Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (97)

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi 97. Bรถlรผm! (Osman 30 Y., Konya / Tรผrkiye)

รœรงรผncรผ sikiลŸimiz olaylฤฑ baลŸlamฤฑลŸ ama mutlu bitmiลŸti o gรผn. Keriman olup bitenin farkฤฑnda deฤŸilmiลŸ gibiydi. Hatรงa ananฤฑn sรถzlerini boลŸ gรถzlerle dinledikten sonra (ฤฐรงeri niye geรงiyoruz? Ne var iรงerde?) diye sormuลŸtu. Hatรงa ana ise karลŸฤฑsฤฑndaki kadฤฑnฤฑn daha รถnce evinde gรถrdรผklerinden biri olduฤŸunu zannedip (Ne olacak hanฤฑm, bu var…) demiลŸ ve beraberinde de eliyle mรผstehcen bir hareket yapmฤฑลŸtฤฑ. Bunu gรถren Keriman utancฤฑndan elini aฤŸzฤฑna gรถtรผrmรผลŸ, bana sinirli sinirli bakmฤฑลŸ ve peลŸinden (Allah senin belanฤฑ versin!) demiลŸti.

AyaฤŸa kalkฤฑp giderken kolundan sฤฑkฤฑca tuttuฤŸumda (Bฤฑrak, bฤฑrak beni, bฤฑrak kolumu…) diye sรถylenip debelenmiลŸ, ama iลŸe yaramamฤฑลŸtฤฑ. ฤฐki aylฤฑk sรผrede onu รงok รถzlemiลŸtim รงรผnkรผ. (ฤฐรงerde konuลŸalฤฑm, sakin ol, iรงeri geรง…) demelerime sรผrekli itiraz etmiลŸti. O ลŸekilde davranmasฤฑ canฤฑmฤฑ sฤฑkmฤฑลŸtฤฑ epeyce. Hatรงa ana daha รถnce evinde รถyle bir manzaraya ลŸahit olmadฤฑฤŸฤฑndan tuhaf gรถzlerle bakฤฑyordu bize.

Sonunda sinirimden Kerimanโ€™ฤฑn kolunu var gรผcรผmle sฤฑkmฤฑลŸtฤฑm. Kerimanโ€™ฤฑn (AฤŸhh…) diye attฤฑฤŸฤฑ รงฤฑฤŸlฤฑk beni kendime getirmiลŸti. Hatรงa ana (Aman oฤŸlum…) diye araya girerken Kerimanโ€™a (Hanฤฑm sen ลŸรถyle gelsene!) diyerek onu iรงeri gรถtรผrmรผลŸtรผ. Nadire de o haliyle ลŸaลŸฤฑrmฤฑลŸtฤฑ olan bitene.

Birkaรง dakikanฤฑn sonunda Hatรงa ana tek baลŸฤฑna iรงeri dรถnmรผลŸ ve (Ulan deli oฤŸlan, bu kadฤฑnฤฑ alฤฑp gelmiลŸsin buraya. KadฤฑncaฤŸฤฑz niye geldiฤŸini bile bilmiyor, sen niye sรถylemiyorsun kadฤฑna…) diyerek bana kฤฑzmฤฑลŸtฤฑ. Ardฤฑndan (Ben Nadire ile komลŸuya gidiyorum. Sen de iลŸini gรถrรผrsรผn…) demiลŸ ve az รถnceki mรผstehcen hareketi yapmฤฑลŸtฤฑ yine eliyle. Nadireโ€™yi kolundan tutup kaldฤฑrฤฑrken (Ben konuลŸtum kadฤฑnla, yumuลŸattฤฑm. Haa, amma bu iลŸ sana pahalฤฑya patladฤฑ ona gรถre…) demiลŸti.

