Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (94)

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi 94. Bรถlรผm! (Osman 30 Y., Konya / Tรผrkiye)

ลževkiye karลŸฤฑmda korkak, ลŸaลŸkฤฑn ve meraklฤฑ bakฤฑลŸlarla duruyordu. Elini geri รงekti. Titreyen sesiyle, โ€œNe istiyorsun, ne yapayฤฑm?โ€ dediฤŸinde, โ€œลžiลŸลŸลŸ, korkmana gerek yok, buraya gel, sarฤฑl bana!โ€ dedim ve yeniden elini tuttum. Kendime รงektim. Ellerim sฤฑrtฤฑnda gezinirken, ลževkiyeโ€™nin elleri iki yana serbest ลŸekilde duruyordu. O anda bir kuลŸ kadar รผrkek olduฤŸunu anlamฤฑลŸtฤฑm.

Niyetim onu korkutmak, incitmek deฤŸildi. Onu kaybetmemek iรงin aฤŸzฤฑmdan nikรขh lafฤฑ รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑ. Bunun sonuรงlarฤฑnฤฑn nereye gideceฤŸini hiรง dรผลŸรผnmemiลŸtim aslฤฑnda. Onun (DรผลŸรผndรผn mรผ?) sorusuna verdiฤŸim cevap yalandฤฑ. Annem ve babam 8 รงocuklu bir kadฤฑnฤฑ nikรขhฤฑma alacaฤŸฤฑmฤฑ, aldฤฑฤŸฤฑmฤฑ duysa beni evlatlฤฑktan reddederdi.

ลževkiyeโ€™nin sฤฑrtฤฑnda geziniyordu ellerim. โ€œRahatla, korkma, bir ลŸey yapacak deฤŸilim, benden kรถtรผlรผk gelmez sana, korkma, hadi, lรผtfen, bak az รถnce ne diyordun? Senin niyetinden kuลŸkum yok diyordun, e ลŸimdi ne oldu peki? Niye bรถyle รผrkeksin? Hadi, sarฤฑl bana, seviyorum seni…โ€ dedim usulca.

Yanaklarฤฑnฤฑ yeniden ufak ufak รถpmeye baลŸladฤฑm. Tepki vermiyordu ลževkiye. Dolgun vรผcudunu gรถฤŸsรผmde, avuรงlarฤฑmda hissetmek รงok hoลŸuma gidiyordu. Onunla kim bilir nikรขhฤฑmฤฑz ne zaman kฤฑyฤฑlacaktฤฑ. O zamana kadar sabredemezdim. KulaฤŸฤฑna, โ€œSeninle olmak istiyorum!โ€ dediฤŸimde beni gerisin geri itti ลževkiye.

Bir elini aฤŸzฤฑna gรถtรผrdรผ. UtanmฤฑลŸtฤฑ. โ€œLรผtfen, yapma bรถyle, utanma. Nasฤฑlsa karฤฑ koca olmayacak mฤฑyฤฑz?โ€ dedim. ลževkiye ise, โ€œOlmaz, Osman, nasฤฑl bรถyle bir ลŸey dรผลŸรผnebilirsin?โ€ diye karลŸฤฑlฤฑk verdi. Sonrasฤฑnda da, โ€œBu zinadฤฑr, bilmiyor musun? Ne kadar gรผnah olduฤŸundan haberin yok mu?โ€ dedi.

Ben bir ลŸey demeye fฤฑrsat bulamadan ลževkiye devam etti, โ€œDemek senin gรถster dediฤŸin ลŸey buydu ha. Yazฤฑklar olsun, senden beklemezdim bunu. Oysa ben ne hayal kurmuลŸtum. Niyetim gerรงekten seninle evlenmek, senin karฤฑn olmakken, sen benim hakkฤฑmda neler dรผลŸรผnรผyor muลŸsun? ลžu verdiฤŸin paraya mฤฑ gรผveniyorsun? Ne sandฤฑn sen beni? O kรถtรผ, pis kadฤฑnlardan biri mi sandฤฑn? Al paranฤฑ baลŸฤฑna รงal. Benden de uzak dur!โ€ diyerek masanฤฑn รผzerindeki parayฤฑ alฤฑp yere attฤฑ. Beni omuzlarฤฑmdan geriye itip รงฤฑkacakken elini yakaladฤฑm.

โ€œBeni dinle, lรผtfen. Seni รงok seviyorum, gรถrmรผyor musun, anlamฤฑyor musun?โ€ dedim, karลŸฤฑsฤฑnda aฤŸlamaklฤฑ bir hal takฤฑnmฤฑลŸtฤฑm. Gitmesini, beni bฤฑrakmasฤฑnฤฑ istemiyordum. ลževkiye, โ€œBu mu senin sevgin? Bรถyle mi gรถsteriyorsun sevgini?โ€ dedi, sinirliydi, aฤŸlamak istiyor ama aฤŸlayamฤฑyordu. โ€œOtur ลŸuraya!โ€ diyerek onu koltuฤŸa oturttum zorla da olsa. Yerdeki parayฤฑ alฤฑp yeniden masanฤฑn รผzerine koydum.

Ben de karลŸฤฑsฤฑna geรงtim ve โ€œBeni iyi dinle!โ€ diyerek ona Zekiyeโ€™nin evinden bahsettim uzun uzun. Sadece resimlerini gรถrdรผฤŸรผm evi aklฤฑmda kaldฤฑฤŸฤฑ kadarฤฑyla anlatฤฑp รถvdรผm. Ama elbette Zekiye ve kฤฑzฤฑndan bahsetmedim hiรง. Onu rahatlatmak, inandฤฑrmak istedim. Beni ses etmeden ama sinirli bakฤฑลŸlarla dinledi. Evle ilgili sorular sormaya baลŸladฤฑฤŸฤฑnda doฤŸru yolda olduฤŸumu anladฤฑm. Evi, olmadฤฑ resimlerini gรถrmek istediฤŸinde, โ€œTamam, halletmeye รงalฤฑลŸฤฑrฤฑm!โ€ dedim. Ev mevzusunu aรงmam iyi olmuลŸtu. Ev onun yumuลŸak karnฤฑydฤฑ.

ลževkiye, โ€œMemlekette de adam akฤฑllฤฑ bir yerimiz yoktu. Rahmetli kocam biraz saftฤฑ. Kayฤฑnpederimle kayฤฑnlarฤฑm uyanฤฑktฤฑ, ne kadar mal mรผlk varsa kendi รผzerlerine yaptฤฑlar. Bize de iki gรถz bir yer vermiลŸlerdi. Onun iรงin bir evimin olmasฤฑnฤฑn รผzerine bu kadar รงok dรผลŸรผyorum!โ€ dedi. Ona parayฤฑ gรถsterip, โ€œBu para senin, รถyle almฤฑyorum falan deme. Bu zamanda para buldun mu alacaksฤฑn!โ€ dedim gรผlerek.

ลževkiye o kadar tepki gรถstermesine raฤŸmen bฤฑrakฤฑp gidememiลŸti. Ev ve parayฤฑ terk edecek durumda deฤŸildi. Bana, โ€œAma dรผลŸรผncen รงok yanlฤฑลŸ!โ€ deyince, โ€œKarฤฑm olmanฤฑ istiyorum. Ama o gรผn ne zaman gelir bilmiyorum. O zamana kadar beklemek รงok zor benim iรงin!โ€ dedim. Hiรง ses etmeden baktฤฑ yรผzรผme uzun uzun. Sanki aklฤฑmฤฑ okumaya รงalฤฑลŸฤฑyordu.

