Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (74)

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi 74. Bรถlรผm! (Osman 30 Y., Konya / Tรผrkiye)

Sabah erken bir saatte yanฤฑmda yatan karฤฑmฤฑn baฤŸฤฑrฤฑลŸฤฑyla uyandฤฑm. ร–nce ne olduฤŸunu anlamaya รงalฤฑลŸtฤฑm, karฤฑm รผzerime pikeyi รถrtmeye รงalฤฑลŸฤฑyor, bir taraftan da Esraโ€™ya, โ€œHayvan, bu kapฤฑyฤฑ รงalmadan niye giriyorsun!โ€ diye baฤŸฤฑrฤฑyordu. Bu sฤฑrada karฤฑmฤฑn iri memeleri รถnรผ oldukรงa aรงฤฑk ve dantelli geceliฤŸinin altฤฑnda deli gibi sallanฤฑyordu. Esra kapฤฑnฤฑn รถnรผnde durmuลŸ bize bakฤฑyordu รถylece. Sonradan fark ettim, sabah sabah yaraฤŸฤฑm kalkฤฑk haldeydi, รงadฤฑrฤฑ dikmiลŸtim yani. Karฤฑmฤฑn รผzerime รถrttรผฤŸรผ pikenin altฤฑnda bile belli oluyordu bu. Esraโ€™nฤฑn gรถzรผnden kaรงmamฤฑลŸtฤฑ bu gรถrรผntรผ ve karฤฑmฤฑn gizlemeye รงalฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑ da buydu. Karฤฑm yataktan fฤฑrladฤฑ ve Esraโ€™nฤฑn รผzerine yรผrรผdรผ. Ama Esra รงabuk davranฤฑp kapadฤฑ kapฤฑyฤฑ.

โ€œGeri zekรขlฤฑ รงocuk, รถylece dalฤฑnฤฑr mฤฑ yatak odasฤฑna, tรถbe tรถbe!โ€ deyip duruyordu karฤฑm sinirinden. O sฤฑrada iรงerden ร–zgeโ€™nin sesi geldi, โ€œAnne ben gidiyorum!โ€ diye. Karฤฑm, โ€œTamam, tamam!โ€ dedi soฤŸuk bir ses tonuyla. ร–zgeโ€™nin ardฤฑndan Esra da, โ€œAnne ben Elifnurโ€™a gidiyorum!โ€ diyerek รงฤฑkฤฑnca, evde karฤฑmla yalnฤฑz kaldฤฑm. ฤฐลŸe daha sonra gidecektim. Karฤฑm, โ€œSen de sabah sabah ne รถyle, kaldฤฑrmฤฑลŸsฤฑn!โ€ dedi eliyle yaraฤŸฤฑmฤฑ gรถstererek. Bense halen uykuluydum ve โ€œYa kadฤฑn sabah sabah bir git baลŸฤฑmdan!โ€ dedim. Karฤฑm, โ€œAman, buna da bir ลŸey sรถylenmiyor!โ€ dedi sinirle. Ben birลŸey demeden yattฤฑm, uyudum tekrar.

ร–ฤŸleye doฤŸru uyandฤฑฤŸฤฑmda karฤฑm temizlik yapฤฑyordu. โ€œลžurada รผรง gรผn olmadฤฑm evin iรงine sฤฑรงmฤฑลŸlar, iki tane gelinlik kฤฑzฤฑm var ama bir hayฤฑrlarฤฑ yok…โ€ deyip duruyordu sinirle. โ€œTamam, birลŸey olmaz, bu kadar รผstlerine gitme kฤฑzlarฤฑn!โ€ dedim. Karฤฑm cevabฤฑma daha da kฤฑzdฤฑ, โ€œBana o orospuyu savunma! Kaltak duvarฤฑn arkasฤฑnda durmuลŸ utanmadan bizi izliyordu, ama iyi oldu, oฤŸhh, kimmiลŸ bu evin hanฤฑmฤฑ, erkeฤŸinin sahibi kimmiลŸ gรถrdรผ sรผrtรผk!โ€ dedi.

Karฤฑm epey kฤฑzgฤฑndฤฑ ร–zgeโ€™ye karลŸฤฑ. Daha fazla tartฤฑลŸmak istemiyordum. Karฤฑm, โ€œBen aradฤฑm Aysel hocayฤฑ, ne zaman isterseniz gelin dedi!โ€ dediฤŸinde bu kez kฤฑzdฤฑm, baฤŸฤฑrฤฑp รงaฤŸฤฑrdฤฑm. Ama o gitmekte ฤฑsrarlฤฑydฤฑ. โ€œBana bir gรผnah iลŸlettin, bunu temizlememiz gerekli!โ€ diyordu. โ€œฤฐyi de sen istedin parayฤฑ!โ€ dediฤŸimde ise sustu. ร‡รผnkรผ doฤŸrusu buydu. โ€œBen gitmek istiyorum, sen de geleceksin!โ€ dedi karฤฑm sรถylediklerimi umursamadan.

SฤฑkฤฑlmฤฑลŸtฤฑm, ayrฤฑca karnฤฑm aรงtฤฑ. Karฤฑma, โ€œSen yฤฑkandฤฑn mฤฑ?โ€ diye sordum. โ€œYok, seni bekledim!โ€ dedi. โ€œBeni niye bekledin ki?โ€ dediฤŸimde, โ€œKฤฑzlar evde yok, beraber girer yฤฑkanฤฑrฤฑz diye dรผลŸรผndรผm!โ€ dedi. Bu cevabฤฑ hoลŸuma gitmiลŸti. โ€œร–zledin mi yoksa beni kฤฑz?โ€ dedim. Karฤฑm, โ€œHayvan, ne รถzlemesi, bak saat kaรง oldu?โ€ dedi gรผlerek.

โ€œฤฐyi, hadi gel o zaman!โ€ diyerek elinden tuttum, banyoya geรงtik birlikte. Kapฤฑyฤฑ hafif aralฤฑk bฤฑraktฤฑk, zaten evde tektik. ฤฐkimiz de bir รงฤฑrpฤฑda soyunduk, benim zaten รผzerimde sadece kรผlot vardฤฑ. Ilฤฑk suyun altฤฑna girdik, vรผcutlarฤฑmฤฑzฤฑ gรผzelce yฤฑkadฤฑk, sabunladฤฑk. Karฤฑm รงamaลŸฤฑr makinesini aรงmฤฑลŸtฤฑ ve akan suyun sesinden baลŸka bir de makinenin sesi banyoda yankฤฑlanฤฑyordu. Karฤฑm yaraฤŸฤฑma ayrฤฑ bir รถzen gรถsteriyordu resmen. Lifle nazikรงe sabunlayฤฑp temizledi yaraฤŸฤฑmฤฑ. Sonra, โ€œEtek tฤฑraลŸฤฑ yapayฤฑm mฤฑ?โ€ diye sordu. โ€œOlur, yap bakalฤฑm!โ€ dedim. En son otelde yapmฤฑลŸtฤฑ bana etek tฤฑraลŸฤฑ.

Karฤฑm yaraฤŸฤฑmฤฑ iyice sabunladฤฑ yeniden, benim eski tฤฑraลŸ bฤฑรงaklarฤฑmdan birini aldฤฑ, suyun altฤฑna tuttuฤŸu bฤฑรงaฤŸฤฑ daha sonra tฤฑpkฤฑ bir berberin kullandฤฑฤŸฤฑ ustura gibi kullanmaya baลŸladฤฑ. YaraฤŸฤฑma dokunan parmaklarฤฑ onu sertleลŸtiriyordu. Karฤฑm bu iลŸi iyi biliyordu doฤŸrusu. DomalmฤฑลŸ vaziyetteydi, gรถtรผnรผn tombul yanaklarฤฑ lรถpรผr lรถpรผr sallanฤฑyor, iyice sarkan koca memeleri de aynฤฑ ลŸekilde havada daireler รงiziyordu.

โ€œBen de iyice berber oldum ha!โ€ dedi gรผlerek. โ€œNiye?โ€ diye sordum, โ€œKฤฑzlara da aynฤฑsฤฑ yapacaฤŸฤฑm daha!โ€ dedi. โ€œBizim iki koca eลŸek halen temizleyemiyorlar kendilerini! ร–zgeโ€™den umutluydum, ama o da boลŸ รงฤฑktฤฑ!โ€ dedi. Bunlarฤฑ sรถylerken aynฤฑ ลŸekilde iลŸini yapmaya devam ediyordu. YaraฤŸฤฑm artฤฑk kazฤฑk gibi olmuลŸtu, karฤฑm yarak kรถkรผmdeki ve taลŸaklarฤฑmdaki kฤฑllarฤฑ gรผzelce kesip temizlemiลŸti. Suyla gรผzelce yฤฑkadฤฑฤŸฤฑnda, yaraฤŸฤฑm parlak bir gรถrรผntรผ almฤฑลŸtฤฑ. Onun da amฤฑnฤฑn kฤฑllarฤฑ uzamฤฑลŸtฤฑ bir miktar. โ€œBen de seninkileri keseyim!โ€ dediฤŸimde, โ€œYok, boลŸ ver, sonra ben hallederim!โ€ dedi.

Bunun ardฤฑndan duลŸ teknesinin iรงinde dizlerinin รผzerine รงรถktรผ, kalkฤฑk yaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazladฤฑ bir sรผre. Sonra dudaklarฤฑnฤฑn ucuyla emmeye baลŸladฤฑ kafasฤฑnฤฑ. Suyu kapattฤฑm, zaten yeterince ฤฑslanmฤฑลŸtฤฑk. Karฤฑm saฤŸ eliyle taลŸaklarฤฑmฤฑ avuรงlayฤฑp yaraฤŸฤฑmฤฑ tutarken, sol eliyle de memelerini okลŸuyor, avuรงluyordu. โ€œOฤŸmm, aฤŸmm, ฤฑฤŸmm…โ€ sesleri eลŸliฤŸinde yaraฤŸฤฑmฤฑ aฤŸzฤฑnฤฑn en derin noktalarฤฑna sokup รงฤฑkartฤฑyor, meme uรงlarฤฑnฤฑ sฤฑkฤฑyor, ara ara da amฤฑnฤฑ ovalฤฑyordu. Bense ฤฑslak saรงlarฤฑnฤฑ okลŸuyordum yavaลŸรงa.

Ara sฤฑra yalamayฤฑ bฤฑrakฤฑp yaraฤŸฤฑmฤฑn kafasฤฑnฤฑ dilliyor, sonra yeniden boฤŸazฤฑna kadar sokup รงฤฑkartฤฑyordu. Bรผtรผn bunlarฤฑ yaparken kendisi de zevk alฤฑyordu. Az sonra taลŸaklarฤฑmฤฑ yalamaya baลŸladฤฑฤŸฤฑndaysa aldฤฑฤŸฤฑm zevk daha da รงoฤŸaldฤฑ. Ufak ufak ฤฑsฤฑrฤฑp aฤŸzฤฑna sokuyordu her bir taลŸaฤŸฤฑmฤฑ. Ama artฤฑk iรงine girmek istiyordum, bu gidiลŸle boลŸalacaktฤฑm yoksa.

โ€œTamam, hadi, bฤฑrak artฤฑk, yeter, kalk ayaฤŸa!โ€ dediฤŸimde yaraฤŸฤฑmฤฑ yalamayฤฑ bฤฑraktฤฑ. Kalรงalarฤฑmdan destek alarak ayaฤŸa kalktฤฑฤŸฤฑnda, yaraฤŸฤฑmฤฑn zevk sฤฑvฤฑlarฤฑ aฤŸzฤฑnฤฑn kenarฤฑnฤฑ ฤฑslatmฤฑลŸtฤฑ iyice. Elinin tersiyle aฤŸzฤฑnฤฑ sildi ve โ€œNasฤฑl yapalฤฑm?โ€ dedi. โ€œลžu musluktan tutunup domal!โ€ dediฤŸimde, sฤฑrtฤฑnฤฑ bana dรถnerek dediฤŸim gibi domaldฤฑ. Bacaklarฤฑnฤฑ aรงtฤฑ iki yana iyice ve ayakuรงlarฤฑna basarak gรถtรผnรผ biraz havaya kaldฤฑrdฤฑ.

YaraฤŸฤฑmฤฑ tutup arkadan girdim amฤฑna yavaลŸรงa. Karฤฑm, โ€œIฤŸmm…โ€ diye inceden uzun bir inleme koyuverirken, yaraฤŸฤฑmฤฑ dibine kadar soktum amฤฑna. Az sonra da koca gรถt yanaklarฤฑndan tutarak sertรงe sikmeye baลŸladฤฑm. Evde tektik, รผst katta annem ve babam da yoktu. Onun iรงin karฤฑmฤฑn amฤฑna olabildiฤŸince ลŸiddetli ลŸekilde pompalฤฑyordum. Vรผcutlarฤฑmฤฑz ฤฑslaktฤฑ ve bu nedenle karฤฑmฤฑn gรถt yanaklarฤฑna รงarpan kasฤฑklarฤฑmdan รงฤฑkan ลŸiddetli ‘ลžlop, ลŸlop, ลŸlop!’ sesleri รงamaลŸฤฑr makinesinin sesini bastฤฑrmaya yetiyordu.

