Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (4)

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (4) (Osman 30 Y., Konya)

Sabah uyandฤฑฤŸฤฑm zaman saat altฤฑ gibiydi, karฤฑm halen yatฤฑyordu. Banyoya geรงip duลŸu aรงtฤฑm ve sฤฑcak suyun altฤฑna girdim. Banyodan sonra traลŸ oldum, รงฤฑktฤฑฤŸฤฑm zaman henรผz kimse uyanmamฤฑลŸtฤฑ. ฤฐรงimdeki ลŸeytana uyup kฤฑzlarฤฑn odasฤฑna doฤŸru yรผrรผdรผm. Kapฤฑ geรงen geceki gibi hafifรงe aralฤฑktฤฑ. ฤฐรงeriye bakฤฑnca kฤฑzlarฤฑn ikisinin de mฤฑลŸฤฑl mฤฑลŸฤฑl uyuduฤŸunu gรถrdรผm. Odaya geri dรถndรผฤŸรผm zaman karฤฑm uyanmฤฑลŸ, giyiniyordu. Yine paรงalฤฑ kรผlotu vardฤฑ รผzerinde. Onun รผstรผne basma eteฤŸini giyip, รงiรงekli bir gรถmlek giydi. BaลŸฤฑnฤฑ arkadan baฤŸladฤฑ ve “Ben kahvaltฤฑyฤฑ hazฤฑrlayayฤฑm.” diyerek mutfaฤŸa geรงti. Karฤฑm aslฤฑnda biraz bakฤฑmla gรผzelliฤŸi ortaya รงฤฑkacak bir kadฤฑndฤฑ. Ona elbiseler, iรง รงamaลŸฤฑrlarฤฑ alma fikri o an geldi aklฤฑma.

Kahvaltฤฑ yaptฤฑktan sonra kฤฑzlarla arabaya atladฤฑk. Esra’yฤฑ okula bฤฑraktฤฑktan sonra ร–zge ile iลŸe gittim. DiฤŸerleri henรผz gelmemiลŸlerdi. Aklฤฑmda karฤฑลŸฤฑk dรผลŸรผnceler vardฤฑ. O anda ร–zge’ye baktฤฑm. Hafif bir makyaj yapmฤฑลŸtฤฑ. Boyu 1.65 kadar vardฤฑ, ama ลŸimdi ayaฤŸฤฑndaki topuklularla beraber neredeyse 1.75 olmuลŸtu. Aynฤฑ zamanda dolgun hatlฤฑ bir kฤฑzdฤฑ, 70 kilo vardฤฑ belki. Uzun ve bol mavi eteฤŸinin รผstรผne, beyaz bir gรถmlek giymiลŸti, gรถmleฤŸin iรงinde ip askฤฑlฤฑ beyaz bir bluzu vardฤฑ, sutyenin askฤฑlarฤฑ da belli oluyordu. BaลŸฤฑna da eteฤŸi ile aynฤฑ renk bir tรผrban takmฤฑลŸtฤฑ. Ona, “Niye bรถyle sรผslendin?” diye azarlarcasฤฑna sorunca รผrktรผ, “ลžey, ee…” falan deyince daha da kฤฑzdฤฑm. “Burada sadece erkekler รงalฤฑลŸฤฑyor. Giyimine kuลŸamฤฑna dikkat et. Birdaha makyaj falan yok!” dedim. Bana bakarak aฤŸlamaklฤฑ bir sesle, “Ben senin iรงin yaptฤฑm. DiฤŸerleri beni ilgilendirmiyor. Yoksa beฤŸenmedin mi?” dedi. Gรถzlerinden yaลŸlarฤฑn sรผzรผldรผฤŸรผnรผ gรถrdรผm. Gรถzรผne sรผrdรผฤŸรผ iki parรงa boya ลŸimdi yanaklarฤฑndan akฤฑyordu. Bu sefer kendime kฤฑzdฤฑm. Ama cesaretine de ลŸaลŸฤฑrmฤฑลŸtฤฑm. Bana aรงฤฑk aรงฤฑk ilanฤฑ aลŸk ediyordu.

