Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (18)

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi 18. Bรถlรผm! (Osman 30 Y., Konya / Tรผrkiye)

Eve geldiฤŸimiz zaman akลŸam olmuลŸtu. GeldiฤŸimizi gรถren annem hemen bize geldi. Hepimiz Antalya gรผneลŸinde yanmฤฑลŸtฤฑk. Annem karฤฑm ve kฤฑzlara bakarak, โ€œKฤฑz sen yoksa mayo mudur ne zฤฑkkฤฑmdฤฑr, onu mu giydin, niye bรถyle karardฤฑn?โ€ dediฤŸinde, karฤฑm, โ€œYok anne, ne mayosu?โ€ dedi. Kฤฑzlar cevap vermiyordu. Annem bana dรถnerek, โ€œKarฤฑna kฤฑzlarฤฑna mayo mu giydirdin sen?โ€ dedi. โ€œGiydirdim! Kadฤฑn hayatฤฑnda ilk defa tatile รงฤฑktฤฑ, bฤฑrak da giysin!โ€ dedim. โ€œฤฐyi, sen bilirsin, ben bir ลŸey demiyorum!โ€ dedi. Ama kฤฑzdฤฑฤŸฤฑ belliydi. Elinde bir zarf vardฤฑ, bana uzattฤฑ, โ€œYarฤฑn Muhsineโ€™nin kฤฑzฤฑnฤฑn dรผฤŸรผnรผ var, oraya gidersiniz!โ€ dedi. Daha yeni dรถnmรผลŸtรผk, hepimiz yorgunduk. Muhsine abla bizim bir akrabaydฤฑ, ben pek tanฤฑmฤฑyordum gerรงi, ama gitmesek ayฤฑp olurdu. Gece karฤฑmla birbirimize sarฤฑlarak uyuduk.

DรผฤŸรผn gรผnรผ karฤฑm ve kฤฑzlarฤฑ sรผslenip pรผslendiler. Karฤฑm beyaz, รงiรงek desenli, dizlerinin altฤฑna gelen bir elbise giydi. รœzerine de beyaz bir ceket giyip, baลŸฤฑnฤฑ beyaz bir tรผrbanla baฤŸladฤฑ. AyaฤŸฤฑna ten renkli ince รงorap ve beyaz yรผksek topuklu ayakkabฤฑ giydi. ร–zge annesine ve kendine makyaj yaptฤฑ. Karฤฑm รงok gรผzel olmuลŸtu. Karฤฑma, โ€œSenin bรถyle elbiselerin varmฤฑydฤฑ?โ€ dediฤŸimde, โ€œRahmetli kocam almฤฑลŸtฤฑ, bรถyle dรผฤŸรผnlere falan giderken giyerdim.โ€ dedi. ร–zge ise, uzun, koyu mavi, bol bir etek, รผzerine de รถnรผ fฤฑrfฤฑrlฤฑ dar bir gรถmlek giymiลŸti. Gรถmlek memelerini aรงฤฑkรงa belli ediyordu. BaลŸฤฑnฤฑ da eteฤŸiyle aynฤฑ renk tรผrbanฤฑyla sฤฑkฤฑca baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. AyaฤŸฤฑnda yine krem renkli topuklularฤฑ vardฤฑ. Ben de traลŸ oldum, takฤฑm elbise giydim ve hep birlikte รงฤฑktฤฑk.