(ฤฐyi, tamam, sen git de sonra hallederiz!) dediฤŸimde (Sonrasฤฑ falan yok deli oฤŸlan. Biz otururuz 1-2 saat, sen iลŸini gรถr, kadฤฑn gitse de sen kal, ben anahtarฤฑ almฤฑyorum. DรถnรผลŸte verirsin parayฤฑ!) demiลŸ, sonrasฤฑnda ise kulaฤŸฤฑma fฤฑsฤฑltฤฑyla (Karฤฑ anan yaลŸฤฑnda ama hala ilik gibi. Nerden buldun bunu?) diye eklemiลŸti. Bense bu sรถzlerine bir ลŸey dememiลŸtim. Daha sonra Hatรงa ana Nadire ile รงฤฑkฤฑp gitmiลŸti. Evin iรงinde yalnฤฑz kalmฤฑลŸtฤฑm Kerimanโ€™la. Kalbim deli gibi รงarpฤฑyordu o anda. Kerimanโ€™a gerรงeฤŸi sรถylememekle hata etmiลŸtim, ama onun da bรถyle tepki verebileceฤŸi hiรง aklฤฑma gelmemiลŸti, artฤฑk yapacak bir ลŸey yoktu.

AฤŸฤฑr adฤฑmlarla iรงeri geรงtim. Keriman saฤŸdaki odadaydฤฑ. Kapฤฑyฤฑ aralayฤฑnca onu yataฤŸa oturmuลŸ aฤŸlarken gรถrdรผm. Penceresi olmayan, basฤฑk tavanlฤฑ, kรผรงรผk bir odaydฤฑ, daha รถnce Nadireโ€™yi sikmek iรงin gelmiลŸtim bu odaya. Hatรงa ananฤฑn (Bozuk) dediฤŸi elektrik sobasฤฑ yanฤฑyordu. Yalan sรถylemiลŸti. Para iรงin kฤฑzฤฑnฤฑ erkeklere satan bir kadฤฑnฤฑn yalan sรถylemesinde ลŸaลŸacak bir ลŸey yoktu.

Kerimanโ€™ฤฑn karลŸฤฑsฤฑna geรงip (ร–zรผr dilerim!) dediฤŸimde, elleriyle gรถzyaลŸlarฤฑnฤฑ silmiลŸ ve (ร–zรผr dileyecek bir ลŸey yok. Sen bana orospu muamelesi yaptฤฑn, ama belki de haklฤฑsฤฑn. Kฤฑzฤฑnฤฑn erkek arkadaลŸฤฑyla yatan kadฤฑna orospu denmez de ne denir?) demiลŸti. (Hadi ama bรถyle konuลŸma. Sana รถyle bir ลŸey demedim, demem de. Sen benim iรงin deฤŸerlisin. Burayฤฑ, yani, sรถylememekle hata ettim biliyorum, ama baลŸka da รงarem yoktu. Seni รงok รถzledim kaรง zamandฤฑr…) demiลŸtim yanฤฑt olarak. Keriman (Ben de salak gibi diyorum kendi kendime bu meyveyi falan niye alฤฑyorum diye. MeฤŸer sebebi buymuลŸ!) diye konuลŸmuลŸtu.

Onun bu hali beni de fazlasฤฑyla รผzmรผลŸtรผ. ร‡ฤฑkarฤฑp bir sigara yakmฤฑลŸtฤฑm. Birkaรง nefesin ardฤฑndan (ลžu zฤฑkkฤฑmฤฑ dฤฑลŸarda iรง, biliyorsun ben hastayฤฑm!) demiลŸti sinirle. Sigaramฤฑ iรงmek iรงin dฤฑลŸarฤฑ รงฤฑkฤฑp tuvalete geรงmiลŸtim. Tuvaletin kรผรงรผk camฤฑnฤฑ aรงฤฑp sigaramฤฑ iรงerken alaturka tuvalet taลŸฤฑnฤฑn kenarฤฑnda bir ลŸey dikkatimi รงekmiลŸti.