“Ben senin annenle evliyim. Geรงen gece olanlar bir hataydฤฑ!” diye kendisine yem atฤฑnca, “Hayฤฑr, bรถyle sรถyleme. Ben seni seviyorum. Annem รงok ลŸanslฤฑ bir kadฤฑn. Onun yerinde olmak isterdim!” dedi. Annesiyle evli olmam onun iรงin รถnemli deฤŸildi. Beni sevdiฤŸini sรถylรผyordu.

DiฤŸerleri her an gelebilirdi, o nedenle ters bir ลŸey yapmamalฤฑydฤฑm. “Lavaboya geรงip yรผzรผnรผ temizle, istersen makyaj yap yeniden!” dedim. Gรผlerek iรงeri geรงti. Biraz sonra da diฤŸerleri geldiler. Aslฤฑnda bu kadar kฤฑzmama gerek yoktu. DiฤŸer รงalฤฑลŸanlar hem akrabaydฤฑ, hem de ร–zge’nin kim olduฤŸunu iyi biliyorlardฤฑ. Kalkฤฑp ona yan gรถzle bakmayacaklarฤฑnฤฑ รงok iyi biliyordum, ama yine de onu kฤฑskanmฤฑลŸtฤฑm.

AkลŸam altฤฑ gibi paydos ediyorduk. Elemanlar tek tek รงฤฑktฤฑlar. Ben ร–zge ile kaldฤฑm. Onu sikmek iรงin yanฤฑp tutuลŸuyordum. ฤฐลŸyerinin kapฤฑsฤฑnฤฑ iรงerden kilitledim. ร–zge ise masasฤฑnda notlarฤฑna bakฤฑyordu. Yazฤฑhanem iรงerde kalฤฑyordu. Onu elinden tutup kaldฤฑrdฤฑm. “Nereye? ร‡ฤฑkฤฑyor muyuz?” diye sordu. Cevap vermeden onu yazฤฑhaneme soktum. ร–zge her ลŸeyi anlamฤฑลŸtฤฑ. Onu kucakladฤฑฤŸฤฑm gibi masamฤฑn รผzerine oturttum. Ardฤฑndan dudaklarฤฑna yapฤฑลŸtฤฑm. “Dudaklarฤฑnฤฑ serbest bฤฑrak!” deyip, alttaki etli dudaฤŸฤฑnฤฑ emmeye baลŸladฤฑm. Dilimi aฤŸzฤฑnฤฑn iรงine soktum. Dudaklarฤฑnฤฑ kรผรงรผk kรผรงรผk ฤฑsฤฑrฤฑyordum. Dudaklarฤฑnฤฑn รผzerindeki, รงenesindeki hafif tรผyler dudaklarฤฑma batฤฑyordu.

Ellerimi gรถmleฤŸinin รผzerinden memelerine attฤฑm. Onlarฤฑ sฤฑkmaya, okลŸamaya baลŸladฤฑm. ร–zge hafif hafif inlemeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Gรถzleri sรผrekli kapalฤฑydฤฑ. Bir elimi eteฤŸinin iรงinden soktum ve kalรงasฤฑnฤฑ avuรงladฤฑm. Hafif tรผylรผ dolgun kalรงasฤฑnฤฑ okลŸadฤฑkรงa yaraฤŸฤฑm da pantolonumu yฤฑrtacakmฤฑลŸรงasฤฑna zorluyordu. KarลŸฤฑsฤฑnda soyunup รงฤฑrฤฑlรงฤฑplak kaldฤฑm. ร–zge havaya dikilmiลŸ haลŸmetli yaraฤŸฤฑma bakฤฑyordu. Uzun ve kalฤฑn bir sopa gibiydi; ben bir ลŸey demeden elini yaraฤŸฤฑma attฤฑ ve okลŸamaya baลŸladฤฑ. Ben ellerimi kalรงalarฤฑma atmฤฑลŸ, ร–zge yaraฤŸฤฑmฤฑ okลŸuyor ve sรผrekli kฤฑkฤฑr kฤฑkฤฑr gรผlรผyordu. ฤฐnce, narin parmaklarฤฑ yaraฤŸฤฑmฤฑn yanฤฑnda kรผรงรผcรผk kalฤฑyordu. ร‡ok bรผyรผk zevk alฤฑyordum.

