Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (111)

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi 111. Bรถlรผm! (Osman 30 Y., Konya / Tรผrkiye)

ลžaheser anne benden fazla tedirgin olmuลŸ hatta korkmuลŸtu. โ€œKim bu yavrum, ร–zlem mi yoksa?โ€ derken, โ€œDur bakalฤฑm, kimmiลŸ…โ€ dedim ve yataktan fฤฑrladฤฑm. DoฤŸrusu sabahฤฑn bu saatinde hem de evden kim arar diye ben de merak ediyordum. Annem veya karฤฑm olmasฤฑna pek ihtimal vermiyordum.

O heyecanla giyinmeye bile fฤฑrsatฤฑm olmamฤฑลŸtฤฑ. KarลŸฤฑdan kimin sesi gelecek diye bรผyรผk bir merak ve telaลŸ iรงinde, โ€œEfendim?โ€ dedim. Yanฤฑt olarak, โ€œAlo Osman, sen misin, benim Zekiye. Ayfer rahatsฤฑzlandฤฑ, doktora gitmemiz gerek, sen gelebilir misin?โ€ diyen telaลŸlฤฑ ama buyurgan sesi geldi Zekiyeโ€™nin.

โ€œNe oldu, neyi var? Sedat nerde?โ€ dediฤŸimde, โ€œSedat yok, ฤฐstanbulโ€™a gitti dรผn. Ben de buralarฤฑ bilmiyorum, gelsene hemen gรถtรผrelim doktora, kฤฑz kฤฑvranฤฑp duruyor dรผn geceden beri!โ€ dedi. โ€œTamam, geliyorum hemen!โ€ dedim ve kapadฤฑm telefonu.

ลžaheser anne de bu sฤฑrada รงฤฑrฤฑlรงฤฑplak bir halde salona, yanฤฑma gelmiลŸti. โ€œNe oldu yavrum, kim o? ร–zlemโ€™e mi bi ลŸey olmuลŸ, kฤฑzlara mฤฑ, ne oldu yavrum?โ€ dedi korkuyla. โ€œYok yok, bir arkadaลŸ. Kฤฑzฤฑ hastalanmฤฑลŸ, arabayla hastaneye gรถtรผrmemi istiyor. Benim รงฤฑkmam gerek, sen halledebilir misin buralarฤฑ?โ€ dedim.

โ€œHe, sen git yavrum, sen git, bekletme insanlarฤฑ, saฤŸlฤฑk bu… Ben ederim her bi ลŸeyi, sen git yavrum…โ€ dedi yanฤฑt olarak. Hemen banyoya girdim ve ลŸofbeni aรงtฤฑm, sฤฑcak suyun altฤฑna girip yฤฑkanmaya baลŸladฤฑm. Zekiye ve Ayferโ€™in karลŸฤฑsฤฑna cenabet halde รงฤฑkamazdฤฑm. Aynฤฑ zamanda gecenin yorgunluฤŸunu bir nebze olsun รผzerimden atmak istiyordum.

Ben yฤฑkanฤฑrken ลžaheser anne de banyoya geldi. Klozete oturur oturmaz ลŸiddetli bir osuruk sesi รงฤฑnlattฤฑ banyoyu. Hemen ardฤฑndan da yoฤŸun ve ลŸiddetli bir halde iลŸeyip sฤฑรงmaya baลŸladฤฑ. Yanฤฑnda ben varken iลŸeyip sฤฑรงmaktan utanmฤฑyor, รงekinmiyordu. ลžaheser annenin gรถt deliฤŸinden yayฤฑlan osuruk kokusu banyonun iรงini doldururken yฤฑkanmam bitmiลŸti. โ€œKapatma yavrum o zฤฑkkฤฑmฤฑ, ben de yฤฑkanayฤฑm…โ€ dedi heyecanla ve oturduฤŸu klozetten kalktฤฑ.

Tabii kalkarken de sifonu รงekmemiลŸti. YoฤŸun ve ลŸiddetli sฤฑรงmasฤฑnฤฑn izleri klozetin iรงini kaplamฤฑลŸtฤฑ. Aynฤฑ dรผn geceki gibi kalฤฑn ve uzun bir kaka bฤฑrakmฤฑลŸtฤฑ ลžaheser anne. Sifonu รผst รผste birkaรง kez รงektiฤŸimde anca gidiverdi. Kayฤฑnbabamฤฑn, ลžaheser annenin ifadesiyle kol gibi yaraฤŸฤฑyla, karฤฑsฤฑnฤฑ gรถtรผnden epeyce siktiฤŸinin kanฤฑtฤฑydฤฑ bu kalฤฑn ve uzun kaka. Gerรงi gรถtรผne sadece yaraฤŸฤฑnฤฑn kafasฤฑnฤฑn girdiฤŸini sรถylemiลŸti ลžaheser anne. Kayฤฑnbabamฤฑn sadece yaraฤŸฤฑnฤฑn kafasฤฑ onun bu kadar kalฤฑn ve bรผyรผk sฤฑรงmasฤฑnฤฑ saฤŸlฤฑyorsa, dediฤŸi gibi tamamฤฑ girse ลžaheser annenin gรถtรผnรผ patlatmasฤฑ iลŸten bile deฤŸildi. Ve o gรถte kayฤฑnbabamฤฑn ve dayฤฑmฤฑnkinden sonra benim yaraฤŸฤฑm girmiลŸti bu gece.

O bรถyle deyince ลŸofbeni aรงฤฑk bฤฑraktฤฑm. Yฤฑkandฤฑktan sonra nasฤฑl kapatacaฤŸฤฑnฤฑ gรถsterdim. โ€œTamam yavrum, ben hallederim, saฤŸ ol…โ€ diyerek sฤฑcak suyun altฤฑna girdi ลžaheser anne ve yฤฑkanmaya baลŸladฤฑ. Banyodan รงฤฑktฤฑm ve aceleyle kurulanฤฑp giyindim. Bir taraftan da karnฤฑm aรงlฤฑktan zil รงalฤฑyordu. Annemin gece verdiฤŸi kavanoz iliลŸti gรถzรผme. Zaten aรง karnฤฑna yememi sรถylemiลŸti. Birkaรง kaลŸฤฑk yedim hemencecik. Daha รถnce yediklerime hiรง benzemeyen, hafif ekลŸimsi, รงok yoฤŸun ama รงok da ลŸekerli olmayan bir tadฤฑ vardฤฑ. ฤฐรงinde pek รงok kuruyemiลŸin ve meyvenin tadฤฑ var gibiydi. Tadฤฑ รงok hoลŸuma gittiฤŸinden birkaรง kaลŸฤฑk daha yedim.

Refiyeโ€™nin laptopunu ve รงantasฤฑnฤฑ topladฤฑm รงabucak. Yatak odasฤฑna mฤฑ koysam diye dรผลŸรผndรผm รถnce, ama sonra yanฤฑma almanฤฑn en doฤŸrusu olacaฤŸฤฑna karar verdim. Evden รงฤฑktฤฑฤŸฤฑmda saat 08:30 olmuลŸtu. Pazar sabahฤฑydฤฑ, รผstรผne hava da kapalฤฑ ve yaฤŸmurlu olduฤŸundan yollarda pek kimseler yoktu. Kฤฑsa sรผrede ulaลŸtฤฑm binanฤฑn รถnรผne.

Zekiyeโ€™yi aradฤฑm. โ€œBen geldim, hadi gelin, bekliyorum…โ€ dedim, ama Zekiye, โ€œSen gel Osman, toparlanalฤฑm, yardฤฑm et bize…โ€ dedi. Acaba Zekiye yine bir oyun mu oynuyordu yoksa? Meraklฤฑ adฤฑmlarla รงฤฑktฤฑm merdivenleri. Emineโ€™nin kapฤฑsฤฑnฤฑn รถnรผnde bir รงift kadฤฑn ve รงocuk ayakkabฤฑsฤฑ vardฤฑ. Misafirleri mi var acaba diye dรผลŸรผndรผm.

Sedatโ€™ฤฑn dairesinin zilini รงalarken halen daha acaba Zekiye yalan mฤฑ sรถylรผyor diye dรผลŸรผnmeden edemiyordum. Kapฤฑyฤฑ Zekiye aรงtฤฑ, yรผzรผndeki ifadeyi gรถrรผnce yalan sรถylemediฤŸini, oyun oynamadฤฑฤŸฤฑnฤฑ anladฤฑm. Epey รผzgรผn ve yorgun olduฤŸu anlaลŸฤฑlฤฑyordu bakฤฑลŸlarฤฑndan. BaลŸฤฑnฤฑ geliลŸigรผzel baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ arkadan beyaz bir baลŸรถrtรผsรผyle, uzun ve bol siyah bir etekle, kalฤฑn ama รผzerine biraz dar gelen pembe bir kazak giymiลŸti.

ฤฐรงeri geรงtim, kapฤฑyฤฑ kapatฤฑrken, โ€œNerdesin sen, dรผn gece de aradฤฑm, sabah kaรง kere aradฤฑm aรงmadฤฑn. Ben de mecbur kaldฤฑm evden aradฤฑm!โ€ dedi telaลŸla. O ana kadar dรผลŸรผnemediฤŸim ลŸey o bรถyle sรถyleyince geliverdi aklฤฑma. โ€œEv telefonumu nerden aldฤฑn?โ€ diye sordum. โ€œSen cebini aรงmayฤฑnca Aysel hoca diye biri var, onu aradฤฑm, ondan aldฤฑm!โ€ dedi. Bilmiyorum neden, bรถyle sรถyleyince biraz korktum. Ayselโ€™le arasฤฑndaki mesele devam mฤฑ ediyordu yoksa? Aysel Zekiyeโ€™yi baลŸฤฑndan savacaฤŸฤฑnฤฑ sรถylerken bana yalan sรถylemiลŸti besbelli. Bunun iรงin Nurcanโ€™a 2.000 lira vermiลŸtim. Gerรงi Zekiye ile sikiลŸtiฤŸimin duyulmamasฤฑ iรงin sus payฤฑ niteliฤŸi de vardฤฑ o paranฤฑn.

Zekiye iรงeri geรงerken ben de koltuklardan birine oturdum. ฤฐรงerisi havasฤฑz ve sฤฑcaktฤฑ, perdeler halen รงekili olduฤŸundan hafiften de karanlฤฑktฤฑ. Etraf ise daฤŸฤฑnฤฑktฤฑ. Zekiyeโ€™yi domaltฤฑp siktiฤŸim masanฤฑn yanฤฑndaki sandalyelerden birinin arkasฤฑnda lacivert bir tayt ile ince, siyah bir kรผlotlu รงorap asฤฑlฤฑ duruyordu. KarลŸฤฑmdaki kalorifer peteฤŸinin รผzerinde ise birkaรง tane kadฤฑn kรผlotu ve sutyeni vardฤฑ. Kรผlot ve sutyenlerden biri pembe benekliydi. Acaba Zekiye mi yoksa Ayfer mi giyiyordu bu sutyen ve kรผlotu? ฤฐรงerden konuลŸma sesleri gelirken cep telefonumu รงฤฑkardฤฑm.