Bu kullanฤฑlmฤฑลŸ bir kondomdu. ฤฐรงi halen dรถlle dolu olan kondomu Nadireโ€™yi siken ibnenin biri รงฤฑkarฤฑp oraya atmฤฑลŸtฤฑ belli ki. MaลŸrapaya su doldurup kondomu tuvalet deliฤŸine sรผpรผrmรผลŸ, iรงimden de (ฤฐyi ki Keriman gรถrmedi!) demiลŸtim. Odaya dรถndรผฤŸรผmde Kerimanโ€™ฤฑ ellerini elektrik sobasฤฑna uzatmฤฑลŸ ลŸekilde bulduฤŸumda ise sevinmiลŸtim. Artฤฑk aฤŸlamฤฑyordu รงรผnkรผ. Bana (ลžunun ayarฤฑnฤฑ biraz artฤฑrsana!) deyince sevinรงle (Hemen!) diyerek atฤฑlmฤฑลŸtฤฑm.

Sobanฤฑn ayarฤฑnฤฑ birden รผรงe alฤฑrken (Bu kadฤฑn kimdir? Necidir?) diye sorunca (ฤฐyi bir kadฤฑndฤฑr Hatรงa ana. Kฤฑzฤฑyla beraber yaลŸฤฑyor, baลŸka kimsesi yok. Sokaklarda รถteberi falan satฤฑyor, milletin yardฤฑmฤฑyla geรงiniyor, fukaranฤฑn biri, kฤฑzฤฑ da akฤฑl hastasฤฑ…) diye cevap vermiลŸtim.

Keriman (AnlamฤฑลŸtฤฑm zaten. Kadฤฑnda bir tuhaflฤฑk var belli, garip garip bakฤฑyor insanฤฑn yรผzรผne. Yazฤฑk, รงok da gรผzelmiลŸ zavallฤฑ!) demiลŸti. Evet, Nadire gerรงekten gรผzeldi. Akli dengesi yerinde olmasa bile yรผzรผ ve fiziฤŸi sokaktaki aklฤฑ baลŸฤฑnda pek รงok kadฤฑndan daha gรผzeldi. Zaten Hatรงa ana da kฤฑzฤฑnฤฑ bu gรผzelliฤŸi nedeniyle erkeklere satฤฑyordu.

Onun bu sรถzlerinden sonra bir sรผre sessiz kalmฤฑลŸtฤฑk. Ne diyeceฤŸimi hiรง bilmiyordum รงรผnkรผ. Keriman bu sessizliฤŸi bozmuลŸ ve (รœst kattaki beni sฤฑkฤฑลŸtฤฑrฤฑp duruyor. Geรงen sefer yakalandฤฑk ya. TuฤŸbaโ€™ya yada baลŸka birine sรถyleyecek diye รงok korkuyorum. Onun iรงin bizim eve gelmemelisin. ฤฐlerde ลŸey olursa…) demiลŸ ve baลŸฤฑnฤฑ รถnรผne eฤŸmiลŸti. (Ne olursa?) diye sorduฤŸumda (ลžey, senle TuฤŸba niลŸan, evlilik falan olursa ne olacak o zaman?) diye sormuลŸtu. Yรผzรผnde aฤŸlamaklฤฑ bir ifade vardฤฑ bunu sรถylerken.

(Korkma, bir ลŸey yapamaz!) demiลŸtim onu rahatlatmaya รงalฤฑลŸarak. (Nasฤฑl yapamaz? Kadฤฑn sฤฑkฤฑลŸtฤฑrฤฑyor dedim ya sana!) diyerek รผste รงฤฑkmaya รงalฤฑลŸmฤฑลŸtฤฑ. (Sen de o zaman onun aรงฤฑฤŸฤฑnฤฑ sรถylersin!) demiลŸtim gรผlerek. (NeymiลŸ onun aรงฤฑฤŸฤฑ?) diye sormuลŸtu Keriman. (O da รผvey oฤŸluyla iลŸ tutuyor!) dediฤŸimde, bir elini aฤŸzฤฑna gรถtรผrรผp baลŸฤฑnฤฑ saฤŸa sola sallamฤฑลŸtฤฑ (Tรถvbe tรถvbe!) diyerek. (Gerรงekten bak. Sizde kaldฤฑฤŸฤฑm gece, hani TuฤŸbaโ€™nฤฑn odasฤฑnda yatmฤฑลŸtฤฑm. Sizin odanฤฑn pencere demirlerine tฤฑrmanฤฑrken gรถrdรผm bu herifi. Pencereden eve girdi. Sonra da รผst kattaki odada iลŸ tuttular, seslerini duydum. Sonra adam aynฤฑ demirlerden tutunup inip gitti gece vakti. Sabah sana sordum ya kim bu adam diye? Hah, iลŸte gece gรถrdรผฤŸรผm adam oydu. Karฤฑ seni sฤฑkฤฑลŸtฤฑrฤฑrsa sen de ona bunlarฤฑ sรถylersin!) demiลŸtim.