Karฤฑm sรผrekli, โ€œAฤŸhh, ฤฑฤŸmm, Osmann, uฤŸhh, kurban olurum, oฤŸhh, erkeฤŸimm, ฤฑฤŸmm, oฤŸhh, รงok gรผzel, รงok gรผzel, oฤŸhh, devam et, ฤฑฤŸmm, devam et, oฤŸhh, sik, sik, sik…โ€ deyip duruyordu. Onun bu inlemeleri, konuลŸmalarฤฑ beni daha รงok azdฤฑrฤฑyordu ve kendimi kaybedercesine daha sert sikmeye รงalฤฑลŸฤฑyordum karฤฑmฤฑ. Bir ara karฤฑmฤฑn ayaฤŸฤฑ kayar gibi oldu, son anda tutundu musluktan. Koca memeleri bฤฑngฤฑl bฤฑngฤฑl sallanฤฑrken, karฤฑm sรผrekli saรงlarฤฑnฤฑ savuruyordu havaya. Bir ara durdum, yorulmuลŸtum รงรผnkรผ. Bu sefer karฤฑm olduฤŸu yerde ileri geri hareket edip yaylanarak kendisi yaraฤŸฤฑmฤฑ amฤฑna sokup รงฤฑkarmaya baลŸladฤฑ.

Ben sabittim, karฤฑm ileri geri gidip geldikรงe yaraฤŸฤฑm amฤฑna girip รงฤฑkฤฑyordu bรถylece. โ€œIฤŸmm, oฤŸhh, oฤŸhh, aฤŸhh, ayy, uฤŸmm, uฤŸhh…โ€ diye inleyen karฤฑm kendinden geรงmiลŸti artฤฑk. Hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ aฤŸzฤฑndan nefes alฤฑp vermeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Ama sonra o da yoruldu, hareketleri yavaลŸladฤฑ. O zaman amฤฑndan รงฤฑkardฤฑm yaraฤŸฤฑmฤฑ ve bu kez iki baลŸparmaฤŸฤฑmla geniลŸlettiฤŸim gรถt deliฤŸine bastฤฑrmaya baลŸladฤฑm. Dรผn gece gรถtten sikilirken canฤฑ acฤฑmฤฑลŸtฤฑ karฤฑmฤฑn, ama ลŸimdi kฤฑsa sรผrede nerdeyse taลŸaklarฤฑma kadar almฤฑลŸtฤฑ yaraฤŸฤฑmฤฑ.

YavaลŸ hareketlerle gรถtรผne girip รงฤฑkmaya baลŸladฤฑm. Gรถt deliฤŸi her seferinde iyice geniลŸlerken, ben de gittikรงe hฤฑzlanmaya baลŸladฤฑm. Karฤฑm bu kez de burnundan nefes alฤฑp aฤŸzฤฑndan vermeye baลŸladฤฑ. Ara ara inlemeyi de ihmal etmiyordu. Kฤฑsa sรผrelerle de olsa gรถt deliฤŸinin iรงinde bekliyor ve sonra yeniden yaraฤŸฤฑmฤฑ sokup รงฤฑkarmaya devam ediyordum. AldฤฑฤŸฤฑm zevk mรผthiลŸti. Bu sefer de karฤฑmฤฑn bir amฤฑna, bir gรถtรผne sokup รงฤฑkartmaya baลŸladฤฑm. Karฤฑm bundan daha da bรผyรผk zevk duymaya baลŸladฤฑ. ฤฐnlemeleri รงoฤŸaldฤฑ, ben de gittikรงe boลŸalmaya yaklaลŸฤฑyordum. Banyonun iรงinde terden sฤฑrฤฑlsฤฑklam haldeydik รงฤฑplak olmamฤฑza raฤŸmen. O ara รงamaลŸฤฑr makinesi de sฤฑkma moduna geรงmiลŸti ve makineden bรผyรผk bir gรผrรผltรผ gelmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ.

Kimden daha รงok ses รงฤฑkacak diye yarฤฑลŸฤฑyordum sanki makineyle. Karฤฑmฤฑn amฤฑna deli gibi pompalamaya baลŸladฤฑm. ร‡ฤฑkan ‘ลžlop, ลŸlop, ลŸlop!’ seslerine karฤฑmฤฑn amฤฑna girip รงฤฑkan havanฤฑn ‘Zort, zort, zort!’ sesleri karฤฑลŸฤฑyordu. Bu iki ses makinenin gรผrรผltรผsรผnรผ bastฤฑrฤฑyordu, ama karฤฑmฤฑn attฤฑฤŸฤฑ zevk รงฤฑฤŸlฤฑklarฤฑ da sikiลŸimizin seslerini bastฤฑrฤฑyordu. โ€œUฤŸhh, Osmannn, aฤŸhh, aฤŸhh, ฤฑฤŸmm, oฤŸhh, ayy…โ€ sesleri รงฤฑฤŸlฤฑklarฤฑna karฤฑลŸฤฑyordu karฤฑmฤฑn. Karฤฑm bir eliyle musluฤŸa sฤฑkฤฑ sฤฑkฤฑya sarฤฑlmฤฑลŸtฤฑ, diฤŸeriyle de duvardan tutunuyordu, dรผลŸmemek iรงin uฤŸraลŸฤฑyordu. Koca memeleri daha รถnce hiรง olmadฤฑฤŸฤฑ kadar sallanฤฑyordu.

Sonunda ikimiz birden aynฤฑ anda sarsฤฑla sarsฤฑla boลŸaldฤฑฤŸฤฑmฤฑzda, inlemelerimiz devam etti epey bir zaman daha. Evde yalnฤฑz olmamฤฑzฤฑn verdiฤŸi avantajla saฤŸlam bir sikiลŸ yaลŸamฤฑลŸtฤฑk karฤฑ koca. YaraฤŸฤฑmฤฑ bir sรผre daha sokup รงฤฑkardฤฑm amฤฑna. ร‡ฤฑkardฤฑฤŸฤฑmdaysa yaraฤŸฤฑmฤฑn kafasฤฑ kฤฑzarmฤฑลŸtฤฑ, aynฤฑ zamanda kasฤฑklarฤฑm ve karฤฑmฤฑn beyaz, tombul gรถt yanaklarฤฑ ve kasฤฑklarฤฑ da nar gibi olmuลŸtu. SikiลŸin zevkiyle kendimi kaybetmiลŸ ve tรผm gรผcรผmle pompalamฤฑลŸtฤฑm karฤฑmฤฑn amฤฑna.

YaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazlayarak iรงinde kalan dรถllerimi duลŸ teknesinin iรงine akฤฑttฤฑm. Ardฤฑndan suyu aรงtฤฑm tekrar. Bu sฤฑrada karฤฑm da doฤŸrulmuลŸ ve belime sarฤฑlmฤฑลŸtฤฑ, gรถฤŸsรผmรผ รถpรผyordu. โ€œSeni รงok seviyorum, iyi ki varsฤฑn, รงok seviyorum seni…โ€ deyip duruyordu.

Makinenin รงalฤฑลŸmasฤฑ durmuลŸtu, ลŸimdi sadece akan suyun sesi vardฤฑ banyoda. O sฤฑrada kapฤฑnฤฑn รงalฤฑnmasฤฑ ile ลŸoka uฤŸradฤฑk. โ€œAnnee, annee, ben geldim! Rabia ablayla Elifnur da burada!โ€. Bu Esraโ€™nฤฑn sesiydi. Ne zaman gelmiลŸlerdi? Karฤฑmฤฑn suratฤฑ bembeyaz oldu. O ara ben de heyecanlandฤฑm. Acaba sikiลŸmemizi duymuลŸ olabilirler miydi? Nereden รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑ ลŸimdi bunlar? Hem banyonun kapฤฑsฤฑnฤฑ aralฤฑk bฤฑrakmฤฑลŸtฤฑk, ama ลŸimdi kapalฤฑydฤฑ. Nasฤฑl olmuลŸtu bu?

O heyecanla suyu kapadฤฑm hemen. Karฤฑm alelacele kurulanฤฑrken, โ€œGeliyorum, geliyorum, aรงma kapฤฑyฤฑ, aรงma, sen git…โ€ dedi telaลŸla. O kurulandฤฑktan sonra, ben aldฤฑm havluyu bu kez. Karฤฑm รผzerini giyindi yeniden. Basma bir etekle, benim eski bir tiลŸรถrtรผmdรผ kฤฑyafeti. ฤฐรงine atlet veya sutyen giymemiลŸti temizlik yaptฤฑฤŸฤฑ iรงin. BaลŸฤฑna รถrttรผฤŸรผ eลŸarbฤฑnฤฑ aรงtฤฑ iyice ve memelerini de kapatacak ลŸekilde รถrttรผ bu kez. Ama saรงlarฤฑnฤฑ kurutamamฤฑลŸtฤฑ iyice.

Karฤฑma, โ€œYa rahat ol, bฤฑrak, kasma bu kadar!โ€ dedim. โ€œNe bileyim, elin kadฤฑnฤฑ sonuรงta, ya duymuลŸsa?โ€ dedi telaลŸla. Sonra da, โ€œSen ลŸรถyle geรง de ben kapฤฑyฤฑ aรงayฤฑm, burada bekle, ben sana รผst baลŸ getiririm ลŸimdi!โ€ dedi. Ben kapฤฑnฤฑn arkasฤฑna geรงerken karฤฑm รงฤฑktฤฑ banyodan. Ben de havluyla kurulanmaya devam ettim. ฤฐki รผรง dakika sonra kapฤฑ vuruldu ve karฤฑm kapฤฑyฤฑ aรงฤฑp, โ€œOsman al ลŸunlarฤฑ giyin, kadฤฑn iรงerde, ben de utanฤฑyorum git demeye, onun da gitmeye niyeti yok!โ€ dedi.

รœzerimi giyindim. Demek Rabia ve kฤฑzฤฑ bizdeydi. Esraโ€™nฤฑn dediklerine bakฤฑlฤฑrsa, ana kฤฑz ikisi de benden hoลŸlanฤฑyordu. Ben karฤฑma gรถre rahattฤฑm, Rabiaโ€™nฤฑn beni duymuลŸ olmasฤฑnฤฑ isterdim eฤŸer duymadฤฑysa. ฤฐรงeri geรงtiฤŸimde beni gรถren Rabia ve Elifnurโ€™un ve tabii Esraโ€™nฤฑn yรผzlerindeki pembeleลŸmeden, bizi duyduklarฤฑnฤฑ anladฤฑm. Rabia ayaฤŸa kalkmaya รงalฤฑลŸฤฑrken, ona, โ€œLรผtfen, oturun, rahatsฤฑz olmayฤฑn!โ€ dedim. Karฤฑm, โ€œลžeyy, Rabia hanฤฑm da saฤŸ olsun bana hoลŸgeldin demeye gelmiลŸ!โ€ dediฤŸinde, Rabia, โ€œEvet, ลŸey, siz de hoลŸ geldiniz Osman bey!โ€ dedi gรถzlerini benden kaรงฤฑrmaya รงalฤฑลŸarak.

Elifnur ise sessizdi. ร–nรผne bakฤฑyordu. Ben, โ€œEe, Elifnur sen nasฤฑlsฤฑn?โ€ diye sorunca neye uฤŸradฤฑฤŸฤฑnฤฑ ลŸaลŸฤฑrdฤฑ. โ€œBen mi, ee, ลŸeyy, iyiyim, saฤŸ olun…โ€ dedi รผrkekรงe. Uzun boylu, yapฤฑlฤฑ bir kฤฑzdฤฑ. Uzun bir pembe etek giymiลŸti, pileli. Onun da รผzerine krem renkli bir gรถmlek giymiลŸ, baลŸฤฑnฤฑ gene pembe bir ลŸalla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Hafif bir makyaj vardฤฑ yรผzรผnde, aรงฤฑk kฤฑrmฤฑzฤฑ bir rujla boyadฤฑฤŸฤฑ etli dudaklarฤฑyla boyalฤฑ bir bebek gibiydi.

Annesi Rabia, beyaz, ince, uzun bir etek giymiลŸti. Dizlerinden aลŸaฤŸฤฑsฤฑ tรผldรผ eteฤŸin ve baldฤฑrlarฤฑ gรถrรผnรผyordu. Onu ilk gรถrdรผฤŸรผmde de buna benzer bir etek vardฤฑ รผzerinde. ร‡iรงekli bir tunik giymiลŸti ayrฤฑca, tuniฤŸin gรถฤŸรผs kฤฑsmฤฑnda tek bir dรผฤŸme vardฤฑ, bu nedenle รงiรงekli tรผrbanฤฑ ile tuniฤŸin รผst kฤฑsmฤฑ arasฤฑndan bembeyaz koynu gรถrรผnรผyordu. BaลŸฤฑna sฤฑkฤฑca sardฤฑฤŸฤฑ tรผrbanฤฑ nedeniyle gรถฤŸsรผnรผ kapatamฤฑyordu Rabia. Bunun sฤฑkฤฑntฤฑsฤฑnฤฑ รงekiyordu, kendi kendine elini kolunu sallayarak o aรงฤฑklฤฑฤŸฤฑ bir ลŸekilde kapatmaya รงalฤฑลŸฤฑyordu, ama nafile. Karnฤฑnฤฑn รผzerinde, nerdeyse memelerinin altฤฑndan bir kemerle baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ ayrฤฑca tuniฤŸini. Ve bu nedenle memeleri daha bir ลŸiลŸkin gรถrรผnรผyordu.