Telefon halen sessizdeydi, aรงmayฤฑ unutmuลŸtum. Zekiye sabahฤฑn erken saatlerinden itibaren peลŸ peลŸe aramฤฑลŸtฤฑ dediฤŸi gibi. Bununla beraber karฤฑmฤฑn ve Refiyeโ€™nin de aradฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถrdรผm. Aysel de 2 kez aramฤฑลŸtฤฑ. Acaba Zekiye iรงin mi aramฤฑลŸtฤฑ, yoksa baลŸka bir mesele mi vardฤฑ? EฤŸer ikincisi ise bunun pek de hayฤฑrlฤฑ olmadฤฑฤŸฤฑnฤฑ tahmin ediyordum.

Bu arada yediฤŸim macun etki etmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ sanki. ฤฐรงim enerjiyle dolmuลŸ gibi kendimi zinde hissediyordum. Gรถzรผm ara ara peteฤŸin รผzerindeki benekli sutyen ve kรผlota takฤฑlฤฑyordu. Az sonra iรงerden Zekiye geldi ve sandalyenin arkasฤฑndaki taytla kรผlotlu รงorabฤฑ aldฤฑ bakฤฑลŸlarฤฑm arasฤฑnda. Ardฤฑndan peteฤŸin รผzerindeki sutyen ve kรผlotlarฤฑ topladฤฑ, โ€œKusura bakma etraf daฤŸฤฑnฤฑk, dรผn geceden beri kฤฑzla ilgilendim, toplayamadฤฑm…โ€ dedi ve yeniden iรงeri geรงti.

On dakika kadar sonra Ayfer annesinin koluna girmiลŸ halde salona geldi. Zekiye รงorapsฤฑz ayaklarฤฑna o kรผlotlu รงorabฤฑ giymiลŸti anlaลŸฤฑlan. BaลŸฤฑndaki beyaz baลŸรถrtรผsรผnรผ รงฤฑkartmฤฑลŸ yerine parlak yeลŸil renkli bir tรผrban baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Uzun siyah bir pardesรผ giymiลŸti ayrฤฑca. Ayferโ€™in hasta olduฤŸu her halinden belliydi. Yรผzรผ kฤฑzarmฤฑลŸ ve terlemiลŸti, elleriyle karnฤฑnฤฑ tutuyordu. Ayferโ€™in yรผzรผndeki kฤฑzarฤฑklฤฑk beni gรถrรผnce daha da arttฤฑ sanki. Gรถzlerini benden kaรงฤฑrฤฑyordu.

Merdivenlerden inerken bir sรผrprizle karลŸฤฑlaลŸtฤฑm. Emine kapฤฑsฤฑnฤฑn รถnรผnde bir kadฤฑnla konuลŸuyordu, Hacerโ€™di bu. Hacerโ€™in yanฤฑnda 9-10 yaลŸlarฤฑnda bir kฤฑz vardฤฑ. Emine ve Hacerโ€™in yeniden gรถrรผลŸtรผklerini bilmiyordum. ฤฐkisi birden beni gรถrรผnce neye uฤŸradฤฑklarฤฑnฤฑ ลŸaลŸฤฑrdฤฑlar, ama yanฤฑmda Zekiye ve Ayfer olduฤŸundan bir ลŸey diyemediler. Emine baลŸฤฑna siyah bir baลŸรถrtรผsรผ รถrtmรผลŸ ama baฤŸlamamฤฑลŸtฤฑ. Beni, daha doฤŸrusu Zekiyeโ€™yi gรถrรผr gรถrmez hemen รงenesinin altฤฑndan baฤŸladฤฑ sฤฑkฤฑca. Emineโ€™nin altฤฑnda sarฤฑ, uzun bir etek vardฤฑ, รผzerine ise ince, beyaz bir kazak giymiลŸti ve kazaฤŸฤฑn altฤฑndan sutyeni belli oluyordu. Hacer ise uzun ve bol gri renkli bir pardesรผ giymiลŸ, baลŸฤฑnฤฑ da bรผyรผkรงe renkli bir tรผrbanla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ.

Yanlarฤฑndan geรงerken Hacer kenara รงekildi, Emine, โ€œHayฤฑrdฤฑr abla, ne oldu?โ€ diye sordu. Zekiye, โ€œBizim kฤฑz rahatsฤฑzlandฤฑ dรผn gece, saฤŸ olsun Osman evladฤฑma rica ettim, ลŸimdi hastaneye gidiyoruz…โ€ dedi sinirli bir ses tonuyla. AลŸaฤŸฤฑya indiฤŸimizde yaฤŸmur biraz daha ลŸiddetini artฤฑrmฤฑลŸtฤฑ, arabaya gidene kadar ฤฑslandฤฑk. Arabaya bindiฤŸimizde, โ€œHayฤฑrdฤฑr, kadฤฑna niye รถyle sert konuลŸtun?โ€ diye sordum. Mutlaka bir sebebi olmalฤฑydฤฑ. Zekiye, โ€œSen boลŸ ver ลŸimdi kadฤฑnฤฑ falan, hadi gidelim hastaneye!โ€ dedi eliyle iลŸaret yaparak.

โ€œNereye gidelim, devlete mi, yoksa รถzele mi?โ€ diye sorunca, โ€œDevlete gitsek adam gibi bakmazlar, en iyisi รถzele gรถtรผr bizi!โ€ dedi Zekiye. ฤฐlerlerken telefonum รงaldฤฑ, annemdi arayan. โ€œNerdesin oฤŸlum sen, nikรขhฤฑn olacak akลŸama, araba lazฤฑm, sen dฤฑลŸarlarda geziyorsun!โ€ dedi sinirle. Ardฤฑndan, โ€œBaban taksi ayarladฤฑ, biz ลžaheser ablayla beraber Refiyeโ€™nin evine gidiyoruz. Sen daha sonra bizim ลžefikaโ€™yla Fatmaโ€™yฤฑ getirirsin!โ€ dedi. Arkadan babamฤฑn sinirli sesi geliyordu, โ€œEลŸลŸoleลŸลŸek sanki benim nikรขhฤฑm olacak akลŸama…โ€ diye. โ€œฤฐyi, tamam!โ€ dedim ve kapadฤฑm telefonu.

Yakฤฑnlardaki bildiฤŸim bir hastanenin aciline girdik, Ayferโ€™i bir odaya aldฤฑlar hemen, Zekiye de beraberinde girdi. Genรง bir kadฤฑn doktor ve hemลŸire de peลŸlerinden girdi ve kapฤฑyฤฑ kapattฤฑlar. Birkaรง dakika sonra doktor รงฤฑktฤฑ ve โ€œZehirlenme gibi gรถrรผnรผyor, birkaรง tahlil yapmamฤฑz gerekli. Gerekirse midesini de yฤฑkayabiliriz. Siz eลŸinizin kayฤฑt iลŸlemlerini yapฤฑn hemen!โ€ dedi ve elime bir kรขฤŸฤฑt tutuลŸturup gitti.

Doktor ayakรผstรผ Ayferโ€™i karฤฑm yapmฤฑลŸtฤฑ. Kayฤฑt yaptฤฑrmak iรงin Ayferโ€™in kimliฤŸini istedim Zekiyeโ€™den, ama o telaลŸla ne kimliฤŸini ne de cรผzdanฤฑnฤฑ almฤฑลŸtฤฑ yanฤฑna. Gรถrevli kฤฑz, โ€œKayฤฑt iรงin hastanฤฑn kimliฤŸi gerekli… Neyse, ben ลŸimdilik ismiyle aรงฤฑyorum kaydฤฑnฤฑ, ama kimliฤŸini gรผn iรงinde getirmeniz lazฤฑm mutlaka. Yoksa sigortadan yararlanamazsฤฑnฤฑz!โ€ dedi. โ€œTamam, siz yapฤฑn kaydฤฑnฤฑ, ben getiririm kimliฤŸini, acele รงฤฑktฤฑk evden, almayฤฑ unuttuk…โ€ dedim.

Zekiye, โ€œAllah senden razฤฑ olsun, sen de olmasan ne ederiz kadฤฑn baลŸฤฑmฤฑza burada!โ€ dedi. Ardฤฑndan, โ€œSen bekleme istersen, iลŸlerin vardฤฑr. Bizim ne zaman รงฤฑkacaฤŸฤฑmฤฑz belli deฤŸil. Gerisini ben hallederim, sen buraya kadar getirdin ya yeter…โ€ diye devam etti. โ€œE, kimlik ne olacak, onu getirmemiz lazฤฑm!โ€ deyince, โ€œHaa, bak onu unuttum ben…โ€ dedi ลŸaลŸฤฑrmฤฑลŸ gibi.

โ€œBen beklerim, sen merak etme beni, sen kฤฑzla ilgilen yeter ki!โ€ dedim. Duygulandฤฑ, ellerimi avuรงladฤฑ sรถzlerim karลŸฤฑsฤฑnda ve hararetle sฤฑktฤฑ. Daha birkaรง gรผn รถnce deli gibi sikiลŸtiฤŸim kadฤฑn ลŸimdi kฤฑzฤฑ iรงin bana dua ediyordu. Ayferโ€™in rahatsฤฑzlฤฑฤŸฤฑ birkaรง gรผn รถnce yaลŸadฤฑklarฤฑmฤฑzฤฑ unutturmuลŸtu o anda. Yanฤฑndaki Ayfer ise yรผzรผme bakmaya dahi utanฤฑyordu. Yine de gรถzlerini kaรงฤฑrarak da olsa, โ€œAllah razฤฑ olsun!โ€ demeyi unutmadฤฑ.

Zekiye Ayferโ€™le beraber koridorun sonuna doฤŸru ilerlerken ben de kantine geรงtim. YediฤŸim macun fazlasฤฑyla enerji verdiyse de halen karnฤฑm aรงtฤฑ. Bir tost sรถyleyip รงay aldฤฑm. Cep telefonumu รงฤฑkardฤฑm. Karฤฑmฤฑ aradฤฑm, birkaรง kez รงaldฤฑktan sonra aรงฤฑldฤฑ telefon. Hem gece hem de sabah erkenden aramฤฑลŸtฤฑ. Telefonu aรงmadฤฑm diye ilk baลŸta sitem dolu gelen sesi sonradan yumuลŸadฤฑ. โ€œNasฤฑl gidiyor?โ€ diye sordum. โ€œNe olsun, รงok yorulduk ama deฤŸdi!โ€ dedi fฤฑsฤฑldayan bir sesle. Kocasฤฑ akลŸama baลŸka bir kadฤฑnla evleneceฤŸi halde bu ลŸekilde konuลŸmasฤฑnฤฑ ilk รถnce garip karลŸฤฑladฤฑm, ama sonra hoลŸuma gitti. Refiye ile aralarฤฑ iyiydi belli ki.