(Gerรงek mi bu Osman? Valla mฤฑ? Bir yaลŸฤฑma daha girdim. Tรถvbe tรถvbe… Demek รถyle ha? ฤฐftira atmฤฑyorsun ya? Vay anasฤฑnฤฑ! Kadฤฑna bak, bana demediฤŸini bฤฑrakmamฤฑลŸtฤฑ, demek รผvey oฤŸlunu pencerelerden alฤฑyor iรงeriye. Vay orospu…) demiลŸti Keriman hayretle. Bunu รถฤŸrenen Kerimanโ€™ฤฑn eli gรผรงlenmiลŸti. (Gerรงekten sonraki zamanlarda Nurtenโ€™in Kerimanโ€™a karลŸฤฑ sฤฑkฤฑลŸtฤฑrmalarฤฑ, tehditleri bฤฑรงak gibi kesilmiลŸti. Nurten ile ilgili diฤŸer gerรงekleri de seneler sonra tesadรผfen tanฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑm kardeลŸi ลžerminโ€™den dinlemiลŸtim).

Nurtenโ€™le ilgili haberi รถฤŸrenen Kerimanโ€™ฤฑn bir anda neลŸesi yerine gelmiลŸti. O gรผn yรผzรผnde ilk defa gรผlรผmseme belirmiลŸti. (TuฤŸbaโ€™nฤฑn otobรผsรผ altฤฑ buรงukta gelecek!) dediฤŸinde saatime bakmฤฑลŸ ve (Oo, daha var…) demiลŸtim sevinรงle. (Peki ya bu kadฤฑn?) diye sorunca (Korkma, Hatรงa anadan laf รงฤฑkmaz!) demiลŸ ve ardฤฑndan yanฤฑna oturup yanaklarฤฑndan usul usul รถpmeye baลŸlamamla beraber havadaki elektrik daha da azalmฤฑลŸtฤฑ.

Omuzlarฤฑna bastฤฑrฤฑp yataฤŸa uzandฤฑrmฤฑลŸ ve ben de yanฤฑna uzanmฤฑลŸtฤฑm. Ellerim vรผcudunda geziniyordu รผzerinde giysileri olsa da. (Dudaklarฤฑnฤฑ serbest bฤฑrak!) demiลŸ ve aralฤฑk bฤฑraktฤฑฤŸฤฑ etli, ฤฑslak dudaklarฤฑnฤฑ emmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑm. Yรผzรผnรผn her bir noktasฤฑ dudaklarฤฑmdan nasibini alฤฑyordu. Yanaklarฤฑnda gรถzyaลŸlarฤฑnฤฑn tuzu duruyordu halen. Yanaklarฤฑnฤฑ emmenin yanฤฑ sฤฑra, kรถpeฤŸin kemiฤŸi yalamasฤฑ gibi yalฤฑyordum ayrฤฑca.

Yanaklarฤฑndaki, dudaklarฤฑnฤฑn รผzerindeki hafif tรผyler bana engel olmak yerine daha da azgฤฑnlaลŸtฤฑrฤฑyordu. Onun doฤŸal hali hoลŸuma gidiyordu. YaraฤŸฤฑm sertleลŸmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ bunlar olurken. Bir an รถnce onunla yataฤŸa girmek ve รงatฤฑr รงatฤฑr sikmek istiyordum. O nedenle bu รถpme, okลŸama faslฤฑ uzun sรผrmemiลŸti.