Salona geldiฤŸimizde adet olduฤŸu รผzere kadฤฑnlar ve erkekler ayrฤฑ ayrฤฑ oturuyordu. Ben tanฤฑdฤฑklardan birinin yanฤฑna geรงtim, karฤฑm ve kฤฑzlar da akraba kadฤฑnlarฤฑn yanฤฑna geรงtiler. Salondaki kadฤฑnlarฤฑn, kฤฑzlarฤฑn bรผyรผk รงoฤŸunluฤŸu tรผrbanlฤฑydฤฑ. Ancak dรผฤŸรผne geldikleri iรงin hepsi ลŸฤฑk giyinmiลŸler, birรงoฤŸu makyaj yapmฤฑลŸtฤฑ. Etrafta salฤฑna salฤฑna dolaลŸฤฑyorlardฤฑ. ร–nceden dรผฤŸรผnlere gelmeyi sevmezdim, ama evlenince mecburen gelmek zorunda kalmฤฑลŸtฤฑm. Kimseye fark ettirmeden kadฤฑnlarฤฑ kesiyordum. Bu zamana kadar neden dรผฤŸรผnlere gitmedim diye hayฤฑflandฤฑm. ร‡oฤŸunu tanฤฑmฤฑyordum, ama yine de bakฤฑลŸlarฤฑma karลŸฤฑlฤฑk verdiklerini gรถrรผyordum. Beni tanฤฑyanlarsa baลŸlarฤฑyla selam veriyorlardฤฑ.

ร‡oฤŸunun giydikleri etekler, elbiseler dardฤฑ ve yรผrรผdรผkleri zaman gรถtleri, kalรงalarฤฑ belli oluyordu. Tayt giyenler, dizรผstรผ etek, elbise giyenler vardฤฑ, sanki birbirleriyle yarฤฑลŸฤฑyorlardฤฑ. Bir tanesi dizlerinin altฤฑna gelen mavi, vรผcudunu saran bir elbise giymiลŸti, koca gรถtรผ elbisenin altฤฑnda olduฤŸu gibi belli oluyor, yรผrรผdรผฤŸรผ zaman gรถtรผ saฤŸa sola sallanฤฑp duruyordu. AyaฤŸฤฑnda topuklu ayakkabฤฑ ve siyah รงorap vardฤฑ. BaลŸฤฑnฤฑ desenli bir tรผrbanla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ.

ร–zgeโ€™nin etrafฤฑnda kendi yaลŸฤฑtฤฑ pek รงok tรผrbanlฤฑ kฤฑz vardฤฑ. Hepsi de รงok ลŸฤฑk giyinmiลŸler, makyaj yapmฤฑลŸlardฤฑ. Bir ara hepsinin benden tarafa dรถnรผp baktฤฑklarฤฑnฤฑ gรถrdรผm, ร–zge aฤŸzฤฑnฤฑ eliyle kapatmฤฑลŸ diฤŸerlerine bir ลŸeyler sรถylรผyordu, onlar da bana bakฤฑyordu o sฤฑrada.

Bir sรผre sonra kadฤฑnlar kalktฤฑ ve hep birlikte oyun oynamaya, halay รงekmeye baลŸladฤฑlar. ร–zgeโ€™nin yanฤฑnda diฤŸerlerine gรถre daha samimi olduฤŸu belli olan bir kฤฑz vardฤฑ. Dizlerine gelen siyah, tรผllรผ bir elbise giymiลŸ, belini kemerle baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Elbisenin kollarฤฑ tรผldendi ve รงฤฑplak kollarฤฑ tรผlรผn iรงinde belli oluyordu. BaลŸฤฑnฤฑ kฤฑrmฤฑzฤฑ parlak bir tรผrbanla sฤฑkฤฑca sarmฤฑลŸ, ayaฤŸฤฑna da yine kฤฑrmฤฑzฤฑ renkli yรผksek topuklu bir ayakkabฤฑ giymiลŸti. AyaฤŸฤฑnda ince, siyah รงorap vardฤฑ. Dudaklarฤฑna kฤฑrmฤฑzฤฑ ruj sรผrmรผลŸtรผ ve hatta biraz aลŸฤฑrฤฑya kaรงmฤฑลŸtฤฑ sรผrerken. ร–zge ile รงok samimi olduklarฤฑ belliydi. Halay รงekerken elbisesi sallanฤฑyor, aรงฤฑlฤฑyordu, ince รงoraplฤฑ bacaklarฤฑ gรถrรผnรผyordu.