Ona gece vakti annemle arasฤฑnda geรงenleri sormadฤฑm. Durduk yerde mesele yaratmak istemiyordum. โ€œBizim elbiseler evde, sen onlarฤฑ getirir misin yoksa ben kฤฑzlarฤฑ mฤฑ gรถndereyim?โ€ deyince, โ€œBen hallederim. Sen kimseyi gรถnderme!โ€ dedim. Telefonu kapatฤฑrken yine fฤฑsฤฑltฤฑyla, โ€œSeni รงok seviyorum!โ€ deyince dudaklarฤฑmdan, โ€œBen de!โ€ sรถzรผ รงฤฑktฤฑ. Kim bilir konuลŸtuฤŸum sadece karฤฑm deฤŸil aynฤฑ zamanda dayฤฑmฤฑn kฤฑzฤฑydฤฑ…

Tostumu ve รงayฤฑmฤฑ bitirdikten sonra bu kez Refiyeโ€™yi aradฤฑm. ฤฐlk aramamda aรงฤฑlmadฤฑ, bir dakika geรงmeden yeniden aradฤฑm. Bu kez aรงฤฑldฤฑ, aรงฤฑlฤฑr aรงฤฑlmaz da, โ€œAlo aลŸkฤฑm, nasฤฑlsฤฑn?โ€ dedim. ร–nce kฤฑsa bir duraksama oldu, ardฤฑndan, โ€œลžey, merhaba Osman bey, ben Emel, Refiyeโ€™nin yengesi…โ€ diyen bir konuลŸma oldu. Baltayฤฑ taลŸa vurmuลŸtum. Telefonu aรงanฤฑ Refiye zannetmiลŸ ama yanฤฑlmฤฑลŸtฤฑm. โ€œร‡ok รถzรผr dilerim, pardon, kusura bakmayฤฑn!โ€ derken โ€œEstaฤŸfurullah, siz kusura bakmayฤฑn, telefon iki kere รงalฤฑnca acaba รถnemli bir ลŸey mi oldu diye ben aรงtฤฑm… ลžey, Refiye banyoda ลŸu an, รงฤฑkฤฑnca sรถylerim arar sizi…โ€ dedi. ร‡ok kibar ve nazik, kelimeleri seรงerek tane tane konuลŸuyordu. โ€œTeลŸekkรผr ederim!โ€ diyerek kapadฤฑm telefonu.

Aramalarฤฑna cevap vermediฤŸim bir tek Aysel kalmฤฑลŸtฤฑ, ama onu da aramak istemiyordum. Ne diyeceฤŸinden รงekiniyordum รงรผnkรผ. ร‡oฤŸunlukla bir mesele olunca arardฤฑ ve ลŸimdi de รถyle bir ลŸey varsa tam da nikรขhฤฑmฤฑn olacaฤŸฤฑ gรผnde bunu รงekemezdim. Bir รงay daha aldฤฑm ve dฤฑลŸarฤฑ รงฤฑkฤฑp brandanฤฑn altฤฑna girdim. YaฤŸmurun yaฤŸmasฤฑnฤฑ izledim bir sรผre. Derken yanฤฑma biri geldi ve รงฤฑkarฤฑp bir sigara yaktฤฑ. O ara benim de canฤฑm sigara รงekti, ama aceleyle รงฤฑktฤฑฤŸฤฑmdan sigara almamฤฑลŸtฤฑm yanฤฑma. Utana sฤฑkฤฑla adamdan bir sigara rica ettim. Adam, โ€œNe demek!โ€ dedi kibarca ve paketi uzatฤฑp ardฤฑndan sigaramฤฑ yaktฤฑ.

Havadan sudan konuลŸmaya baลŸladฤฑk. โ€œBenim de ufaklฤฑk hastalandฤฑ, รผลŸรผtmรผลŸ herhalde, bi iฤŸne yaptฤฑlar, anasฤฑ yanฤฑnda ลŸimdi…โ€ dedi. Benim niye geldiฤŸimi sorunca, az รถnce doktorun baลŸlattฤฑฤŸฤฑnฤฑ devam ettirdim. โ€œBenim de hanฤฑm hastalandฤฑ…โ€ dedim. KonuลŸma ilerledikรงe adamฤฑn Kรผbra hanฤฑmlarฤฑn sahibi olduฤŸu marketlerden birinde รงalฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑnฤฑ รถฤŸrendim. โ€œMarketin sorumlusuyum ben. Mรผdรผr deฤŸilim, ama en az mรผdรผr kadar sรถzรผm geรงer… Ben eski รงalฤฑลŸan olduฤŸum iรงin bana รถzel sigorta yaptฤฑlar mesela, normalde yapmazlar. Evde kim hastalansa bu hastaneye getiririm, tek kuruลŸ para da vermem…โ€ dedi รถvรผnerek. ร‡alฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑ firmadan รงok memnundu.

Gฤฑda toptancฤฑsฤฑ olduฤŸumu sรถylediฤŸimde kรผรงรผmsedi, โ€œBiz fabrikalarla, bรผyรผk yerlerle รงalฤฑลŸฤฑrฤฑz, รถyle seninki gibi kรผรงรผk yerlerden mal almayฤฑz pek…โ€ dedi. Adam bรผtรผn iลŸin patronu olarak kendini gรถrรผyor gibiydi. Aynฤฑ zamanda geveze biriydi. Ama o gevezeliฤŸi bana epey bilgi kazandฤฑrdฤฑ. Ben bir ลŸey sormadan konuลŸmaya baลŸladฤฑ.

โ€œBizim patronlarฤฑn asฤฑl iลŸi mรผteahhitlik, yurtiรงinde, yurtdฤฑลŸฤฑnda inลŸaat iลŸleri yapฤฑyorlar. Bรถyle bรผyรผk iลŸler, ihaleler falan alฤฑyorlar. Bu market inลŸaat iลŸinin yanฤฑnda ufak kalฤฑr… Tekstil iลŸiyle uฤŸraลŸฤฑyorlar, maฤŸazalarฤฑ var. Kadฤฑn elbiseleri falan yapฤฑyorlar, yurtdฤฑลŸฤฑna mal gรถnderirler devamlฤฑ… Nakliye iลŸleri de var ayrฤฑca, bir sรผrรผ kamyonlarฤฑ, tฤฑrlarฤฑ var. Vฤฑzฤฑr vฤฑzฤฑr รงalฤฑลŸฤฑyorlar… ลžimdi de otel iลŸine girdiler, Antalyaโ€™da, MuฤŸlaโ€™da falan otel aldฤฑlar birkaรง tane. Hatta geรงen ay bedavadan bir hafta tatil yaptฤฑm Antalyaโ€™da!โ€ dedi diลŸlerini gรถstere gรถstere gรผlerek.

Adam bahsettiฤŸi maฤŸazanฤฑn adฤฑnฤฑ da sรถylemiลŸti. Demek karฤฑmla Refiyeโ€™yi gรถtรผrdรผฤŸรผm ve eลŸek yรผkรผyle para verdiฤŸim maฤŸaza da aslฤฑnda Kรผbra hanฤฑmlarฤฑndฤฑ. Onu ve annesini orada gรถrdรผฤŸรผmde alฤฑลŸveriลŸe gelmiลŸler diye dรผลŸรผnmรผลŸtรผm, ama gerรงekte kendi maฤŸazalarฤฑna geldiklerini bilmiyordum.

โ€œKaรง patronunuz var ki?โ€ diye sordum saf gรถrรผnmeye รงalฤฑลŸarak. Adam keyifli keyifli, โ€œBizim asฤฑl, en bรผyรผk patron DurmuลŸ amcadฤฑr, DurmuลŸ bey… 8 รงocuฤŸu var. OฤŸullarฤฑ iลŸlerin baลŸฤฑnda, kฤฑzlarฤฑnฤฑ pek bulaลŸtฤฑrmaz, onlar daha รงok vakฤฑfla ilgileniyorlar…โ€ dedi ve benim de bildiฤŸim ลževkiyeโ€™nin kaldฤฑฤŸฤฑ yurdun adฤฑnฤฑ, adresini verdi. โ€œBรผtรผn รงocuklarฤฑ iลŸin bir ucundan tutuyor. ร–yle olunca bรถyle dallanฤฑp budaklanฤฑyorlar. DurmuลŸ amcanฤฑn kardeลŸleri, onlarฤฑn รงocuklarฤฑ da var, ama onlarฤฑn iลŸleri ayrฤฑ, onlar da รงok zengindir ayrฤฑca…โ€ diye ilave etti.

ร‡alฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑ marketin adresini sรถyledi, โ€œYolun dรผลŸerse gel bir รงayฤฑmฤฑ iรง, muhabbet ederiz. Seni bizim mรผdรผrle de tanฤฑลŸtฤฑrฤฑrฤฑm, belki bakarsฤฑn senden mal da alฤฑrฤฑz!โ€ dedi gรผlerek ve ardฤฑndan iรงeri girdi. Oysa patronunun kฤฑzฤฑyla tanฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑmฤฑ, onlarla iลŸ yaptฤฑฤŸฤฑmฤฑ bilmiyordu. Kรผbra Hanฤฑm ve ailesi sandฤฑฤŸฤฑmdan รงok daha zengindi. Dรผn gece babamฤฑn anlattฤฑklarฤฑnฤฑ dinleyince epey zengin olduฤŸunu dรผลŸรผnmรผลŸtรผm, ama ลŸimdi adamฤฑ dinleyince Kรผbra hanฤฑmฤฑn zenginliฤŸi gรถzรผmde daha da bรผyรผdรผ.

O sฤฑra telefonum รงaldฤฑ, Zekiye arฤฑyordu. โ€œNerdesin, gelsene!โ€ dedi ve Ayferโ€™i yatฤฑrdฤฑklarฤฑ odanฤฑn numarasฤฑnฤฑ verdi. Ayferโ€™i bir รผst katta tek kiลŸilik bir odaya almฤฑลŸlardฤฑ. Kapฤฑyฤฑ tฤฑklatฤฑp girdim iรงeri. Ayfer yatakta yatฤฑyordu, koluna serum takmฤฑลŸlardฤฑ. Zekiye yataฤŸฤฑn yanฤฑndaki ikili koltuฤŸa oturmuลŸtu, โ€œTahliller iyi รงฤฑkmฤฑลŸ dedi doktor. Midesini yฤฑkamaya gerek yokmuลŸ. Serum verdiler, ilaรง kattฤฑlar iรงine!โ€ dedi Zekiye.

โ€œNasฤฑl oldu bรถyle?โ€ diye sordum. Bu kez cevabฤฑ Ayfer verdi. โ€œDรผn akลŸamรผstรผ yemek yedik. Tavuk yapmฤฑลŸtฤฑm รถnceki gรผn. Dรผn de onu yedik. MeฤŸerse bozulmuลŸ. Ondan oldu, tavuktan…โ€ dedi. Ayferโ€™in bu sรถzleri รผzerine Zekiye tavuฤŸu aldฤฑฤŸฤฑ kasaba ve sahibine epey aฤŸฤฑr kรผfรผrler savurdu. Zaten aฤŸzฤฑ bozuk bir kadฤฑndฤฑ. Ayfer, โ€œAnne, lรผtfen, รงok ayฤฑp, Osman burada…โ€ derken, Zekiye, โ€œCanฤฑm o da benim bir oฤŸlum, ondan mฤฑ utanacam!โ€ dedi.

Ayfer yorgundu, ara ara gรถzlerini kapฤฑyor, uykuya dalar gibi oluyordu. Bu sฤฑrada ince, uzun kirpikleri, gรถz kapaklarฤฑ devamlฤฑ oynuyordu. BaลŸฤฑ aรงฤฑktฤฑ, siyah uzun saรงlarฤฑ yastฤฑฤŸฤฑn รผzerine yayฤฑlmฤฑลŸ, baลŸฤฑnฤฑn etrafฤฑnฤฑ bir hale gibi kaplamฤฑลŸtฤฑ. Normalde karลŸฤฑmda bu ลŸekilde baลŸฤฑ aรงฤฑk durmazdฤฑ bir saniye bile olsa. Ama ลŸimdi hasta yataฤŸฤฑnda yatarken bunu dรผลŸรผnecek durumda deฤŸildi. GรถฤŸsรผ aldฤฑฤŸฤฑ nefesle inip kalkฤฑyordu. Serumun damlalarฤฑ aฤŸฤฑr aฤŸฤฑr dรผลŸรผp ilerliyordu ลŸeffaf hortumun iรงinde.

