Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi 18. Bรถlรผm! (Osman 30 Y., Konya / Tรผrkiye)
Eve geldiฤimiz zaman akลam olmuลtu. Geldiฤimizi gรถren annem hemen bize geldi. Hepimiz Antalya gรผneลinde yanmฤฑลtฤฑk. Annem karฤฑm ve kฤฑzlara bakarak, โKฤฑz sen yoksa mayo mudur ne zฤฑkkฤฑmdฤฑr, onu mu giydin, niye bรถyle karardฤฑn?โ dediฤinde, karฤฑm, โYok anne, ne mayosu?โ dedi. Kฤฑzlar cevap vermiyordu. Annem bana dรถnerek, โKarฤฑna kฤฑzlarฤฑna mayo mu giydirdin sen?โ dedi. โGiydirdim! Kadฤฑn hayatฤฑnda ilk defa tatile รงฤฑktฤฑ, bฤฑrak da giysin!โ dedim. โฤฐyi, sen bilirsin, ben bir ลey demiyorum!โ dedi. Ama kฤฑzdฤฑฤฤฑ belliydi. Elinde bir zarf vardฤฑ, bana uzattฤฑ, โYarฤฑn Muhsineโnin kฤฑzฤฑnฤฑn dรผฤรผnรผ var, oraya gidersiniz!โ dedi. Daha yeni dรถnmรผลtรผk, hepimiz yorgunduk. Muhsine abla bizim bir akrabaydฤฑ, ben pek tanฤฑmฤฑyordum gerรงi, ama gitmesek ayฤฑp olurdu. Gece karฤฑmla birbirimize sarฤฑlarak uyuduk.
Dรผฤรผn gรผnรผ karฤฑm ve kฤฑzlarฤฑ sรผslenip pรผslendiler. Karฤฑm beyaz, รงiรงek desenli, dizlerinin altฤฑna gelen bir elbise giydi. รzerine de beyaz bir ceket giyip, baลฤฑnฤฑ beyaz bir tรผrbanla baฤladฤฑ. Ayaฤฤฑna ten renkli ince รงorap ve beyaz yรผksek topuklu ayakkabฤฑ giydi. รzge annesine ve kendine makyaj yaptฤฑ. Karฤฑm รงok gรผzel olmuลtu. Karฤฑma, โSenin bรถyle elbiselerin varmฤฑydฤฑ?โ dediฤimde, โRahmetli kocam almฤฑลtฤฑ, bรถyle dรผฤรผnlere falan giderken giyerdim.โ dedi. รzge ise, uzun, koyu mavi, bol bir etek, รผzerine de รถnรผ fฤฑrfฤฑrlฤฑ dar bir gรถmlek giymiลti. Gรถmlek memelerini aรงฤฑkรงa belli ediyordu. Baลฤฑnฤฑ da eteฤiyle aynฤฑ renk tรผrbanฤฑyla sฤฑkฤฑca baฤlamฤฑลtฤฑ. Ayaฤฤฑnda yine krem renkli topuklularฤฑ vardฤฑ. Ben de traล oldum, takฤฑm elbise giydim ve hep birlikte รงฤฑktฤฑk.
Salona geldiฤimizde adet olduฤu รผzere kadฤฑnlar ve erkekler ayrฤฑ ayrฤฑ oturuyordu. Ben tanฤฑdฤฑklardan birinin yanฤฑna geรงtim, karฤฑm ve kฤฑzlar da akraba kadฤฑnlarฤฑn yanฤฑna geรงtiler. Salondaki kadฤฑnlarฤฑn, kฤฑzlarฤฑn bรผyรผk รงoฤunluฤu tรผrbanlฤฑydฤฑ. Ancak dรผฤรผne geldikleri iรงin hepsi ลฤฑk giyinmiลler, birรงoฤu makyaj yapmฤฑลtฤฑ. Etrafta salฤฑna salฤฑna dolaลฤฑyorlardฤฑ. รnceden dรผฤรผnlere gelmeyi sevmezdim, ama evlenince mecburen gelmek zorunda kalmฤฑลtฤฑm. Kimseye fark ettirmeden kadฤฑnlarฤฑ kesiyordum. Bu zamana kadar neden dรผฤรผnlere gitmedim diye hayฤฑflandฤฑm. รoฤunu tanฤฑmฤฑyordum, ama yine de bakฤฑลlarฤฑma karลฤฑlฤฑk verdiklerini gรถrรผyordum. Beni tanฤฑyanlarsa baลlarฤฑyla selam veriyorlardฤฑ.