Daha sonra masanฤฑn รถnรผndeki kanepeye oturdum. YaraฤŸฤฑmฤฑ tuttum, bacaklarฤฑmฤฑ aรงtฤฑm ve ร–zge’ye eฤŸilmesini sรถyledim. ร–zge masadan indi ve รถnรผmde eฤŸildi ama bu ลŸekilde dengede duramadฤฑฤŸฤฑ iรงin diz รงรถktรผ. Emirlere itaat eden bir kรถle gibiydi, ne desem yapฤฑyordu. BaลŸฤฑnฤฑ tuttum ve “YaklaลŸ!” dedim. ร–zge kanepenin minderlerinden tutundu, bana doฤŸru daha doฤŸrusu yaraฤŸฤฑma doฤŸru eฤŸildi. “AฤŸzฤฑnฤฑ aรง!” dedim fฤฑsฤฑldar gibi. Bana bakฤฑnca baลŸparmaklarฤฑmla yanaklarฤฑnฤฑ okลŸadฤฑm ve “Hadi, aรง aฤŸzฤฑnฤฑ!” dedim tekrar. AฤŸzฤฑnฤฑ hafifรงe aralayฤฑnca baลŸฤฑndan tutarak onu yaraฤŸฤฑmฤฑn kafasฤฑnฤฑn รถnรผne daha da yaklaลŸtฤฑrdฤฑm ve “Yala!” dedim bu kez, “Dondurma yalar gibi yala!” dedim.

ร–zge รงekingen bir tavฤฑrla diliyle yaraฤŸฤฑmฤฑ yalamaya baลŸladฤฑ. YaraฤŸฤฑmฤฑn kafasฤฑna attฤฑฤŸฤฑ dil darbeleri beni inanฤฑlmaz tahrik ediyor ve azdฤฑrฤฑyordu. Bir sรผre sonra รงekingenliฤŸi gitti ve bu kez dudaklarฤฑyla emmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Bir taraftan yalฤฑyor, bir taraftan emiyordu; gรถzlerimi kapatmฤฑลŸtฤฑm, ellerimle baลŸฤฑnฤฑ okลŸuyordum sรผrekli. Ellerini dizlerimin รผzerine koydu ve bu ลŸekilde yalamaya devam etti.

Bu ลŸekilde giderse kฤฑsa sรผrede aฤŸzฤฑnฤฑn iรงine patlayacaktฤฑm, ama bunu yapmaya hiรง niyetim yoktu. BaลŸฤฑnฤฑ tuttum ve yavaลŸรงa geriye ittim. ร–zge yaraฤŸฤฑmฤฑ bฤฑrakmak istemiyor gibiydi. Bu hali hoลŸuma gitmiลŸti. Dudaklarฤฑna sรผrdรผฤŸรผ ruj yaraฤŸฤฑmฤฑn kafasฤฑnฤฑ boyamฤฑลŸtฤฑ. Onu kollarฤฑndan tutup kalkmasฤฑnฤฑ sรถyledim. Onu kaldฤฑrฤฑp bu sefer kanepeye oturttum. ร–nรผnde diz รงรถktรผm. Bacaklarฤฑnฤฑ ayฤฑrdฤฑm ve uzun eteฤŸini yukarฤฑ sฤฑyฤฑrdฤฑm. KarลŸฤฑmda beyaz kalรงalarฤฑ, bacaklarฤฑ belirince yaraฤŸฤฑm iyice tavan yaptฤฑ. Bacaklarฤฑnda alฤฑnmamฤฑลŸ tรผyler vardฤฑ.