O sฤฑrada mavi elbiseli tรผrbanlฤฑ kadฤฑnฤฑn da oynadฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถrdรผm. Heyecanlฤฑ bir ลŸekilde oynuyor, elindeki mendili sallฤฑyordu. Oynarken elbisesi aรงฤฑlฤฑyor, altฤฑndaki siyah รงoraplฤฑ bacaklarฤฑ aรงฤฑฤŸa รงฤฑkฤฑyordu. O sฤฑrada arkamdaki masada oturanlarฤฑn kendi aralarฤฑnda konuลŸmalarฤฑna ลŸahit olmuลŸtum. Mavili tรผrbanlฤฑ hakkฤฑnda konuลŸuyorlardฤฑ. โ€œUff, karฤฑya bak be, nasฤฑl da oynuyor รถyle. O nasฤฑl gรถttรผr. O gรถtten sikerek baฤŸฤฑrtacaksฤฑn onu, vereceksin aฤŸzฤฑna yaraฤŸฤฑnฤฑ. Kocasฤฑ kim acaba bunun? ลžanslฤฑ herifmiลŸ!โ€ deyip duruyorlardฤฑ. Kadฤฑnฤฑ tanฤฑmadฤฑฤŸฤฑm iรงin onun hakkฤฑnda ileri geri konuลŸmalarฤฑna bir ลŸey demiyordum. Ama kim olduklarฤฑnฤฑ merak ettim.

Geriye dรถnรผp onlara bakarken, masada oturan bir adam dikkatimi รงekti. Sedatโ€™ฤฑn alt komลŸusu Emin beydi bu, hemen tanฤฑdฤฑm. Kendisine baktฤฑฤŸฤฑmฤฑ gรถrdรผ, galiba o da beni tanฤฑmฤฑลŸtฤฑ. Birbirimize selam verdik. Az รถnce kadฤฑn hakkฤฑnda konuลŸanlardan biri de oydu. Beni masasฤฑna davet etti. Damadฤฑn akrabasฤฑ olduฤŸunu sรถyledi. O ana kadar mavi gรถzlรผ รงarลŸaflฤฑ kadฤฑnฤฑ unutmuลŸtum, ama kocasฤฑnฤฑ gรถrรผnce yeniden aklฤฑma girmiลŸti. Emin beyle konuลŸmaya baลŸlayฤฑnca kendisinin ve karฤฑsฤฑnฤฑn hikรขyesini de รถฤŸrenmiลŸ oldum. Karฤฑsฤฑ, kocasฤฑnฤฑ Yugoslavyaโ€™daki savaลŸta kaybettikten sonra kaรงฤฑp Tรผrkiyeโ€™ye gelmiลŸ, burada akrabalarฤฑnฤฑn yanฤฑnda kalฤฑrken Emin beyle tanฤฑลŸmฤฑลŸ ve evlenmiลŸler. Kendisi onun ikinci karฤฑsฤฑymฤฑลŸ, ilk karฤฑsฤฑ daha รถnce รถlmรผลŸ. Bu arada karฤฑsฤฑnฤฑn adฤฑnฤฑn da Emine olduฤŸunu รถฤŸrenmiลŸtim. Karฤฑ kocanฤฑn isimleri uyumluydu.

DรผฤŸรผn bitiminde Emin beyle beraber kalktฤฑk. Ben bizimkilerin yanฤฑna gittim. Kฤฑz ร–zgeโ€™nin yanฤฑndaydฤฑ. Ben yanlarฤฑna gelince kฤฑz biraz heyecanlandฤฑ, elbisesini, tรผrbanฤฑnฤฑ dรผzeltmeye baลŸladฤฑ. ร–zge bizi tanฤฑลŸtฤฑrฤฑnca, bunun meลŸhur Semanur olduฤŸunu รถฤŸrendim. โ€œMerhaba, tanฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑmฤฑza memnun oldum!โ€ diyerek elimi uzatฤฑnca, Semanur utangaรง bir tavฤฑrla, โ€œBen de!โ€ diyerek elini uzattฤฑ. O sฤฑrada yanฤฑmฤฑza genรง bir delikanlฤฑ geldi. Semanur delikanlฤฑyฤฑ tanฤฑลŸtฤฑrdฤฑ, โ€œAhmet, benim niลŸanlฤฑm!โ€ dedi, sonra Ahmetโ€™e dรถnerek, โ€œOsman abi, ร–zgeโ€™nin รผvey babasฤฑ, sana bahsetmiลŸtim hani.โ€ deyince, Ahmet, โ€œAa, merhaba Osman abi!โ€ diyerek elini uzattฤฑ. ฤฐyi bir รงocuฤŸa benziyordu. Biraz havadan sudan konuลŸtuk.