Ayakta duruyordum. Kฤฑsa sรผren bir sessizliฤŸin ardฤฑndan Zekiye, โ€œOsman, senden bir ricam var…โ€ dediฤŸinde, โ€œBir ลŸey mi lazฤฑm?โ€ dedim heyecanla. โ€œลžey diyecektim, senle bizim eve gidelim de ลŸu kฤฑzฤฑn kimliฤŸini alalฤฑm… Bir de รผst baลŸ getireyim kฤฑza, รถyle รผstรผyle baลŸฤฑyla yatฤฑrdฤฑlar… Hem benim ilaรงlarฤฑm kaldฤฑ, onlarฤฑ da alฤฑrฤฑz…โ€ deyince, โ€œE, Ayfer ne olacak? Sen anahtarฤฑ ver bana, ben getiririm!โ€ dedim.

Bu sรถzlerime Ayfer yanฤฑt verdi annesinin yerine. โ€œBeni merak etme, iyiyim ben, zaten iฤŸne yaptฤฑlar uyumam iรงin… Sen git annemle, ben iyiyim, hemลŸireler gelip bakฤฑyor devamlฤฑ…โ€ dedi yarฤฑ uykulu yarฤฑ uyanฤฑk ลŸekilde. โ€œEmin misin, bir ลŸey lazฤฑm olursa?โ€ dememe kalmadan Ayfer uykuya dalmฤฑลŸtฤฑ bile. Zekiye fฤฑsฤฑldayarak, โ€œOsman biz gidelim, bak yattฤฑ zaten, ben tembihlerim hemลŸirelere, gelip bakarlar. En az 2-3 saat sรผrer demiลŸti doktor serumun bitmesi iรงin. Uyanmasฤฑ da o kadar sรผrer…โ€ deyince, โ€œฤฐyi, tamam o zaman!โ€ dedim.

Odanฤฑn kapฤฑsฤฑnฤฑ yavaลŸรงa kapatฤฑp koridora รงฤฑktฤฑk. Zekiye kattaki hemลŸireye, โ€œKฤฑzฤฑm, ben eve kadar gidecem, kฤฑzฤฑn kimliฤŸi evde kalmฤฑลŸ, sen bizimkine bakar mฤฑsฤฑn?โ€ deyince hemลŸire, โ€œTabii bakarฤฑm, bizim iลŸimiz bu teyzeciฤŸim!โ€ dedi gรผlรผmseyip. Koridorda ilerlerken Zekiyeโ€™nin siyah kฤฑsa topuklu ayakkabฤฑsฤฑ zemin รผzerinde sert sert ‘Tak, tuk’ sesleri รงฤฑkartฤฑyor, รงฤฑkan ses koridorda yankฤฑlanฤฑyordu. Gรถtรผnรผn dolgun yanaklarฤฑ beline oturan pardesรผnรผn altฤฑnda topuklu ayakkabฤฑlarฤฑnฤฑn da etkisiyle adeta lรถpรผrdรผyordu. Bu gรถrรผntรผ istemsiz ลŸekilde yaraฤŸฤฑmฤฑ sertleลŸtirdi.

YaฤŸmur hafiflemiลŸti ama inceden yaฤŸmaya devam ediyordu yine de. Arabayฤฑ รงalฤฑลŸtฤฑrmฤฑลŸ yola yeni รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑm ki, o ana kadar bana dua eden, yaลŸadฤฑklarฤฑmฤฑzฤฑ unutmuลŸ gรถrรผnen Zekiye, โ€œAkลŸama nikรขhฤฑn varmฤฑลŸ…โ€ dedi. Yanฤฑmdaki koltuฤŸa oturmuลŸtu, dรถnรผp yรผzรผne baktฤฑm. Oldukรงa ciddi ve sinirli bir hali vardฤฑ.

Ona nikรขhฤฑmla ilgili bir ลŸey sรถylememiลŸtim. BaลŸka birinden duymuลŸtu. O baลŸka birinin de Aysel olduฤŸuna emindim. Cevap vermedim sรถzlerine. Ancak Zekiyeโ€™nin durmaya niyeti yoktu. โ€œHem de dul bir kadฤฑn alฤฑyormuลŸsun, senden bilmem kaรง yaลŸ bรผyรผkmรผลŸ…โ€ deyince sinirlendim. โ€œSana ne bundan!โ€ dedim.

โ€œSenden kฤฑzฤฑmla evlenmeni istedim… Kฤฑzฤฑmฤฑ al, sana daire veririm dedim… Ama sen kabul etmedin, niye… Ben evliyim dedin, nasฤฑl olur dedin… E รถyleyse ลŸimdi ne diye gidip iki รงocuklu dul karฤฑnฤฑn birini alฤฑyorsun… Dedikleri gibi parasฤฑ mฤฑ รงok, yoksa amฤฑ mฤฑ tatlฤฑ geldi?โ€ dedi sinirle. Sรถylediklerine kฤฑzmฤฑลŸtฤฑm ama araba kullanฤฑrken onunla tartฤฑลŸmaya niyetim yoktu. Alttan almaya รงalฤฑลŸarak, โ€œBak, kaรง zamanki mesele bu… O kadฤฑnla evleneceฤŸim รงok รถnceden belli olmuลŸtu, yeni deฤŸil anladฤฑn mฤฑ? Hem, parasฤฑyla puluyla ilgilenmiyorum ben, kadฤฑnฤฑn kocaman 2 รงocuฤŸu var… Onlar kalkฤฑp benim paralarฤฑnฤฑn รผzerine konmama izin verir mi ki!โ€ dedim, ama Zekiye oralฤฑ olmamฤฑลŸtฤฑ hiรง.

โ€œHadi hadi, sen eลŸeฤŸini saฤŸlam kazฤฑฤŸa baฤŸlamฤฑลŸsฤฑndฤฑr, รถyle boลŸ laflarla beni kandฤฑramazsฤฑn… Vardฤฑr senin bir hesabฤฑn mutlaka!โ€ dedi. KonuลŸurken sinirinden sesi titriyordu. Ben sรถzlerine cevap vermeyince o da baลŸka bir ลŸey demedi. Bir zaman sessiz kaldฤฑk. Yan yan bakฤฑyordum bu sฤฑrada, aฤŸlฤฑyor gibiydi. Sonrasฤฑnda yeniden baลŸladฤฑ konuลŸmaya. Ama bu kez siniri yatฤฑลŸmฤฑลŸtฤฑ.

โ€œDoฤŸru, bana ne… Ben senin hayatฤฑna karฤฑลŸamam, istediฤŸini yapabilirsin… ฤฐki karฤฑn olabilir ama bir รผรงรผncรผsรผnรผ de almana engel yok. Bak, teklifim geรงerli halen. Kฤฑzฤฑmฤฑ al, imam nikรขhฤฑ kฤฑy, evlen… O dediฤŸim daireyi รผstรผne yaparฤฑm… EฤŸer, yok olmaz dersen notere, tapuya falan gidip hemen de yaparฤฑm, nikรขhฤฑ sonra yaparฤฑz… Yeter ki kฤฑzฤฑmฤฑ al… Gรถrรผyorsun, ben olmasam kฤฑz aรงฤฑkta kalฤฑr, o ลŸerefsiz kardeลŸi ilgilenmez kฤฑzฤฑmla… Kฤฑzฤฑm cahil, neyin ne olduฤŸunu bilmiyor, yarฤฑn bir gรผn ben รถlรผp gidersem bu kฤฑz ne olur… O ลŸerefsiz daha ลŸimdiden dairelerin derdine dรผลŸtรผ, benden sonra bu kฤฑzฤฑ siktir eder, elindekileri de alฤฑr… OฤŸlumdan รงok sana gรผveniyorum ben…โ€

โ€œKimseler bilmez, duymaz bile… Ne karฤฑn, ne anan, hiรง kimse… Aramฤฑzda kalฤฑr… ร‡ok basit, hemen hocanฤฑn birini รงaฤŸฤฑrฤฑrฤฑz, nikรขhฤฑnฤฑzฤฑ kฤฑyar… Kฤฑzฤฑmฤฑn da bu dรผnyada sahipsiz olmadฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถrmรผลŸ olurum, iรงim rahat eder… Arada gelir gidersin bize, uฤŸrarsฤฑn… Olmadฤฑ ben Ayferโ€™i de gรถnderirim buraya… ร–bรผr mesele ile ilgili teklifim de geรงerli… Yani kฤฑzฤฑm sana yetmezse ben hazฤฑrฤฑm her zaman… Sana kadฤฑnlฤฑฤŸฤฑmฤฑ veririm… Geรงen gรผn olduฤŸu gibi…โ€ dedi ve sol elini saฤŸ bacaฤŸฤฑmฤฑn รผzerine koydu.

Eli bacaฤŸฤฑmฤฑn รผzerindeyken kaldฤฑฤŸฤฑ yerden devam etti konuลŸmaya. โ€œBenim iรงin sorun deฤŸil, kฤฑzฤฑmฤฑn mutluluฤŸu iรงin bunu yapmaya hazฤฑrฤฑm… Yeter ki sen evet de… Kฤฑzฤฑmฤฑ al, evlen onunla… รœzme beni… Kocamdan kalan biraz altฤฑnฤฑm, dolarฤฑm falan da var, onlarฤฑ da veririm sana… ร‡ocuklarฤฑmฤฑn bile haberi yok bundan… ลžu kฤฑz meselesini de unuttum zaten, ร–zge…โ€ derken รงalan telefonum Zekiyeโ€™nin konuลŸmasฤฑnฤฑ bรถldรผ. Refiye arฤฑyordu. Zekiye sanki iรงine doฤŸmuลŸ gibi, โ€œYeni karฤฑn mฤฑ?โ€ dedi ve bacaฤŸฤฑmdaki elini รงekti.

Evet anlamฤฑnda baลŸฤฑmฤฑ salladฤฑm, telefonu aรงtฤฑm. Refiye sฤฑcak bir sesle, โ€œAลŸkฤฑm aramฤฑลŸsฤฑn, banyodaydฤฑm… Dรผn gece รงok yorulduk, jakuziyi doldurup biraz rahatlamak istedim…โ€ derken konuลŸmasฤฑnฤฑ bรถldรผm. Yanฤฑmda Zekiye varken rahat konuลŸamayacaktฤฑm รงรผnkรผ. O nedenle, โ€œTamam canฤฑm, az iลŸim var, ben ararฤฑm sonra seni!โ€ dedim. Refiye anlayฤฑลŸlฤฑ รงฤฑktฤฑ, hiรง tepki vermeden, โ€œTamam aลŸkฤฑm, ararsฤฑn sen!โ€ diyerek kapadฤฑ telefonu.

Zekiye ile daha fazla konuลŸma ลŸansฤฑna eremedim, รงรผnkรผ binanฤฑn รถnรผne gelmiลŸtik. Zekiye รถnรผmden merdivenleri รงฤฑkarken pardesรผsรผnรผn altฤฑnda sallanan gรถtรผnรผn yanaklarฤฑnฤฑ televizyon gibi izliyordum. Bu gรถrรผntรผ karลŸฤฑsฤฑnda yaraฤŸฤฑm yine kendiliฤŸinden sertleลŸmeye baลŸladฤฑ. Emineโ€™nin kapฤฑsฤฑnฤฑn รถnรผnden geรงerken birden kapฤฑ aรงฤฑldฤฑ ve Emine bitiverdi kapฤฑnฤฑn รถnรผnde. Sabahkinden farklฤฑ olarak beyaz kazaฤŸฤฑnฤฑn รผzerine uzun siyah bir hฤฑrka giymiลŸti. BaลŸฤฑnฤฑ ise koyu mavi bir ลŸalla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ genรง kฤฑzlar gibi. Sarฤฑ eteฤŸi ise yine รผzerindeydi.