Uzun sรผren bu bakฤฑลŸlarฤฑn ardฤฑndan iki eliyle yรผzรผnรผ kapattฤฑ, kendi kendine bir ลŸeyler mฤฑrฤฑldandฤฑ bu sฤฑrada. Ardฤฑndan, โ€œBurada mฤฑ, yani burada mฤฑ olacak?โ€ dedi yutkunarak. โ€œEvet!โ€ dedim. Gene bir sessizlik oldu. ลževkiyeโ€™nin gรถzlerinin nemlendiฤŸini gรถrรผyordum, konuลŸmakta zorluk รงekiyordu. Bu sessizliklerin sebebi de buydu.

โ€œKapฤฑ kapalฤฑ mฤฑ?โ€ diye sordu eliyle iลŸyerinin kapฤฑsฤฑnฤฑ iลŸaret ederek. โ€œEvet, merak etme. Kapalฤฑ, kimse bilmeyecek!โ€ dedim. ลževkiye yeniden sustu, bu sefer de, โ€œBurasฤฑ peki? Burasฤฑ gรถrรผlmez ya?โ€ deyince, โ€œMerak etme, burasฤฑ arkaya bakฤฑyor, korkma!โ€ dedim.

Uzun bir sessizliฤŸin ardฤฑndan ลževkiye, โ€œBana sรถz vermeni istiyorum. Bu ev meselesi ile ilgili yalan sรถylemiyorsun deฤŸil mi?โ€ dediฤŸinde, โ€œHayฤฑr, inan yalan sรถylemiyorum, yalan deฤŸil!โ€ dedim. Bir sรถz sรถylemiลŸ, sonrasฤฑnda da gerisini nasฤฑl getiririm diye olur olmadฤฑk ลŸeyler sรถylemiลŸtim. Bu ev de onlardan biriydi. Ayferโ€™le evlenmem gerekliydi bunun iรงin.

ลževkiye kalktฤฑ ve masanฤฑn รผzerinde duran parayฤฑ aldฤฑ eline. Sonra da, โ€œDaha fazla veremez misin? Burada ne kadar var ki?โ€ diye sordu. Okuma yazmasฤฑ olmadฤฑฤŸฤฑndan ne kadar para olduฤŸunu da bilmiyordu. โ€œ5.000 TL var orada!โ€ dediฤŸimde yรผzรผnรผn aldฤฑฤŸฤฑ ลŸekil deฤŸiลŸti. โ€œSahi mi, รงokmuลŸ!โ€ dedi, sonra da bir ลŸey demeden iรงeri, mutfaฤŸa geรงti.

Az sonra geri geldiฤŸinde para yoktu, รงantasฤฑna koymuลŸtu. Ne kadar heyecanlฤฑ olduฤŸu her halinden belliydi. Titreyen sesiyle, โ€œลžey, temizsin deฤŸil mi? Yani cenabet deฤŸilsin?โ€ deyince, โ€œMerak etme, deฤŸilim!โ€ dedim. Bu da yalanlardan biriydi. Aralฤฑk kalan yazฤฑhanenin kapฤฑsฤฑnฤฑ kapattฤฑ. Ellerinin titrediฤŸini fark ettim.

โ€œKocanฤฑ รถzlรผyor musun?โ€ diye sorduฤŸumda ลŸaลŸkฤฑn gรถzlerle baktฤฑ bana. โ€œร–zlรผyor musun?โ€ diye sordum yeniden. Evet anlamฤฑnda baลŸฤฑnฤฑ salladฤฑ. โ€œBir erkek olarak yani?โ€ dediฤŸimde, โ€œLรผtfen bรถyle sรถyleme!โ€ dedi, baลŸฤฑnฤฑ masadan yana รงevirerek. Onun kadar ben de heyecanlฤฑydฤฑm. Ama bunu belli etmemeye รงalฤฑลŸฤฑyordum. KonuลŸurken benim de zaman zaman sesim titriyordu heyecandan.

Yazฤฑhanenin iรงinde gezindi gรถzleri, her tarafa dikkatle baktฤฑ. Birinin bizi gรถrmesinden รงok korkuyordu. Ona usulca, โ€œKorkma, kimse yok!โ€ dedim. YaklaลŸtฤฑm, pardesรผnรผn dรผฤŸmelerini aรงmaya baลŸladฤฑm รผstten aฤŸฤฑr aฤŸฤฑr. Heyecanฤฑm gittikรงe artฤฑyordu her bir dรผฤŸme aรงฤฑlฤฑrken. Sonunda bรผtรผn dรผฤŸmeler รงรถzรผldรผ, pardesรผyรผ omuzlarฤฑndan tuttum, รงฤฑkartmasฤฑna yardฤฑmcฤฑ oldum.

AldฤฑฤŸฤฑm siyah renkli uzun, pileli etekle beyaz bir gรถmleฤŸi giymiลŸti. Etek kalรงalarฤฑnฤฑ sฤฑkmฤฑลŸtฤฑ, bu da pardesรผ gibi dar kalmฤฑลŸtฤฑ. Ama asฤฑl darlฤฑk รผstteydi. GรถmleฤŸini รผst dรผฤŸmelerine kadar iliklemiลŸti. Uzun kollu gรถmlek รผzerine yapฤฑลŸmฤฑลŸ gibi duruyordu. Aynฤฑ zamanda boydan da biraz kฤฑsa kalmฤฑลŸtฤฑ. GรถmleฤŸinin altฤฑnda siyah renkli bir sutyen vardฤฑ. ฤฐnce kumaลŸlฤฑ gรถmleฤŸin altฤฑnda sutyeni olduฤŸu gibi belli oluyordu. Memelerini zor zapt ediyordu sutyeni.

Kฤฑrmฤฑzฤฑ ลŸalฤฑnฤฑn uรงlarฤฑnฤฑ arkaya atmฤฑลŸtฤฑ. Ellerini รถnรผnde birleลŸtirmiลŸ, yere sabit ลŸekilde bakฤฑyordu. AyaฤŸฤฑndaki siyah spor ayakkabฤฑlarฤฑ bozuyordu bu gรถrรผntรผyรผ. Bรผyรผk ayaklฤฑ olduฤŸundan gรผzel bir ayakkabฤฑ alamamฤฑลŸtฤฑm kendisine.

Elimi arkaya attฤฑm, basit bir ลŸekilde baฤŸladฤฑฤŸฤฑ ลŸalฤฑnฤฑ aรงtฤฑm, รงฤฑkarฤฑp masanฤฑn รผzerine koydum. Yanaklarฤฑndaki, boynunun enseye yakฤฑn kฤฑsฤฑmlarฤฑndaki siyah tรผyleri gรถrdรผm. Her bir tรผy teriyle ฤฑslanmฤฑลŸtฤฑ. BaลŸฤฑnda parlak siyah bir bone vardฤฑ ve saรงฤฑnฤฑ altฤฑnda topladฤฑฤŸฤฑndan iyice ลŸiลŸmiลŸ, kabarmฤฑลŸtฤฑ.