รoฤunun giydikleri etekler, elbiseler dardฤฑ ve yรผrรผdรผkleri zaman gรถtleri, kalรงalarฤฑ belli oluyordu. Tayt giyenler, dizรผstรผ etek, elbise giyenler vardฤฑ, sanki birbirleriyle yarฤฑลฤฑyorlardฤฑ. Bir tanesi dizlerinin altฤฑna gelen mavi, vรผcudunu saran bir elbise giymiลti, koca gรถtรผ elbisenin altฤฑnda olduฤu gibi belli oluyor, yรผrรผdรผฤรผ zaman gรถtรผ saฤa sola sallanฤฑp duruyordu. Ayaฤฤฑnda topuklu ayakkabฤฑ ve siyah รงorap vardฤฑ. Baลฤฑnฤฑ desenli bir tรผrbanla baฤlamฤฑลtฤฑ.
รzgeโnin etrafฤฑnda kendi yaลฤฑtฤฑ pek รงok tรผrbanlฤฑ kฤฑz vardฤฑ. Hepsi de รงok ลฤฑk giyinmiลler, makyaj yapmฤฑลlardฤฑ. Bir ara hepsinin benden tarafa dรถnรผp baktฤฑklarฤฑnฤฑ gรถrdรผm, รzge aฤzฤฑnฤฑ eliyle kapatmฤฑล diฤerlerine bir ลeyler sรถylรผyordu, onlar da bana bakฤฑyordu o sฤฑrada.
Bir sรผre sonra kadฤฑnlar kalktฤฑ ve hep birlikte oyun oynamaya, halay รงekmeye baลladฤฑlar. รzgeโnin yanฤฑnda diฤerlerine gรถre daha samimi olduฤu belli olan bir kฤฑz vardฤฑ. Dizlerine gelen siyah, tรผllรผ bir elbise giymiล, belini kemerle baฤlamฤฑลtฤฑ. Elbisenin kollarฤฑ tรผldendi ve รงฤฑplak kollarฤฑ tรผlรผn iรงinde belli oluyordu. Baลฤฑnฤฑ kฤฑrmฤฑzฤฑ parlak bir tรผrbanla sฤฑkฤฑca sarmฤฑล, ayaฤฤฑna da yine kฤฑrmฤฑzฤฑ renkli yรผksek topuklu bir ayakkabฤฑ giymiลti. Ayaฤฤฑnda ince, siyah รงorap vardฤฑ. Dudaklarฤฑna kฤฑrmฤฑzฤฑ ruj sรผrmรผลtรผ ve hatta biraz aลฤฑrฤฑya kaรงmฤฑลtฤฑ sรผrerken. รzge ile รงok samimi olduklarฤฑ belliydi. Halay รงekerken elbisesi sallanฤฑyor, aรงฤฑlฤฑyordu, ince รงoraplฤฑ bacaklarฤฑ gรถrรผnรผyordu.
O sฤฑrada mavi elbiseli tรผrbanlฤฑ kadฤฑnฤฑn da oynadฤฑฤฤฑnฤฑ gรถrdรผm. Heyecanlฤฑ bir ลekilde oynuyor, elindeki mendili sallฤฑyordu. Oynarken elbisesi aรงฤฑlฤฑyor, altฤฑndaki siyah รงoraplฤฑ bacaklarฤฑ aรงฤฑฤa รงฤฑkฤฑyordu. O sฤฑrada arkamdaki masada oturanlarฤฑn kendi aralarฤฑnda konuลmalarฤฑna ลahit olmuลtum. Mavili tรผrbanlฤฑ hakkฤฑnda konuลuyorlardฤฑ. โUff, karฤฑya bak be, nasฤฑl da oynuyor รถyle. O nasฤฑl gรถttรผr. O gรถtten sikerek baฤฤฑrtacaksฤฑn onu, vereceksin aฤzฤฑna yaraฤฤฑnฤฑ. Kocasฤฑ kim acaba bunun? ลanslฤฑ herifmiล!โ deyip duruyorlardฤฑ. Kadฤฑnฤฑ tanฤฑmadฤฑฤฤฑm iรงin onun hakkฤฑnda ileri geri konuลmalarฤฑna bir ลey demiyordum. Ama kim olduklarฤฑnฤฑ merak ettim.