Ona, โ€œBebek nerde peki?โ€ diye sordum. Rabia utangaรง bir halde, โ€œKaynanam bakฤฑyor, biz รงฤฑkarken uyuyordu…โ€ dedi. Esraโ€™nฤฑn dediklerinin doฤŸru olduฤŸunu anlฤฑyordum Rabia ve Elifnurโ€™a bakarken. ฤฐkisi de genรง bir kฤฑz gibiydi, utanฤฑyorlardฤฑ. Oysa Rabia Esraโ€™nฤฑn doฤŸum gรผnรผnde sanki bir dansรถz gibi kฤฑvฤฑrฤฑyordu. Gรถtรผ, kalรงalarฤฑ, memeleri, her bir yeri ayrฤฑ ayrฤฑ oynuyordu o zaman.

Esra daracฤฑk mavi bir kot pantolon giymiลŸti. Gรถtรผnรผ olduฤŸu gibi dฤฑลŸarฤฑ รงฤฑkarmฤฑลŸtฤฑ pantolonu ve ayrฤฑca dรผลŸรผk beldi. Elinde meyve suyu tepsisi ile servis yaparken eฤŸildiฤŸinde tiลŸรถrtรผ ile pantolonu arasฤฑndan bembeyaz beli ve beyaz kรผlotunun lastikleri รงฤฑkฤฑyordu ortaya.

Galiba karฤฑm da onlarฤฑn sikiลŸ seslerimizi duyduฤŸunu anlamฤฑลŸtฤฑ. Ve bu nedenle hiรง konuลŸmadan elindeki meyve suyunu iรงiyordu. Karnฤฑmฤฑz aรงtฤฑ, ama mecburen meyve suyuna talim ediyorduk. O sฤฑrada kapฤฑnฤฑn รถnรผnde konuลŸmalar, ayak sesleri duyduk. Derken kapฤฑ vuruldu. Esra kapฤฑyฤฑ aรงฤฑnca, annem, yengem, yengemin รผvey kฤฑzฤฑ olduฤŸunu tahmin ettiฤŸim kadฤฑn, Elif, Refiye ve kฤฑzฤฑ Ceren tek tek iรงeri girdiler. Karฤฑmla annemin karลŸฤฑlaลŸmasฤฑ oldukรงa soฤŸuk oldu. Ama annemin karฤฑma, โ€œNasฤฑlsฤฑn kฤฑzฤฑm?โ€ demesi dikkatimden kaรงmadฤฑ. ร–nceden olsa ismiyle hitap ederdi รงรผnkรผ. Annem beni gรถrรผnce ise un gibi oldu yรผzรผ. Tatilde onun hakkฤฑnda รถฤŸrendiklerim รงok canฤฑmฤฑ yakmฤฑลŸtฤฑ.

Her biri iรงeri girerken, Rabia ve kฤฑzฤฑna selam veriyor, onlar da aynฤฑ ลŸekilde karลŸฤฑlฤฑk veriyordu. Ayrฤฑca hepsi birden beni gรถrmeyi beklemiyorlarmฤฑลŸ gibi bir haldeydi. BakฤฑลŸlarฤฑndan bu anlaลŸฤฑlฤฑyordu. Refiye beni gรถrรผnce epey heyecanlandฤฑ, kฤฑzฤฑ da รถyleydi. Bรผtรผn hepsi, tฤฑkฤฑลŸ tฤฑkฤฑลŸ da olsa kendine oturacak bir yer buldu sonunda. Refiye gene yapmฤฑลŸtฤฑ yapacaฤŸฤฑnฤฑ. EvleneceฤŸimiz kesinleลŸince, sรผslรผ halini terk eden Refiye gene sรผslรผ haline geri dรถnmรผลŸtรผ ลŸimdi. YeลŸil renkli, uzun ve dar bir etek giymiลŸti. Gรถtรผnรผn yuvarlaklฤฑฤŸฤฑ, kalรงalarฤฑ ortadaydฤฑ resmen. รœzerine de beyaz, gene dar bir saten gรถmlek giymiลŸti. BaลŸฤฑnฤฑ da desenli bir tรผrbanla sฤฑkฤฑca baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Yรผzรผnรผ boya fฤฑรงฤฑsฤฑna sokmuลŸ gibiydi, parlak pembe bir ruj sรผrmรผลŸ, gรถz kapaklarฤฑnฤฑ da gene aรงฤฑk pembe bir gรถz farฤฑyla boyamฤฑลŸtฤฑ. Tฤฑrnaklarฤฑnฤฑ da koyu krem ojeyle boyamฤฑลŸtฤฑ.

Yanฤฑndaki Ceren de annesi gibiydi. Mavi bir ลŸalla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ baลŸฤฑnฤฑ. Beyaz uzun bir etekle, mavi ince bir kazak giymiลŸti. O da annesi kadar olmasa da makyaj yapmฤฑลŸtฤฑ. Ceren her geรงen gรผn bรผyรผyordu ve memeleri de gittikรงe ลŸiลŸmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Refiye ile karฤฑmฤฑn ลŸu hali arasฤฑnda daฤŸ kadar fark vardฤฑ. Refiyeโ€™nin sรผslรผ pรผslรผ, makyajlฤฑ, boyalฤฑ haline inat karฤฑm, sade, makyajsฤฑz, gรผnlรผk halindeydi. Karฤฑm da Refiye gibi makyaj yaptฤฑฤŸฤฑnda en az onun kadar gรผzel oluyordu yoksa ki. Zannฤฑmca Refiye karฤฑma hava atmak iรงin bu kadar sรผslenmiลŸti. Yakฤฑnda evlenecektik, Refiye ikinci karฤฑm olacaktฤฑ. Bu nedenle gรถsteriลŸiyle karฤฑmฤฑ ezmek iรงin bu ลŸekilde giyinmiลŸti. Bunda annemin de parmaฤŸฤฑnฤฑn olabileceฤŸini dรผลŸรผnรผyordum. Ama benim evde olacaฤŸฤฑmฤฑ hesaba katmamฤฑลŸlardฤฑ.

Elif ise her zamanki gibiydi. Sessiz, sakindi. ร‡ocuklarฤฑ yanฤฑnda deฤŸildi. Yengem de sonradan kavuลŸtuฤŸu paranฤฑn bolluฤŸuyla sarhoลŸ olmuลŸtu iyice. ร–nden aรงฤฑk yฤฑrtmaรงlฤฑ bir etek giymiลŸti, oturduฤŸunda รงorapsฤฑz, beyaz ve etli baldฤฑrlarฤฑ dizlerine kadar gรถrรผnรผyordu. รœzerinde de dar, uzun kollu bir bluz vardฤฑ, vรผcudunu, memelerini sarmฤฑลŸtฤฑ. YaลŸฤฑna baลŸฤฑna aldฤฑrmadan bรถyle giyiniyordu. Genรง kฤฑzlar gibi renkli bir ลŸalla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ baลŸฤฑnฤฑ. El ve ayak tฤฑrnaklarฤฑna bordo renkli oje sรผrmรผลŸtรผ.

Ama asฤฑl bomba yengemin รผvey kฤฑzฤฑydฤฑ. Kฤฑrklฤฑ yaลŸlarฤฑnda, bir Tรผrkโ€™ten รงok bir Almanโ€™a benzeyen, sarฤฑ, uzun ve dalgalฤฑ saรงlฤฑ, hafif รงilli, mavi gรถzlรผ bir kadฤฑndฤฑ. Daha รถnce resmini gรถrmรผลŸtรผm zaten yengemin evinde, ama o resimlerde burnu kemerliydi, bunu hatฤฑrlฤฑyordum. Ama ลŸimdi bakฤฑnca burnunu ameliyat ettirdiฤŸi anlaลŸฤฑlฤฑyordu. Dizlerinin รผzerinde krem renkli, sฤฑfฤฑr kol bir elbise giymiลŸti. Uzun boylu, etli butlu bir kadฤฑndฤฑ. Dolgun ve parlak bacaklarฤฑ elbisenin altฤฑnda gรถz alฤฑcฤฑydฤฑ. Elbisesi memelerini ve gรถtรผnรผ sarmฤฑลŸtฤฑ; memeleri, gรถtรผ kendini belli ediyordu tamamen. Sol ayaฤŸฤฑnda, ayak bileฤŸinin รผzerinde Hamideโ€™nin bel รงukurundaki dรถvmesine benzer bir dรถvmesi vardฤฑ, ayrฤฑca saฤŸ ayaฤŸฤฑnda gรผmรผลŸ bir halhal vardฤฑ. Sol kolunun omzuna yakฤฑn yerinde de bir kalp, kalbin iรงinde de iki tane bรผyรผk ‘M’ harfi olan bir dรถvme vardฤฑ.

Yengem, โ€œBak kฤฑzฤฑm, bu da bizim ailemizin yakฤฑลŸฤฑklฤฑsฤฑ, sana bahsettiฤŸimiz oฤŸlumuz Osman!โ€ dediฤŸinde, kadฤฑn dรผzgรผn bir Tรผrkรงeyle, โ€œMemnun oldum!โ€ dedi. Yengem, โ€œOsman, sana bahsettiฤŸim kฤฑzฤฑm iลŸte bu, adฤฑ da Hรผsniye!โ€ dediฤŸinde gรผlmemek iรงin kendimi zor tuttum. Kadฤฑn genรงlik zamanlarฤฑmฤฑzda izlediฤŸimiz Alman pornolarฤฑndan fฤฑrlamฤฑลŸ gibiydi, ama adฤฑ Hรผsniye idi, doฤŸrusu bu komiฤŸime gitmiลŸti. Aslฤฑnda fiyakalฤฑ bir ismi olsa daha iyi olurdu dedim kendi kendime.

Ben de, โ€œMemnun oldum!โ€ diyerek karลŸฤฑlarฤฑna oturdum. Ama daha sonra, โ€œEฤŸer siz konuลŸacaksanฤฑz ben gideyim?โ€ dedim. Annem, โ€œYok oฤŸlum yok, senle ilgili zaten, seni de bulduฤŸumuz iyi oldu. Biz karฤฑna hoลŸgeldine gelmiลŸtik aslฤฑnda, ama zaten onunla da senin hakkฤฑnda konuลŸacaktฤฑk. Senin de olman iyi oldu!โ€ dedi. Karฤฑm da masanฤฑn yanฤฑndaki sandalyelerden birine oturdu. Hรผsniye รผzerine giydiฤŸi elbisenin azizliฤŸine uฤŸramฤฑลŸtฤฑ. Oturunca elbisesi รงekmiลŸ, kalรงalarฤฑ gรถrรผnรผyordu, elleriyle kapatmaya รงalฤฑลŸฤฑyordu. Bizim genรง kฤฑzlarฤฑn durumu gibiydi Hรผsniyeโ€™ninki. Mini etek yada elbise giyip sonra da aรงฤฑlmasฤฑn, bacaklarฤฑ gรถrรผnmesin diye รงekiลŸtirirlerdi. Yengem karฤฑma, โ€œKฤฑzฤฑm, temiz bir havlu getirsene!โ€ dediฤŸinde niye istediฤŸini anlamadฤฑm.

Karฤฑm havluyu getirip yengeme verince, yengem de yanฤฑndaki Hรผsniyeโ€™ye uzattฤฑ havluyu ve โ€œAl kฤฑzฤฑm, ลŸunu รถrt bacaklarฤฑna da รผลŸรผmesin bacaklarฤฑn!โ€ dedi ciddi ciddi. Hรผsniye utanmฤฑลŸ gibi havluyu bacaklarฤฑnฤฑn รผzerine รถrtรผnce sadece ayaklarฤฑ gรถrรผnรผr oldu. Annem, โ€œRabia kฤฑzฤฑm da bizden biri sayฤฑlฤฑr, onun da dinlemesinde bir mahsur yok!โ€ deyince, yengem en bรผyรผk sฤฑfatฤฑyla konuลŸmaya baลŸladฤฑ:

โ€œEvladฤฑm biliyorsun, yakฤฑnda Refiye kฤฑzฤฑmฤฑzla nikรขhlanacaksฤฑn. Bundan รถnce yapmamฤฑz gereken ลŸeyler var, biz bรผyรผkler olarak รผzerimize dรผลŸeni yapฤฑyoruz zaten. Kalanฤฑ da siz genรงlerin iลŸi. Refiye kฤฑzฤฑm da, karฤฑn da, birbirini dรผลŸman bellemesinler. Onlar bu saatten sonra iki bacฤฑdฤฑr. Kaderin iลŸi, ikisi de genรง yaลŸฤฑnda dul kalmฤฑลŸ. Sen onlarฤฑn รผzerinde bir gรถlgesin oฤŸlum, bu kadฤฑnlara da bunlarฤฑn รงocuklarฤฑna da bir gรถlgesin. Senin yaptฤฑฤŸฤฑn bรผyรผk sevap oฤŸlum. Bรถyle dul kadฤฑnlara ettiฤŸin iyiliฤŸin karลŸฤฑlฤฑฤŸฤฑnฤฑ รถte dรผnyada mutlaka alฤฑrsฤฑn. DediฤŸim gibi, siz bundan sonra iki bacฤฑsฤฑnฤฑz. ร‡ocuklarฤฑnฤฑz da sizin gibi kardeลŸtir. Osmanโ€™dan doฤŸacak รงocuklarฤฑnฤฑz da kardeลŸ olacaktฤฑr…

Hanฤฑmlar, ลŸunu unutmayฤฑn, kocanฤฑz aynฤฑ adam da olsa, o sizin รผzerinizde hak sahibidir. Ama sizin onun รผzerindeki hakkฤฑnฤฑz da birbirinizinkiyle aynฤฑdฤฑr. Ne senin daha fazla hakkฤฑn vardฤฑr Osman รผzerinde, ne de senin. EฤŸer gรผnรผn birinde Osmanโ€™ฤฑn iรงinizden birine daha รงok ilgi, alaka gรถsterdiฤŸini dรผลŸรผnรผrseniz, o zaman bana gelin. Ben bu ailenin bรผyรผฤŸรผ olarak size bu konuda her tรผrlรผ yardฤฑmฤฑ yaparฤฑm…

Osman, evladฤฑm, sen de bu karฤฑlarฤฑndan hiรงbirine bir ayrฤฑcalฤฑk tanฤฑmayacaksฤฑn. Onlar gรผn gelir birbirini รงekemez, birbirlerini kรถtรผlerler, sen de onlarฤฑn aklฤฑna uymayacaksฤฑn. Sen adaletli olacaksฤฑn. Bak Elif kฤฑzฤฑm da burada, ben ne kadar senin yengensem, onun da yengesiyim. Yakฤฑnda bu bahtฤฑ kara kฤฑzฤฑm da senin karฤฑn olacak. Sรถylediklerim onun iรงinde geรงerlidir!โ€ dedi.