Onu da aldฤฑm baลŸฤฑndan; siyah, yer yer aklar dรผลŸmรผลŸ uzun saรงlarฤฑ beline dรถkรผldรผ. Bu kadar uzun saรงฤฑ olduฤŸunu tahmin etmemiลŸtim. โ€œSaรงlarฤฑn uzunmuลŸ!โ€ dediฤŸimde, โ€œKรถyde daha da uzundu.โ€ dedi yine baลŸฤฑnฤฑ kaldฤฑrmadan. Saรงlarฤฑnฤฑ okลŸadฤฑm, yumuลŸacฤฑk, pamuk gibiydi. Saรงlarฤฑ da terden nasibini almฤฑลŸtฤฑ. Alnฤฑnda da boncuk boncuk terler vardฤฑ. Esmer gรผzeliydi ลževkiye.

Sฤฑra gรถmleฤŸinin dรผฤŸmelerini aรงmaya gelmiลŸti. TaลŸlฤฑ dรผฤŸmeleri รงรถzerken ellerim titriyordu. DรผฤŸmeleri aรงmam bir dakikayฤฑ aldฤฑ, belki de daha fazla. Kol dรผฤŸmelerini ilikleyememiลŸti zaten, gรถmleฤŸin kollarฤฑ dar kalmฤฑลŸtฤฑ. ลževkiyeโ€™nin yรผzรผnรผn esmerliฤŸine karลŸฤฑn pamuk gibi beyaz bedeni ortaya รงฤฑktฤฑฤŸฤฑnda heyecandan yutkundum birkaรง sefer. Onun gibi ben de terliyordum.

ฤฐri memeleri sarkmฤฑลŸtฤฑ, sutyeni zor tutuyordu memelerini. Meme uรงlarฤฑ sutyende iz yapmฤฑลŸtฤฑ. โ€œลžunu sen aรงsana!โ€ dedim. ลževkiye aฤŸฤฑr aฤŸฤฑr ellerini sฤฑrtฤฑna gรถtรผrdรผ, sutyenin kopรงasฤฑnฤฑ aรงฤฑnca iki koca meme aลŸaฤŸฤฑ yukarฤฑ sallandฤฑ iรงinde su varmฤฑลŸ gibi. Meme baลŸlarฤฑ รงay tabaฤŸฤฑnฤฑn altฤฑ kadar bรผyรผk ve koyu kahverengiydi. Etli meme uรงlarฤฑ ise o kahverengiliฤŸin ortasฤฑnda siyah birer รผzรผm tanesiydi sanki.

Meme baลŸlarฤฑnda, karnฤฑnda ve gรถbeฤŸinde uzun siyah tรผyler vardฤฑ. O รถyle dururken, bu kez ben soyunmaya baลŸladฤฑm. Ellerim titriyordu, รผzerimdekileri รงฤฑkartamayacakmฤฑลŸฤฑm gibi geldi bana. Ama en sonunda karลŸฤฑsฤฑnda sadece kรผlotumla kaldฤฑฤŸฤฑm zaman ลževkiyeโ€™nin bakฤฑลŸlarฤฑnฤฑn vรผcudumda gezindiฤŸini gรถrdรผm. Ben bir ลŸey demeden bu kez kendisi eteฤŸini lastiklerinden tutup aลŸaฤŸฤฑ sฤฑyฤฑrdฤฑ. Ona aldฤฑฤŸฤฑm baklava desenli, siyah kรผlotlu รงorabฤฑ giymiลŸti. ร‡orabฤฑnฤฑn altฤฑnda kendisinin kokladฤฑฤŸฤฑm, yaladฤฑฤŸฤฑm beyaz pamuklu kรผlotu belli oluyordu.

Ayakkabฤฑlarฤฑnฤฑ baฤŸcฤฑklarฤฑnฤฑ aรงmadan arkasฤฑna basarak รงฤฑkardฤฑ. O kรผlotlu รงorabฤฑnฤฑ kรผlotu ile birlikte aลŸaฤŸฤฑ sฤฑyฤฑrฤฑrken, ben de kalan son parรงa giysim olan kรผlotumu sฤฑyฤฑrฤฑp รงฤฑkardฤฑm. Az sonra ikimiz de anadan doฤŸma bir halde karลŸฤฑlฤฑklฤฑ duruyorduk. ลževkiyeโ€™nin kรผlotundaki kฤฑllara bakฤฑnca az รงok tahmin etmiลŸtim amฤฑnฤฑn ne kadar kฤฑllฤฑ olduฤŸunu. BeklediฤŸim gibiydi, simsiyah kฤฑllar amฤฑnฤฑ ve kasฤฑklarฤฑnฤฑ kaplamฤฑลŸtฤฑ. Ayak bileklerinin รผzerinden baลŸlayarak kasฤฑklarฤฑna kadar siyah tรผylerle kaplฤฑydฤฑ bacaklarฤฑ ayrฤฑca. Bir kadฤฑnฤฑn en temel ihtiyaรงlarฤฑndan mahrum kalmฤฑลŸtฤฑ ลževkiye. Bacaklarฤฑ gibi kollarฤฑ ve koltuk altlarฤฑ da siyah tรผylerle kaplฤฑydฤฑ. Kรถyde yaลŸamฤฑลŸtฤฑ senelerce, epilasyon nedir bilmemesi normaldi. Ama uzun zamandฤฑr aฤŸda yapmadฤฑฤŸฤฑ da ortadaydฤฑ.

Amฤฑnฤฑn derin yarฤฑฤŸฤฑ o kฤฑllarฤฑn ortasฤฑnda hemen dikkat รงekiyordu. 8 รงocuk รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑ bu amdan, daha รงocuk sayฤฑlacak bir yaลŸtan itibaren sikilmeye, sikiลŸmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ ลževkiye. YaraฤŸฤฑm sertleลŸmiลŸ bir haldeydi. Ben onun amฤฑna bakarken, o da benim yaraฤŸฤฑma bakฤฑyordu. ลževkiyeโ€™nin o ilk baลŸtaki itirazlarฤฑna karลŸฤฑn, az sonra deli gibi sikiลŸeceฤŸimizden emindim.

ลževkiyeโ€™ye yaklaลŸtฤฑm, รงฤฑplak tenlerimiz birbirine deฤŸerken her yerimi elektrik รงarptฤฑ sanki. Vรผcudumdaki tรผm tรผylerin, kฤฑllarฤฑn diken diken olduฤŸunu zannettim o anda. ลževkiye ise ลŸimdi bana gรถre daha sakin ve heyecansฤฑz gรถrรผnรผyordu. Elleri sฤฑrtฤฑmda sabit ลŸekilde dururken, ben onun sฤฑrtฤฑnฤฑ, uzun saรงlarฤฑnฤฑ okลŸuyordum. Sarkฤฑk, iri memeleri gรถฤŸsรผme deฤŸiyordu. Boylu poslu bir kadฤฑndฤฑ ลževkiye. Tabir yerindeyse at gibiydi. 40 numara ayakkabฤฑ giyen ve kฤฑyafetleri, รงamaลŸฤฑrlarฤฑ รผzerine dar gelen bir vรผcuda sahipti.

Ellerini sฤฑrtฤฑmdan รงekince ben de bฤฑraktฤฑm. ลžimdi ayakta birbirimize bakฤฑyorduk รถylece. Ses etmeden birbirimizin vรผcudunu inceliyorduk. ลževkiye, โ€œNasฤฑl olacak?โ€ diye sorunca kendime geldim. Bana koltuฤŸu gรถsterip, โ€œBu yatak oluyor mu?โ€ diye sordu. Gรผlรผmseyerek, โ€œYok, bu bรถyle!โ€ dedim. Sonra da, โ€œYoksa sen bu iลŸi sadece geceleri yatakta, karanlฤฑkta mฤฑ yapฤฑyordun kocanla?โ€ diye sorduฤŸumda, bakฤฑลŸlarฤฑnฤฑ aลŸaฤŸฤฑ kaydฤฑrdฤฑ. Evet anlamฤฑnda baลŸฤฑnฤฑ salladฤฑ, โ€œKocam รถyle istiyordu!โ€ dedi.