Geriye dรถnรผp onlara bakarken, masada oturan bir adam dikkatimi รงekti. Sedatโฤฑn alt komลusu Emin beydi bu, hemen tanฤฑdฤฑm. Kendisine baktฤฑฤฤฑmฤฑ gรถrdรผ, galiba o da beni tanฤฑmฤฑลtฤฑ. Birbirimize selam verdik. Az รถnce kadฤฑn hakkฤฑnda konuลanlardan biri de oydu. Beni masasฤฑna davet etti. Damadฤฑn akrabasฤฑ olduฤunu sรถyledi. O ana kadar mavi gรถzlรผ รงarลaflฤฑ kadฤฑnฤฑ unutmuลtum, ama kocasฤฑnฤฑ gรถrรผnce yeniden aklฤฑma girmiลti. Emin beyle konuลmaya baลlayฤฑnca kendisinin ve karฤฑsฤฑnฤฑn hikรขyesini de รถฤrenmiล oldum. Karฤฑsฤฑ, kocasฤฑnฤฑ Yugoslavyaโdaki savaลta kaybettikten sonra kaรงฤฑp Tรผrkiyeโye gelmiล, burada akrabalarฤฑnฤฑn yanฤฑnda kalฤฑrken Emin beyle tanฤฑลmฤฑล ve evlenmiลler. Kendisi onun ikinci karฤฑsฤฑymฤฑล, ilk karฤฑsฤฑ daha รถnce รถlmรผล. Bu arada karฤฑsฤฑnฤฑn adฤฑnฤฑn da Emine olduฤunu รถฤrenmiลtim. Karฤฑ kocanฤฑn isimleri uyumluydu.
Dรผฤรผn bitiminde Emin beyle beraber kalktฤฑk. Ben bizimkilerin yanฤฑna gittim. Kฤฑz รzgeโnin yanฤฑndaydฤฑ. Ben yanlarฤฑna gelince kฤฑz biraz heyecanlandฤฑ, elbisesini, tรผrbanฤฑnฤฑ dรผzeltmeye baลladฤฑ. รzge bizi tanฤฑลtฤฑrฤฑnca, bunun meลhur Semanur olduฤunu รถฤrendim. โMerhaba, tanฤฑลtฤฑฤฤฑmฤฑza memnun oldum!โ diyerek elimi uzatฤฑnca, Semanur utangaรง bir tavฤฑrla, โBen de!โ diyerek elini uzattฤฑ. O sฤฑrada yanฤฑmฤฑza genรง bir delikanlฤฑ geldi. Semanur delikanlฤฑyฤฑ tanฤฑลtฤฑrdฤฑ, โAhmet, benim niลanlฤฑm!โ dedi, sonra Ahmetโe dรถnerek, โOsman abi, รzgeโnin รผvey babasฤฑ, sana bahsetmiลtim hani.โ deyince, Ahmet, โAa, merhaba Osman abi!โ diyerek elini uzattฤฑ. ฤฐyi bir รงocuฤa benziyordu. Biraz havadan sudan konuลtuk.
Karฤฑm yanฤฑnda genรง ve yaลlฤฑ birkaรง kadฤฑnla birlikte geldi. Karฤฑm her birini bana tanฤฑtฤฑyor, โBu falancanฤฑn karฤฑsฤฑ, ลu filancanฤฑn karฤฑsฤฑ…โ deyip duruyordu. Kadฤฑnlar beni merak etmiลlerdi, kendi aralarฤฑnda bana bakarak konuลuyorlardฤฑ. ฤฐรงlerinde mavili tรผrbanlฤฑyฤฑ gรถrรผnce acayip heyecanlandฤฑm. Karฤฑm, โRefiye abla, rahmetli Mehmet abinin karฤฑsฤฑ.โ dedi. Kadฤฑn bir ลey demeden baลฤฑyla selam verdi. Yakฤฑndan bakฤฑnca, yeลil gรถzlรผ, kara kalฤฑn kaลlฤฑ, hoล bir kadฤฑn olduฤunu gรถrdรผm. Dudaklarฤฑna hafif pembe bir ruj sรผrmรผลtรผ. Kฤฑrklฤฑ yaลlarda bir kadฤฑndฤฑ. Yรผzรผnde kฤฑrฤฑลฤฑklar vardฤฑ. Elastik elbisesi vรผcudunu sarmฤฑลtฤฑ, koca memeleri โben buradayฤฑmโ der gibiydi. Kendisine, โMerhaba!โ dedim. Daha sonra karฤฑmla รถpรผลtรผler ve yanฤฑmฤฑzdan ayrฤฑldฤฑ. Arkasฤฑndan baktฤฑฤฤฑmda, gรถtรผnรผ saran elbisesinin altฤฑnda kรผlotunun izinin belli olduฤunu gรถrdรผm.