YavaลŸรงa doฤŸrulup soyunmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑm. Keriman da aynฤฑ ลŸekilde soyunmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Hiรง ses etmiyorduk, gรถzleri ara ara pantolonumun altฤฑnda kabarmฤฑลŸ yaraฤŸฤฑma kayฤฑyordu. รœzerindeki her bir giysiyi รงฤฑkardฤฑkรงa kalbim daha da ลŸiddetli atฤฑyordu. BaลŸฤฑndaki tรผrbanฤฑ ve boneyi aรงฤฑnca sarฤฑ saรงlarฤฑ omuzlarฤฑna dรถkรผlmรผลŸtรผ. (Saรงlarฤฑnฤฑ mฤฑ kestirdin?) diye sorduฤŸumda (Uรงlarฤฑndan aldฤฑrdฤฑm biraz, รงok kฤฑrฤฑlฤฑyorlar.) demiลŸti gรผlรผmseyerek.

Mavi pardesรผnรผn dรผฤŸmelerini tek tek aรงฤฑp รงฤฑkartฤฑnca, altฤฑnda uzun ve bol siyah eteฤŸi ve gene siyah kalฤฑn, รถrgรผ kazaฤŸฤฑ ile kalmฤฑลŸtฤฑ. KazaฤŸฤฑ alttan tutup baลŸฤฑnฤฑn รผzerinden รงฤฑkarttฤฑฤŸฤฑnda vรผcudunu sฤฑkan beyaz atleti ile kalmฤฑลŸtฤฑ bu sefer. Sutyen giymemiลŸti. Dolgun ve yaลŸฤฑndan dolayฤฑ sarkฤฑk memeleri beyaz atletin altฤฑnda ลŸiลŸmiลŸti. Zeytin tanesi gibi etli, bรผyรผk meme uรงlarฤฑ atletin ince kumaลŸฤฑnฤฑ delecekti sanki.

(Niye sutyen giymedin?) diye sorduฤŸumda (Memelerimin altฤฑ yara oldu, sutyen takฤฑnca sฤฑzlฤฑyor.) demiลŸti atletini รงฤฑkarฤฑrken. Sonra da her iki memesini alttan tutup yukarฤฑ kaldฤฑrmฤฑลŸ ve (Bak.) demiลŸti. Gerรงekten memelerinin altฤฑnda kฤฑzarฤฑklฤฑk vardฤฑ. BakฤฑลŸlarฤฑm arasฤฑnda memelerinin altฤฑnฤฑ kaลŸฤฑdฤฑ bir zaman, (ร‡ok kaลŸฤฑnฤฑyorlar!) diyordu bir yandan da.

Bu arada ben รงฤฑrฤฑlรงฤฑplak kalmฤฑลŸtฤฑm. YaraฤŸฤฑmฤฑn sertliฤŸi az biraz geรงmiลŸti. Keriman eteฤŸinin fermuarฤฑnฤฑ aรงtฤฑ arkadan, sonra da bacaklarฤฑndan sฤฑyฤฑrฤฑp รงฤฑkardฤฑ. Kalฤฑn kahverengi bir tayt giymiลŸ, taytฤฑ da dizlerinin รผzerine gelen kalฤฑn siyah รงoraplarฤฑnฤฑn iรงine sokmuลŸtu. Tayt kalรงalarฤฑna yapฤฑลŸmฤฑลŸ gibiydi. (Bunu da giymezsem gรถtรผm donuyor!) demiลŸti gรผlerek taytฤฑnฤฑ aลŸaฤŸฤฑ sฤฑyฤฑrฤฑrken. Taytla beraber beyaz pamuklu kรผlotu da sฤฑyrฤฑlmฤฑลŸtฤฑ. Amฤฑ tฤฑraลŸlฤฑ ve kฤฑlsฤฑzdฤฑ. Amฤฑndaki bรผyรผk kahverengi ben, kฤฑl olmadฤฑฤŸฤฑndan meydandaydฤฑ. Amฤฑnฤฑn yarฤฑฤŸฤฑ sanki gรถrmediฤŸim onca zaman sonunda bana daha da bรผyรผmรผลŸ, irileลŸmiลŸ geliyordu. Bembeyaz etli, dolgun kalรงalarฤฑ da gรผn yรผzรผne รงฤฑkarken yaraฤŸฤฑmdaki sertlik artฤฑyordu yeniden.