โ€œSen istemiyor muydun peki?โ€ diye sordum. Gรถzlerime bakarak, โ€œBu ลŸekilde konuลŸma!โ€ dedi. Sonra da, โ€œKadฤฑnฤฑn kocasฤฑ ne istiyorsa รถyle olur, ben bir ลŸey diyemem!โ€ dedi. Kocasฤฑ belki de ลževkiyeโ€™nin รงฤฑplak vรผcudunu gรถrmeden, onu okลŸamadan sadece yaraฤŸฤฑnฤฑ amฤฑna sokarak iลŸini gรถren รถkรผzรผn biriydi. Kadฤฑnฤฑ senelerce bir รถkรผz gibi sikmiลŸti.

ลževkiyeโ€™nin amฤฑnฤฑ, memelerini emmek, yalamak istiyordum, ama onun, โ€œHadi, niye duruyorsun, sen istemedin mi bunu? ลžimdi niye durdun bรถyle?โ€ demesi รผzerine, onun da seviลŸme konusunda pek bilgisinin olmadฤฑฤŸฤฑnฤฑ anladฤฑm. O da kocasฤฑnฤฑn kendisini senelerce รถyle sikmesine alฤฑลŸmฤฑลŸtฤฑ, bu iลŸin baลŸka tรผrlรผ yapฤฑlabileceฤŸini bilmiyordu.

ฤฐรงerde, arka tarafta mallardan arta kalan รงuval ve kartonlar olurdu. Anadan doฤŸma bir halde geรงtim arkaya. Bezden yapฤฑlma รงuvallar ve kartonlar รผst รผste yฤฑฤŸฤฑlmฤฑลŸtฤฑ. Karton ve รงuvallardan alabildiฤŸim kadarฤฑnฤฑ aldฤฑm ve yazฤฑhaneye geรงtim tekrar. Koltuklarฤฑ ve sehpayฤฑ iterek yer aรงtฤฑm. Alta kartonlarฤฑ, onun รผzerine de bez รงuvallarฤฑ serdim. Koltuklarฤฑn oturma minderlerini de alฤฑp รงuvallarฤฑn รผzerine attฤฑm. Basit bir yatak yapmฤฑลŸtฤฑm bile. ลževkiye tรผm bunlarฤฑ bir kรถลŸede sessizce izlemiลŸti.

Ona, โ€œHadi gelsene!โ€ dedim basit yataฤŸฤฑ gรถstererek. ลževkiye รถncesinde, โ€œลžu ฤฑลŸฤฑฤŸฤฑ sรถndรผrsene!โ€ dedi. ฤฐtiraz etmedim, neden istediฤŸini biliyordum. IลŸฤฑฤŸฤฑ kapatฤฑnca yazฤฑhanenin iรงi loลŸ bir karanlฤฑฤŸa gรถmรผldรผ birden. Ardฤฑndan ลževkiye aฤŸฤฑr adฤฑmlarla minderlerin รผzerine basarak รงรถmeldi ve sonra da sฤฑrtรผstรผ ลŸekilde uzandฤฑ. Her iki bacaฤŸฤฑnฤฑ kendine รงekerek yanlara aรงtฤฑฤŸฤฑnda amฤฑ kabak gibi รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑ meydana. Uzun saรงlarฤฑ, sฤฑrtฤฑnฤฑn, belinin altฤฑnda kalmฤฑลŸtฤฑ. Bu gรถrรผntรผ sรถnรผkleลŸen yaraฤŸฤฑmฤฑ yeniden sertleลŸtirmeye yetmiลŸti. Dizlerimin รผzerine รงรถktรผm ve aรงฤฑk duran bacaklarฤฑnฤฑn arasฤฑnda yerimi aldฤฑm.

ลževkiye hiรง ses etmeden bana bakฤฑyordu. YaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazladฤฑm bir sรผre, ardฤฑndan yavaลŸ yavaลŸ kฤฑllฤฑ amฤฑna bastฤฑrmaya baลŸladฤฑm. YaraฤŸฤฑmฤฑn kafasฤฑndan vรผcuduma yayฤฑlan heyecan dalgasฤฑna karลŸฤฑlฤฑk ลževkiyeโ€™den hiรง ses seda รงฤฑkmฤฑyordu. YaraฤŸฤฑm bereketli amฤฑna aฤŸฤฑr aฤŸฤฑr girerken ben de รผzerine eฤŸiliyordum gittikรงe. Sonunda yaraฤŸฤฑm taลŸaklarฤฑma kadar amฤฑna girmiลŸti. Amฤฑnda ฤฑslaklฤฑk olmadฤฑฤŸฤฑndan emindim, ama buna raฤŸmen kolayca girmiลŸtim iรงine.

Amฤฑnฤฑn iรงi sฤฑcacฤฑktฤฑ. ลževkiye bacaklarฤฑnฤฑ biraz daha yana aรงtฤฑ, sol ayaฤŸฤฑ masanฤฑn altฤฑna girmiลŸti, saฤŸ ayaฤŸฤฑna ise koltuk engel oluyordu. Amฤฑnฤฑn iรงinde bir sรผre hareketsiz ลŸekilde kaldฤฑm. Sol bacaฤŸฤฑ neyse de, saฤŸ bacaฤŸฤฑnฤฑ biraz daha aรงsa รงok iyi olacaktฤฑ. Ona, โ€œลžu ayaฤŸฤฑnฤฑ koltuฤŸun รผzerine atamฤฑyor musun ลŸรถyle?โ€ dediฤŸimde, yine hiรง sesini รงฤฑkartmadan dediฤŸimi yaptฤฑ. Koca, hantal gรถrรผnen vรผcuduna raฤŸmen รงeviklikle ve รงabucak yapmฤฑลŸtฤฑ bunu.

ลžimdi daha rahattฤฑm. Ayakuรงlarฤฑmdan destek alarak biraz daha รถne รงektim kendimi. Amฤฑ sanki taลŸaklarฤฑmฤฑ da iรงine alacak kadar geniลŸti. Amฤฑnฤฑn iรงindeki yaraฤŸฤฑmฤฑn ona bir etki yapmadฤฑฤŸฤฑnฤฑ dรผลŸรผnรผyordum. Derken yine ayakuรงlarฤฑmdan destek alarak aฤŸฤฑr aฤŸฤฑr sikmeye baลŸladฤฑm ลževkiyeโ€™yi. รœzerine daha da eฤŸildim, her iki elimle omuz baลŸlarฤฑnฤฑ tuttum. Bu ลŸekilde amฤฑnda gidip gelmeye baลŸladฤฑm.

ฤฐri memelerinin, benim ileri geri hareketlerimle beraber sallandฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถrรผyordum. ลževkiyeโ€™nin koca vรผcudu da aynฤฑ ลŸekilde ileri geri oynuyordu. Bir sรผre devam ettim bu ลŸekilde. Onun hiรง tepki vermemesi beni hem ลŸaลŸฤฑrtฤฑyor, hem de kฤฑzdฤฑrฤฑyordu. โ€œHoลŸuna gitmiyor mu?โ€ diye sordum. Gรถzlerini gรถzlerime dikmiลŸti. Soruma cevap vermedi. Bu beni daha da kฤฑzdฤฑrdฤฑ. Aynฤฑ soruyu yeniden sordum. โ€œCevap versene, zevk almฤฑyor musun?โ€ dedim sinirle. Gerรงekten sinirlenmiลŸtim.