Salonun รถnรผnde Semanur ve niลanlฤฑsฤฑ Ahmetโe, โNasฤฑl gideceksiniz?โ dediฤimde, Ahmet, โOtobรผsle gideriz Osman abi.โ dedi. โOlmaz, araba ne gรผne duruyor?โ dedim. Ahmet รถn koltuฤa, hanฤฑmlar arkaya oturdular. Biraz sฤฑkฤฑลmฤฑลlardฤฑ, karฤฑm Esraโyฤฑ kucaฤฤฑna almฤฑลtฤฑ, Semanur kapฤฑ tarafฤฑnda oturuyordu. O sฤฑrada Emin beyi ve yanฤฑnda karฤฑsฤฑnฤฑ gรถrdรผm, bir baลkasฤฑnฤฑn arabasฤฑna biniyorlardฤฑ. Karฤฑsฤฑ yine baลtan aลaฤฤฑ siyah bir รงarลafฤฑn iรงindeydi.
Yolda konuลa konuลa gittik. Karฤฑm Semanurโa, โKฤฑzฤฑm gel, bir รงayฤฑmฤฑzฤฑ iรง, kaรง zamandฤฑr gelmiyorsun, ben seni รงok seviyorum biliyorsun!โ dedi. Semanur, โBaลka zaman gelirim teyzeciฤim!โ dedi. Onlarฤฑ gidecekleri yerde indirdim, biz devam ettik, karฤฑm ve kฤฑzlarla bir restorana gittik. Onlara gรผzel bir yemek ฤฑsmarladฤฑm, รงok sevindiler. Karฤฑma, โRefiye hanฤฑm kimdi, รงฤฑkartamadฤฑm?โ dediฤimde, โTanฤฑmฤฑyor musun gerรงekten? Muhsine ablanฤฑn eltisi o, kayฤฑnbiraderi rahmetli Mehmet abinin karฤฑsฤฑ. Almanyaโda yaลฤฑyorlardฤฑ, ama kocasฤฑ รถlรผnce buraya yerleลtiler…โ dedi.
Akลamรผzeri eve dรถndรผฤรผmรผzde hepimiz รงok yorgunduk. Ben ve karฤฑm yatak odamฤฑza รงekildik, kฤฑzlar da odalarฤฑna gitti. Karฤฑm รผzerini รงฤฑkarmadan รถylece yataฤa girmiล, yanฤฑma uzanmฤฑลtฤฑ. Ben de pantolon, gรถmlekle yatฤฑyordum. Uyandฤฑฤฤฑm zaman karฤฑm baลฤฑnฤฑ gรถฤsรผme koymuล uyumaya devam ediyordu. Evin iรงerisinde lambalar sรถnmรผล ve ses gelmiyordu. Kฤฑzlar halen uyumaya devam ediyordu. Karฤฑmฤฑ dรผrtรผnce uyandฤฑ, โNe var? Ne oluyor?โ dedi, halen uykuluydu.