YataฤŸฤฑn รผzerindeki kalฤฑn yorganฤฑ รงektiฤŸimde gรถrdรผฤŸรผm manzara berbattฤฑ. ร‡arลŸaf leลŸ gibiydi, aynฤฑ ลŸekilde yastฤฑk yรผzรผ de รถyleydi. 20 liraya sikiลŸ dรถnรผyordu bu yatakta. O nedenle bu gรถrรผntรผ benim iรงin normal sayฤฑlabilirdi, ama Keriman iรงin รถyle deฤŸildi. Keriman (Ay bu ne bรถyle!) derken, ben (Tamam, hallederim!) dedim sakince. O ara tuvalette gรถrdรผฤŸรผm gibi kullanฤฑlmฤฑลŸ bir kondomun da รงarลŸafฤฑn รผzerinde olduฤŸunu gรถrdรผm. Neyse ki Keriman gรถrmemiลŸti bunu. ร‡arลŸafฤฑ ve yastฤฑk yรผzรผnรผ รงabucak topladฤฑm. Yataktan dรถl ve ter kokularฤฑ yรผkseliyordu. EskimiลŸ, hazฤฑr yataฤŸฤฑn รผzerinde dรถl lekeleri vardฤฑ.

Keriman (Ben bu yataฤŸa falan girmem!) dedi sinirle. Ben (Bir ลŸey olmaz!) dediysem de dinlemedi, (Hastalฤฑk kapar insan bunda. Bu kadฤฑn ne iลŸ yapฤฑyor, kฤฑzฤฑ deli diye yataฤŸฤฑnฤฑ da mฤฑ temizlemiyor?) diye sordu. Dal taลŸak bir halde diฤŸer odaya geรงip yataฤŸฤฑn รผzerine รถrtebileceฤŸim bir ลŸeyler aradฤฑm bir sรผre. Perdeler รงekili olduฤŸundan rahattฤฑm ama oda รงok soฤŸuktu. ร‡uval bezine benzeyen, yer yer delinmiลŸ, yฤฑrtฤฑlmฤฑลŸ, bรผyรผkรงe bir bezle dรถndรผm odaya sonunda. Bunu alฤฑp yataฤŸฤฑn ve yastฤฑฤŸฤฑn รผzerine รถrttรผm gรผzelce. Yorganฤฑn da รผzerinde yer yer dรถl lekeleri vardฤฑ. Ama Keriman yataฤŸฤฑn o halini gรถrdรผkten sonra yorgana hiรง bakmadฤฑฤŸฤฑndan bu lekeleri de fark etmemiลŸti.

ร–nden ben girdim yataฤŸa, Keriman da yanฤฑma uzandฤฑ. YataฤŸฤฑn รผzerine serdiฤŸim bezin soฤŸukluฤŸu bir sรผre bize diลŸlerimizi takฤฑrdattฤฑ, ama sonra yavaลŸ yavaลŸ geรงti. Sฤฑkฤฑca sarฤฑldฤฑk birbirimize. ร‡ฤฑplak bedenlerimiz bir bรผtรผn oldu o anda. Hiรง ses etmeden sฤฑkฤฑ sฤฑkฤฑ sarฤฑldฤฑk, Kerimanโ€™ฤฑn teninin, saรงlarฤฑnฤฑn kokusunu รงektim iรงime derin derin. Hafif bir parfรผm ve bir miktar ter koksa da doya doya kokladฤฑm. ฤฐri memelerinin, meme uรงlarฤฑnฤฑn gรถฤŸsรผme deฤŸmesi ile birlikte yaraฤŸฤฑm yeniden hareketleniyordu bu arada.