Pantolonumun รถnรผnde bariz ลŸekilde bir ลŸiลŸkinlik oluลŸmuลŸtu. Hafiften kamburumu รงฤฑkarฤฑp ellerimi montun cebine soktum ve aลŸaฤŸฤฑ รงektim. Garip bir halde olduฤŸumun farkฤฑndaydฤฑm, ama o anda Emineโ€™nin karลŸฤฑsฤฑnda falso vermemem gerekliydi. Elime dรผn gece Fatma ablanฤฑn evinin arkasฤฑnda iรงtiฤŸim sigaranฤฑn izmariti geldi. Montun cebine koymuลŸtum kimse gรถrmesin diye.

Emine sanki ben yokmuลŸum gibi davranarak Zekiyeโ€™ye, โ€œAbla nasฤฑl oldu kฤฑz?โ€ diye sordu. Zekiye, โ€œSaฤŸ ol bacฤฑm, zehirlenmiลŸ, ilaรง verdiler, yatฤฑrdฤฑlar. Ben de kimliฤŸini, รผstรผnรผ baลŸฤฑnฤฑ almaya geldim. Gene gidecem yanฤฑna…โ€ deyince, Emine, โ€œร‡ok geรงmiลŸ olsun abla, yapabileceฤŸimiz bir ลŸey varsa sรถyle!โ€ dedi nazikรงe. Zekiye, โ€œSaฤŸ ol anam saฤŸ ol, Allah razฤฑ olsun, yapฤฑlacak neyse yapฤฑldฤฑ zaten, Osman evladฤฑm saฤŸ olsun Hฤฑzฤฑr gibi yetiลŸti!โ€ dedi eliyle omzuma vurarak. Emine beni tanฤฑmฤฑyormuลŸ gibi numaradan gรผlรผmsedi ve โ€œAllah razฤฑ olsun sizden!โ€ dedi. Onun numarasฤฑna aynฤฑ ลŸekilde karลŸฤฑlฤฑk verip, โ€œSaฤŸ olun!โ€ dedim gรผlรผmseyerek.

Emine iรงeri girerken biz de yukarฤฑ รงฤฑktฤฑk. Eve girdik, Zekiye pardesรผsรผnรผ รงฤฑkarฤฑnca dizlerinin altฤฑna gelen siyah ve dar bir etekle kaldฤฑ. AyaฤŸฤฑnda da o ince siyah kรผlotlu รงorap vardฤฑ. รœstรผne ise parlak beyaz bir gรถmlek giymiลŸti. GรถmleฤŸinin รผst dรผฤŸmesini aรงฤฑk bฤฑrakmฤฑลŸ, tรผrbanฤฑ ile gรถmleฤŸin yakasฤฑ arasฤฑndaki aralฤฑktan beyaz koynu gรถrรผnรผyordu. Biraz dar gelen gรถmleฤŸin altฤฑnda ลŸiลŸkin, dolgun memeleri belirgindi. GรถmleฤŸin iรงine giydiฤŸi beyaz atletin izleri gรถrรผnรผyordu.

Sabahki eteฤŸini ve kazaฤŸฤฑnฤฑ รงฤฑkartmฤฑลŸ, kฤฑzฤฑnฤฑn rahatsฤฑzlฤฑฤŸฤฑna aldฤฑrmadan hastaneye gidiyoruz diye sรผslรผ giyinmiลŸti. Onun bu hali biraz olsun iniลŸe geรงen, uykuya dalan yaraฤŸฤฑmฤฑn yeniden uyanmasฤฑna sebep oldu. O anda รผzerine atlayฤฑp รงatฤฑr รงatฤฑr sikmek istedim Zekiyeโ€™yi. Ama kฤฑzฤฑ hastanede yatarken olacak iลŸ deฤŸildi bu.

O mutfaฤŸa geรงerken ben de sabahki koltuฤŸa oturdum. ร‡ฤฑkarฤฑp cep telefonumla oynadฤฑm. MutfaฤŸฤฑn ardฤฑndan arka tarafa geรงti Zekiye. 5-6 dakika sonra elinde bรผyรผk bir naylon torba ile geldi. โ€œTamamsan รงฤฑkalฤฑm!โ€ dedim, ama Zekiye, โ€œBen รงok acฤฑktฤฑm, dรผn akลŸamdan beri bir ลŸey yemedim. Kahvaltฤฑ yapalฤฑm รถyle รงฤฑkarฤฑz, zaten รงay koymuลŸtum!โ€ dedi. Kantinde yediฤŸim tost aรงlฤฑฤŸฤฑmฤฑ bastฤฑrmฤฑลŸ ama doyurmamฤฑลŸtฤฑ. DoฤŸrusu az da olsa bir kahvaltฤฑ hiรง de fena olmazdฤฑ. โ€œTamam!โ€ dedim gรผlรผmseyerek.

Birkaรง dakika sonra mutfak masasฤฑnda oturmuลŸ kahvaltฤฑmฤฑzฤฑ yapฤฑyorduk. MutfaฤŸฤฑn nerdeyse yere kadar inen beyaz perdesi รงekili olduฤŸundan iรงerisi loลŸ bir ลŸekilde aydฤฑnlฤฑktฤฑ. Zekiye kฤฑsa sรผrede gรผzel bir kahvaltฤฑ hazฤฑrlamฤฑลŸtฤฑ. Hamarat bir kadฤฑndฤฑ, sahanda รงok gรผzel bir yumurta yapmฤฑลŸtฤฑ. EkmeฤŸimi bana bana yerken, โ€œร‡ok gรผzel olmuลŸ!โ€ dedim. Zekiye, โ€œAfiyet olsun, sen kฤฑzฤฑmla evlen bak ben sana daha neler yaparฤฑm!โ€ dedi gรผlรผmseyerek. Konuyu hep Ayferโ€™e getiriyordu bir ลŸekilde.

O ara telefonu รงalฤฑnca kalkฤฑp iรงeri geรงti. Az sonra elinde cep telefonu ile geldi, Sedatโ€™la konuลŸuyordu. โ€œUlan pezevenk niye aramฤฑyorsun… Bu kฤฑz รถldรผ mรผ kaldฤฑ mฤฑ, merak etmiyor musun?โ€ dedi. Sedatโ€™ฤฑn ne dediฤŸini duyamฤฑyordum ama annesinden korkar, รงekinirdi. ฤฐtiraz edecek hali yoktu. โ€œOsman geldi, onunla gรถtรผrdรผm doktora. ลžimdi hastanede, kimliฤŸini unutmuลŸum onu almaya geldim, Osman yanฤฑmda…โ€ dedi Zekiye. Hemen ardฤฑndan da, โ€œAl, senle konuลŸacakmฤฑลŸ!โ€ diyerek telefonu uzattฤฑ.

Ben, โ€œEfendim?โ€ deyince, Sedat, โ€œKardeลŸim, รงok saฤŸ ol, รงok teลŸekkรผr ederim, gelmiลŸsin…โ€ diye lafa girdi. โ€œร–nemli deฤŸil, boลŸ ver, vazifemiz…โ€ dedim. Biraz havadan sudan konuลŸtuk ve kapattฤฑm telefonu. Zekiye รงay doldururken, โ€œBu yaลŸta kendi elini siken adamdan ne hayฤฑr gelir… Onun yaลŸฤฑndakilerin รงocuklarฤฑ okula baลŸladฤฑ!โ€ dedi sinirli sinirli.

Yeniden yerine oturunca gรถzlerime bakฤฑp, โ€œSen de olmasan bizimkinin milli olacaฤŸฤฑ yoktu!โ€ dedi bu kez. Ne diyeceฤŸimi bilemedim. Zekiye patavatsฤฑz bir kadฤฑndฤฑ. Ardฤฑndan birkaรง kรผfรผr savurdu Sedatโ€™a. Sonrasฤฑnda sessizliฤŸe bรผrรผndรผ. Kahvaltฤฑmฤฑ bitirip bardaฤŸฤฑmda kalan son รงayฤฑmฤฑ yudumlarken, โ€œKฤฑzฤฑmla evlenecek misin?โ€ diye sordu. Yine dรถnรผp dolaลŸฤฑp aynฤฑ kapฤฑya รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑ mesele.

Aynฤฑ ลŸeyleri tekrar etmeye baลŸladฤฑ. โ€œKฤฑzฤฑmฤฑ al, sana daireyi veririm, o altฤฑnlarฤฑ veririm, dolarฤฑm var…โ€ deyip duruyordu. Tรผm bu konuลŸmalarฤฑnฤฑ sessizce dinliyordum. Elimi tuttu, hararetle sฤฑktฤฑ, โ€œNe dรผลŸรผnรผyorsun, alacak mฤฑsฤฑn kฤฑzฤฑmฤฑ, o da seviyor seni, รผzme bizi…โ€ dedi. Zekiyeโ€™nin elimi tutmasฤฑ, okลŸamasฤฑ yaraฤŸฤฑmฤฑ yeniden hareketlendirmeye baลŸladฤฑ. Gรถzlerini รผzerime dikmiลŸ, vereceฤŸim cevabฤฑ bekliyordu.

Ona bu iลŸin olmayacaฤŸฤฑnฤฑ, olamayacaฤŸฤฑnฤฑ usturuplu bir dille, kalbini kฤฑrmadan sรถylemem gerekiyordu. Ama elimi tutan eli dรผลŸรผncelerimi bulanฤฑklaลŸtฤฑrฤฑyor, beni heyecanlandฤฑrฤฑyordu. Sadece elimi tutmasฤฑ bile beni ne hale getirmiลŸti. Ve bunun sebebi de annemin verdiฤŸi macundan fazla yememdi. Annem 2-3 kaลŸฤฑk yememi sรถylemiลŸ, bense tadฤฑ hoลŸuma gittiฤŸi iรงin 5-6 kaลŸฤฑk yemiลŸtim.

Kalbini kฤฑrmamam gerekliydi ama aynฤฑ zamanda inandฤฑrฤฑcฤฑ bir ลŸey de sรถylemeliydim. Dรผrรผst olmam gerektiฤŸini de biliyordum. O nedenle, โ€œKusura bakma yapamam, Ayferโ€™le yapamam… Nasฤฑl desem, bana gรถre deฤŸil, yani bir kadฤฑn olarak, genรง bir kฤฑz olarak… Onu beฤŸenmiyorum, tipim deฤŸil…โ€ dedim. Kalbini kฤฑrmamam gerekliyken bu son sรถylediklerimle Zekiyeโ€™nin kalbine bir hanรงer saplamฤฑลŸ gibi olduฤŸumu sonradan fark ettim. Ama iลŸ iลŸten geรงmiลŸti.