Karฤฑmla sikiลmeyeli birkaรง gรผn olmuลtu, yanฤฑmda yatarken canฤฑm รงekti. โSessiz ol!โ dedim. Karฤฑm ne olacaฤฤฑnฤฑ anlamฤฑล, telaลlanmฤฑลtฤฑ, โรocuklar iรงerde, ลimdi olmaz!โ dedi. โOlur, olur, sen merak etme!โ dedim ve yataktan kalktฤฑm, onu da kendime รงekip kaldฤฑrdฤฑm. Karฤฑm, โTรถvbe tรถvbe, รงocuklar var diyorum, duymuyormusun?โ dese de, ben artฤฑk onu duyacak, dinleyecek durumda deฤildim. Yaraฤฤฑm sertleลmiล, kalkmฤฑลtฤฑ. รabucak soyundum ve รงฤฑplak kaldฤฑm. Kalkฤฑk yaraฤฤฑmฤฑ gรถren karฤฑm az รถnce, โOlmaz, olmaz!โ derken, ลimdi, โSes รงฤฑkarmayalฤฑm o zaman!โ demeye baลlamฤฑลtฤฑ.
Soyunmasฤฑna fฤฑrsat vermeden onu belinden tutup makyaj masasฤฑna domalttฤฑm, arkasฤฑna geรงtim. Elbisesini beline sฤฑyฤฑrdฤฑm, iรงerinin loล karanlฤฑฤฤฑnda ten renkli ince naylon kรผlotlu รงorabฤฑ parlฤฑyordu. Kรผlotlu รงorabฤฑnฤฑn altฤฑnda ise beyaz renkli dantelli bir tanga vardฤฑ. Bunu gรถrรผnce yaraฤฤฑm iyice sertleลmiลti. รorabฤฑnฤฑ aลaฤฤฑ sฤฑyฤฑrdฤฑm, tangasฤฑnฤฑ รงฤฑkarmadan kenara รงekip, arkadan etli amฤฑna yaraฤฤฑmฤฑ soktum. Karฤฑm รงocuklar duymasฤฑn diye รงabalฤฑyordu, ama yine de derinden, โIฤฤhh, ฤฑฤฤmm, oฤฤhhh!โ sesleri รงฤฑkarmaya baลlamฤฑลtฤฑ. Ben de karฤฑmฤฑ bรผyรผk bir gรผรงle sikmek, yaraฤฤฑmฤฑ amฤฑna ลiddetle pompalamak istiyordum, ama รงฤฑkacak sesler kฤฑzlarฤฑ uyandฤฑrabilirdi. Ben de kendime hakim olmaya รงalฤฑลฤฑyordum.
Karฤฑmฤฑn kalรงalarฤฑndan sฤฑkฤฑca tutmuลtum, karฤฑm da kendini bana bastฤฑrฤฑyordu sรผrekli. Yaraฤฤฑmฤฑ amฤฑnฤฑn derinliklerine yavaล yavaล sokup รงฤฑkarฤฑyordum. Karฤฑmฤฑn aฤlamaklฤฑ sesler รงฤฑkardฤฑฤฤฑnฤฑ, inlediฤini duyabiliyordum. Aynadan baktฤฑฤฤฑm zaman gรถzlerini kapatmฤฑล, dudaklarฤฑnฤฑ ฤฑsฤฑrฤฑyor, emiyordu. Onu bu ลekilde dakikalarca siktim. Boลalmaya yaklaลฤฑnca amฤฑndan รงฤฑkฤฑyor, bir sรผre bekliyordum. Ardฤฑndan yeniden amฤฑna girip รงฤฑkmaya devam ediyordum. Karฤฑmฤฑn boลaldฤฑฤฤฑnฤฑ anlamฤฑลtฤฑm. Yine boฤuk sesler, hฤฑrฤฑltฤฑlar รงฤฑkarmaya baลlamฤฑลtฤฑ รงรผnkรผ. Karฤฑmฤฑn tombul gรถt yanaklarฤฑnฤฑ olabildiฤince ayฤฑrฤฑnca, aรงฤฑlmฤฑล ve geniลlemiล gรถt deliฤi ortaya รงฤฑktฤฑ. Baลparmaฤฤฑmฤฑ iรงine soktum, gรถt deliฤinin aฤzฤฑnฤฑ yokluyordum. Karฤฑm, โIฤฤhh, ฤฑฤฤhh!โ diye diye aฤlฤฑyor mu, inliyor mu bilemediฤim sesler รงฤฑkarฤฑyordu. Artฤฑk dayanacak halim kalmamฤฑลtฤฑ. En son Pakizeโnin amฤฑna patlamฤฑลtฤฑm, ลimdi de karฤฑmฤฑn amฤฑna patladฤฑm. โOhhhhh!โ diyerek dรถllerimi akฤฑttฤฑm amฤฑna. Bรผyรผk bir zevk almฤฑลtฤฑm.