Kalรงalarฤฑnฤฑ emmeye ve yalamaya baลŸladฤฑm. Tรผyler hafif hafif dudaklarฤฑma batฤฑyordu. ร–zge derin derin inliyor, saรงlarฤฑmฤฑ okลŸuyordu sรผrekli. Dilim yavaลŸ yavaลŸ kasฤฑklarฤฑna yaklaลŸtฤฑkรงa inlemeleri รงoฤŸaldฤฑ. Minik, dantelli, beyaz bir kรผlotu vardฤฑ. Amฤฑnฤฑn kฤฑllarฤฑ รผzerinden belli oluyordu ve kasฤฑklarฤฑnda da siyah kฤฑllarฤฑ, tรผyleri vardฤฑ. ร–zge gรผzel ve alฤฑmlฤฑ bir kฤฑzdฤฑ, ama pek bakฤฑmlฤฑ deฤŸildi. Kรผlotunun รผzerinden parmaklarฤฑmla amฤฑnฤฑ yoklamaya baลŸlayฤฑnca, “Imm, ฤฑhh!” diyerek inledi ve inlemeleri sรผrekli hale geldi. Parmaklarฤฑm amฤฑnฤฑn รผzerinde, kasฤฑklarฤฑnda dolaลŸtฤฑkรงa saรงlarฤฑmฤฑ รงekiyordu.

YavaลŸรงa kรผlotunu kenarlarฤฑndan tutup sฤฑyฤฑrdฤฑm ve bacaklarฤฑndan รงฤฑkardฤฑm. Amฤฑ ฤฑslanmฤฑลŸtฤฑ, am dudaklarฤฑna yumulup emmeye baลŸladฤฑm. Neredeyse o pozisyonda boลŸalacaktฤฑm. ร–zge’nin inlemeleri zaman zaman รงฤฑฤŸlฤฑklara dรถnรผลŸรผyordu. Amฤฑnฤฑn รผzerindeki kฤฑllar aฤŸzฤฑma batฤฑyordu. O nedenle daha fazla devam etmek istemedim. Bir dahaki sefere ona temizlenmesi gerektiฤŸini sรถylemem gerekiyordu. DoฤŸruldum ve yaraฤŸฤฑmฤฑ tutarak tekrar yalamasฤฑnฤฑ istedim. ร–zge bu sefer iลŸtahla yaraฤŸฤฑmฤฑ emiyor, yalฤฑyordu. Sanki acelesi varmฤฑลŸ gibiydi. YaraฤŸฤฑma iki eliyle sarฤฑlmฤฑลŸ, baลŸฤฑnฤฑ ileri geri hareket ettirerek emiyordu. Ona, “Tamam, bu kadarฤฑ yeterli!” diyerek kendimi geri รงektim. AyaฤŸa kaldฤฑrdฤฑm ve masaya domalttฤฑm.

Elleriyle masanฤฑn kenarฤฑndan sฤฑkฤฑca tutunmuลŸ, ara ara arkaya bakฤฑyordu. EteฤŸini beline sฤฑyฤฑrdฤฑm ve bacaklarฤฑnฤฑ ayฤฑrmasฤฑnฤฑ sรถyledim. Gรถt yanaklarฤฑnฤฑ tutup yoฤŸurmaya baลŸladฤฑm. ร–zge, “Ahh, ฤฑmm, ฤฑฤŸhh!” diye diye inledikรงe gรถtรผne girmek iรงin sabฤฑrsฤฑzlanฤฑyordum. Gรถt yanaklarฤฑnฤฑ ayฤฑrฤฑnca, siyah bir รงukura benzeyen kฤฑllฤฑ gรถt deliฤŸi gรถrรผndรผ. Gรถtรผnรผn kenarlarฤฑna parmaklarฤฑmla dokunmaya baลŸlayฤฑnca, “Uhh, ฤฑmm, ayy!” diyordu. Geรงen gece olduฤŸu gibi orta parmaฤŸฤฑmฤฑ yavaลŸรงa deliฤŸine sokmaya baลŸladฤฑm. ฤฐlk boฤŸumuna kadar kolayca girmiลŸti, bundan sonra yavaลŸ yavaลŸ sokmaya baลŸladฤฑm. ร–zge deli gibi inliyor, baลŸฤฑnฤฑ saฤŸa sola atฤฑyordu. ParmaฤŸฤฑm deliฤŸinin iรงine kรถkรผne kadar girince iรงinde gidip gelmeye ve รงevirmeye baลŸladฤฑm.