O sฤฑrada Elifโ€™in suratฤฑ kฤฑpkฤฑrmฤฑzฤฑ olmuลŸtu utancฤฑndan. Ama asฤฑl ลŸaลŸkฤฑnlฤฑฤŸฤฑ Rabia yaลŸฤฑyordu. Benim Refiye ve Elifโ€™le ilerde evleneceฤŸimi belli ki bilmiyordu ve ลŸimdi duyduklarฤฑ karลŸฤฑsฤฑnda aฤŸzฤฑ aรงฤฑk kalmฤฑลŸtฤฑ. Kฤฑzฤฑ Elifnur da aynฤฑ ลŸekildeydi.

ฤฐรงerde bir sessizlik oldu รถnce. Sonra da Hรผsniyeโ€™nin, โ€œAy รงok duygulandฤฑm!โ€ lafฤฑ geldi. Bu tip kadฤฑnlฤฑ ortamlara alฤฑลŸฤฑk olmadฤฑฤŸฤฑ hemen belli oluyordu zaten. Yengemin isteฤŸiyle karฤฑm ve Refiye birbirlerini รถptรผler, sarฤฑldฤฑlar. Sonra da Ceren ve Esra birbirlerine sarฤฑldฤฑlar. Karฤฑm Cerenโ€™e kendi kฤฑzฤฑymฤฑลŸ gibi bakacaฤŸฤฑnฤฑ sรถylerken, Refiye de aynฤฑsฤฑnฤฑ ร–zge ve Esra iรงin yapacaฤŸฤฑnฤฑ sรถyledi. Hรผsniye yeniden, โ€œAy รงok duygulandฤฑm!โ€ dedi. Yฤฑllardฤฑr Almanyaโ€™da yaลŸadฤฑฤŸฤฑ halde Tรผrkรงesi รงok dรผzgรผndรผ.

Saat รถฤŸleyi geรงmiลŸti, iลŸe gitmem gerekiyordu. Yengeme bunu sรถylediฤŸimde, โ€œTamam evladฤฑm, biz bir sรผre daha buradayฤฑz, ama Hรผsniyeโ€™yi benim eve bฤฑrak sen!โ€ dedi. Hรผsniye รถnce karฤฑm ve Refiyeโ€™ye, sonra da Elifโ€™e sarฤฑlฤฑp, โ€œBir รถmรผr boyu mutluluklar dilerim!โ€ dedikten sonra รงฤฑktฤฑk, arabaya bindik.

Arabada konuลŸmayฤฑ ben baลŸlattฤฑm. โ€œTรผrkรงeniz รงok gรผzel, onca yฤฑl yurtdฤฑลŸฤฑnda olduฤŸunuz halde!โ€ dedim. Hรผsniye, โ€œAh, teลŸekkรผr ederim. Almanyaโ€™da bir Tรผrk kรผltรผr merkezinde Tรผrkรงe รถฤŸretmenliฤŸi yapฤฑyorum. Orada doฤŸup bรผyรผmรผลŸ, รผรงรผncรผ, dรถrdรผncรผ kuลŸak genรงlerimize, รงocuklarฤฑmฤฑza Tรผrkรงe รถฤŸretiyorum!โ€ dedi. โ€œSizin var mฤฑ, yani รงocuk?โ€ diye sordum. Aslฤฑnda olduฤŸunu biliyordum, resimlerde gรถrmรผลŸtรผm. Hรผsniye, โ€œAh, evet, bir oฤŸlum, bir de kฤฑzฤฑm var. Kฤฑzฤฑm รผniversite ikiye gidiyor, oฤŸlum da kฤฑsmetse bu sene baลŸlayacak!โ€ dediฤŸinde, โ€œHadi ya, kocaman olmuลŸlar, siz hรขlbuki รงok genรงsiniz!โ€ dedim. โ€œMersi, teลŸekkรผr ederim. Genรง yaลŸta evlenip anne olmanฤฑn bir sonucu. ฤฐลŸte, iyi mi, kรถtรผ mรผ, onu da bilmiyorum!โ€ dedi.

โ€œEลŸiniz ne iลŸ yapฤฑyor?โ€ diye sorduฤŸumda, โ€œBir fabrikada elektrik mรผhendisi kendisi!โ€ dedi รถnce. Sonra da, โ€œBen de alฤฑลŸamadฤฑm artฤฑk ลŸuna, biz bir sรผre รถnce boลŸandฤฑk aslฤฑnda. Eski eลŸim, bir Alman, adฤฑ Klaus. Rahmetli babam hiรง istememiลŸti bir Almanโ€™la evlenmemi, biliyor musunuz? Epey zaman benimle gรถrรผลŸmemiลŸti. Ama torunlarฤฑ olunca iลŸ deฤŸiลŸti tabii!โ€ dedi gรผlerek, โ€œAma gelin gรถrรผn ki, รงocuklarฤฑm da bir Tรผrkโ€™ten รงok kendilerini bir Alman gibi gรถrรผyor, bazen anlaลŸamฤฑyoruz!โ€ dedi sฤฑkฤฑntฤฑyla.

โ€œDรถvmenin iรงindeki ‘M’ harfleri รงocuklarฤฑnฤฑzฤฑn isimlerinin baลŸ harfi mi?โ€ dediฤŸimde, โ€œAy, ilahi Osman bey, gรถzรผnรผzden de bir ลŸey kaรงmฤฑyor. Evet, Melisa ve Metin, รงocuklarฤฑmฤฑn isimlerinin baลŸ harfleri!โ€ dedi gรผlerek. โ€œPeki, รงocuklar kimde kalฤฑyor, sizde mi?โ€ diye sorduฤŸumda, sanki yarasฤฑna basmฤฑลŸฤฑm gibi oldu. โ€œHayฤฑr, Alman devleti รงocuklarฤฑmฤฑ babalarฤฑna verdi, velayeti onda ikisinin de. Hรขlbuki haksฤฑzlฤฑฤŸa uฤŸrayan benim, ama yabancฤฑ olunca gรถzรผnรผzรผn yaลŸฤฑna bakmฤฑyorlar. Gerรงi Klaus bizim Tรผrkler gibi deฤŸil. ร‡ocuklarฤฑmฤฑ istediฤŸim zaman gรถrebiliyorum, onlar bana gelebiliyor. Ama yine de benim yanฤฑmda kalmalarฤฑnฤฑ isterdim. Gerรงi onlar da bรผyรผdรผ artฤฑk, neyin ne olduฤŸunu belki de bizden de iyi biliyorlar!โ€ dedi.

โ€œBoลŸanmanฤฑza รผzรผldรผm, onca yฤฑlฤฑn ardฤฑndan!โ€ dediฤŸimde ise, โ€œLรผtfen รผzรผlmeyin, ben bilakis รงok mutlu oldum. ร‡รผnkรผ kafa yapฤฑmฤฑz gittikรงe uyuลŸmamaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ, artฤฑk birbirimize zarar verir olmuลŸtuk. ฤฐลŸin iรงine bir de babamdan kalan miras meselesi girmiลŸti. Ayrฤฑca aldatmak affedilir bir ลŸey deฤŸil!โ€ dedi Hรผsniye. Demek Klaus dediฤŸi kocasฤฑ aldatmฤฑลŸtฤฑ Hรผsniyeโ€™yi. Klaus bir manken bulmuลŸtu kendine belki de. Yoksa bรถyle bir kadฤฑnฤฑ aldatmak iรงin aptal olmak gerekirdi. Bir sรผre sessiz kaldฤฑk.

Hรผsniye bu kez kendisi anlatmaya baลŸladฤฑ. โ€œAslฤฑnda ben de sฤฑkฤฑldฤฑm artฤฑk Almanyaโ€™dan. ฤฐnanฤฑr mฤฑsฤฑnฤฑz, orada iลŸler daha zor. Ekonomi รงok sฤฑkฤฑntฤฑlฤฑ, siz burada daha rahatsฤฑnฤฑz. Ben de artฤฑk buraya taลŸฤฑnmak istiyorum. Rahmetli babamdan kalan biraz mal mรผlk var, bakalฤฑm, annemle bir iลŸ kurmak istiyoruz!โ€ dedi. Bunu yengem daha รถnce sรถylemiลŸti bana. Ama ben bilmiyormuลŸ gibi yaptฤฑm. โ€œPeki, ne yapmak istiyorsunuz?โ€ diye sordum. โ€œลžeyy, aslฤฑnda onu da bilmiyorum. DediฤŸim gibi ben aslฤฑnda รถฤŸretmenim. Bir ticarethane kursam nasฤฑl yรผrรผtรผrรผm bilmiyorum. Annem bana sizden bahsetmiลŸti. Aslฤฑnda ben de sizinle bu konu hakkฤฑnda konuลŸmak isterim. Siz ticaretten anlayan birisiniz, bize yardฤฑmcฤฑ olabilirsiniz!โ€ dedi, sonra da gรผlerek, โ€œAnnemin dediฤŸi gibi, dul kadฤฑnlara iyilik yapmak bรผyรผk sevapmฤฑลŸ, annem de ben de ลŸimdi duluz!โ€ dedi.

Bu sรถzรผnde bir ima mฤฑ vardฤฑ, yoksa รถylesine mi sรถylemiลŸti, anlamadฤฑm. Hรผsniye, โ€œSiz kaรง yaลŸฤฑndasฤฑnฤฑz Osman Bey?โ€ diye sorunca, โ€œSiz sรถyleyin!โ€ dedim. โ€œHฤฑmm, kusura bakmayฤฑn, iki karฤฑnฤฑz da sizden bรผyรผk de o yรผzden sordum!โ€ dedi. Ben de, โ€œ30, ama yakฤฑnda 31 olacaฤŸฤฑm!โ€ dediฤŸimde, โ€œYaลŸฤฑnฤฑz genรง, ama daha olgun gรถsteriyorsunuz. Her erkekte olmayan bir รถzellik, Refiye รงok ลŸanslฤฑ!โ€ dedi gรผlรผmseyerek.

Ona, โ€œBiliyorsunuz, Refiye de uzun yฤฑllar Almanyaโ€™da yaลŸamฤฑลŸtฤฑ!โ€ dediฤŸimde, โ€œAy bilmez miyim, o benim 20 senelik arkadaลŸฤฑm ayol!โ€ dedi gรผlerek. Ama ben bilmiyordum, ilk defa duyuyordum bunu. Hรผsniye halimden bunu anlamฤฑลŸ olmalฤฑydฤฑ ki, โ€œAy, siz bilmiyor musunuz yoksa?โ€ dedi. โ€œHayฤฑr, kendisiyle sizin hakkฤฑnฤฑzda hiรง konuลŸmadฤฑk, ayrฤฑca yengem de hiรง bahsetmedi bu konudan!โ€ dedim.

โ€œRefiye ile benim eski kocam aynฤฑ fabrikada รงalฤฑลŸฤฑrdฤฑ. Onun rahmetli kocasฤฑ Mehmet ile benim Klaus รงok iyi dosttu. ร‡ok yakฤฑn otururduk, ailece gรถrรผลŸรผrdรผk zaten. Sonra bir gรผn korkunรง bir kaza oldu ve Mehmet hayatฤฑnฤฑ kaybetti. Refiyeโ€™ye yรผklรผ bir tazminat verdiler. O da artฤฑk Almanyaโ€™da yapamayacaฤŸฤฑnฤฑ sรถyleyip buraya yerleลŸti. Sรถylemesi ayฤฑp, epey de bir para รถdediler buna. Klausโ€™un demesine gรถre aลŸaฤŸฤฑ yukarฤฑ bir milyon Euroโ€™ya yakฤฑn bir para almฤฑลŸ, belki daha da fazla. ร‡รผnkรผ tamamen fabrikanฤฑn bir hatasฤฑymฤฑลŸ bu kaza. Siz biliyorsunuzdur gerรงi bunlarฤฑ!โ€ dediฤŸinde, โ€œEvet, bunlarฤฑ biliyorum!โ€ dedim. Ama aslฤฑnda bu para meselesini hiรง bilmiyordum. Refiyeโ€™nin aldฤฑฤŸฤฑ parayฤฑ duyunca aฤŸzฤฑm aรงฤฑk kaldฤฑ. Ne ben sormuลŸtum, ne de Refiye sรถylemiลŸti bunu.