Karฤฑm yanฤฑnda genรง ve yaลŸlฤฑ birkaรง kadฤฑnla birlikte geldi. Karฤฑm her birini bana tanฤฑtฤฑyor, โ€œBu falancanฤฑn karฤฑsฤฑ, ลŸu filancanฤฑn karฤฑsฤฑ…โ€ deyip duruyordu. Kadฤฑnlar beni merak etmiลŸlerdi, kendi aralarฤฑnda bana bakarak konuลŸuyorlardฤฑ. ฤฐรงlerinde mavili tรผrbanlฤฑyฤฑ gรถrรผnce acayip heyecanlandฤฑm. Karฤฑm, โ€œRefiye abla, rahmetli Mehmet abinin karฤฑsฤฑ.โ€ dedi. Kadฤฑn bir ลŸey demeden baลŸฤฑyla selam verdi. Yakฤฑndan bakฤฑnca, yeลŸil gรถzlรผ, kara kalฤฑn kaลŸlฤฑ, hoลŸ bir kadฤฑn olduฤŸunu gรถrdรผm. Dudaklarฤฑna hafif pembe bir ruj sรผrmรผลŸtรผ. Kฤฑrklฤฑ yaลŸlarda bir kadฤฑndฤฑ. Yรผzรผnde kฤฑrฤฑลŸฤฑklar vardฤฑ. Elastik elbisesi vรผcudunu sarmฤฑลŸtฤฑ, koca memeleri โ€˜ben buradayฤฑmโ€™ der gibiydi. Kendisine, โ€œMerhaba!โ€ dedim. Daha sonra karฤฑmla รถpรผลŸtรผler ve yanฤฑmฤฑzdan ayrฤฑldฤฑ. Arkasฤฑndan baktฤฑฤŸฤฑmda, gรถtรผnรผ saran elbisesinin altฤฑnda kรผlotunun izinin belli olduฤŸunu gรถrdรผm.

Salonun รถnรผnde Semanur ve niลŸanlฤฑsฤฑ Ahmetโ€™e, โ€œNasฤฑl gideceksiniz?โ€ dediฤŸimde, Ahmet, โ€œOtobรผsle gideriz Osman abi.โ€ dedi. โ€œOlmaz, araba ne gรผne duruyor?โ€ dedim. Ahmet รถn koltuฤŸa, hanฤฑmlar arkaya oturdular. Biraz sฤฑkฤฑลŸmฤฑลŸlardฤฑ, karฤฑm Esraโ€™yฤฑ kucaฤŸฤฑna almฤฑลŸtฤฑ, Semanur kapฤฑ tarafฤฑnda oturuyordu. O sฤฑrada Emin beyi ve yanฤฑnda karฤฑsฤฑnฤฑ gรถrdรผm, bir baลŸkasฤฑnฤฑn arabasฤฑna biniyorlardฤฑ. Karฤฑsฤฑ yine baลŸtan aลŸaฤŸฤฑ siyah bir รงarลŸafฤฑn iรงindeydi.