(ร‡ok รถzledim seni!) dediฤŸimde (Ben de!) diyordu Keriman. (Bak, bir de gidecektin, ฤฑsrar etmeseydim…) derken (Tamam, iลŸte buradayฤฑm…) diye sรถzรผmรผ kesmiลŸti. Sonra (Bu kadฤฑn seni nerden tanฤฑyor?) diye sormuลŸtu, bakฤฑลŸlarฤฑnda meraklฤฑ bir ifadeyle. (Tanฤฑyor iลŸte…) diye geรงiลŸtirmiลŸtim. ฤฐnanmamฤฑลŸtฤฑ muhtemelen, ama ses de etmemiลŸti.

Yorganฤฑ sฤฑyฤฑrฤฑp รงฤฑplak vรผcudunu bir sรผre seyrettikten sonra okลŸamaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑm. GรผneลŸ gรถrmemiลŸ, bembeyaz, dolgun eti ellerimin altฤฑndaydฤฑ. Uzun uzun, hafif, onu รผrkรผtmeyecek ลŸekilde okลŸamalarฤฑma Keriman da bir sรผre sonra elleriyle karลŸฤฑlฤฑk verir olmuลŸtu. Ben onun memelerini, karnฤฑnฤฑ, kalรงalarฤฑnฤฑ okลŸarken, o da sฤฑrtฤฑmฤฑ, omuzlarฤฑmฤฑ okลŸuyordu.

Memelerini kรผรงรผk kรผรงรผk รถpmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑm bir taraftan da. Meme uรงlarฤฑnฤฑ dilliyor, diลŸliyordum. Bir bebek gibi emip iรงime รงekiyordum. Keriman รงok hoลŸlanmฤฑลŸtฤฑ bundan. (Ay gฤฑdฤฑklanฤฑyorum!) demiลŸti. Bir ara gaza gelip memelerini sฤฑkฤฑca avuรงladฤฑฤŸฤฑmda (Ay yapma, รงok acฤฑyor!) demiลŸti. Elim memesinin altฤฑndaki yaraya deฤŸdiฤŸinden acฤฑyla feryat etmiลŸti. (Niye bรถyle oldu?) diye sorduฤŸumda (TuฤŸba geรงenlerde hem kendine hem bana sutyen, kรผlot almฤฑลŸ. AldฤฑฤŸฤฑ sutyeni taktฤฑm, o da kรผรงรผk geldi. Alttan kesti memelerimi…) demiลŸti.

Bir ลŸey demeden bu kez de karnฤฑnda, gรถbeฤŸinde gezinmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ dudaklarฤฑm, dilim. ร–pรผp yalamalarฤฑm neticesinde Keriman gittikรงe daha รงok kฤฑvama geliyordu. SaฤŸ elimle amฤฑnฤฑ ovalamaya baลŸlamamla beraber Keriman (IฤฑฤŸmm…) diyerek uzun, iniltiler รงฤฑkartmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Gรถzleri kapalฤฑydฤฑ, baลŸฤฑnฤฑ sรผrekli saฤŸa sola oynatฤฑp duruyordu. Amฤฑ sulanmฤฑลŸtฤฑ ve okลŸamalarฤฑmla beraber gittikรงe daha รงok sulanฤฑyordu. Amฤฑnฤฑn dudaklarฤฑnฤฑ, bฤฑzฤฑrฤฑnฤฑ parmaklarฤฑmla uzun zaman okลŸadฤฑm.

Keriman da eliyle amฤฑnฤฑ รผstten ovalฤฑyordu bu arada. Sol elim memelerinde, saฤŸ elim amฤฑnda, dudaklarฤฑm karnฤฑndaydฤฑ. Keriman kendini giderek kasmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ tรผm bunlarฤฑn arasฤฑnda. Vรผcudu kaskatฤฑ kesilmiลŸ, kendini kasฤฑyor, bacaklarฤฑnฤฑ var gรผcรผyle sฤฑkฤฑyordu. Amฤฑndaki elim de kasฤฑklarฤฑnฤฑn arasฤฑnda kalmฤฑลŸtฤฑ. ฤฐniltileri รงoฤŸalmฤฑลŸ, kendini kaybeder olmuลŸtu. Amฤฑnda gezinen elim onu boลŸaltmaya yetmiลŸti.