Hรผsniye, โ€œRefiye รงok iyi bir kadฤฑn, รงok iyi bir annedir. Size de iyi bir eลŸ olacaฤŸฤฑna eminim. Sizi รงok seviyor, รงok da gรผveniyor, ben Almanyaโ€™dayken sรผrekli konuลŸurduk telefonda. Hep sizden bahsederdi. Onun parasฤฑyla ilgili hiรง konuลŸmamฤฑลŸsฤฑnฤฑz. Refiye buna รงok รถnem veriyor. Refiye en sonunda evlenip kendine sฤฑฤŸฤฑnabileceฤŸi bir liman buldu sizin sayenizde. Hem, ลŸey, bakarsฤฑnฤฑz biz belki ilerde akraba da oluruz!โ€ dediฤŸinde, โ€œNasฤฑl yani, anlamadฤฑm?โ€ dedim. โ€œลžey, Refiyeโ€™nin oฤŸlu Ceyhunโ€™la benim kฤฑz รงฤฑkฤฑyor, 2 seneden fazla oldu herhalde. Zaten รงocukluktan beri arkadaลŸlar. Bazen kavga etseler de, birbirlerinden kopamฤฑyorlar. Ceyhun biraz asi ruhludur, ama iyi รงocuktur esasฤฑnda. Sizi de รงok sevmiลŸ, annesine onay vermiลŸ evlenmesi iรงin!โ€ dedi gรผlรผmseyerek.

Sonra da, โ€œAy biliyor musunuz, Refiye bรถyle deฤŸildi, Almanyaโ€™da yani, iลŸte bรถyle tรผrbanlฤฑ, kapalฤฑ falan deฤŸildi yani. Almanyaโ€™da aynฤฑ benimki gibi elbiseler falan giyerdi. ร‡ok da alฤฑmlฤฑ, kendine bakan bir kadฤฑndฤฑ. Bir yere gitsek erkeklerin dรถnรผp baktฤฑฤŸฤฑ bir kadฤฑndฤฑ. Bu kolumdaki dรถvmenin aynฤฑsฤฑ onda da var aslฤฑnda. Tabii iรงinde ‘C’ harfi var. Beraber yaptฤฑrmฤฑลŸtฤฑk. AyaฤŸฤฑmdaki dรถvmeden de var onda ayrฤฑca. Ay, ben neler diyorum ayol. Yakฤฑnda sizin karฤฑnฤฑz olacak!โ€ dedi.

โ€œBen dรถvme falan gรถrmedim?โ€ dediฤŸimde, Hรผsniye dudaklarฤฑnฤฑ bรผzerek, โ€œHฤฑmm, demek o noktalara geldiniz!โ€ dedi. โ€œPardon anlamadฤฑm?โ€ dedim. โ€œลžey, yani, Refiyeโ€™nin diyorum, kolunu, bacaฤŸฤฑnฤฑ gรถrmรผลŸsรผnรผz anlaลŸฤฑlan ลŸimdiden!โ€ dedi ufak bir kahkahayla, sonra da, โ€œAy, belki de sildirmiลŸtir kadฤฑncaฤŸฤฑz? Buralarda, kolunda, bacaฤŸฤฑnda dรถvme olan bir kadฤฑn gรถrseler, ay tรถbe tรถbe! ฤฐnanฤฑr mฤฑsฤฑnฤฑz, ben ลŸu halimle bile sokakta gezemiyorum. Millet yiyecekmiลŸ gibi bakฤฑyor. Ay ne var benim kฤฑyafetimde ayol?โ€ dedi. Ben sรถylediklerini dรผลŸรผnรผrken, Hรผsniye devam etti, โ€œAy bu nikรขh iลŸi ne gรผzel, keลŸke biz kadฤฑnlarฤฑn da bรถyle bir hakkฤฑ olsaydฤฑ, kendimize aynฤฑ anda birkaรง koca alฤฑrdฤฑk!โ€ dedi kahkahayla. Sonra yaptฤฑฤŸฤฑ patavatsฤฑzlฤฑฤŸฤฑn farkฤฑna vardฤฑ, ama bir ลŸey diyemedi utancฤฑndan. Bir sรผre sessiz kaldฤฑk.

Bu sฤฑrada yan gรถzle baktฤฑm Hรผsniyeโ€™ye. Elbisesinin aรงฤฑklฤฑฤŸฤฑnฤฑ evde havlu ile kapatmฤฑลŸtฤฑ, ama ลŸimdi bir havlu yoktu ve pรผrรผzsรผz, dolgun bacaklarฤฑ, oturunca iyice aรงฤฑlmฤฑลŸ kฤฑsa elbisesinin altฤฑnda gรถrรผnรผyordu. Kalรงasฤฑna kadar aรงฤฑlmฤฑลŸtฤฑ elbisesi. TaktฤฑฤŸฤฑ emniyet kemeri memelerinin arasฤฑndan geรงiyordu ve zaten bรผyรผk olan memelerini ลŸimdi daha da bรผyรผk gรถsteriyordu.

โ€œKฤฑyafetiniz รงok hoลŸ!โ€ dediฤŸimde, โ€œTeลŸekkรผr ederim, รงok naziksiniz. Refiye de gรผzel kadฤฑndฤฑr ama. Kapalฤฑ da olsa sonuรงta iรงindeki hammadde aynฤฑ, eh, o da artฤฑk evinde giyinir, sadece size!โ€ dedi gรผlerek. Sonra da, โ€œAy, laf aramฤฑzda, belki de sizin aranฤฑzฤฑn olmasฤฑnda benim de payฤฑm vardฤฑr!โ€ dedi. โ€œNasฤฑl, anlamadฤฑm?โ€ dedim. โ€œYani, ben Almanyaโ€™dayken annem bana durmadan Refiyeโ€™yi sorup duruyordu, nasฤฑl, iyi biri mi falan diye. Ben de hep รถvรผyordum onu. Sonra buraya geldim, bir de baktฤฑm, a, a, bizim Refiye evleniyor, hem de annemin yeฤŸeni ile. Ay ne hoลŸ deฤŸil mi?โ€ dediฤŸinde, tรผm bunlarฤฑn planlฤฑ bir รงalฤฑลŸmanฤฑn รผrรผnรผ olduฤŸunu yeniden anladฤฑm. Annemden baลŸka yengem de bu iลŸin iรงindeydi demek ki.

Yengemin evine yaklaลŸmฤฑลŸtฤฑk. Hรผsniye, โ€œEvet Osman bey, biz ne iลŸ kuralฤฑm? Siz sรถyleyin?โ€ diye sordu รถnce, sonra da, โ€œBenim aklฤฑma, dershane yada bir kurs aรงmak geliyor, bu iลŸte iyi para varmฤฑลŸ diyorlar, zaten mesleฤŸim de รถฤŸretmenlik, anladฤฑฤŸฤฑm bir iลŸ!โ€ dedi. Ona, โ€œEvet, o iลŸte iyi para vardฤฑr, ama iyi bir sermaye gerekir bunun iรงin!โ€ dedim. Hรผsniye gรผlerek, โ€œAy, ilahi Osman bey, mesele yeter ki para olsun, hallederiz!โ€ dedi. AnladฤฑฤŸฤฑm kadarฤฑyla yengem ve kฤฑzฤฑnda da epey para vardฤฑ. Hรผsniye, โ€œAslฤฑnda benim kendi dairem var, annemin karลŸฤฑsฤฑndaki daire benim, ayrฤฑca birkaรง tane daha var. Ama hepsinde kiracฤฑ var, ben de mecburen annemin yanฤฑnda kalฤฑyorum. Biliyor musunuz, annemin size karลŸฤฑ รถzel bir sevgisi var, yani kendi รถz oฤŸlundan รถtesiniz onun iรงin. Sizi รถve รถve bitiremiyor!โ€ dedi ardฤฑndan.

Binanฤฑn olduฤŸu sokaฤŸa gelmiลŸtik. Hรผsniye, โ€œTanฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑmฤฑza รงok memnun oldum, ben daha epey zaman buralardayฤฑm, ลŸu iลŸ meselesini mutlaka ciddi ciddi konuลŸalฤฑm!โ€ dedi. Binanฤฑn รถnรผnde arabayฤฑ durdurdum ve โ€œลžu sizi bizi kaldฤฑrsak daha iyi olmaz mฤฑ?โ€ dedim. โ€œEh, olur tabii, zaten sizli bizli konuลŸtuฤŸumuzda kendimi yaลŸlฤฑ gibi hissediyorum!โ€ dedi gรผlerek, ardฤฑndan da, โ€œBeni getirdiฤŸin iรงin รงok teลŸekkรผr ederim Osman, eฤŸer istersen bir kahvemi iรง, falฤฑna da bakarฤฑm!โ€ dedi. Ama iลŸe gitmem gerekliydi. โ€œBelki daha sonra!โ€ dediฤŸimde, โ€œBeklerim, kapฤฑm her zaman aรงฤฑk sana!โ€ dedi bir gรถzรผnรผ kฤฑrpฤฑp gรผlรผmseyerek. Yaramaz รงocuklar gibiydi Hรผsniye.

O arabadan inip binaya doฤŸru yรผrรผrken, bir sรผre arkasฤฑndan baktฤฑm. Yรผksek beyaz topuklu ayakkabฤฑlarฤฑ ile salฤฑna salฤฑna yรผrรผyor, gรถtรผ bir saฤŸa bir sola sallanฤฑyordu. Binanฤฑn giriลŸinde, sanki benim halen orada olduฤŸumu biliyormuลŸ gibi, geriye dรถnรผp el salladฤฑ ve iรงeri girdi. Gรผzel bir kadฤฑnla tanฤฑลŸmanฤฑn keyfiyle iลŸyerine gittim.

ฤฐลŸyerine geldiฤŸimde babam da oradaydฤฑ. Dilberโ€™in suratฤฑ beลŸ karฤฑลŸtฤฑ. ร–zge ise sanki dรผn gece birลŸey olmamฤฑลŸ gibi davranฤฑyordu. Babam beni yazฤฑhaneye รงekip bir gรผzel payladฤฑ. ฤฐลŸime gereken รถnemi vermediฤŸimi, karฤฑmฤฑn eteฤŸinin altฤฑndan รงฤฑkmadฤฑฤŸฤฑmฤฑ sรถylรผyordu. Sonra da, โ€œRefiye kฤฑzฤฑmla nikรขhฤฑnฤฑz iรงin her ลŸeyi hazฤฑrladฤฑm. Pazar gรผnรผ onun evinde olacak nikรขh. Hocayฤฑ, ลŸahitleri falan merak etme sen. Senin karฤฑn dรผnya iyisi bir kadฤฑndฤฑr, ama ailemize bir torun veremedi bir tรผrlรผ. Belki bu Refiye verir. Gerรงi onun da yaลŸฤฑ geรงkin, ama annene dediฤŸine gรถre hamile kalmasฤฑnda sorun yokmuลŸ. Zaten kadฤฑnฤฑn malฤฑ mรผlkรผ de var. Rahat edersin oฤŸlum, sen de, biz de!โ€ dedi gรผlerek.

Babam gittikten sonra ร–zge girdi iรงeri. Bana, โ€œลžu dosyalara bakalฤฑm mฤฑ?โ€ diye sorunca, โ€œOlur!โ€ dedim. Ben koltukta oturmaya devam ederken yanฤฑma geldi, ayaktaydฤฑ. Dosyalarฤฑ gรถsterme bahanesiyle bana sokulmaya รงalฤฑลŸฤฑyordu. รœzerinden รงok gรผzel bir parfรผm kokusu gelirken, aldฤฑฤŸฤฑ kilolarla iyice ลŸiลŸen ve dolgunlaลŸan memeleri koluma deฤŸiyordu. Beyaz, รถnรผ fฤฑrfฤฑrlฤฑ gรถmleฤŸi dar kalmฤฑลŸtฤฑ ve dรผฤŸmeleri zar zor kapanฤฑyordu.

โ€œDรผn gece izledim sizi!โ€ dediฤŸinde, โ€œAnnen gรถrdรผ mรผ seni?โ€ diye sordum. โ€œYoo, nerden gรถrsรผn ki, gรถrmemiลŸtir!โ€ dedi ร–zge. Ama yanฤฑlฤฑyordu. โ€œAnnen gรถrmรผลŸ seni!โ€ dediฤŸimde, โ€œNasฤฑl yani, nasฤฑl gรถrmรผลŸ ki?โ€ dedi ลŸaลŸkฤฑnca. โ€œAnneni saf zannetme!โ€ dedim. โ€œBaลŸka bir ลŸey mi var?โ€ diye sordu bu kez. โ€œYok, ama bu kadar gรถzรผnรผn iรงine girme sen de!โ€ dedim nasihat eder gibi. ร–zge, โ€œBeni de รถyle sikmeni istiyorum amฤฑmdan!โ€ dedi bu kez fฤฑsฤฑltฤฑyla. โ€œNiye, sonun Semanur gibi mi olsun istiyorsun?โ€ dedim kendisine. โ€œBฤฑrak o salaฤŸฤฑ, bir oyun oynamaya kalktฤฑ, aldฤฑ boyunun รถlรงรผsรผnรผ. NiลŸanlฤฑsฤฑ safฤฑn biriydi, o yuttu bunu. Ama kaynanasฤฑ tam bir รงakal, onu kandฤฑramadฤฑ!โ€ dedi gรผlerek. Ama annesinin onu gรถrmรผลŸ olduฤŸuna halen inanamฤฑyordu, bunu duymak canฤฑnฤฑ sฤฑkmฤฑลŸtฤฑ.