Amฤฑndan รงฤฑktฤฑฤฤฑm zaman karฤฑm da doฤruldu, รผzerindekileri รงฤฑkardฤฑ. Amฤฑnฤฑ bir mendille silip temizledi. Ardฤฑndan dolabฤฑ aรงฤฑp yine gรผnlรผk giydiฤi basma eteฤini, gรถmleฤini giydi. Baลฤฑnฤฑ arkadan baฤladฤฑ. Ben yatakta รงฤฑrฤฑlรงฤฑplak uzanฤฑyordum. Bana, โBanyo yapmayacak mฤฑsฤฑn?โ dedi. โSen yap, ben sonra yaparฤฑm!โ dedim. Karฤฑm banyoya girerken kฤฑzlar da uyanmฤฑลtฤฑ, sesleri geliyordu. Esra annesine, โHayฤฑrdฤฑr anne, akลam akลam ne banyosu bu saatte?โ dedi. Karฤฑmฤฑn, โKฤฑzฤฑm banyonun saati mi olur?โ dediฤini duydum.
Dรผฤรผnden sonra restoranda yediฤimiz iรงin, akลam evde yemek yemedik, biraz televizyon izledikten sonra yattฤฑk. Karฤฑm bana sarฤฑlmฤฑลtฤฑ yine, โSikecek misin beni tekrar?โ dedi. Aslฤฑnda hiรง aklฤฑmda yoktu, ama o bรถyle sorunca yaraฤฤฑm yeniden kalktฤฑ. Aklฤฑm Semanur ve Emineโde kalmฤฑลtฤฑ. Niลanlฤฑsฤฑ Semanurโu sikmiลti, acaba ben de sikebilir miyim diye dรผลรผnรผyordum. Ayrฤฑca Emine tahmin ettiฤim gibi gerรงekten gรถรงmen รงฤฑkmฤฑลtฤฑ, gรถรงmen kadฤฑnlarฤฑnฤฑn gรผzelliฤi dillere destandฤฑ. Aklฤฑm ikisi arasฤฑnda gidip geliyordu. Bir de Refiye รงฤฑkmฤฑลtฤฑ ลimdi. O sฤฑrada karฤฑm yeniden, โSikmeyeceksen ben yatฤฑyorum!โ dedi, kendisini bana sunmak, altฤฑma yatmak istiyordu. Karฤฑmฤฑn bu teklifine kayฤฑtsฤฑz kalamazdฤฑm.
Karฤฑma, โSiyah รงarลafฤฑn var mฤฑ?โ dediฤim zaman, tuhaf tuhaf bana bakฤฑyordu. โNiye sordun?โ dedi. โVar mฤฑ, yok mu? Sen onu sรถyle!โ dedim. โEski bir tane var, ne yapacaksฤฑn?โ dedi. โHadi giysene onu!โ dedim. Karฤฑm ลaลฤฑrmฤฑลtฤฑ, sรถylenip duruyordu, ama ฤฑsrarlarฤฑma dayanamadฤฑ, sandฤฑฤฤฑnฤฑ aรงtฤฑ, alt taraflarฤฑnฤฑ karฤฑลtฤฑrฤฑyordu. Derken bir torba รงฤฑkardฤฑ. รarลafฤฑ torbanฤฑn iรงindeydi. Geceliฤini รงฤฑkarฤฑp รงarลafฤฑnฤฑ giydi, รผzerindeki bol รงarลafฤฑn iรงinde sadece gรถzleri gรถrรผnรผyordu, tฤฑpkฤฑ Emine gibi olmuลtu. โAltฤฑna siyah ince รงorap giy!โ dediฤimde daha fazla itiraz etmedi ve dizlerine gelen siyah bir รงorap giydi.