Elimi tutan elini รงekti, gรถzleri masanฤฑn รผzerinde sabit ลŸekilde kaldฤฑ bir sรผre. Ardฤฑndan kalkฤฑp iรงeri geรงti bir ลŸey demeden. Az sonra elinde bir sigara paketi ile dรถndรผ. Sigarasฤฑnฤฑ ocaฤŸฤฑn ateลŸi ile yakarken, โ€œHani sen astฤฑm hastasฤฑydฤฑn, bu sigara ne ลŸimdi?โ€ dedim. Ama beni dinleyecek halde deฤŸildi Zekiye. Elini (Sana ne, boลŸ ver!) dercesine havada salladฤฑ. KarลŸฤฑmda ayakta durmuลŸ, gรถtรผnรผ mutfak tezgรขhฤฑna yaslamฤฑลŸtฤฑ. Bana bakmasa da usulca aฤŸladฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถrdรผm.

Balkonun kapฤฑsฤฑnฤฑ hafifรงe aรงtฤฑ, masaya oturdu. Az รถnce silip sรผpรผrdรผฤŸรผm yumurtayฤฑ yaptฤฑฤŸฤฑ sahana dรถktรผ sigarasฤฑnฤฑn kรผllerini. Birkaรง derin nefes รงekti sigarasฤฑndan. Bu arada birkaรง kez de รถksรผrdรผ. Dayanamayฤฑp ben de bir tane yaktฤฑm, karลŸฤฑsฤฑna oturdum. โ€œBir kadฤฑna kฤฑzฤฑnฤฑn รงirkin olduฤŸunu sรถylemek รงok ayฤฑptฤฑr!โ€ dedi suskunluฤŸunu bozarak. โ€œKusura bakma รถyle demek istemedim!โ€ dedim ama nafile…

Aslฤฑnda sรถylediฤŸim tam da buydu. Ayferโ€™i รงirkin bulduฤŸum iรงin onunla evlenmek istemiyordum. GeรงmiลŸte de bu nedenle istememiลŸtim, ลŸimdi de sebep aynฤฑydฤฑ. KaลŸlarฤฑnฤฑ, bฤฑyฤฑklarฤฑnฤฑ almaz, yanaklarฤฑ ve รงenesinde uzamฤฑลŸ siyah tรผyler oldurdu her zaman. Gรผzel sayฤฑlacak bir yรผzรผ olmasฤฑna raฤŸmen bakฤฑmsฤฑzdฤฑ. Serum taktฤฑklarฤฑ kolunda benim kolumdakine yakฤฑn siyah kฤฑl vardฤฑ mesela. Parfรผm kullanmaz รงoฤŸunlukla ter kokardฤฑ. Namusuna, inancฤฑna, tรถresine riayet ederdi her zaman, ama onunla evlensem aynฤฑ evde yaลŸayacak, aynฤฑ yataฤŸa girecektim. Ama o bakฤฑmsฤฑz haliyle nasฤฑl olacaktฤฑ…

En basiti, annesiyle bile arasฤฑnda รงok fark vardฤฑ Ayferโ€™in. Zekiye ลŸu yaลŸฤฑnda, ลŸu haliyle bakฤฑmlฤฑ sayฤฑlabilecekken, kฤฑzฤฑnda bรถyle bir ลŸey yoktu. Zekiye sigarasฤฑndan birkaรง derin nefes รงektikten sonra yumurta sahanฤฑnda sรถndรผrdรผ. Yanaklarฤฑna sรผzรผlen gรถzyaลŸlarฤฑnฤฑ elinin tersiyle sildikten sonra, โ€œBir ลŸey diyemem sana, sen de haklฤฑsฤฑn… Sonuรงta erkek evleneceฤŸi kadฤฑnฤฑn gรผzel olmasฤฑnฤฑ ister, bakฤฑmlฤฑ olmasฤฑnฤฑ ister…โ€

โ€œDaha รถnce birkaรง talibi oldu kฤฑzฤฑmฤฑn, kadฤฑnlar geldi gรถrmeye… OฤŸluna, yeฤŸenine, torununa beฤŸenenler oldu… Resim istediler benden, Ayferโ€™in resmini verdim onlara… Onlar da gidip gรถstermiลŸler oฤŸlanlara… Hiรง biri beฤŸenmedi kฤฑzฤฑmฤฑ… Onlar da senin dediฤŸini demiลŸler anlayacaฤŸฤฑn… En son bizim evi yapan mรผteahhit istedi oฤŸluna. Gerรงi kฤฑzฤฑmฤฑn haberi yok, sรถylemedim ona. Kalbi kฤฑrฤฑlmasฤฑn diye… Mรผteahhit รงok beฤŸendi, ama oฤŸlu istemedi, ona da resmini vermiลŸtim…โ€

โ€œBilirsin, Ayfer mรผtedeyyin bir kฤฑzdฤฑr. Kaรง defa dediysem de beni dinlemedi, kฤฑzฤฑm dedim biraz bakฤฑmlฤฑ ol, kendine bak, erkekler bakฤฑmlฤฑ kadฤฑn ister, biraz cilve ister, naz ister dedim ama dinletemedim. Yok, beni beฤŸenecek olan bรถyle beฤŸensin, ben kalkฤฑp da kendimi erkeklere beฤŸendirecek deฤŸilim. Sen benim kฤฑรงฤฑmฤฑ baลŸฤฑmฤฑ aรงmamฤฑ mฤฑ istiyorsun dedi รงฤฑktฤฑ iลŸin iรงinden. Benimle bile kavga eder arada sฤฑrada bunun iรงin. ลžu kฤฑyafetimde ne var Allah aลŸkฤฑna, ลŸuna bile laf etti sabahleyin…โ€ dedi kฤฑyafetini gรถstermek ister gibi elini yukardan aลŸaฤŸฤฑ sallayarak, โ€œKฤฑzฤฑm dedim hastaneye gidiyoruz, insanlarฤฑn, doktorlarฤฑn iรงine รงฤฑkฤฑyoruz, kalkฤฑp รถyle kรถylรผ gibi giyinmeyelim dedim ama nerdee…โ€ dedi.

Zekiyeโ€™nin ลŸu kฤฑyafeti ile Ayferโ€™i dรผลŸรผnemiyordum bile, Zekiye haklฤฑydฤฑ. Sigaramdan derin nefesler รงeke รงeke bitirdim, sahanฤฑn iรงine sรถndรผrdรผm. Kฤฑsa bir sessizlik oldu. ฤฐki eliyle elimi tuttu yine ve โ€œNe olur รผzme beni, senden ne istediฤŸimi biliyorum, zor bir ลŸey bu ama baลŸka da kimsem yok… Kฤฑzฤฑm bu zamana kadar evde kaldฤฑ, bu saatten sonra da evleneceฤŸi yok… รœzme beni, ben de seni รผzmem…โ€ dedi ve tuttuฤŸu saฤŸ elimi alฤฑp sol memesine gรถtรผrdรผ.

Elim gรถmleฤŸinin altฤฑndaki dolgun memesini hissettiฤŸi anda bรผtรผn vรผcudum elektrik รงarpฤฑlmฤฑลŸ gibi oldu. O ana kadar aklฤฑmda Ayfer hastanede yatarken Zekiyeโ€™nin deฤŸil benimle sikiลŸmek en ufak bir yan gรถzle bile bakmayacaฤŸฤฑ fikri oluลŸmuลŸtu. Hatta arabada elimi bacaฤŸฤฑma koymasฤฑnda bile bir art niyet sezmemiลŸtim. Ancak yanฤฑlmฤฑลŸtฤฑm. Zekiyeโ€™nin de en az benim kadar azgฤฑn ve istekli olduฤŸunun kanฤฑtฤฑydฤฑ memesini avuรงlatmasฤฑ. Belki de benimle eve gelmesi bile bir oyundu. Anahtarฤฑ bana verse ben istediklerini getirebilirdim, ama o illaki benimle birlikte gelmek istemiลŸti eve.

Aynฤฑ geรงen sefer olduฤŸu gibi bir durumdu bu. Ayfer ve Sedat evde yokken onu sikmiลŸtim. Daha doฤŸrusu Zekiye kendini bana siktirmiลŸti. โ€œรœzme beni…โ€ deyip duruyordu bu sฤฑrada, gรถzlerini gรถzlerime kenetlemiลŸti. Kalbimin atฤฑลŸlarฤฑnฤฑ duymaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑm sanki. Vรผcudumun her yanฤฑ ateลŸler iรงinde yanฤฑyor gibiydi. Annemin verdiฤŸi macunun etkisi Zekiyeโ€™nin memesini hissetmemle birlikte tavan yapmฤฑลŸtฤฑ.

Elimi tutan elleri yana kaydฤฑฤŸฤฑnda bu kez avucumun altฤฑnda saฤŸ memesi vardฤฑ. ฤฐki memesi de canlฤฑ, hayat doluydu o yaลŸฤฑna raฤŸmen. Zekiye, โ€œรœzme beni…โ€ diyordu ara sฤฑra yine. Onu รผzmeye hiรง niyetim yoktu. Duracak, dayanacak halde deฤŸildim. SaฤŸ elim ellerinden kurtuldu รถnce. Parmaklarฤฑmฤฑ aรงฤฑp kapayarak memesini kavramaya, daha da hissetmeye baลŸladฤฑm. ฤฐรงine giydiฤŸi sutyen sert deฤŸil yumuลŸaktฤฑ. O yรผzden memesi olanca yumuลŸaklฤฑฤŸฤฑ ve doฤŸallฤฑฤŸฤฑyla avucumun altฤฑndaydฤฑ. Onu sikerken memelerine uzun uzun doya doya dokunamamฤฑลŸtฤฑm. Ancak bu kez bir รถnceki sikiลŸmede yaลŸadฤฑฤŸฤฑm bu eksikliฤŸi fazlasฤฑyla tatmak niyetindeydim.

ลžaheser anne ile daha kฤฑsa sรผre รถnce zevkli ve yorucu bir sikiลŸ yaลŸamฤฑลŸtฤฑm. Ama o macunun iรงinde her ne varsa bana yeniden hayat vermiลŸ, ayaฤŸa kaldฤฑrmฤฑลŸtฤฑ. YaraฤŸฤฑmฤฑ da hareketlendirmiลŸti รผstelik. Bir baลŸka รถzelliฤŸi daha vardฤฑ anlaลŸฤฑlan macunun. O da mรผthiลŸ bir cinsel istek vermesi, sikiลŸme arzusu uyandฤฑrmasฤฑydฤฑ.

YaraฤŸฤฑm ลŸaha kalkmaya, kรผlotumu ve pantolonumu zorlamaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Bariz bir ลŸiลŸkinlik oluลŸmuลŸtu รถnรผmde ลŸimdiden. Elimi รงektim memesinden ve bileฤŸinden tuttum nazikรงe. โ€œลžรถyle gel…โ€ dedim iลŸaret ederek. Sandalyemi geri รงektim biraz, Zekiye sandalyesinden kalktฤฑ ve dizlerimin รผzerine oturdu az sonra.

Kalbimin atฤฑลŸlarฤฑ her an daha da artmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Zekiyeโ€™nin kalรงalarฤฑnฤฑ, bacaklarฤฑnฤฑ hissedince yaraฤŸฤฑmฤฑn alttan gelen baskฤฑsฤฑ daha da ลŸiddetlendi. Zekiyeโ€™nin kalรงasฤฑna deฤŸiyordu yaraฤŸฤฑm ve onun yumuลŸaklฤฑฤŸฤฑ, dolgunluฤŸu bรผyรผk bir keyif veriyordu memelerinden hariรง. GรถmleฤŸinin รผst dรผฤŸmesi aรงฤฑktฤฑ, alttaki dรผฤŸmeyi ise ben aรงtฤฑm parmak uรงlarฤฑmla. Ama aรงarken parmaklarฤฑmฤฑn heyecandan titrediฤŸini fark ediyordum. Daha az รถnce konuลŸtuฤŸum en yakฤฑn arkadaลŸฤฑm dediฤŸim Sedatโ€™ฤฑn annesi ลŸimdi kucaฤŸฤฑmdaydฤฑ.