รœzerinde koyu yeลŸil, yรผksek belli, ince bir eteฤŸi vardฤฑ. EteฤŸin arkasฤฑnda dolgun gรถtรผ รงฤฑkฤฑntฤฑ yapmฤฑลŸtฤฑ. ฤฐรงerde insanlar vardฤฑ ve bizi gรถrebilirlerdi. Masanฤฑn altฤฑndaki yaraฤŸฤฑm sertleลŸiyordu, ama bir ลŸey yapacak durumda deฤŸildim. Ona, โ€œTamam, git artฤฑk, sonra bakarฤฑz!โ€ dedim. O da, โ€œTamam, ama beni unutma!โ€ dedi ve รงฤฑktฤฑ. Yรผksek ve sivri topuklularฤฑyla sanki zemini delecek gibiydi yรผrรผrken.

Odam boลŸ kalmฤฑyordu, onun ardฤฑndan Dilber elinde kahve ile girdi iรงeri. Dokunsan aฤŸlayacak haldeydi. Ona, โ€œAnlat ลŸu iลŸin aslฤฑnฤฑ!โ€ dediฤŸimde, โ€œDuydun mu?โ€ diye sordu. โ€œEvet, ama bir de sen anlat bakalฤฑm!โ€ dedim. Dilber Semanurโ€™a diลŸ biliyordu. Elinden gelse onu bir kaลŸฤฑk suda boฤŸacaktฤฑ belli ki. ฤฐรงerdekilerin duymasฤฑnฤฑ รถnlemeye รงalฤฑลŸarak usulca anlatmaya baลŸladฤฑ. โ€œBizim sรผrtรผk zamanฤฑnda bir haltlar yemiลŸ. Sonra aynฤฑsฤฑnฤฑ niลŸanlฤฑsฤฑyla da yapmฤฑลŸ. Bizim o orospu dรผnรผrรผ de bundan kฤฑzlฤฑk raporu istemiลŸ. Getirmezsen oฤŸlumu vermem sana demiลŸ. ฤฐลŸte ondan sonra da bรถyle oldu. Dรผnya aleme rezil olduk!โ€ dedi ve aฤŸlamaya baลŸladฤฑ. Sonra, โ€œO orospu geldi sonra evime. Bana, (Kฤฑzฤฑn da senin gibi orospunun biriymiลŸ, seni kocam sikti onca zaman, istersen kฤฑzฤฑnฤฑ da gรถnder bir de onun tadฤฑna baksฤฑn!) dedi. Bu sรถzรผ รงok aฤŸrฤฑma gitti. Ben orospu deฤŸilim. Beni hayat bu hale getirdi!โ€ dedi aฤŸlamasฤฑnฤฑ sรผrdรผrerek.

โ€œPeki, senin kฤฑz zamanฤฑnda bu haltฤฑ kiminle yemiลŸ?โ€ diye sordum. โ€œBilmiyorum, dรถvdรผm yine de sรถylemedi, ama Lisede bunun Cem diye bir arkadaลŸฤฑ varmฤฑลŸ, bรผyรผk ihtimal odur. Ben onun adresini buldum. Gittim, anasฤฑ da babasฤฑ da รงirkef insanlar. ร‡ocuk zaten ลŸu an askerde. Anasฤฑ bana (SikilmiลŸ amฤฑn davasฤฑ olmaz, sen git baลŸka kapฤฑya!) dedi. Ben ne yapacaฤŸฤฑm bilmiyorum. ลžimdi bu kฤฑzฤฑ artฤฑk kimse de almaz. ฤฐyice kรถtรผ yola dรผลŸmesinden korkuyorum!โ€ dedi devamฤฑnda. Sonra da, โ€œOsman sen iyi adamsฤฑn, yardฤฑm et benim kฤฑzฤฑma, ben tek kadฤฑn halimle ne yaparฤฑm, ne ederim? Ne olur bize yardฤฑmcฤฑ ol!โ€ dedi.

โ€œBen ne yapabilirim ki? Olan olmuลŸ! ร‡ocuk ne diyor peki, askerdeki รงocuk, onunla konuลŸtunuz mu?โ€ diye sordum. Dilber, โ€œYok, telefonunu istedim, vermediler!โ€ deyince, โ€œSen ลŸu รงocuฤŸun adฤฑnฤฑ, adresini ลŸu kรขฤŸฤฑda yaz, ben bir araลŸtฤฑrayฤฑm!โ€ dedim. Dilber bilgileri kรขฤŸฤฑda yazฤฑp verdi. Onu bulmak iรงin arkadaลŸฤฑm Sedatโ€™tan yardฤฑm isteyecektim. Hem รงevresi geniลŸti, hem de tanฤฑdฤฑฤŸฤฑ รถnemli insanlar vardฤฑ. Amacฤฑm รงocukla mรผnasip bir dille konuลŸmaktฤฑ.

Dilber รงฤฑkฤฑnca, Sedatโ€™ฤฑ aradฤฑm. Sedat, โ€œVay hayฤฑrsฤฑz, neredesin sen, unuttun bizi!โ€ dedi gรผlerek ve sonra da, โ€œOฤŸlum annemler bende, kadฤฑn kafaya koymuลŸ beni evlendirecek mutlaka!โ€ dedi. Ona konuyu deฤŸiลŸtirerek anlattฤฑm. Sedat da, โ€œHallederiz Osman, ben รงocuฤŸu bulurum sana merak etme, ama senin de beni gรถrmen lazฤฑm!โ€ dedi kahkahayla. Kendisine kadฤฑn bulmamฤฑ istiyordu Sedat. Ona, โ€œEve mi gรถndereyim?โ€ diye sordum. Sedat, โ€œOฤŸlum manyak mฤฑsฤฑn, annem bende diyorum sana, ne zaman gidecek onu da bilmiyorum!โ€ dedi. Ona, โ€œNeyse, sen ลŸu รงocuฤŸu bana bul, bakarฤฑz รงaresine!โ€ diyerek kapadฤฑm telefonu.

Aradan iki saat geรงmiลŸti ki Sedat aradฤฑ. โ€œSenin รงocuฤŸu buldum, Kรผtahya da askerlik yapฤฑyor ลŸu an, yaz bakalฤฑm…โ€ diyerek, birliฤŸinin adฤฑnฤฑ ve adresini, telefonunu verdi. Ardฤฑndan, โ€œBana bak, akลŸam bana uฤŸra, hem annemi de gรถrmรผลŸ olursun!โ€ dedi. Zekiye teyzeyi uzun zamandฤฑr gรถrmemiลŸtim gerรงekten de. โ€œTamam, uฤŸrarฤฑm!โ€ diyerek kapadฤฑm telefonu. Mecburen Kรผtahyaโ€™ya gidecektim, รงocukla yรผz yรผze gรถrรผลŸmem gerekliydi รงรผnkรผ. Bu iลŸi en kฤฑsa zamanda yapmalฤฑydฤฑm.

AkลŸam ร–zge ile arabadayken, vitesteki elim zaman zaman onun bacaklarฤฑna, kalรงasฤฑna kayฤฑyordu. Dolgun bacaklarฤฑnฤฑ okลŸamak รงok hoลŸuma gidiyordu. ร–zge, โ€œSeni รงok seviyorum, keลŸke seninle ben evlensem, seni รงok mutlu ederim!โ€ deyip duruyordu bu sฤฑrada. ร–zge ile birlikte Sedatโ€™ฤฑn daireye รงฤฑkarken, Emineโ€™nin kapฤฑsฤฑnฤฑn รถnรผnde birkaรง kadฤฑn terliฤŸi gรถrdรผm. Misafirleri vardฤฑ belli ki. Uzun zamandฤฑr sesi soluฤŸu รงฤฑkmฤฑyordu Emineโ€™nin. Sedatโ€™ฤฑn kapฤฑsฤฑnฤฑ รงaldฤฑm. Az sonra kapฤฑ aรงฤฑldฤฑ, Zekiye teyze karลŸฤฑmdaydฤฑ. Elini รถpรผp iรงeri geรงerken, ร–zgeโ€™ye bakฤฑp, โ€œKarฤฑn da pek gรผzelmiลŸ, hayฤฑrsฤฑz Osman!โ€ dedi. O anda ร–zgeโ€™nin yรผzรผ kฤฑzardฤฑ. Sedat henรผz gelmemiลŸti eve.

โ€œO karฤฑm deฤŸil Zekiye teyze, karฤฑmฤฑn kฤฑzฤฑ!โ€ dedim. Zekiye teyze ร–zgeโ€™ye bakฤฑp, โ€œAy sen bunun anasฤฑyla mฤฑ evlendin yoksa ulan? OฤŸlum o kadฤฑn kaรง yaลŸฤฑnda ki? Benle yaลŸฤฑt karฤฑ mฤฑ aldฤฑn? Senin gibi genรง delikanlฤฑyฤฑ idare edebiliyor mu?โ€ dedi hฤฑnzฤฑrca ve konuลŸmasฤฑnฤฑn sonunda eliyle ayฤฑp bir hareket yaptฤฑ. ร–zge iyice kฤฑzardฤฑ. Zekiye teyze, โ€œAlฤฑnma kฤฑzฤฑm, ama senin anan aฤŸzฤฑnฤฑn tadฤฑnฤฑ biliyormuลŸ herhalde ki bรถyle delikanlฤฑyฤฑ almฤฑลŸ kendisine, iyice azmฤฑลŸ belli ki!โ€ dedi gรผlerek. Zekiye teyze hep bรถyleydi zaten. Zekiye teyze, โ€œAkฤฑllฤฑ kadฤฑnmฤฑลŸ ama! DoฤŸrusu ben de isterdim bรถyle yakฤฑลŸฤฑklฤฑ genรง delikanlฤฑyla evlenmeyi, iyi de olurdu!โ€ dedi gene aynฤฑ el hareketini yaparak. Erkekler gibi konuลŸmayฤฑ, ‘Amlฤฑ, Sikli’ kรผfรผrler etmeyi severdi. Sedat annesinden รงok korkardฤฑ.

Tatlฤฑ almฤฑลŸtฤฑm, halen elimdeydi, โ€œBen ลŸunlarฤฑ mutfaฤŸa bฤฑrakayฤฑm!โ€ dedim. โ€œOฤŸlum, zahmet ettin, ama neyse, mutfaฤŸฤฑn yerini biliyorsun!โ€ diyerek koltuฤŸa oturdu Zekiye teyze. Ben tatlฤฑyฤฑ poลŸetinden รงฤฑkarฤฑp tezgรขhฤฑn รผzerine koyarken, poลŸete akmฤฑลŸ tatlฤฑ ลŸerbeti elime de bulaลŸtฤฑ. Zaten รงiลŸim de gelmiลŸti, hem elimi yฤฑkamak, hem de รงiลŸimi yapmak iรงin banyoya yรถneldim.

Banyoya girerken, arkadaki odada, yataฤŸฤฑn รผzerinde, genรง bir kฤฑz gรถrdรผm. Kapฤฑ bir miktar aralฤฑk kalmฤฑลŸtฤฑ. Kฤฑz giyinik halde yatฤฑyordu. Sฤฑrtฤฑ kapฤฑya dรถnรผktรผ, ama kim olduฤŸunu biliyordum, bu Ayferโ€™di. Yani Sedatโ€™ฤฑn kฤฑz kardeลŸi, daha doฤŸrusu ablasฤฑ. Uyurken sฤฑyrฤฑlan eteฤŸinin altฤฑndan bembeyaz kalรงasฤฑ รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑ ortaya. Gรถrรผntรผ mรผthiลŸti. Uzun, siyah saรงlarฤฑ yataฤŸฤฑn รผzerinde daฤŸฤฑlmฤฑลŸtฤฑ. Beni fark edebilir korkusuyla sessizce banyoya girip iลŸimi gรถrdรผm.

Salona dรถndรผฤŸรผmde Zekiye teyze, โ€œBizim Ayfer de burada, baลŸฤฑ aฤŸrฤฑyordu yattฤฑ biraz, uyansฤฑn da รงay demlesin bize!โ€ dedi. Ben, โ€œZahmet etme, ร–zge yapar!โ€ dediysem de, โ€œOlmaz, o misafir!โ€ dedi. ฤฐรงeri geรงti, az sonra yanฤฑnda Ayferโ€™le birlikte dรถndรผ. Ayfer beni gรถrรผnce ลŸaลŸฤฑrdฤฑ, bir sรผre sessiz kaldฤฑ. Bir zamanlar Sedat kardeลŸiyle evlenmem iรงin bana baskฤฑ yapmฤฑลŸtฤฑ, (OฤŸlum, senden daha iyisini mi bulacaฤŸฤฑz, o kadar yฤฑllฤฑk arkadaลŸฤฑz, akraba da oluruz, sana kendi ablamฤฑ veriyorum!) demiลŸti. Ama ben istememiลŸtim. ร‡รผnkรผ Ayfer epey tipsiz ve bakฤฑmsฤฑz bir kฤฑzdฤฑ.