Karลฤฑmda ayakta duruyordu. Yataktan kalktฤฑm, elinden tutup baลฤฑnฤฑ yine karyolanฤฑn demirleri arasฤฑna soktum. Karฤฑm artฤฑk itiraz etmiyordu, elleriyle karyola demirlerinden tutundu. Arkasฤฑna geรงince รงarลafฤฑnฤฑ kaldฤฑrdฤฑm, tangasฤฑnฤฑ รงฤฑkarmฤฑล, pamuklu beyaz bir kรผlot giymiลti, onu bacaklarฤฑndan sฤฑyฤฑrฤฑp รงฤฑkardฤฑm. โBacaklarฤฑnฤฑ ayฤฑr!โ dediฤim zaman karฤฑm biraz daha aรงtฤฑ bacaklarฤฑnฤฑ. Diz รงรถktรผm ve aฤzฤฑmฤฑ amฤฑna dayadฤฑm. Amฤฑnฤฑ emmeye, yalamaya baลladฤฑm. Karฤฑm inlemeye baลlamฤฑลtฤฑ. Am dudaklarฤฑnฤฑ emiyor, ฤฑsฤฑrฤฑyordum, dilimi iyice iรงerilere sokuyordum. Karฤฑmฤฑn amฤฑ epey sulanmฤฑลtฤฑ ลimdi. Elleriyle saรงlarฤฑmฤฑ okลuyordu. Orta parmaฤฤฑmฤฑ gรถtรผne sokup รงฤฑkarmaya baลladฤฑm bu arada. Karฤฑmdan acฤฑ inlemeler gelmiyordu, artฤฑk gรถtten sikilmeye alฤฑลmฤฑลtฤฑ รงรผnkรผ. Bu halde daha fazla devam edemeyeceฤimi anladฤฑm.
Doฤruldum, yaraฤฤฑmฤฑ sฤฑvazladฤฑm biraz, ardฤฑndan gรถt yanaklarฤฑnฤฑ iki yana iyice aรงฤฑp amฤฑna girdim. รnce yavaล, sonra hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ amฤฑnฤฑ sikmeye baลladฤฑm. Karฤฑm siyah รงarลafฤฑn iรงindeydi, yรผzรผnรผ gรถremiyordum ama, โIฤฤhhh, aฤhh, oฤhh!โ seslerini duyuyordum. Onun Emine olduฤunu hayal ediyordum. Kalรงalarฤฑnฤฑ yaraฤฤฑma bastฤฑrฤฑyordu. Hatta bir ara durdum, karฤฑm, โHฤฑฤฤhh, hฤฑฤฤhh!โ diyerek kendisi kalรงalarฤฑnฤฑ yaraฤฤฑma bastฤฑrฤฑyor, ben olduฤum yerde duruyordum. Bรผyรผk keyif alฤฑyordum. ลimdi karฤฑmฤฑn vรผcuduna temas eden sadece yaraฤฤฑmdฤฑ. Ellerimi kalรงalarฤฑma koymuลtum. Karฤฑm gรถtรผnรผ saฤa sola, ileri geri oynatarak, kendisi yaraฤฤฑmฤฑn amฤฑna girip รงฤฑkmasฤฑnฤฑ saฤlฤฑyordu.
Derken karฤฑmฤฑn hฤฑrฤฑltฤฑlฤฑ sesler eลliฤinde boลaldฤฑฤฤฑnฤฑ anladฤฑm. Karฤฑm kalรงalarฤฑnฤฑ bastฤฑrmayฤฑ bฤฑrakmฤฑลtฤฑ. Ben yeniden kalรงalarฤฑndan tuttum ve amฤฑna hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ girip รงฤฑkmaya baลladฤฑm. Kasฤฑklarฤฑmฤฑn รงarpmasฤฑyla gรถt yanaklarฤฑ sallanฤฑp, titriyordu, odanฤฑn iรงi รงฤฑkan seslerle dolmuลtu yine. Vรผcudumu bir titreme dalgasฤฑ sardฤฑ, her yanฤฑm zangฤฑr zangฤฑr titriyordu. Karฤฑmฤฑn amฤฑna deli gibi boลaldฤฑm. Biraz daha amฤฑnda kalฤฑp รงฤฑktฤฑm. Karฤฑm doฤruldu, โAhh, her yanฤฑm aฤrฤฑyor!โ deyip duruyordu yine.
Ben yataฤa uzandฤฑm, karฤฑm giydiฤi รงarลafฤฑ รงฤฑkardฤฑ, yeniden kรผlotunu ve geceliฤini giyip yanฤฑma uzandฤฑ. Baลฤฑnฤฑ gรถฤsรผme koyduฤunda, ikimiz de tatlฤฑ bir uykuya daldฤฑk…
[Osman]