Yolda konuลŸa konuลŸa gittik. Karฤฑm Semanurโ€™a, โ€œKฤฑzฤฑm gel, bir รงayฤฑmฤฑzฤฑ iรง, kaรง zamandฤฑr gelmiyorsun, ben seni รงok seviyorum biliyorsun!โ€ dedi. Semanur, โ€œBaลŸka zaman gelirim teyzeciฤŸim!โ€ dedi. Onlarฤฑ gidecekleri yerde indirdim, biz devam ettik, karฤฑm ve kฤฑzlarla bir restorana gittik. Onlara gรผzel bir yemek ฤฑsmarladฤฑm, รงok sevindiler. Karฤฑma, โ€œRefiye hanฤฑm kimdi, รงฤฑkartamadฤฑm?โ€ dediฤŸimde, โ€œTanฤฑmฤฑyor musun gerรงekten? Muhsine ablanฤฑn eltisi o, kayฤฑnbiraderi rahmetli Mehmet abinin karฤฑsฤฑ. Almanyaโ€™da yaลŸฤฑyorlardฤฑ, ama kocasฤฑ รถlรผnce buraya yerleลŸtiler…โ€ dedi.

AkลŸamรผzeri eve dรถndรผฤŸรผmรผzde hepimiz รงok yorgunduk. Ben ve karฤฑm yatak odamฤฑza รงekildik, kฤฑzlar da odalarฤฑna gitti. Karฤฑm รผzerini รงฤฑkarmadan รถylece yataฤŸa girmiลŸ, yanฤฑma uzanmฤฑลŸtฤฑ. Ben de pantolon, gรถmlekle yatฤฑyordum. UyandฤฑฤŸฤฑm zaman karฤฑm baลŸฤฑnฤฑ gรถฤŸsรผme koymuลŸ uyumaya devam ediyordu. Evin iรงerisinde lambalar sรถnmรผลŸ ve ses gelmiyordu. Kฤฑzlar halen uyumaya devam ediyordu. Karฤฑmฤฑ dรผrtรผnce uyandฤฑ, โ€œNe var? Ne oluyor?โ€ dedi, halen uykuluydu.

Karฤฑmla sikiลŸmeyeli birkaรง gรผn olmuลŸtu, yanฤฑmda yatarken canฤฑm รงekti. โ€œSessiz ol!โ€ dedim. Karฤฑm ne olacaฤŸฤฑnฤฑ anlamฤฑลŸ, telaลŸlanmฤฑลŸtฤฑ, โ€œร‡ocuklar iรงerde, ลŸimdi olmaz!โ€ dedi. โ€œOlur, olur, sen merak etme!โ€ dedim ve yataktan kalktฤฑm, onu da kendime รงekip kaldฤฑrdฤฑm. Karฤฑm, โ€œTรถvbe tรถvbe, รงocuklar var diyorum, duymuyormusun?โ€ dese de, ben artฤฑk onu duyacak, dinleyecek durumda deฤŸildim. YaraฤŸฤฑm sertleลŸmiลŸ, kalkmฤฑลŸtฤฑ. ร‡abucak soyundum ve รงฤฑplak kaldฤฑm. Kalkฤฑk yaraฤŸฤฑmฤฑ gรถren karฤฑm az รถnce, โ€œOlmaz, olmaz!โ€ derken, ลŸimdi, โ€œSes รงฤฑkarmayalฤฑm o zaman!โ€ demeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ.

Soyunmasฤฑna fฤฑrsat vermeden onu belinden tutup makyaj masasฤฑna domalttฤฑm, arkasฤฑna geรงtim. Elbisesini beline sฤฑyฤฑrdฤฑm, iรงerinin loลŸ karanlฤฑฤŸฤฑnda ten renkli ince naylon kรผlotlu รงorabฤฑ parlฤฑyordu. Kรผlotlu รงorabฤฑnฤฑn altฤฑnda ise beyaz renkli dantelli bir tanga vardฤฑ. Bunu gรถrรผnce yaraฤŸฤฑm iyice sertleลŸmiลŸti. ร‡orabฤฑnฤฑ aลŸaฤŸฤฑ sฤฑyฤฑrdฤฑm, tangasฤฑnฤฑ รงฤฑkarmadan kenara รงekip, arkadan etli amฤฑna yaraฤŸฤฑmฤฑ soktum. Karฤฑm รงocuklar duymasฤฑn diye รงabalฤฑyordu, ama yine de derinden, โ€œIฤŸฤŸhh, ฤฑฤŸฤŸmm, oฤŸฤŸhhh!โ€ sesleri รงฤฑkarmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Ben de karฤฑmฤฑ bรผyรผk bir gรผรงle sikmek, yaraฤŸฤฑmฤฑ amฤฑna ลŸiddetle pompalamak istiyordum, ama รงฤฑkacak sesler kฤฑzlarฤฑ uyandฤฑrabilirdi. Ben de kendime hakim olmaya รงalฤฑลŸฤฑyordum.