Bu kez cevap verdi. โ€œSen iลŸini gรถrsene!โ€ dedi. Kendisine o ลŸekilde soru sormama tepki gรถstermiลŸti. Oysa kaรง zamandฤฑr eline erkek eli deฤŸmemiลŸti. ลžimdi benimle birlikte zevkin doruklarฤฑna รงฤฑkmasฤฑnฤฑ istiyordum, ama ลževkiye bunun yerine bana (Sen iลŸini gรถrsene!) diyordu. Evet, kocasฤฑ senelerce bu ลŸekilde iลŸini gรถrmรผลŸtรผ, onun da bildiฤŸi baลŸka ลŸey yoktu.

โ€œฤฐyi tamam, gรถrelim iลŸimizi o zaman!โ€ dedim ve amฤฑndan รงฤฑktฤฑm. ลževkiye ลŸaลŸkฤฑn bakฤฑลŸlarla, โ€œGeldin mi?โ€ diye sorduฤŸunda ses etmedim. โ€œBacaklarฤฑnฤฑ getir ลŸรถyle, omzuma atacam!โ€ dedim. ลževkiye bu kez aฤŸฤฑr aฤŸฤฑr davranฤฑp dediฤŸimi yaptฤฑ. Topuklarฤฑnฤฑn รงatlaklฤฑฤŸฤฑnฤฑ ve ayak tฤฑrnaklarฤฑnฤฑn biรงimsizliฤŸini fark ettim o sฤฑrada. Aynฤฑ zamanda ayaฤŸฤฑndan da bir miktar koku geliyordu.

Her iki bacaฤŸฤฑnฤฑ koydum omzuma, dizlerimin รผzerinde ileri doฤŸru kaydฤฑm. Kalkฤฑk yaraฤŸฤฑmฤฑ aรงฤฑk duran amฤฑna soktum yeniden. ลževkiye dengesini saฤŸlamak iรงin bir eliyle masadan tutunurken, diฤŸeriyle de koltuฤŸu tutmuลŸtu. KoltuฤŸun yumuลŸak minderleri dizlerimin altฤฑnda ileri geri kayarken, amฤฑna bu sefer sert hareketlerle pompalamaya baลŸladฤฑm. ลževkiyeโ€™nin etli kalรงalarฤฑna, gรถt yanaklarฤฑna รงarpmaya baลŸlayan kasฤฑklarฤฑmdan, taลŸaklarฤฑmdan ‘ลžlop, ลŸlop, ลŸlop…’ sesleri gelmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Bu seslerle birlikte iรงimde daha bรผyรผk bir azgฤฑnlฤฑk oluลŸuyordu.

ลževkiyeโ€™nin amฤฑnฤฑn gittikรงe sulanmaya baลŸladฤฑฤŸฤฑnฤฑ fark ettim. YaraฤŸฤฑm amฤฑna kolayca girip รงฤฑksa da, ลŸimdi daha da rahat hareket edebiliyordum. ร‡ฤฑkan sesler loลŸ karanlฤฑk yazฤฑhanenin iรงini yankฤฑlandฤฑrฤฑrken, altฤฑmฤฑzdaki deri minderlerden de osuruk benzeri sesler geliyordu. GeniลŸ amฤฑ boลŸalmamฤฑ geciktiriyordu. Ara ara durarak yeniden sikmeye baลŸlฤฑyor, yaraฤŸฤฑmฤฑ amฤฑnฤฑn duvarlarฤฑna sรผrterek onun da zevke gelmesini saฤŸlamaya รงalฤฑลŸฤฑyordum. Sonunda baลŸarmฤฑลŸtฤฑm. Mรผstakbel karฤฑmฤฑn kapalฤฑ dudaklarฤฑndan fฤฑsฤฑltฤฑ gibi sesler eลŸlik etmeye baลŸladฤฑ az sonra tรผm bu seslere.

Dizlerinin hemen รผzerinden sฤฑkฤฑca kavramฤฑลŸtฤฑm bacaklarฤฑnฤฑ. Her bir yarak darbemle bacaklarฤฑ ileri geri sallanฤฑrken ลževkiye masa ve koltuฤŸu tutmayฤฑ bฤฑraktฤฑ. ฤฐleri geri sallanan memelerini kavradฤฑ elleriyle. Dudaklarฤฑndan artฤฑk, โ€œIฤŸmm, aฤŸhh, uฤŸmm, uff…โ€ sesleri รงฤฑkar olmuลŸtu. Hafif gรถbekli karnฤฑ da sallanฤฑลŸlardan nasibini alฤฑyordu bu arada. Her bir yeri bฤฑngฤฑl bฤฑngฤฑl oynuyordu ลževkiyeโ€™nin.

SikiลŸ seslerimize koca amฤฑndan gelen sesler karฤฑลŸmaya baลŸladฤฑ bu kez. YaraฤŸฤฑmla birlikte amฤฑna girip รงฤฑkan havanฤฑn osuruk benzeri sesleriydi bunlar. Artฤฑk ลževkiyem aldฤฑฤŸฤฑ zevki gizleyemez olmuลŸtu. Ona, โ€œHaa, iyi mi, geldin mi zevke, iyi mi bรถyle, haa, nasฤฑl? Sรถylesene, memnun musun?โ€ diye aklฤฑma ne gelirse sรถylรผyordum o sฤฑrada. Ancak ลževkiye bana cevap verecek durumda deฤŸildi. Koca memelerini sฤฑkฤฑp yoฤŸuruyor, ara ara da yine koltuk ve masadan tutunarak destek almaya รงalฤฑลŸฤฑyordu.

TerlemiลŸtim, oysa dฤฑลŸarฤฑda yaฤŸmur yaฤŸฤฑyordu ve serin bir hava vardฤฑ. ลževkiyeโ€™nin de saรงlarฤฑnda, alnฤฑnda, memelerinde ter damlacฤฑklarฤฑ vardฤฑ. Bu pozisyonda daha fazla devam etmek istemedim. Ayrฤฑca yorulmuลŸtum ve biraz dinlenmem gerekliydi. Amฤฑndan รงฤฑktฤฑฤŸฤฑmda ลževkiyeโ€™den yine, โ€œGeldin mi?โ€ sorusunu duymak hoลŸuma gitti. โ€œYok, sen geldin mi?โ€ diye sordum gรผlerek. Onun, โ€œHeee!โ€ demesiyle ลŸaลŸฤฑrdฤฑm.

โ€œGeldin mi? BoลŸaldฤฑn mฤฑ gerรงekten?โ€ diye sordum ลŸaลŸkฤฑnca. โ€œEvet!โ€ dedi, suratฤฑ sikiลŸin zevkinden mi yoksa utandฤฑฤŸฤฑndan mฤฑdฤฑr bilmem, kฤฑpkฤฑrmฤฑzฤฑydฤฑ. Ortam ne kadar aydฤฑnlฤฑk olmasa da anlaลŸฤฑlฤฑyordu bu. Ona, โ€œลžรถyle gel, koltuktan tutun, ลŸรถyle gel…โ€ diyerek, koltuฤŸun oturma kฤฑsmฤฑndan tutunarak domalmasฤฑnฤฑ istedim. ลževkiye deri minderleri dizlerinin altฤฑna koydu รถnce, sonra da dirseklerini dayadฤฑ koltuฤŸun mindersiz oturma kฤฑsmฤฑna.