Bu arada diฤŸer elimle de amฤฑnฤฑ ovalฤฑyordum. Amฤฑ vฤฑcฤฑk vฤฑcฤฑk sulanmฤฑลŸtฤฑ, gรถt deliฤŸinin aฤŸzฤฑ da terden sฤฑrฤฑlsฤฑklam olmuลŸtu. ParmaฤŸฤฑm artฤฑk gรถt deliฤŸinin iรงinde daha rahat hareket eder olmuลŸtu ve hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ sokup รงฤฑkardฤฑkรงa ร–zge deli gibi inleyip, รงฤฑฤŸlฤฑk atฤฑyor ve nefesi kesilecekmiลŸ gibi soluk alฤฑp veriyordu. Gรถtรผnรผn deliฤŸinde birkaรง dakika boyunca parmaฤŸฤฑmla geniลŸletme รงalฤฑลŸmasฤฑ sonuรง vermiลŸti. ลžimdi iลŸaret parmaฤŸฤฑmฤฑ da beraberinde soktum. ร–zge’nin gรถt deliฤŸi lastik gibiydi. Parmaklarฤฑm iรงine girdikรงe delik aรงฤฑlฤฑyor, รงฤฑkardฤฑฤŸฤฑm zaman hemen kapanฤฑyordu. ร–zge’nin inlemeleri iรงeriyi doldurmuลŸtu.

Parmaklarฤฑmฤฑ deliฤŸinden รงฤฑkardฤฑm. ร‡ฤฑrฤฑlรงฤฑplak halde lavaboya gidip ellerimi bol sabunla yฤฑkadฤฑm. ฤฐรงeriye elimde sฤฑvฤฑ sabun ลŸiลŸesi ile dรถnรผnce ร–zge’yi ayakta รผzerini toparlarken gรถrdรผm. “Ne yapฤฑyorsun?” diye sorunca, “Bitmedi mi? Eve gitmiyor muyuz?” diye sordu. “Hayฤฑr, daha yeni baลŸladฤฑk! Hadi eฤŸil, hadi korkma, canฤฑnฤฑ yakmam!” dedim. Elimdeki sฤฑvฤฑ sabunu kastederek, “Ne yapacaksฤฑn onunla?” diye sordu. “Sen eฤŸil, รถฤŸrenirsin ลŸimdi!” dedim.

DediฤŸim gibi tekrar masanฤฑn รผzerine eฤŸildi ve kenarlarฤฑndan sฤฑkฤฑca tutundu. Sรผrekli bana bakฤฑyordu ve korktuฤŸu anlaลŸฤฑlฤฑyordu. “Ben bakireyim, lรผtfen yapma!” deyince, “Merak etme, yine bakire olarak kalacaksฤฑn!” dedim. EteฤŸini yukarฤฑ sฤฑyฤฑrฤฑnca gรถrdรผฤŸรผm manzara iniลŸe geรงmiลŸ yaraฤŸฤฑmฤฑ tekrar kaldฤฑrmaya yetti. Elime bol miktarda sฤฑvฤฑ savun dรถkรผp yaraฤŸฤฑmฤฑ sabunlamaya baลŸladฤฑm. Ardฤฑndan bir miktarda gรถt deliฤŸinin aฤŸzฤฑna dรถktรผm ve parmaฤŸฤฑmla iรงine yedirmeye baลŸladฤฑm. YaraฤŸฤฑm ve gรถt deliฤŸi kaygan bir hal almฤฑลŸtฤฑ. YaraฤŸฤฑmฤฑ yavaลŸรงa kafasฤฑndan tutarak gรถt deliฤŸine bastฤฑrmaya baลŸladฤฑm.