KaลŸlarฤฑnฤฑ, bฤฑyฤฑklarฤฑnฤฑ aldฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถrmemiลŸtim hiรง. Birkaรง sefer dฤฑลŸarฤฑ da รงฤฑkmฤฑลŸtฤฑk birlikte. Ama kฤฑza ฤฑsฤฑnamamฤฑลŸtฤฑm. Sessiz, sakin, pek konuลŸmayan bir kฤฑzdฤฑ. Bir keresinde elini tutmak istemiลŸtim, o ara elini รงekmek isterken bardaktaki sฤฑcak รงay eline dรถkรผlmรผลŸ ve yakmฤฑลŸtฤฑ. Evlenmemizi Zekiye teyze de istemiลŸti, ama ben kabul etmeyince รผzรผlmรผลŸtรผ. Ben bundan aileme hiรง bahsetmemiลŸtim. ลžimdi yine karลŸฤฑmda duruyordu. Halen evlenmemiลŸti. KaลŸlarฤฑ gene kara, kalฤฑndฤฑ. Ama dudaklarฤฑnฤฑn รผzerindeki siyah tรผylerini almฤฑลŸtฤฑ. Beline kadar inen siyah saรงlarฤฑ gรถrรผnmรผyordu ลŸimdi. Bรผyรผk bir tรผrbanla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ baลŸฤฑnฤฑ. รœrkekรงe, โ€œHoลŸ geldiniz…โ€ dedikten sonra mutfaฤŸa geรงti. ร‡ay servisine yakฤฑn Sedat da geldi. Oturup bir sรผre konuลŸtuk ve ayrฤฑldฤฑk ordan.

Yolda ร–zge, โ€œAy o kadฤฑn ne kadar terbiyesiz!โ€ dediฤŸinde, โ€œBu gene iyi hali!โ€ dedim. Evde durumlar sakindi, ama yemek boyunca Esraโ€™nฤฑn bakฤฑลŸlarฤฑ รผzerimdeydi. Gece yatarken, karฤฑm, โ€œลžu altฤฑnlarฤฑ ne yapalฤฑm?โ€ diye sordu. Ben de, โ€œEvde durmasฤฑn, kimse gรถrmeden ben onlarฤฑ sabah banka kasasฤฑna koyarฤฑm, sen de gelirsin benimle!โ€ dedim.

Karฤฑm, โ€œBu Hรผsniye denen kadฤฑn da รงok sรผslรผ bir ลŸey, ne konuลŸtunuz arabada?โ€ diye sordu. โ€œNe olacak, havadan sudan!โ€ dedim. Ama karฤฑm inanmฤฑลŸ mฤฑydฤฑ bilmiyorum. โ€œAnneni gรถrdรผn mรผ? Bana kฤฑzฤฑm, kฤฑzฤฑm deyip duruyor. BaลŸka zaman olsa ya adฤฑmฤฑ verir, ya da kรผfrederdi. Ama ลŸimdi, bak, iลŸte adalet yerini buluyor. Elin adamlarฤฑyla sikiลŸirsen sonun bรถyle olur!โ€ dedi. Karฤฑma, โ€œAฤŸzฤฑnฤฑ bozma!โ€ dedim. โ€œYalan mฤฑ?โ€ diye yanฤฑtladฤฑ beni. DeฤŸildi, ama gene de o benim annemdi. Aklฤฑma geldikรงe kรถtรผ oluyordum.

Karฤฑm, โ€œKadฤฑn doฤŸumcuya yarฤฑn gรถtรผrsene beni!โ€ deyince, โ€œTamam, bankadan sonra oraya gideriz!โ€ dedim. Karฤฑm, โ€œRefiye de aklฤฑ sฤฑra o kadar sรผslenip pรผslenip bana hava atฤฑyor. Bir ลŸey diyeceฤŸim ama neyse, artฤฑk yengenin dediฤŸi gibi biz kardeลŸ olduk!โ€ dedi gรผlerek. Ardฤฑndan, โ€œAy Osman, o deฤŸil de bu salak Esra o kadฤฑnla kฤฑzฤฑnฤฑ getirmiลŸ eve, onlar da herhalde duymuลŸlar bizi. Kadฤฑn giderken yรผzรผme bakamฤฑyordu bile!โ€ dedi. โ€œSiktir et, duysun!โ€ dedim karฤฑma daha bir sarฤฑlarak. Karฤฑma, โ€œBunun kocasฤฑ ne iลŸ yapฤฑyor?โ€ diye sordum. โ€œAy ne bileyim, kocasฤฑnฤฑ da gรถrsen malฤฑn biri, iลŸ olursa รงalฤฑลŸฤฑyor, olmazsa kahvelerde kumar oynuyor pezevenk. Neyse ki Rabiaโ€™nฤฑn kaynanasฤฑnฤฑn biraz malฤฑ mรผlkรผ var da, en azฤฑndan onun yardฤฑmlarฤฑyla ayakta duruyorlar!โ€ dedi.

Bunlarฤฑ konuลŸurken karฤฑm elini yaraฤŸฤฑma atmฤฑลŸtฤฑ. Kรผlotumun iรงine soktuฤŸu eliyle yaraฤŸฤฑmฤฑ okลŸayฤฑp duruyordu. Karฤฑma, โ€œAzdฤฑn mฤฑ gene?โ€ diye sordum. โ€œHem de รงok, hadi bu gece de yapalฤฑm!โ€ dedi istekle. Ben zaten dรผnden razฤฑydฤฑm. รœzerimde kรผlot ve yatarken giydiฤŸim tiลŸรถrtรผm vardฤฑ. Ben รผzerimdekileri รงฤฑkarฤฑrken, karฤฑm da ayaฤŸa kalkฤฑp dekolte geceliฤŸini รงฤฑkardฤฑ. Pamuklu beyaz kรผlotu vardฤฑ iรงinde. Sutyenini รงฤฑkarmฤฑลŸtฤฑ, iri beyaz memeleri gecenin loลŸ karanlฤฑฤŸฤฑnda hareket ettikรงe fark ediliyordu. Kรผlotunu tutup รงฤฑkardฤฑ ayaฤŸฤฑndan.

Karฤฑma, โ€œ69 yapalฤฑm!โ€ dediฤŸimde, โ€œTamam, yapalฤฑm!โ€ dedi sevinรงle. Karฤฑm รงok istekliydi bu gece de. Ben sฤฑrt รผstรผ yatarken, o yataฤŸฤฑn รผzerine ters ลŸekilde รงฤฑktฤฑ. Az sonra 69 pozisyonunu almฤฑลŸtฤฑk. Karฤฑm iลŸtahla yaraฤŸฤฑmฤฑ somurmaya baลŸladฤฑฤŸฤฑnda, ben de onun etli amcฤฑฤŸฤฑna yumuldum. Etli ve sulu bir ลŸeftaliydi karฤฑmฤฑn amฤฑ. ‘Hartt!’ diye ฤฑsฤฑrasฤฑm geliyordu. Karฤฑm yaraฤŸฤฑmฤฑ aรง kalmฤฑลŸ bebeฤŸin annesinin memesini รงekmesi gibi iรงine รงekiyordu.

Ben de amฤฑnฤฑn dudaklarฤฑnฤฑ emiyor, ufak ufak ฤฑsฤฑrฤฑyordum. Dilimi, geรงen Hamideโ€™ye yaptฤฑฤŸฤฑm gibi, bu sefer de karฤฑmฤฑn amฤฑnฤฑn derinliklerine sokmaya baลŸladฤฑm. Karฤฑmฤฑn etli amcฤฑฤŸฤฑ fฤฑrฤฑn gibi yanฤฑyordu ve gittikรงe sulanmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Amฤฑnฤฑn kฤฑllarฤฑ รงฤฑkmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Sabah kesmemi istememiลŸti. Kรถk halindeki sert kฤฑllarฤฑ dudaklarฤฑma, dilime batsa da bana sadece zevk veriyordu.

AldฤฑฤŸฤฑm zevk yaraฤŸฤฑmdan itibaren tรผm bedenime yayฤฑlฤฑyordu. Karฤฑm yaraฤŸฤฑmฤฑ ustalฤฑkla somurdukรงa, ben de karลŸฤฑlฤฑk olarak amฤฑnฤฑ daha bir iลŸtahla yalฤฑyordum. Karฤฑm ilk zamanlardaki halini รงoktan geride bฤฑrakmฤฑลŸtฤฑ. O kendi halinde, sessiz, cinsellik konusunda bilgisiz hali gitmiลŸ, yerine sikiลŸ konusunda uzman bir kadฤฑn gelmiลŸti. Ve elbette bu durum beni mรผthiลŸ keyiflendiriyordu.

SaฤŸ elimin baลŸparmaฤŸฤฑnฤฑ gรถt deliฤŸinin รผzerinde gezdirmeye baลŸlamamla karฤฑmฤฑn yalamalarฤฑ daha bir zevkli hale geldi. Gรถt deliฤŸine parmaฤŸฤฑmฤฑn ucuyla masaj yaptฤฑm uzun uzun. Gecenin sฤฑcaฤŸฤฑnda terlemeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑk. Karฤฑmฤฑn gรถt yanaklarฤฑ da bundan nasibini alฤฑyordu. Zaman zaman dilimi amฤฑndan รงฤฑkarฤฑp gรถt deliฤŸinin aฤŸzฤฑna deฤŸdiriyordum. Karฤฑm bundan รถzellikle zevk alฤฑyordu. Hatta birkaรง sefer aldฤฑฤŸฤฑ zevkle yaraฤŸฤฑmฤฑ yalamayฤฑ bฤฑrakฤฑp derinden seslerle inledi, โ€œUฤŸhh, Osmannn, ฤฑyy, aฤŸmm, ฤฑฤŸmm, รงok gรผzel, ฤฑฤŸhh…โ€ sesleri gecenin sessizliฤŸini bozdu. Karฤฑmฤฑn gรถt deliฤŸinden bu gece osuruk kokusu gelmiyordu. Onun iรงin gรถt deliฤŸinin aฤŸzฤฑnฤฑ uzun uzun dilleme fฤฑrsatฤฑm oldu.

Karฤฑm yaraฤŸฤฑmฤฑ boฤŸazฤฑna kadar sokup รงฤฑkardฤฑkรงa vรผcudum aldฤฑฤŸฤฑm zevkle ateลŸ gibi yanฤฑyordu. Onun geniลŸlemeye baลŸlamฤฑลŸ gรถt deliฤŸine dilimin ucunu minik minik deฤŸdirdikรงe, onun vรผcudunun da benimki gibi alev alev yandฤฑฤŸฤฑnฤฑ biliyordum. Karฤฑ koca รงok gรผzel bir uyum yakalamฤฑลŸtฤฑk artฤฑk. Birbirimizi yatakta nasฤฑl doyuma ulaลŸtฤฑracaฤŸฤฑmฤฑzฤฑ biliyorduk. Karฤฑmฤฑn dolgun memeleri karnฤฑma deฤŸiyordu, bu pozisyonda onlara dokunamasam da, onlarฤฑn tenime olan dokunuลŸlarฤฑ bana bรผyรผk bir keyif veriyordu. Karฤฑmฤฑn amฤฑ artฤฑk รงeลŸme gibi akar olmuลŸtu. Amฤฑnฤฑn zevk sฤฑvฤฑlarฤฑ aฤŸzฤฑmฤฑ, dilimi ฤฑslatmฤฑลŸtฤฑ iyice. Am dudaklarฤฑ gittikรงe bรผyรผyordu, onlarฤฑ dilledikรงe, emdikรงe karฤฑm da aynฤฑ zevkleri bana yaลŸatฤฑyordu. Dilinin ucunu yaraฤŸฤฑmฤฑn kafasฤฑnda ustalฤฑkla kullanฤฑyordu.

Dakikalarca birbirimize 69 yaptฤฑk, ama ikimiz de boลŸalmamฤฑลŸtฤฑk. Ses รงฤฑkartmadan ikimiz de iลŸimizi yapฤฑyorduk. Karฤฑmฤฑn gรถtรผne birkaรง tokat attฤฑm sonunda. Yoksa bu iลŸin sonu olmayacaktฤฑ. Karฤฑm mesajฤฑmฤฑ alฤฑnca รผzerimden doฤŸruldu, yeniden ayaktaydฤฑ ลŸimdi. Ondan sonra ben de kalktฤฑm. Zemin รผzerinde รงฤฑplak ayaklarฤฑmฤฑzฤฑn sesi geliyordu. Karฤฑm, โ€œNe oldu, sen niye kalktฤฑn?โ€ diye sorunca, โ€œSen dur ลŸรถyle!โ€ dedim. Gรถzlerim artฤฑk karanlฤฑฤŸa alฤฑลŸmฤฑลŸtฤฑ. Plastik yaraklarฤฑn olduฤŸu torbayฤฑ koyduฤŸum รงekmeceyi aรงtฤฑm. Ama o heyecanla รงekmecenin yanฤฑndaki elektrik sรผpรผrgesini unuttum. Kolum sรผpรผrgenin borusuna รงarpฤฑnca boru devrilip zemine รงarptฤฑ. Karฤฑm, โ€œOsman, ne yapฤฑyorsun, dikkat et!โ€ dedi.