Parlak, beyaz gรถmleฤŸin รผst iki dรผฤŸmesi aรงฤฑlฤฑnca รผst kฤฑsmฤฑ dantelli beyaz atleti gรถrรผndรผ. Atletin askฤฑlarฤฑnฤฑn altฤฑndan beyaz sutyeninin askฤฑlarฤฑ gรถrรผnรผyordu ayrฤฑca. SaฤŸ elim beyaz koynunu okลŸadฤฑ bir sรผre. YavaลŸรงa eฤŸildim ve parlak tรผrbanฤฑnฤฑn uรงlarฤฑnฤฑn kapattฤฑฤŸฤฑ pamuk gibi yumuลŸak, sรผt gibi beyaz koynunu รถptรผm. Dudaklarฤฑmฤฑn ucunda hissettiฤŸim teni, beyaz eti, yakฤฑcฤฑ bir sฤฑcaklฤฑk verdi. Bu sฤฑrada Zekiye iki eliyle saรงlarฤฑmฤฑ nazikรงe okลŸamakla meลŸguldรผ.

Birkaรง รถpรผcรผk kondurdum koynuna. Ardฤฑndan dilimi รงฤฑkardฤฑm ve dondurma gibi yaladฤฑm, emdim. Zekiye ses รงฤฑkartmฤฑyordu ama nefes alฤฑลŸ veriลŸini duyabiliyordum. Saรงlarฤฑmฤฑn รผzerinden yรผzรผme yayฤฑlฤฑyordu hafif sigara kokan sฤฑcak nefesi. Altฤฑmdaki ahลŸap sandalye รผzerindeki iki kiลŸinin aฤŸฤฑrlฤฑฤŸฤฑyla ara ara gฤฑcฤฑrdฤฑyordu. Sol elim sฤฑrtฤฑnda gezinmeye baลŸlarken saฤŸ elim yavaลŸ yavaลŸ atletin iรงine kaymaya baลŸladฤฑ. Dudaklarฤฑmdan sonra ลŸimdi de elim doฤŸrudan eti ile buluลŸuyordu.

YumuลŸak sutyeni ile memesi arasฤฑna girdi elim hemen sonra. Parmaklarฤฑm usulca aลŸaฤŸฤฑ doฤŸru kayarken dolgun, yuvarlak ve biรงimli memesi avucumun iรงini doldurmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Az sonra avucumun iรงini bรผtรผnรผyle kaplamฤฑลŸ ve doldurmuลŸtu memesi. Etli, iri meme ucunu avucumun ortasฤฑnda hissettim. Zekiyeโ€™nin nefes alฤฑลŸ veriลŸi hฤฑzlanmฤฑลŸ, nefesinin yakฤฑcฤฑlฤฑฤŸฤฑ da artmฤฑลŸtฤฑ. Vรผcudum ateลŸler iรงinde yanarken onun sฤฑcak nefesi ilave bir sฤฑcaklฤฑk veriyordu.

Bu arada Zekiyeโ€™nin saฤŸ eli boynumdan iรงeri girip, aลŸaฤŸฤฑya, sฤฑrtฤฑma doฤŸru inmeye baลŸladฤฑ. ฤฐlk anda soฤŸuk ve titreten eli hemen ardฤฑndan sฤฑrtฤฑmฤฑ kฤฑzgฤฑn bir demir gibi yakmaya baลŸladฤฑ. Usuldan inliyordum, nefes alฤฑลŸ veriลŸlerim aynฤฑ Zekiyeโ€™ninki gibi sesli ve sฤฑcak bir hale, kฤฑvama gelmiลŸti. AvuรงladฤฑฤŸฤฑm memesini sฤฑktฤฑm. ร‡ocukken yediฤŸim iรงi sulu yumuลŸak ลŸekerler gibiydi memesi. Dilim yumuลŸak ลŸekeri kopardฤฑฤŸฤฑ anda aฤŸzฤฑmฤฑn iรงine barฤฑndฤฑrdฤฑฤŸฤฑ ลŸekerli sฤฑvฤฑ dolar ve iลŸtahla yerdim. Ve ลŸimdi Zekiyeโ€™nin memesi de benim iรงin รถyleydi. Ucundan bir ฤฑsฤฑrฤฑk koparsam sanki iรงinden ลŸekerli, hoลŸ kokulu bir sฤฑvฤฑ akacak, รงeลŸme misali memesinin ucundan aฤŸzฤฑmฤฑn iรงine dolacaktฤฑ.

Az sonra memesini kendisini hapseden sutyenden ve atletten kurtardฤฑฤŸฤฑmda sanki bana sevgi gรถsterisinde bulunuyormuลŸ gibi titredi. O titreyen memesinin etli, sรผtlรผ kahverengi ucuna aฤŸzฤฑmฤฑ dayadฤฑm. Zekiyeโ€™nin derinden gelen, โ€œIฤŸhhh…โ€ ลŸeklindeki iniltisi benden รงok onun zevk aldฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถsteriyordu. Sฤฑrtฤฑmdaki eli aลŸaฤŸฤฑ yukarฤฑ, saฤŸa sola gidip geliyordu sรผrekli. Sol eli ise zaman zaman saรงlarฤฑmda, kimi zamansa omuzlarฤฑmda geziniyordu. Zekiye iki eliyle kฤฑskaca almฤฑลŸtฤฑ beni, bฤฑrakmak istemiyordu. Ama benim de onu bฤฑrakmaya hiรง niyetim yoktu.

Meme baลŸlarฤฑ da aynฤฑ memesi gibi sรผt beyazdฤฑ. O beyazlฤฑฤŸฤฑn ortasฤฑnda etli bir รผzรผm tanesini andฤฑran memesinin ucunu emmeye baลŸladฤฑm. Derin derin รงektim iรงime, vakumladฤฑm. O ลŸekerli, tatlฤฑ sฤฑvฤฑnฤฑn aฤŸzฤฑma akmasฤฑnฤฑ, dolmasฤฑnฤฑ istiyordum sanki. Ama gelen bir ลŸey yoktu. Yine de emmeye, vakumlamaya devam ettim. Meme ucu gittikรงe bรผyรผmeye, irileลŸmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. AฤŸzฤฑmฤฑn iรงine akan bir ลŸey yoksa da meme ucunun iรงine dolan kanla ลŸiลŸmesi bana zevk vermeye yetiyordu.

Zekiyeโ€™nin hafiften gelen iniltisinin รงoฤŸalmaya baลŸladฤฑฤŸฤฑnฤฑ fark ettim. YaraฤŸฤฑm gittikรงe sertleลŸiyor, kendini hapseden kรผlotum ve pantolonumdan kurtulmaya รงalฤฑลŸฤฑyordu. Ama Zekiyeโ€™nin dolgun, yumuลŸak kalรงasฤฑ รถnรผne bir engel gibi รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑ. YaraฤŸฤฑmฤฑn kafasฤฑ her รงฤฑkmaya รงalฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑnda o dolgun, etli kalรงasฤฑna รงarpฤฑyor, sonra gerisin geri รงekiliyordu. Sandalyenin รผzerinde, kฤฑsฤฑtlฤฑ bir alanda bรผyรผk bir zevk, keyif yaลŸฤฑyor, tat alฤฑyordum. Ve bunu bana yaลŸatan arkadaลŸฤฑmฤฑn 50 yaลŸฤฑndaki annesiydi.

Dilimin ucuyla memesinin her bir yerini yaladฤฑm, emdim. ฤฐรงerinin loลŸ aydฤฑnlฤฑฤŸฤฑnda Zekiyeโ€™nin memesi dilimin ฤฑslaklฤฑฤŸฤฑyla parlฤฑyordu. Sฤฑrtฤฑmda gezinen eliyle zaman zaman sฤฑrtฤฑma bastฤฑrฤฑyor, parmak uรงlarฤฑyla kaลŸฤฑr gibi yapฤฑyordu. O anlarda gฤฑdฤฑklansam da tatlฤฑ bir gฤฑdฤฑklanmaydฤฑ bu, itiraz etmeye niyetim yoktu.

Az sonra sol memesini รงฤฑkardฤฑm ortaya. SaฤŸ memesinden sonra sฤฑra ona gelmiลŸti. YaลŸฤฑndan dolayฤฑ sarkmฤฑลŸ olsa da her iki memesi halen hayat ve canlฤฑlฤฑk doluydu. Meme ucunu emmeye baลŸlamamla beraber Zekiyeโ€™nin, โ€œIฤŸhhh…โ€ diye รงฤฑkardฤฑฤŸฤฑ inilti mutfaฤŸฤฑn iรงini รงฤฑnlattฤฑ. AldฤฑฤŸฤฑ zevkle kendinden geรงmiลŸti Zekiye. Kฤฑzฤฑ gece vakti zehirlenmiลŸ, ลŸimdiyse hastanede yatฤฑyordu. Ama Zekiye aynฤฑ dakikalarda kucaฤŸฤฑmda oturmuลŸ kendini genรง bir erkeฤŸin kollarฤฑna bฤฑrakmฤฑลŸ aldฤฑฤŸฤฑ zevkten inliyordu. Gecenin bir vakti beni aradฤฑฤŸฤฑnda korkmuลŸtum. Beni rahatsฤฑz ettiฤŸini, taciz ettiฤŸini dรผลŸรผnmรผลŸtรผm. Ama ลŸimdi dilimin, dudaklarฤฑmฤฑn ucunda meme uรงlarฤฑ vardฤฑ ve onlarฤฑ bebek gibi emiyordum.

Rahmetli kocasฤฑ senelerce emip kurutmuลŸtu memelerini. O tatlฤฑ, hoลŸ kokulu sฤฑvฤฑdan kalmamฤฑลŸtฤฑ. Aynฤฑ zamanda Ayfer ve Sedatโ€™ฤฑ bu iki iri memesiyle beslemiลŸ, onlara hayat vermiลŸti. Kocasฤฑnฤฑn kendisini รงoฤŸunlukla klasik pozisyonda siktiฤŸini, amฤฑnda en fazla bir dakika kadar gidip geldiฤŸini ve ardฤฑndan boลŸaldฤฑฤŸฤฑnฤฑ sรถylemiลŸti geรงen sefer. Ama 50 yaลŸฤฑnda bu zevki verebilen bir kadฤฑnฤฑn amฤฑnda 20, 30 veya 40 yaลŸฤฑndayken, bir dakika gidip gelmenin bile insana mรผthiลŸ bir zevk vereceฤŸi kesindi. Ve kocasฤฑ bu zevki senelerce tatmฤฑลŸtฤฑ.