ร–zge devamlฤฑ baลŸฤฑ arkada, “Ay, ah, yapma, รงok gรผnah, ah, yapma!” diyordu. Ama onu bu akลŸam gรถtรผnden sikmeden bฤฑrakmaya niyetim yoktu. “Korkma, canฤฑnฤฑ yakmam!” diyerek onu sakinleลŸtirmeye รงalฤฑลŸฤฑyordum. Ama o aynฤฑ ลŸeyleri sรถylemeye devam ediyordu. YaraฤŸฤฑmฤฑn kafasฤฑ yavaลŸ yavaลŸ gรถtรผnรผn iรงine girmeye baลŸladฤฑkรงa daha รงok bastฤฑrmaya baลŸladฤฑm. Kฤฑllฤฑ gรถt deliฤŸi vakum gibi yaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑkฤฑyordu ama gittikรงe aรงฤฑlฤฑyor, aรงฤฑldฤฑkรงa da iรงine daha รงok giriyordum.

Bir sรผre sonra yaraฤŸฤฑm neredeyse yarฤฑsฤฑna kadar iรงine girmiลŸti ki, ร–zge’den deli gibi sesler yรผkselmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Bana sรผrekli รงฤฑkarmam iรงin yalvarฤฑyordu. Ama ben kalรงalarฤฑndan tutarak zorlamaya ve iรงine girmeye รงalฤฑลŸฤฑyordum. Gittikรงe hฤฑzlanmaya baลŸladฤฑm. ร–zge yerinde kฤฑpฤฑrdanฤฑyor, gรถtรผnรผ saฤŸa sola รงeviriyordu. Bu da gรถtรผnde rahat gidip gelmeme engel oluyordu. Onu kalรงalarฤฑndan daha sฤฑkฤฑca tuttum ve daha รงok bastฤฑrmaya baลŸladฤฑm. Masam saฤŸlamdฤฑ ama yavaลŸ yavaลŸ sallanmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. ร–zge sฤฑkฤฑca tutunmuลŸ, masaya yapฤฑลŸmฤฑลŸ gibiydi. ฤฐnanฤฑlmaz bir zevk alฤฑyordum. Daha รถnce para karลŸฤฑlฤฑฤŸฤฑ bir kadฤฑnฤฑn gรถtรผnรผ sikmiลŸtim, ama gรถt deliฤŸi amฤฑ kadar geniลŸlemiลŸti ve iรงine girip รงฤฑkarken hiรง zorlanmamฤฑลŸtฤฑm. Ama ลŸimdi delik yaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑktฤฑkรงa aldฤฑฤŸฤฑm zevkte bir o kadar artฤฑyordu.

ร–zge’nin inlemeleri ve รงฤฑฤŸlฤฑklarฤฑ yavaลŸ yavaลŸ azalmฤฑลŸ, bununla birlikte gรถtรผne daha kolay ve zorlanmadan girer olmuลŸtum. DeliฤŸin yaraฤŸฤฑma yaptฤฑฤŸฤฑ baskฤฑ boลŸalmamฤฑ geciktirmiลŸti. BoลŸalacaฤŸฤฑma yakฤฑn yaraฤŸฤฑmฤฑ gรถtรผnden รงฤฑkardฤฑm, o anda delikten ‘Zort!’ diye bir ses geldi. YaraฤŸฤฑmla birlikte iรงine giren hava bรถylece deliฤŸinden รงฤฑkฤฑyordu. DeliฤŸin aฤŸzฤฑ az รถnceki gibi kolayca kapanmamฤฑลŸ, biraz aรงฤฑk kalmฤฑลŸtฤฑ. Yeniden iรงine girdim ve gidip gelmeye baลŸladฤฑm.

Bu ลŸekilde birkaรง dakika ร–zge’yi gรถtรผnden siktim ve nihayetinde inanฤฑlmaz bir zevkle boลŸaldฤฑm. YaraฤŸฤฑm halen gรถtรผnรผn iรงindeydi, bir sรผre daha iรงinde kaldฤฑm. YaraฤŸฤฑmฤฑ รงฤฑkardฤฑฤŸฤฑm zaman dรถllerim deliฤŸin aฤŸzฤฑndan akmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ ve deliฤŸin iรงine giren hava, dรถllerimin รผzerinde kรผรงรผk hava kabarcฤฑklarฤฑ oluลŸturuyordu. Masanฤฑn รผzerindeki kaฤŸฤฑt mendilden bolca aldฤฑm ve akan dรถlleri, kalรงalarฤฑnฤฑ iyice sildim, temizledim. Aynฤฑ ลŸekilde yaraฤŸฤฑmฤฑ da sildim.