Koca gรถt yanaklarฤฑ kฤฑpkฤฑrmฤฑzฤฑydฤฑ aynฤฑ yรผzรผ gibi. YaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazladฤฑm bir sรผre. Gรถt yanaklarฤฑnda gezindi ellerim. Ayฤฑrdฤฑm gรถt yanaklarฤฑnฤฑ, yoฤŸun bir osuruk kokusu geldi burnuma รถnce. BaลŸparmaklarฤฑmฤฑ derin yarฤฑkta gezdirdim. Derin bir kuyu gibi olan sert ve sฤฑk kฤฑllarla kaplฤฑ gรถt deliฤŸini parmaklarฤฑmฤฑn ucunda hissettim.

ลževkiye hiรง ses etmiyordu ลŸimdi, ara ara baลŸฤฑnฤฑ saฤŸa sola oynatฤฑyordu sadece. YaraฤŸฤฑmฤฑ gรถtรผnรผn yarฤฑฤŸฤฑnda aลŸaฤŸฤฑ yukarฤฑ gezdirdim bir sรผre. Sonra da halen aralฤฑk duran ฤฑslanmฤฑลŸ, etli amฤฑna soktum yaraฤŸฤฑmฤฑ tekrar. ฤฐรงinin sฤฑcaklฤฑฤŸฤฑnฤฑ hissettim yaraฤŸฤฑmda. Gรถt yanaklarฤฑnฤฑ sฤฑkฤฑca kavradฤฑm ve sert ลŸekilde pompalamaya baลŸladฤฑm amฤฑna.

ลževkiyeโ€™nin etli, dolgun ve yumuลŸak gรถt yanaklarฤฑnฤฑn yarak darbelerimle titremeleri, amฤฑndan ve kasฤฑklarฤฑndan gelen yoฤŸun seslerle birlikte daha da sert sikmeye baลŸladฤฑm. Beni durduracak bir ลŸey yoktu, abandฤฑkรงa abanฤฑyordum. ลževkiyeโ€™nin amฤฑna en dibine kadar girip รงฤฑkฤฑyordu yaraฤŸฤฑm. โ€œAฤŸhh, ฤฑฤŸmm, ayyy, aฤŸhh, ฤฑฤŸmm, oฤŸhh, uฤŸhh…โ€ seslerini daha รงok รงฤฑkarฤฑr olmuลŸtu ลževkiye. Belki de bรถyle sert sikilmekten daha รงok zevk alฤฑyordu.

Artฤฑk boลŸalmaya yaklaลŸฤฑyordum git gide. Ara ara yavaลŸlayฤฑp yeniden hฤฑzlanarak kendimi kontrol etmeye รงalฤฑลŸsam da, bir yere kadardฤฑ. BoลŸalmaya yaklaลŸtฤฑkรงa daha sert sikmeye baลŸladฤฑm. ลževkiyeโ€™nin tutunduฤŸu koltuฤŸun ayaklarฤฑnฤฑn zemin รผzerinde ileri doฤŸru hareketlerinden kaynaklanan gacฤฑr gucur sesleri sikiลŸimizin seslerine karลŸฤฑmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ bu arada.

Sonunda mรผstakbel karฤฑmฤฑn iniltilerine benim zevk iniltilerim karฤฑลŸฤฑrken, yaraฤŸฤฑmda ne kadar dรถl kaldฤฑysa akฤฑttฤฑm amฤฑna. Uzun sรผrdรผ boลŸalmam, amฤฑnda bir dakikaya yakฤฑn gidip gelmeye devam ettim. Vรผcudum gฤฑdฤฑklanฤฑr gibi olmuลŸtu boลŸalฤฑrken. YaraฤŸฤฑmฤฑ amฤฑndan รงฤฑkardฤฑฤŸฤฑm zaman farkฤฑna vardฤฑm yaptฤฑฤŸฤฑmฤฑn.

O anda (Ya hamile kalฤฑrsa?) diye bir korku dรผลŸtรผ iรงime. Birbirimize sรถz vermiลŸtik, ilerde evlenecektik. Ama o anda henรผz fol yok yumurta yokken amฤฑna boลŸalmam aptalcaydฤฑ. BoลŸalana kadar aklฤฑma gelmemiลŸti bu. Oysa ลževkiye rahattฤฑ. AฤŸฤฑr aฤŸฤฑr, koltuktan tutunarak doฤŸruldu. โ€œGeldin mi?โ€ diye รผรงรผncรผ defa sordu aynฤฑ soruyu. โ€œGeldim!โ€ dememle beraber kendi kendine bir ลŸeyler mฤฑrฤฑldandฤฑ, dudaklarฤฑ kฤฑpฤฑrdarken.

AyaฤŸa kalkฤฑp koltuฤŸuma oturdum, ลževkiye ise yerdeki minderleri koltuklarฤฑn รผzerine koydu yeniden. ร‡uvallar ve kartonlar da ileri kaymฤฑลŸtฤฑ iyice. ลževkiye onlarฤฑ da รถzenle kaldฤฑrdฤฑ yerden, bakฤฑลŸlarฤฑm arasฤฑnda koltuklarฤฑ ve masayฤฑ dรผzeltti. Ter iรงinde kalmฤฑลŸ, yorulmuลŸtum. O da aynฤฑ ลŸekildeydi. Kendisi de az รถnce destek aldฤฑฤŸฤฑ koltuฤŸa oturdu. Ben bir sigara yakarken, o elinin tersiyle alnฤฑndaki ve yรผzรผndeki terleri siliyordu.

Bir sรผre hiรง ses etmedik. Sonra ลževkiye, โ€œลžeyy, ลŸeyin de, yani gelmen de รงok uzun sรผrdรผ!โ€ dedi utanmฤฑลŸ bir halde. โ€œBenimki bรถyle. Daha bu bir ลŸey deฤŸil aslฤฑnda!โ€ dedim kendimi รถverek. ลževkiye, โ€œHanฤฑmฤฑnla da bรถyle mi oluyor?โ€ diye sordu bu sefer. โ€œEvet, hanฤฑmฤฑmla da aynฤฑ oluyor!โ€ dedim gรผlรผmserken. ลževkiye sessiz kalฤฑnca, โ€œSenin kocan nasฤฑldฤฑ?โ€ diye sordum. BaลŸฤฑnฤฑ รถnรผnden kaldฤฑrmadan, โ€œHiรง anlamazdฤฑm!โ€ dedi. Tahmin ettiฤŸim gibiydi. Yoksa o kadar defa hamile bฤฑrakamazdฤฑ ลževkiyeโ€™yi.

Gene bir sรผre sessiz kaldฤฑk. ลževkiye, โ€œYurda gidince yฤฑkanmam gerek!โ€ deyince, โ€œฤฐyi ya, gider yฤฑkanฤฑrsฤฑn!โ€ dedim. โ€œNasฤฑl olacak ki bu? Ha deyince yฤฑkanamazsฤฑn orada. Hem yฤฑkanmak istediฤŸimde de soracaklar bana (Ne oldu? Niye gรผndรผz vakti yฤฑkanฤฑyorsun bรถyle?) diye. O zaman ne diyeceฤŸim ben?โ€ dedi.