Sandalyenin gฤฑcฤฑrtฤฑlarฤฑ artmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ iyice. Alt kattaki Emineโ€™nin รงฤฑkan sesleri duymasฤฑ mรผmkรผndรผ. Zekiye ile evde yalnฤฑz olduฤŸumu da biliyordu รผstelik. Bu evde daha รถnce kimleri sikmiลŸtim ve รงoฤŸundan Emineโ€™nin haberi vardฤฑ. ลžimdi bu yalnฤฑzlฤฑฤŸฤฑmฤฑzฤฑn onun aklฤฑna farklฤฑ ลŸeyler getirebileceฤŸini kestirebiliyordum. Daha sessiz olmalฤฑydฤฑk. Fฤฑsฤฑltฤฑyla, โ€œHadi kalk, iรงeri gidelim…โ€ dediฤŸimde Zekiye karลŸฤฑlฤฑk vermedi. Onun yerine sฤฑrtฤฑmdaki elini รงekti. YavaลŸรงa kalktฤฑ ayaฤŸa. Onun kalkmasฤฑyla beraber yaraฤŸฤฑm รผstรผndeki baskฤฑdan kurtuldu.

AyaฤŸa kalkarken Zekiye gรถmleฤŸinin รผst dรผฤŸmelerini ilikliyordu. โ€œNe oldu, niye ilikliyorsun?โ€ dediฤŸimde, โ€œBu kadar yeter, baลŸka zaman yaparฤฑz, kฤฑz hastanede!โ€ dedi. โ€œBuraya kadar geldik, devam edelim, bak, kazฤฑk gibi yaptฤฑn beni!โ€ dedim elimle pantolonumun รถnรผnรผ iลŸaret ederek. Ancak Zekiye kayฤฑtsฤฑzca, โ€œOnu bu akลŸamki karฤฑna sakla!โ€ dedi. Ardฤฑndan รผstรผnรผ baลŸฤฑnฤฑ, tรผrbanฤฑnฤฑ dรผzeltti ve masanฤฑn รผstรผndekileri toplamaya baลŸladฤฑ.

Arkasฤฑndan yanaลŸtฤฑm, ellerimi karnฤฑnฤฑn รผzerine koydum. โ€œHadi bak, az kaldฤฑ, รงok istiyorum seni, fena halde azdฤฑm!โ€ dedim. Ancak Zekiyeโ€™nin geri adฤฑm atmaya niyeti yoktu. โ€œOsman yapma, bu kadarฤฑ yeter. Kฤฑz hastanede diyorum. Gidelim, yalnฤฑz kaldฤฑ kaรง zamandฤฑr, รงekil ลŸรถyle!โ€ diyerek beni geriye itti. Beklenmedik bir anda, beklenmedik bir tepki gelmiลŸti Zekiyeโ€™den. GรถstermiลŸ, elletmiลŸti, ama vermeye niyeti yoktu…

ร–nceki sefer de bรถyle olmuลŸtu. Sedat ve Ayferโ€™in ilรงeye gittiklerini sรถylemiลŸti. Her ลŸey ilk baลŸta รงok gรผzeldi ama sonra birdenbire iลŸler terse binmiลŸ, bu nedenle biraz da zorla acele bir sikiลŸ yaลŸamฤฑลŸtฤฑk. Bu noktaya gelmiลŸken ฤฑsrar edip onu sikiลŸmeye ikna edebilirdim belki, ama ลŸimdi durum farklฤฑydฤฑ. Ayfer hastane odasฤฑnda bir baลŸฤฑna yatฤฑyordu. Mecburen isteklerime, azgฤฑnlฤฑฤŸฤฑma set รงekecektim. Kฤฑzฤฑ orada bir baลŸฤฑna bฤฑrakmak doฤŸru olmazdฤฑ. โ€œฤฐyi, tamam, รถyle olsun!โ€ dedim.

Zekiye mutfaฤŸฤฑ toplarken banyoya geรงtim. YaraฤŸฤฑm kemik gibi sertleลŸmiลŸ, patlฤฑcan gibi kalฤฑnlaลŸmฤฑลŸtฤฑ. AkลŸama kadar nasฤฑl bekleyecektim? Elim kafasฤฑna deฤŸdiฤŸi anda boลŸalacak gibi oldum. Klozete iลŸeyecek halde deฤŸildim, mecburen kรผvete iลŸedim. Banyoda birkaรง dakika kaldฤฑm, yaraฤŸฤฑm gitgide sertliฤŸini, kalฤฑnlฤฑฤŸฤฑnฤฑ kaybederken, iรงimdeki azgฤฑn duygular, istekler de azaldฤฑ.

Salona dรถndรผฤŸรผmde Zekiyeโ€™yi pardesรผsรผnรผ giyinmiลŸ, koltukta otururken buldum. โ€œGeรงen sefer de bรถyle yaptฤฑn, azdฤฑrฤฑp azdฤฑrฤฑp vermeden kaรงmaya bakฤฑyorsun!โ€ dedim gรผlรผmseyerek. Sรถzlerim hoลŸuna gitmiลŸti sanki, โ€œSen kฤฑzฤฑmฤฑ al, sana istediฤŸin zaman veririm!โ€ dedi Zekiye. HazฤฑrladฤฑฤŸฤฑ torbadan hariรง bir de kalฤฑn bir banyo havlusu almฤฑลŸtฤฑ. โ€œBu ne?โ€ diye sorunca, โ€œHastanenin odasฤฑnda kรผรงรผk bir duลŸ var, orada yฤฑkanmak iรงin!โ€ dedi ve โ€œลžimdi yฤฑkanacak halim yok ya!โ€ diye ilave etti. O kฤฑsacฤฑk seviลŸmemizden cenabet olmuลŸtu. Hastane odasฤฑnda yฤฑkanฤฑp temizlenecekti.

Merdivenlerden aลŸaฤŸฤฑ inerken Emineโ€™nin dairesinden gelen elektrikli sรผpรผrgenin sesini iลŸittik. YaฤŸmur dinmiลŸti. Arabaya atladฤฑk, hastaneye doฤŸru yola รงฤฑktฤฑk. O ara telefonum รงaldฤฑ. Ayselโ€™di arayan. Tam zamanฤฑnฤฑ bulmuลŸtu. Aรงฤฑp aรงmamakta kararsฤฑz kaldฤฑm. Bu arada Zekiye, โ€œKarฤฑn mฤฑ?โ€ diye sordu alฤฑnmฤฑลŸ gibi. โ€œYok, baลŸฤฑmฤฑn belasฤฑ biri!โ€ dedim ve sonunda aรงtฤฑm.

โ€œNerdesin hayฤฑrsฤฑz, niye aรงmฤฑyorsun telefonlarฤฑmฤฑ?โ€ dedi keyifli keyifli. Aysel bรถylesine keyifli ise mutlaka bir ลŸey var demekti. โ€œฤฐลŸlerim var, hayฤฑrdฤฑr, ne oldu?โ€ dedim. Sรถzlerimin รผzerine, โ€œHayฤฑrlฤฑ hayฤฑrlฤฑ, hem de รงok hayฤฑrlฤฑ!โ€ dedi yine keyifle. Ne demek oluyordu bu anlamamฤฑลŸtฤฑm. โ€œMutlaka bana gelmen gerek, sakฤฑn atlama, seni gรถrmek isteyen misafirlerim var…โ€ deyince meraklandฤฑm. โ€œNe misafiri, kim?โ€ dedim, ama Aysel, โ€œGelince gรถrรผrsรผn!โ€ diyerek kestirip attฤฑ. โ€œBakarฤฑm!โ€ deyince, โ€œBakarฤฑm falan deme, her nerdeysen รงฤฑk gel!โ€ dedi ve pat diye kapattฤฑ telefonu. Evet, bir mesele vardฤฑ ve bunun iรงin aramฤฑลŸtฤฑ Aysel. BaลŸฤฑma kim bilir ne รงoraplar รถrecekti…

Onun aramasฤฑ yanฤฑmda duran Zekiyeโ€™nin sabah sรถylediklerini getirdi aklฤฑma. Ev telefonumu Ayselโ€™den almฤฑลŸtฤฑ. รœstelik geรงen gรผn hamile kalmasฤฑna yardฤฑmcฤฑ olsun, dua etsin diye ona gitmiลŸti. Ayferโ€™in rahatsฤฑzlฤฑฤŸฤฑ, evde yaลŸadฤฑklarฤฑmฤฑz derken uรงup gitmiลŸti aklฤฑmdan. Ama ลŸimdi hatฤฑrฤฑma gelmiลŸken bunun cevabฤฑnฤฑ almalฤฑydฤฑm. โ€œAyselโ€™i nerden tanฤฑyorsun, ona niye gittin geรงen gรผn?โ€ diye sordum.

Yรผzรผ ekลŸidi Zekiyeโ€™nin. โ€œSen nerden biliyorsun?โ€ diye sorunca, โ€œKuลŸlar sรถyledi!โ€ dedim. Cevap vermeyip susunca, โ€œSรถylesene niye gittin?โ€ dedim yeniden. Ancak Zekiye susmakta devam ediyordu. O cevap vermeyince ben sรถyledim, โ€œHamile kalmak istiyormuลŸsun, bana yardฤฑmcฤฑ ol, dua et demiลŸsin ona…โ€ deyince Zekiyeโ€™nin yรผzรผnรผn kฤฑzardฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถrdรผm. Ama yine de cevap vermemekte gayret ediyordu.

Hastaneye yaklaลŸmฤฑลŸtฤฑm. Arabayฤฑ saฤŸa รงektim, โ€œCevap versene, niye gittin?โ€ diye sordum yine. Zekiye, โ€œHangi kuลŸ demiลŸse yanlฤฑลŸ demiลŸ!โ€ dedi รถnce. Ardฤฑndan, โ€œDoฤŸru gittim, dua etmesini istedim ama hamile kalayฤฑm diye deฤŸil. Tam tersine kalmamam iรงin dua etmesini istedim. Bu yaลŸฤฑmda hamile kalsam… Senin aklฤฑn alฤฑyor mu?โ€ dedi sinirli sinirli. Daha sonra da, โ€œGeรงen sefer bir hata yaptฤฑm… Hadi sen erkeksin, nerden bileceksin benim adet gรถrdรผฤŸรผmรผ… Bu sefer de aynฤฑ hataya dรผลŸmemek iรงin yarฤฑda bฤฑraktฤฑm…โ€ dedi ve baลŸka bir ลŸey demeden indi arabadan. Arka koltuktaki torbalarฤฑ alฤฑp hastaneye doฤŸru yรผrรผmeye baลŸladฤฑ.

Ayferโ€™i dรผลŸรผndรผฤŸรผ iรงin seviลŸmemizi yarฤฑda bฤฑraktฤฑฤŸฤฑnฤฑ sanmฤฑลŸtฤฑm, ama meฤŸerse Zekiye onu sikip amฤฑna boลŸalmamam iรงin bฤฑrakmฤฑลŸtฤฑ… Derin bir nefes alฤฑp verdim. DoฤŸrusu sikiลŸmenin zevkiyle benim dรผลŸรผnemeyeceฤŸim bir ลŸeydi bu. Onu yine siksem yine amฤฑna boลŸalacaktฤฑm. Ancak Zekiye uyanฤฑk รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑ. Ama baลŸka bir mesele daha vardฤฑ. Geรงen seferki sikiลŸmemizden hamile kalฤฑp kalmayacaฤŸฤฑ henรผz belli deฤŸildi…

Kafamda bu dรผลŸรผnceyle arabayฤฑ Ayselโ€™in evine doฤŸru sรผrmeye baลŸladฤฑm…

[Osman]

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! Tรผm Bรถlรผmleri

18+ YASAL UYARI:
Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi sitesi 18 yaลŸฤฑndan bรผyรผkler iรงindir! 18 yaลŸฤฑndan kรผรงรผk iseniz
ve bulunduฤŸunuz รผlkede Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!