Sonra birlikte giyindik ve toparlandฤฑk. ร–zge’nin acฤฑ รงektiฤŸi yรผzรผnden belli oluyordu. Ona, “Bir zaman sonra geรงer, korkma!” dedim. Bana cevap vermedi. Birlikte dรผkkandan รงฤฑkฤฑp arabaya bindik. ร–zge koltuฤŸa oturdu ama, “Ay, ah!” diye diye sรถylenmeye baลŸladฤฑ. Ben yine aynฤฑ ลŸekilde kฤฑsa zaman sonra acฤฑlarฤฑnฤฑn biteceฤŸini ve bundan sonra acฤฑ รงekmeyeceฤŸini sรถyledim. ร–zge eve kadar kฤฑvranฤฑp durdu. Arabada ona, “Vรผcut temizliฤŸini ihmal etmiลŸsin!” dediฤŸimde hafifรงe kฤฑzardฤฑ, utanmฤฑลŸtฤฑ. Bana, “Ben kendim yapamฤฑyorum, tรผylerimi normalde annem alฤฑyor. Ama o da son zamanlarda seninle evlenecek diye beni ihmal etti!” dedi. Sonra da, “Anneme sรถylรผyorum ama ลŸu aralar da aklฤฑ bir karฤฑลŸ havada!” deyip gรผldรผ. Neden gรผldรผฤŸรผnรผ anlamฤฑลŸtฤฑm. Sonra bir ara, “Annemle de bรถyle yapฤฑyor musun?” diye sordu. “Neyi yapฤฑyor muyum?” dedim. “ลžeyi iลŸte, anlasana!” dedi. Ben yine, “Anlamadฤฑm?” diye cevapladฤฑm. Bunun รผzerine oflayฤฑp pufladฤฑ ve aฤŸzฤฑndaki baklayฤฑ รงฤฑkardฤฑ, “Annemi de gรถtรผnden sikiyor musun?” dedi. Ona baktฤฑm ve “Hayฤฑr!” dedim. Eve gidene kadar bir daha konuลŸmadฤฑk. ร–zge alฤฑnmฤฑลŸ gibiydi, annesini gรถtรผnden sikmediฤŸime iรงerlemiลŸti sanki.

Eve geldiฤŸimiz zaman karฤฑm, “Ay, nerede kaldฤฑnฤฑz? Merak ettim!” dedikten sonra, ร–zge’ye bakฤฑp, “Neyin var kฤฑzฤฑm? Ne oldu?” diye sorunca, ben hemen, “Yok bir ลŸeyi, รถฤŸlen yediฤŸi yemek biraz midesini bozdu!” dedim. ร–zge birลŸey demeden odasฤฑna girdi. Biz akลŸam yemeฤŸini yerken ร–zge bize katฤฑlmadฤฑ, o sฤฑrada banyoya girip duลŸ aldฤฑ. Annesi, “Bu kฤฑzda bir ลŸeyler var!” diyerek sรถyleniyordu. Yemekten sonra ben de duลŸa girdim. ร‡ฤฑktฤฑktan sonra iรงerdekilere, “ฤฐyi geceler!” diyerek yatak odama รงekildim.

YataฤŸa girmiลŸtim ki karฤฑm iรงeri girdi ve “Hayฤฑrdฤฑr, sen de mi rahatsฤฑzsฤฑn?” dedi. “Yok birลŸey, sen yatmฤฑyor musun?” dedim. “Gelirim birazdan…” diyerek iรงeri geรงti. O sฤฑrada ben uyumuลŸum. Gecenin bir vakti uyandฤฑฤŸฤฑmda, karฤฑm yanฤฑmda, bana sarฤฑlmฤฑลŸ halde uyuyordu…

[Osman]