Karฤฑmฤฑn kalรงalarฤฑndan sฤฑkฤฑca tutmuลŸtum, karฤฑm da kendini bana bastฤฑrฤฑyordu sรผrekli. YaraฤŸฤฑmฤฑ amฤฑnฤฑn derinliklerine yavaลŸ yavaลŸ sokup รงฤฑkarฤฑyordum. Karฤฑmฤฑn aฤŸlamaklฤฑ sesler รงฤฑkardฤฑฤŸฤฑnฤฑ, inlediฤŸini duyabiliyordum. Aynadan baktฤฑฤŸฤฑm zaman gรถzlerini kapatmฤฑลŸ, dudaklarฤฑnฤฑ ฤฑsฤฑrฤฑyor, emiyordu. Onu bu ลŸekilde dakikalarca siktim. BoลŸalmaya yaklaลŸฤฑnca amฤฑndan รงฤฑkฤฑyor, bir sรผre bekliyordum. Ardฤฑndan yeniden amฤฑna girip รงฤฑkmaya devam ediyordum. Karฤฑmฤฑn boลŸaldฤฑฤŸฤฑnฤฑ anlamฤฑลŸtฤฑm. Yine boฤŸuk sesler, hฤฑrฤฑltฤฑlar รงฤฑkarmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ รงรผnkรผ. Karฤฑmฤฑn tombul gรถt yanaklarฤฑnฤฑ olabildiฤŸince ayฤฑrฤฑnca, aรงฤฑlmฤฑลŸ ve geniลŸlemiลŸ gรถt deliฤŸi ortaya รงฤฑktฤฑ. BaลŸparmaฤŸฤฑmฤฑ iรงine soktum, gรถt deliฤŸinin aฤŸzฤฑnฤฑ yokluyordum. Karฤฑm, โ€œIฤŸฤŸhh, ฤฑฤŸฤŸhh!โ€ diye diye aฤŸlฤฑyor mu, inliyor mu bilemediฤŸim sesler รงฤฑkarฤฑyordu. Artฤฑk dayanacak halim kalmamฤฑลŸtฤฑ. En son Pakizeโ€™nin amฤฑna patlamฤฑลŸtฤฑm, ลŸimdi de karฤฑmฤฑn amฤฑna patladฤฑm. โ€œOhhhhh!โ€ diyerek dรถllerimi akฤฑttฤฑm amฤฑna. Bรผyรผk bir zevk almฤฑลŸtฤฑm.

Amฤฑndan รงฤฑktฤฑฤŸฤฑm zaman karฤฑm da doฤŸruldu, รผzerindekileri รงฤฑkardฤฑ. Amฤฑnฤฑ bir mendille silip temizledi. Ardฤฑndan dolabฤฑ aรงฤฑp yine gรผnlรผk giydiฤŸi basma eteฤŸini, gรถmleฤŸini giydi. BaลŸฤฑnฤฑ arkadan baฤŸladฤฑ. Ben yatakta รงฤฑrฤฑlรงฤฑplak uzanฤฑyordum. Bana, โ€œBanyo yapmayacak mฤฑsฤฑn?โ€ dedi. โ€œSen yap, ben sonra yaparฤฑm!โ€ dedim. Karฤฑm banyoya girerken kฤฑzlar da uyanmฤฑลŸtฤฑ, sesleri geliyordu. Esra annesine, โ€œHayฤฑrdฤฑr anne, akลŸam akลŸam ne banyosu bu saatte?โ€ dedi. Karฤฑmฤฑn, โ€œKฤฑzฤฑm banyonun saati mi olur?โ€ dediฤŸini duydum.