รœzgรผndรผ bunu sรถylerken. โ€œHaftada 3 gรผn yฤฑkanmamฤฑza izin var. Bugรผn yok mesela, yarฤฑn akลŸam yฤฑkanabilirim ancak. O zamana kadar da cenabet mi kalacaฤŸฤฑm?โ€ dedi. ฤฐลŸyerinin banyosunda kullanmadฤฑฤŸฤฑmฤฑz duลŸ geldi aklฤฑma. Kalkฤฑp banyoya geรงtim, ลŸohbeni aรงtฤฑm. Sonra ลževkiyeโ€™ye, โ€œHadi gel!โ€ dedim. โ€œNereye? Bรถyle gidilir mi? Dur giyineyim!โ€ derken, โ€œBฤฑrak ลŸimdi, gel yฤฑkan hadi!โ€ dedim.

ลževkiye anlaลŸฤฑlan bu duลŸu daha รถnce fark etmemiลŸti. Su รงok sฤฑcak olmamasฤฑna karลŸฤฑn idare ederdi. Ancak sabun falan olmadฤฑฤŸฤฑndan bu ลŸekilde sadece suyla yฤฑkanmak gerekliydi. โ€œGir yฤฑkan, ben de sonra yฤฑkanฤฑrฤฑm!โ€ dedim. ลževkiye cenabet kalmayacaฤŸฤฑ iรงin yรผzรผnde gรผller aรงฤฑyordu. O yฤฑkanฤฑrken, ben de kartonlarฤฑ ve รงuvallarฤฑ aynฤฑ yerine kaldฤฑrdฤฑm.

Kurulanmak iรงin havlu da olmadฤฑฤŸฤฑndan, ลževkiye ฤฑslak halde รงฤฑktฤฑ banyodan. O koลŸar adฤฑmlarla yazฤฑhaneye geรงerken, peลŸinden ben girdim duลŸa. Ilฤฑk suyun altฤฑnda ellerimle ovaladฤฑm vรผcudumu, taลŸaklarฤฑmฤฑ, yaraฤŸฤฑmฤฑ. Birkaรง dakika sonra yazฤฑhaneye geรงtiฤŸimde, ลževkiyeโ€™nin รงoktan giyinip hazฤฑrlandฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถrdรผm. Ancak bu kez baลŸฤฑnda kฤฑrmฤฑzฤฑ ลŸalฤฑ yoktu, onun yerine sabah baลŸฤฑnda olan bรผyรผk tรผrbanฤฑyla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ baลŸฤฑnฤฑ. ลžalฤฑnฤฑ havlu niyetine kullanmฤฑลŸtฤฑ. Bana uzatฤฑrken, โ€œAl, kurulan bununla!โ€ dedi.

Ben de giyindim. Son bir kez รงฤฑkmadan รถnce sigara iรงmek istedim. ลževkiyeโ€™yi alnฤฑndan รถptรผm, โ€œCanฤฑm karฤฑm, รงok seviyorum seni!โ€ dedim ardฤฑndan. ลževkiye sessiz kaldฤฑ. KoltuฤŸuma oturdum, sigaramdan birkaรง nefes รงekmiลŸtim ki, ลževkiye, โ€œลžeyy, Osman, bu ev iลŸi ne zaman olur?โ€ diye sordu. โ€œTamam, hallederim dedim ya, bu kadar acele etme!โ€ dedim gรผlerek. ลževkiye ise ciddi bir yรผzle, โ€œลžeyy, ne kadar erken olursa o kadar iyi olur da!โ€ dedi baลŸฤฑnฤฑ รถnรผne eฤŸerek.

โ€œTamam gรผzelim, tamam dedim ya, halledeceฤŸim, sen merak etme, biliyorum bir an รถnce kendi evine รงฤฑkmak istiyorsun, ama biraz daha sabret. Yurtta kurallar รงok mu sฤฑkฤฑ?โ€ diye sordum. โ€œYok, kuraldan deฤŸil!โ€ dedi. โ€œNiye? Ne oldu? ร‡ฤฑk mฤฑ diyorlar yoksa? SรถylemediฤŸin bir ลŸey mi var?โ€ dedim, meraklanmฤฑลŸtฤฑm.

โ€œOnun gibi bir ลŸey!โ€ deyince, โ€œNasฤฑl bir ลŸey, sรถylesene?โ€ dedim. Bir sรผre sustu, cevap vermek istemedi. SฤฑkฤฑลŸtฤฑrฤฑnca, โ€œลžeyy, yurtta ders veren hocalardan biri…โ€ dedi ve yeniden sustu. Bu sรถylediฤŸi beni iลŸkillendirdi, โ€œEe, hocalardan biri?โ€ dedim merakla. BaลŸฤฑnฤฑ hiรง kaldฤฑrmadan, โ€œHocalardan biri rahatsฤฑz ediyor!โ€ deyince kan beynime sฤฑรงradฤฑ. โ€œNasฤฑl rahatsฤฑz ediyor?โ€ diye sordum. โ€œEdiyor iลŸte!โ€ dedi omuzlarฤฑnฤฑ silkerek. โ€œNe demek bu kadฤฑn? Adam gibi anlatsana ลŸunu?โ€ dedim sinirle.

โ€œKฤฑzlara ders veren hocalardan biri, kaรง zamandฤฑr musallat oldu bana. Elli kรผsur yaลŸฤฑnda, evli barklฤฑ bir adam, benimle evlenmek istediฤŸini sรถyleyip duruyor. ฤฐlk zamanlar ben de bu iลŸe olur gรถzรผyle baktฤฑm, sฤฑrf รงocuklarฤฑm ele gรผne muhtaรง olmasฤฑnlar diye. Ama onun bana ev falan almayacaฤŸฤฑnฤฑ anladฤฑm. Onunla evlensek bile, ben รงocuklarฤฑmla yurtta kalacakmฤฑลŸฤฑm yine. Sadece bana ayrฤฑ, รถzel bir oda vereceklermiลŸ, o kadar. O zaman ben de kabul etmedim bunu. Ama bu sefer bu sฤฑkฤฑลŸtฤฑrmaya baลŸladฤฑ beni. (Kabul etmezsen yurttan attฤฑrฤฑrฤฑm!) falan diyor. Yurtta รงok sรถzรผ geรงen bir adam, kimseye korkumdan bir ลŸey diyemiyorum…โ€ dedi.

Bunlarฤฑ duymak canฤฑmฤฑ sฤฑktฤฑ. ลževkiyeโ€™nin evle ilgili bu ฤฑsrarฤฑnฤฑn nedenlerinden biri de buydu anlaลŸฤฑlan. ฤฐlk baลŸta itiraz eder gibi olmuลŸ, ama sonra benimle olmayฤฑ kabul etmiลŸti. Amฤฑna akฤฑtmฤฑลŸtฤฑm dรถllerimi. Olur da hamile kalฤฑrsa mecburen evlenecektim onunla, nikรขhฤฑma alacaktฤฑm. ฤฐลŸin rengi ลŸimdi daha iyi anlaลŸฤฑlฤฑyordu. ลževkiye kendini garanti altฤฑna almak iรงin benimle beraber olmuลŸtu. Artฤฑk karฤฑ koca olmuลŸtuk, ona sahip รงฤฑkacak olan bendim. Beni sevdiฤŸine kuลŸkum yoktu, ama bana yine de oyun oynamฤฑลŸtฤฑ.