ร‡ฤฑkan gรผrรผltรผye raฤŸmen รงekmecenin iรงindeki torbadan plastik bir yarak aldฤฑm. Karanlฤฑkta bunu tam fark edemeyen karฤฑm, elimdekini tutunca ne olduฤŸunu anladฤฑ ve โ€œHii, ay bu ne?โ€ dedi bir anda heyecanla. Sรผpรผrgenin dรผลŸmesinden daha รงok ses รงฤฑkartmฤฑลŸtฤฑ karฤฑmฤฑn haykฤฑrฤฑลŸฤฑ. Karฤฑm bu kez usulca, โ€œBunu nerden buldun?โ€ diye sordu. Ben de, โ€œDaha รถnce almฤฑลŸtฤฑm, kฤฑsmet bugรผneymiลŸ!โ€ dedim gรผlerek.

Karฤฑma, โ€œYataฤŸa sฤฑrt รผstรผ uzan!โ€ dediฤŸimde, karฤฑm dรผnden razฤฑ bir halde yataฤŸa yattฤฑ. Bense torbanฤฑn iรงinden ikinci bir plastik yarak daha aldฤฑm. Karฤฑm, โ€œฤฐki tane mi?โ€ dedi elimdekini gรถrรผnce. โ€œEvet!โ€ dedim. รœรงรผncรผsรผ de torbadaydฤฑ, ama bunu sรถylemedim ona. VerdiฤŸim cevap hoลŸuna gitmiลŸti. Usulca, โ€œSik beni erkeฤŸim, sik beni…โ€ dediฤŸinde, bu sรถzรผ bรผtรผn yarak yalamalarฤฑndan daha รงok tesir etti bana. Beni azdฤฑrmasฤฑnฤฑ iyi biliyordu karฤฑm.

YataฤŸa geรงtim, plastik yaraklarฤฑn birini amฤฑna sokmaya baลŸladฤฑฤŸฤฑmda karฤฑmdan derin bir, โ€œIฤŸmm, aฤŸhh…โ€ sesi geldi. Plastik yarak dibine kadar amฤฑndaydฤฑ az sonra. ลžimdi sฤฑrada ikincisi vardฤฑ. Karฤฑmฤฑ sol yanฤฑna yatฤฑrdฤฑm, saฤŸ bacaฤŸฤฑnฤฑ hafifรงe kaldฤฑrdฤฑm yukarฤฑ. ฤฐkinci plastik yaraฤŸฤฑn kafasฤฑnฤฑ gรถt deliฤŸine bastฤฑrmaya baลŸladฤฑฤŸฤฑmda karฤฑmdan gene derin bir, โ€œIฤŸmm..โ€ inlemesi geldi.

ฤฐkinci yarak da karฤฑmฤฑn gรถtรผne dibine kadar girmiลŸti sonunda. Karฤฑm derinden seslerle, kฤฑzlarฤฑn uyanmasฤฑnฤฑ engellemeye รงalฤฑลŸarak inliyordu. โ€œIฤŸmm, ayy, oฤŸmm, aฤŸhh, aoฤŸmm, oฤŸhh, uฤŸhh…โ€ diye inleyen karฤฑm bรผyรผk zevk alฤฑyordu. Onun aldฤฑฤŸฤฑ zevkle ben de zevke geliyordum. ฤฐkinci yaraฤŸฤฑ tutmayฤฑ bฤฑraktฤฑm. Yarak karฤฑmฤฑn gรถt deliฤŸinde bir ileri bir geri hareket ediyordu. Karฤฑm kendini kastฤฑฤŸฤฑndan yarak da gรถt deliฤŸine hafif hafif girip รงฤฑkฤฑyordu. Bir sรผre karฤฑmฤฑn gรถrรผntรผsรผnรผ izledim.

Yataktan kalktฤฑm, yataฤŸฤฑn kenarฤฑna geldim bu kez. YaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazladฤฑm bir sรผre. Karฤฑmฤฑ koltuk altlarฤฑndan tutup kendime รงektim. Bu sฤฑrada karyoladan oldukรงa fazla ses geldi. Kapฤฑnฤฑn camฤฑna baktฤฑm. Arkada hareket veya bir gรถlge yoktu. Karฤฑm tam yaraฤŸฤฑmฤฑn รถnรผndeydi. Ne yapacaฤŸฤฑnฤฑ biliyordu, elini yaraฤŸฤฑma attฤฑ, yaraฤŸฤฑmฤฑ az รถnceki gibi aฤŸzฤฑna alฤฑp emmeye baลŸladฤฑ.

Sol eli amฤฑndaki yaraฤŸฤฑ tutarken, saฤŸ eliyle yaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazlฤฑyor, taลŸaklarฤฑmฤฑ avuรงluyordu. โ€œAoฤŸmm, oฤŸmm…โ€ sesleri eลŸliฤŸinde yaraฤŸฤฑmฤฑ iลŸtahla emiyordu biberon gibi. Karฤฑmฤฑn รผรง deliฤŸini de doldurmuลŸtum bu gece. Karฤฑm halinden รงok memnundu bu haliyle. Tabii ben de รถyleydim. Karฤฑmฤฑn iลŸtahlฤฑ emmeleri sayesinde nerdeyse aฤŸzฤฑna patlayacaktฤฑm. Son anda aฤŸzฤฑndan รงฤฑkardฤฑm yaraฤŸฤฑmฤฑ. Karฤฑm ise buna aldฤฑrmadan iki eliyle iki deliฤŸindeki yaraklarฤฑ tuttu ve plastik yaraklarla kendini tatmin etmeye baลŸladฤฑ.

Kฤฑsa sรผre sonra hareketleri hฤฑzlanmaya baลŸladฤฑ, vรผcudu titriyor, yerinde sarsฤฑlฤฑyordu. Uzun ve derinden iniltiler eลŸliฤŸinde karฤฑm boลŸaldฤฑฤŸฤฑnda, ben kendimi tutmak iรงin kasฤฑlฤฑyordum. Karฤฑm bu gece her zamankinden daha ateลŸliydi. Onun ateลŸi bana da geรงmiลŸti. Karฤฑm amฤฑndaki yaraฤŸฤฑ dibinden tutup รงฤฑkardฤฑ. DiฤŸeri ise halen gรถtรผndeydi. ลžimdi amฤฑna girmek iรงin hazฤฑrdฤฑm. โ€œDรถrtayak รผstรผne domal!โ€ dediฤŸimde, karฤฑm sesini รงฤฑkartmadan yataฤŸฤฑn รผzerinde dediฤŸim gibi domaldฤฑ.

Ben de yataฤŸฤฑn รผzerine รงฤฑktฤฑm ve arkasฤฑnda yerimi aldฤฑm. Plastik yarak gรถtรผndeydi halen, ama yarฤฑsฤฑ dฤฑลŸarฤฑdaydฤฑ. YaraฤŸฤฑ tuttum ve gรถtรผne iyice bastฤฑrdฤฑm. Karฤฑmdan, โ€œUฤŸmm, aฤŸฤŸhh, ฤฑฤŸmm…โ€ diye adeta kedi gibi iniltiler gelmeye baลŸladฤฑ. YaraฤŸฤฑmฤฑ sฤฑvazlayฤฑp iyice sulanmฤฑลŸ ve aรงฤฑk duran amฤฑna soktum. Kฤฑsa zamanda taลŸaklarฤฑma kadar aldฤฑ yaraฤŸฤฑmฤฑ amฤฑ. Gรถtรผndeki sert plastik yaraฤŸฤฑ hissediyordum.

Hareketlenmemle birlikte karฤฑmฤฑn uzun iniltileri ve yataฤŸฤฑn gฤฑcฤฑrdamasฤฑ baลŸladฤฑ. SaฤŸ elim gรถtรผndeki plastik yarakdayken, sol elimi saรงlarฤฑna attฤฑm. Saรงฤฑna asฤฑlฤฑp daha ลŸiddetli pompalamaya baลŸladฤฑm. Ben de mรผthiลŸ zevk alฤฑyordum. Karฤฑmฤฑn iniltileri kesintisiz devam ediyordu. Az sonra halen elinde tuttuฤŸu amฤฑndan รงฤฑkardฤฑฤŸฤฑ plastik yaraฤŸฤฑ yastฤฑฤŸฤฑna sรผrttรผ bir sรผre ve ardฤฑndan aฤŸzฤฑna aldฤฑ. Karฤฑmฤฑn gene รผรง deliฤŸi dolmuลŸtu aynฤฑ anda. Karฤฑm boฤŸuk sesler eลŸliฤŸinde plastik yaraฤŸฤฑ emip yalarken, ben daha da gรผรงlรผ ลŸekilde pompalamaya baลŸladฤฑm.

Karฤฑmฤฑn tombul gรถt yanaklarฤฑna รงarpan kasฤฑklarฤฑmdan ลŸiddetli ‘ลžlop, ลŸlop, ลŸlop!’ sesleri gelirken, yataฤŸฤฑn gฤฑcฤฑrtฤฑlarฤฑ kulak tฤฑrmalฤฑyordu. SikiลŸin zevkiyle kendimizden geรงmiลŸtik. O sฤฑrada kapฤฑnฤฑn arkasฤฑnda, uzak ta olsa bir gรถlge belirdi. Karanlฤฑk olduฤŸundan kim olduฤŸunu รถnce anlayamadฤฑm. Ama gรถlge gittikรงe yaklaลŸtฤฑ. Buzlu camฤฑn arkasฤฑndakinin Esra olduฤŸunu anlamam fazla zamanฤฑmฤฑ almadฤฑ. Ablasฤฑndan az daha kฤฑsaydฤฑ รงรผnkรผ. Evet, Esra annesini sikerken bizi dinliyor, izliyordu.

Karฤฑmฤฑn bundan haberi yoktu bu sฤฑrada. O aฤŸzฤฑndaki yaraฤŸฤฑ yalamakla meลŸguldรผ, yรผzรผ de duvara dรถnรผktรผ zaten. Esraโ€™nฤฑn orada olmasฤฑ beni daha fazla azdฤฑrdฤฑ. Karฤฑmฤฑn amฤฑna ลŸiddetle birkaรง sefer pompaladฤฑm. Karฤฑmฤฑn iyice aรงฤฑlmฤฑลŸ etli amฤฑndan o ara ‘Zort, zort!’ sesleri geldi. GeniลŸleyen amฤฑna giren havanฤฑn sesleriydi bunlar. SaฤŸ elimle de plastik yaraฤŸฤฑ gรถtรผne daha da bastฤฑrdฤฑm. Yarak nerdeyse karฤฑmฤฑn gรถtรผnde kaybolmuลŸtu. BoลŸalmaya gittikรงe yaklaลŸฤฑrken iniltilerim รงoฤŸaldฤฑ. O anda karฤฑmฤฑ deฤŸil de Esraโ€™nฤฑn gรถtรผnรผ siktiฤŸimi dรผลŸรผndรผm. Bunu o da istiyordu.

Aklฤฑm Esraโ€™dayken sarsฤฑla sarsฤฑla boลŸaldฤฑm. Bir sรผre daha karฤฑmฤฑn amฤฑna sokup รงฤฑkardฤฑm yaraฤŸฤฑmฤฑ. Amฤฑndan รงฤฑktฤฑฤŸฤฑmda karฤฑm da aฤŸzฤฑndaki yaraฤŸฤฑ yalamayฤฑ bฤฑrakmฤฑลŸtฤฑ. Gรถtรผndeki yaraฤŸฤฑ dibinden tutup onu da รงฤฑkardฤฑm yavaลŸรงa. Tamamen รงฤฑktฤฑฤŸฤฑnda ลŸarap ลŸiลŸesinin aฤŸzฤฑndan รงฤฑkan mantar gibi bir ses geldi. DeliฤŸin aฤŸzฤฑ epey bir geniลŸlemiลŸti. Karฤฑm kendini yataฤŸa yรผz รผstรผ bฤฑrakฤฑrken, ben de yanฤฑna uzandฤฑm. Bu sฤฑrada camฤฑn arkasฤฑndaki gรถlgenin gittiฤŸini gรถrdรผm.

Nefes nefese kalmฤฑลŸtฤฑk ikimiz de. Bir sรผre birbirimize sarฤฑlฤฑ halde uyuduk. Karฤฑmฤฑn horlamalarฤฑ baลŸlarken, ben de kalktฤฑm. ร‡iลŸim gelmiลŸti. Kรผlotumu giyindim. Kapฤฑyฤฑ aรงฤฑp banyoya geรงerken, kฤฑzlarฤฑn kapฤฑsฤฑnฤฑn kapalฤฑ olduฤŸunu gรถrdรผm. Banyo kapฤฑsฤฑnฤฑ aรงmamla birlikte gรถrdรผฤŸรผm manzara beni ลŸok etti.

Esra รงฤฑrฤฑlรงฤฑplak bir halde klozete oturmuลŸ, amฤฑnฤฑ ovalฤฑyordu…

[Osman]

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! Tรผm Bรถlรผmleri