DรผฤŸรผnden sonra restoranda yediฤŸimiz iรงin, akลŸam evde yemek yemedik, biraz televizyon izledikten sonra yattฤฑk. Karฤฑm bana sarฤฑlmฤฑลŸtฤฑ yine, โ€œSikecek misin beni tekrar?โ€ dedi. Aslฤฑnda hiรง aklฤฑmda yoktu, ama o bรถyle sorunca yaraฤŸฤฑm yeniden kalktฤฑ. Aklฤฑm Semanur ve Emineโ€™de kalmฤฑลŸtฤฑ. NiลŸanlฤฑsฤฑ Semanurโ€™u sikmiลŸti, acaba ben de sikebilir miyim diye dรผลŸรผnรผyordum. Ayrฤฑca Emine tahmin ettiฤŸim gibi gerรงekten gรถรงmen รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑ, gรถรงmen kadฤฑnlarฤฑnฤฑn gรผzelliฤŸi dillere destandฤฑ. Aklฤฑm ikisi arasฤฑnda gidip geliyordu. Bir de Refiye รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑ ลŸimdi. O sฤฑrada karฤฑm yeniden, โ€œSikmeyeceksen ben yatฤฑyorum!โ€ dedi, kendisini bana sunmak, altฤฑma yatmak istiyordu. Karฤฑmฤฑn bu teklifine kayฤฑtsฤฑz kalamazdฤฑm.

Karฤฑma, โ€œSiyah รงarลŸafฤฑn var mฤฑ?โ€ dediฤŸim zaman, tuhaf tuhaf bana bakฤฑyordu. โ€œNiye sordun?โ€ dedi. โ€œVar mฤฑ, yok mu? Sen onu sรถyle!โ€ dedim. โ€œEski bir tane var, ne yapacaksฤฑn?โ€ dedi. โ€œHadi giysene onu!โ€ dedim. Karฤฑm ลŸaลŸฤฑrmฤฑลŸtฤฑ, sรถylenip duruyordu, ama ฤฑsrarlarฤฑma dayanamadฤฑ, sandฤฑฤŸฤฑnฤฑ aรงtฤฑ, alt taraflarฤฑnฤฑ karฤฑลŸtฤฑrฤฑyordu. Derken bir torba รงฤฑkardฤฑ. ร‡arลŸafฤฑ torbanฤฑn iรงindeydi. GeceliฤŸini รงฤฑkarฤฑp รงarลŸafฤฑnฤฑ giydi, รผzerindeki bol รงarลŸafฤฑn iรงinde sadece gรถzleri gรถrรผnรผyordu, tฤฑpkฤฑ Emine gibi olmuลŸtu. โ€œAltฤฑna siyah ince รงorap giy!โ€ dediฤŸimde daha fazla itiraz etmedi ve dizlerine gelen siyah bir รงorap giydi.

KarลŸฤฑmda ayakta duruyordu. Yataktan kalktฤฑm, elinden tutup baลŸฤฑnฤฑ yine karyolanฤฑn demirleri arasฤฑna soktum. Karฤฑm artฤฑk itiraz etmiyordu, elleriyle karyola demirlerinden tutundu. Arkasฤฑna geรงince รงarลŸafฤฑnฤฑ kaldฤฑrdฤฑm, tangasฤฑnฤฑ รงฤฑkarmฤฑลŸ, pamuklu beyaz bir kรผlot giymiลŸti, onu bacaklarฤฑndan sฤฑyฤฑrฤฑp รงฤฑkardฤฑm. โ€œBacaklarฤฑnฤฑ ayฤฑr!โ€ dediฤŸim zaman karฤฑm biraz daha aรงtฤฑ bacaklarฤฑnฤฑ. Diz รงรถktรผm ve aฤŸzฤฑmฤฑ amฤฑna dayadฤฑm. Amฤฑnฤฑ emmeye, yalamaya baลŸladฤฑm. Karฤฑm inlemeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Am dudaklarฤฑnฤฑ emiyor, ฤฑsฤฑrฤฑyordum, dilimi iyice iรงerilere sokuyordum. Karฤฑmฤฑn amฤฑ epey sulanmฤฑลŸtฤฑ ลŸimdi. Elleriyle saรงlarฤฑmฤฑ okลŸuyordu. Orta parmaฤŸฤฑmฤฑ gรถtรผne sokup รงฤฑkarmaya baลŸladฤฑm bu arada. Karฤฑmdan acฤฑ inlemeler gelmiyordu, artฤฑk gรถtten sikilmeye alฤฑลŸmฤฑลŸtฤฑ รงรผnkรผ. Bu halde daha fazla devam edemeyeceฤŸimi anladฤฑm.