โ€œKim bu? Nasฤฑl bir adam peki?โ€ diye sordum. โ€œลžeyy, beni buraya getiren adam var ya. Onun abisi bu. Bir de ลŸey var Osman… Kฤฑzฤฑmla da alakalฤฑ, bรผyรผk kฤฑzฤฑm yani. O da artฤฑk evlenme รงaฤŸฤฑna geldi, gรผzel de sayฤฑlฤฑr. Onu da isteyenler oldu birkaรง sefer. Yani bu ev iลŸi ne kadar erken olursa, o kadar iyi olacak…โ€ dedi. Ondan sonra da bir ลŸey demeden iรงeri geรงti.

Az sonra elinde, siyah renkli, eskimiลŸ bir el cรผzdanฤฑ ile dรถndรผ. Cรผzdanฤฑn fermuarฤฑnฤฑ aรงtฤฑ ve iรงinden bir resim alฤฑp uzattฤฑ bana. โ€œBak, kฤฑzฤฑm bu!โ€ dedi resme bakarak. Vesikalฤฑk bir resimdi. Annesinin aynฤฑsฤฑ, ama daha gรผzeli bir kฤฑzdฤฑ. Kara kalฤฑn kaลŸlฤฑ, pembe yanaklฤฑydฤฑ. Burnunun sol tarafฤฑnda minik bir hฤฑzma vardฤฑ. BaลŸฤฑnฤฑ siyah bir ลŸalla geliลŸigรผzel baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ resimde. Oldukรงa ciddi bir hali vardฤฑ. โ€œKaรง yaลŸฤฑnda kฤฑzฤฑn?โ€ diye sordum. โ€œDemiลŸtim ya, 20 yaลŸฤฑnda diye!โ€ dedi sevinรงle.

Resmi alฤฑp koltuฤŸa otururken pek neลŸeliydi ลževkiye. Onun bu neลŸesine karลŸฤฑlฤฑk ben sessizdim. Kendimi aldatฤฑlmฤฑลŸ hissettim bir an. โ€œPeki ลŸu adamฤฑ sevdin mi peki? ลžu hocayฤฑ? (Ben de olur gรถzรผyle baktฤฑm bu iลŸe!) dedin ya?โ€ diye sordum. Ses etmedi, ama benim cevap beklediฤŸimi anlayฤฑnca da, โ€œBenimki sevmek deฤŸil. Tek istediฤŸim รงocuklarฤฑmฤฑn iyi olmasฤฑ. Ben onlarฤฑ dรผลŸรผnรผyorum. Hem o yaลŸta adamฤฑn nesini seveyim ki…โ€ dedi utanmฤฑลŸ ลŸekilde. Aklฤฑma pek รงok soru geliyordu, ama soramฤฑyordum bir tรผrlรผ.

ลževkiye, โ€œรงฤฑkmayacak mฤฑyฤฑz? Hep burada mฤฑ kalacaฤŸฤฑz?โ€ dedi gรผlerek. โ€œฤฐyi, hadi kalkalฤฑm!โ€ dedim. DฤฑลŸarฤฑ รงฤฑktฤฑฤŸฤฑmฤฑzda yaฤŸmur durmuลŸtu. ลževkiyeโ€™nin torbalarฤฑnฤฑ bagaja koydum. Yurda yaklaลŸฤฑrken ลževkiye, โ€œลžey, Osman ลŸu numarayฤฑ arasana!โ€ diyerek telefonunu uzattฤฑ. KaydedilmemiลŸ bir numarayฤฑ aramamฤฑ istiyordu. โ€œร–ฤŸrenemedin mi ลŸunu?โ€ dedim gรผlerek. DediฤŸi numarayฤฑ aradฤฑm verdim telefonu. ลževkiye az sonra, โ€œKฤฑzฤฑm, yavrum, giriลŸ kapฤฑsฤฑna gelsene, elimde torbalar var, yardฤฑm et bana…โ€ deyip, kapadฤฑ telefonu.

ลževkiyeโ€™nin (Bunlarฤฑ kime giydiriyorsan giydir!) diyerek masama attฤฑฤŸฤฑ ลŸeffaf dantel รงamaลŸฤฑrlarฤฑn olduฤŸu paketi cebime koymuลŸtum. Paketi รงฤฑkardฤฑm. โ€œBunlar senin!โ€ dedim. ลževkiye paketi gรถrรผnce kฤฑzardฤฑ, bir ลŸey diyemedi. Ona, โ€œBunlarฤฑ sana almฤฑลŸtฤฑm, karฤฑma deฤŸil!โ€ dedim ve paketi kucaฤŸฤฑna bฤฑraktฤฑm. Bir sรผre hareketsiz kaldฤฑ, sonra da ses etmeden paketi alฤฑp kendi รงantasฤฑna koydu. Yol boyu baลŸka da konuลŸmadฤฑk.

Kapฤฑnฤฑn รถnรผne geldiฤŸimizde kฤฑzฤฑ oradaydฤฑ. Arabada annesini gรถrรผnce hareketlendi. ลževkiye kapฤฑyฤฑ aรงฤฑp inerken, kฤฑza, โ€œBak, bu da Osman abin, dedim ya sana!โ€ dedi. Ben de arabadan indim. Kฤฑz resminde gรถrรผnenden daha gรผzeldi. BaลŸฤฑnฤฑ bรผyรผkรงe siyah renkli bir tรผrbanla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. รœzerinde ise yere kadar inen bol bir pardesรผ vardฤฑ yine siyah renkli. Minik hฤฑzmasฤฑ da burnundaydฤฑ. AyaฤŸฤฑnda ise ลževkiyeโ€™ye aldฤฑฤŸฤฑma benzer siyah renkli erkek ayakkabฤฑsฤฑna benzer bir deri ayakkabฤฑ vardฤฑ. Kฤฑzฤฑ utangaรง davranฤฑyordu. Annesi kadar vardฤฑ boyu, ama ondan daha zayฤฑftฤฑ.

Kฤฑz birkaรง torbayฤฑ alฤฑp giderken, ลževkiye arkasฤฑnda kaldฤฑ. Bana baktฤฑ, bir ลŸey diyecek gibi oldu, ama demeden kapฤฑdan girip gรถzden kayboldu. Mรผstakbel karฤฑm giderken ben de arabaya bindim tekrar. Yolda yeniden yaฤŸmaya baลŸladฤฑ yaฤŸmur hafiften.

AฤŸฤฑr aฤŸฤฑr giderken, yol kenarฤฑnda yรผrรผyen iki genรง kฤฑz dikkatimi รงekti. Bunlarฤฑn birinin TuฤŸba olduฤŸunu tahmin ettim. Kabarฤฑk, uzun kฤฑvฤฑrcฤฑk saรงlarฤฑndan yapmฤฑลŸtฤฑm bu tahmini. DiฤŸeri ise kapalฤฑydฤฑ. Yanlarฤฑndan geรงerken baลŸฤฑmฤฑ รงevirip baktฤฑm. Evet, o dediฤŸim TuฤŸba idi. DiฤŸerini de tanฤฑyordum. O da bankacฤฑ Merve hanฤฑmdฤฑ…

[Osman]

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! Tรผm Bรถlรผmleri

18+ YASAL UYARI:
Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi sitesi 18 yaลŸฤฑndan bรผyรผkler iรงindir! 18 yaลŸฤฑndan kรผรงรผk iseniz
ve bulunduฤŸunuz รผlkede Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!