŸladฤฑm. Gรถtรผ iyice aรงฤฑlmฤฑลŸtฤฑ, hฤฑzlandฤฑm bu nedenle. ร–zge yaraฤŸฤฑm gรถtรผne tamamen girdiฤŸi zaman bรถฤŸรผrรผr gibi sesler รงฤฑkarฤฑyor, dudaklarฤฑnฤฑ ฤฑsฤฑrฤฑyordu. Bir sรผre daha bรถyle devam ettim, ama istediฤŸim zevki alamฤฑyordum. “Tamam, รผzerimden kalk!” diyerek kalkmasฤฑnฤฑ saฤŸladฤฑm.

Teyzesi Zarife’yi siktiฤŸim gibi onu yataฤŸa sฤฑrt รผstรผ uzandฤฑrฤฑp, altฤฑna yastฤฑk koydum. Bacaklarฤฑnฤฑ yukarฤฑ kaldฤฑrฤฑp geriye attฤฑm. ลžimdi aรงฤฑlmฤฑลŸ gรถt deliฤŸi karลŸฤฑmdaydฤฑ. YaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazladฤฑm ve iรงine girmeye baลŸladฤฑm. Kฤฑsa zamanda yaraฤŸฤฑm tamamen gรถtรผne girmiลŸti yine. Bu ลŸekilde hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ gรถtรผnden sikmeye baลŸladฤฑm. ร–zge yataฤŸฤฑn kenarlarฤฑndan tutarak destek alฤฑyordu. Sivri burunlu ve sivri topuklu ayakkabฤฑlarฤฑnฤฑn tabanฤฑ tavana bakฤฑyordu, diri memeleri gรถtรผne sokup รงฤฑkardฤฑkรงa sallanฤฑyordu. ร–zge, “HฤฑฤŸh, oฤŸhh, oฤŸhh, sik beni, oฤŸhh, sik beni!” diyerek baลŸฤฑnฤฑ saฤŸa sola oynatฤฑyor, dudaklarฤฑnฤฑ yalฤฑyordu. Gittikรงe hฤฑzlandฤฑm, yatak da deli gibi sallanฤฑyordu bu arada. Aynadaki halime bakฤฑnca daha da azdฤฑm. ร–zge’yi daha sert sikmek istiyordum.

YaraฤŸฤฑm halen gรถtรผndeyken bacaklarฤฑnฤฑ dizlerinden birbirine รงaprazladฤฑm. Kalรงalarฤฑndan bastฤฑrarak gรถtรผne daha sert girmeye baลŸladฤฑm bu ลŸekilde. ร–zge acฤฑ รงekiyordu, baฤŸฤฑrmak istiyor, ama yan odada uyuyan kardeลŸinin duymamasฤฑ iรงin kendini sฤฑkฤฑyordu. Ona, “YastฤฑฤŸฤฑ ฤฑsฤฑr, yastฤฑฤŸฤฑ!” dedim. YastฤฑฤŸฤฑ aldฤฑ, diลŸlerinin arasฤฑna yerleลŸtirerek var gรผcรผyle ฤฑsฤฑrmaya baลŸladฤฑ. ร–zge altฤฑmda bohรงa gibi olmuลŸtu, bacaklarฤฑna bastฤฑrdฤฑฤŸฤฑm iรงin bacaklarฤฑnฤฑ oynatamฤฑyor, kollarฤฑyla yataktan destek almaya รงalฤฑลŸฤฑyordu. YaraฤŸฤฑm gรถtรผnรผn sฤฑvฤฑlarฤฑ nedeniyle kaygan bir hale gelmiลŸti, kolayca girip รงฤฑkabiliyordum. Artฤฑk patlama noktasฤฑna gelmiลŸtim. Sonunda bรผyรผk bir sarsฤฑlmayla gรถtรผne boลŸaldฤฑm. Bir sรผre gรถtรผnde kaldฤฑm, sonra yavaลŸรงa yaraฤŸฤฑmฤฑ รงฤฑkardฤฑm. ร–zge’nin deliฤŸi kocaman aรงฤฑlmฤฑลŸtฤฑ, gรถt deliฤŸinin etrafฤฑ kฤฑzarmฤฑลŸtฤฑ. Bacaklarฤฑnฤฑ tutup yataฤŸa uzattฤฑm.

ร–zge aฤŸzฤฑna soktuฤŸu yastฤฑฤŸฤฑ bฤฑraktฤฑ. DiลŸlediฤŸi yerler belirgin ลŸekilde gรถrรผnรผyordu, aฤŸzฤฑnฤฑn sฤฑvฤฑlarฤฑ yastฤฑฤŸฤฑ ฤฑslatmฤฑลŸtฤฑ. YaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazlayarak, ร–zge’nin karnฤฑna, gรถbeฤŸine boลŸalฤฑyordum. ร–zge’nin gรถzlerinin kenarlarฤฑndan yaลŸlar sรผzรผlรผyordu, gรถzlerini kฤฑrpmadan bana bakฤฑyordu. Yataktan kalktฤฑm. รœzerimi giyindim. ร–zge halen yatakta sฤฑrt รผstรผ uzanฤฑyordu, kรผlรงe gibi yatฤฑyordu. Terli alnฤฑndan รถptรผm. O sฤฑrada fฤฑsฤฑltฤฑyla, “Annemi gรถtรผnden sikiyor musun?” diye sordu. Saรงlarฤฑnฤฑ okลŸadฤฑm, gรผlรผmsedim, ‘Evet!’ anlamฤฑnda baลŸฤฑmฤฑ salladฤฑm ve birลŸey demeden odadan รงฤฑktฤฑm.

Kendi odama dรถndรผฤŸรผm zaman, karฤฑm bฤฑraktฤฑฤŸฤฑm gibi uyumaya devam ediyordu. Balkona รงฤฑktฤฑm, bir sigara yaktฤฑm. Ayฤฑn ฤฑลŸฤฑฤŸฤฑnฤฑ ve denizi seyrettim bir sรผre. Sonra yataฤŸa girip karฤฑma sarฤฑldฤฑm. GeceliฤŸini giymiลŸti yine. Uykulu bir halde bana sarฤฑldฤฑ, “Geldin mi canฤฑm?” dedi ve ardฤฑndan horlayarak uyumaya devam etti…

[Osman]