DoฤŸruldum, yaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazladฤฑm biraz, ardฤฑndan gรถt yanaklarฤฑnฤฑ iki yana iyice aรงฤฑp amฤฑna girdim. ร–nce yavaลŸ, sonra hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ amฤฑnฤฑ sikmeye baลŸladฤฑm. Karฤฑm siyah รงarลŸafฤฑn iรงindeydi, yรผzรผnรผ gรถremiyordum ama, โ€œIฤŸฤŸhhh, aฤŸhh, oฤŸhh!โ€ seslerini duyuyordum. Onun Emine olduฤŸunu hayal ediyordum. Kalรงalarฤฑnฤฑ yaraฤŸฤฑma bastฤฑrฤฑyordu. Hatta bir ara durdum, karฤฑm, โ€œHฤฑฤŸฤŸhh, hฤฑฤŸฤŸhh!โ€ diyerek kendisi kalรงalarฤฑnฤฑ yaraฤŸฤฑma bastฤฑrฤฑyor, ben olduฤŸum yerde duruyordum. Bรผyรผk keyif alฤฑyordum. ลžimdi karฤฑmฤฑn vรผcuduna temas eden sadece yaraฤŸฤฑmdฤฑ. Ellerimi kalรงalarฤฑma koymuลŸtum. Karฤฑm gรถtรผnรผ saฤŸa sola, ileri geri oynatarak, kendisi yaraฤŸฤฑmฤฑn amฤฑna girip รงฤฑkmasฤฑnฤฑ saฤŸlฤฑyordu.

Derken karฤฑmฤฑn hฤฑrฤฑltฤฑlฤฑ sesler eลŸliฤŸinde boลŸaldฤฑฤŸฤฑnฤฑ anladฤฑm. Karฤฑm kalรงalarฤฑnฤฑ bastฤฑrmayฤฑ bฤฑrakmฤฑลŸtฤฑ. Ben yeniden kalรงalarฤฑndan tuttum ve amฤฑna hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ girip รงฤฑkmaya baลŸladฤฑm. Kasฤฑklarฤฑmฤฑn รงarpmasฤฑyla gรถt yanaklarฤฑ sallanฤฑp, titriyordu, odanฤฑn iรงi รงฤฑkan seslerle dolmuลŸtu yine. Vรผcudumu bir titreme dalgasฤฑ sardฤฑ, her yanฤฑm zangฤฑr zangฤฑr titriyordu. Karฤฑmฤฑn amฤฑna deli gibi boลŸaldฤฑm. Biraz daha amฤฑnda kalฤฑp รงฤฑktฤฑm. Karฤฑm doฤŸruldu, โ€œAhh, her yanฤฑm aฤŸrฤฑyor!โ€ deyip duruyordu yine.

Ben yataฤŸa uzandฤฑm, karฤฑm giydiฤŸi รงarลŸafฤฑ รงฤฑkardฤฑ, yeniden kรผlotunu ve geceliฤŸini giyip yanฤฑma uzandฤฑ. BaลŸฤฑnฤฑ gรถฤŸsรผme koyduฤŸunda, ikimiz de tatlฤฑ bir uykuya daldฤฑk…

[Osman]