Keriman zevkin doruklarฤฑna รงฤฑkarken belini kaldฤฑrฤฑp indiriyor, bacaklarฤฑnฤฑ ileri geri oynatฤฑyordu. Ama bu sฤฑrada elim kasฤฑklarฤฑnฤฑn arasฤฑndaydฤฑ halen. Neyse ki sonunda kendini kasmayฤฑ bฤฑrakmฤฑลŸtฤฑ. YavaลŸ yavaลŸ gevลŸemiลŸ ve kendine gelmiลŸti. Elimi amฤฑndan รงektiฤŸimde kฤฑzardฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถrmรผลŸtรผm. Amฤฑnฤฑn zevk sฤฑvฤฑlarฤฑ ve ter ile iyice ฤฑslanmฤฑลŸtฤฑ elim. GรถฤŸsรผ bir inip bir kalkฤฑyordu hฤฑzlฤฑca. Memeleri nefes alฤฑp verirken bile lรถpรผr lรถpรผr sallanฤฑyordu. BaลŸฤฑmฤฑ memelerinin รผzerine koymuลŸtum. Kalbi deli gibi รงarpฤฑyordu, sanki yerinden fฤฑrlayacakmฤฑลŸ gibiydi. TerlemiลŸ ve kฤฑzarmฤฑลŸtฤฑ yรผzรผ.

(Osman, รงantamda ilacฤฑm var, onu versene, bir de su getir.) demiลŸti doฤŸrulmaya รงalฤฑลŸฤฑrken. Kalp hastasฤฑydฤฑ, heyecana gelemiyordu. Az sonra ilacฤฑnฤฑ iรงmiลŸ, biraz olsun kendine gelmiลŸti. (Az dinleneyim…) diyerek baลŸฤฑnฤฑ gรถฤŸsรผme yaslamฤฑลŸtฤฑ. Birkaรง dakika boyunca o ลŸekilde kalmฤฑลŸtฤฑk. Keriman (Biliyor musun, kocamdan sonra yataฤŸฤฑma giren ikinci erkeksin…) deyince gรผlmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑm.

Daha รถnce iki defa sikiลŸmiลŸtik, amฤฑndan ve gรถtรผnden sikmiลŸtim, bana sakso รงekmiลŸti. Ama bรถyle sรถylรผyordu. (Gรผlme, dediฤŸim doฤŸru vallahi!) deyince (ร–ncekiler neydi?) diye sormuลŸtum. (Onlarda bรถyle karฤฑ koca gibi yataฤŸa girmedik!) demiลŸti. DoฤŸruydu, ลŸimdiki gibi yataฤŸa girmemiลŸ, sadece sikiลŸmiลŸtik. Bu ลŸekilde karฤฑ koca gibi birbirimize sarฤฑlฤฑp yorganฤฑn altฤฑnda seviลŸmemiลŸtik. Birkaรง dakika sonra Kerimanโ€™ฤฑn ufaktan horultusu gelmeye baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Daha amฤฑna yaraฤŸฤฑmฤฑ sokmamฤฑลŸtฤฑm, ama Keriman ลŸimdiden sikiลŸ sonrasฤฑ uykuya dalmฤฑลŸtฤฑ bile. SikiลŸimizin ilk bรถlรผmรผnรผ tamamlamฤฑลŸtฤฑk…

YaฤŸmur hafiften yaฤŸmaya devam ediyordu. Kerimanโ€™la yaลŸadฤฑฤŸฤฑm sikiลŸ gรถzรผmรผn รถnรผnde yeniden canlanmฤฑลŸtฤฑ yol boyunca. Yengemlerin kapฤฑsฤฑnฤฑn รถnรผne geldiฤŸimde eve telefon aรงtฤฑm. Yengem รงฤฑktฤฑ, โ€œTamam evladฤฑm, geliyoruz biraz sonra!โ€ dedi. Onlar gelene kadar bir sigara yaktฤฑm, arabanฤฑn camฤฑnฤฑ aralayฤฑp yaฤŸan yaฤŸmurun altฤฑnda sigaramฤฑ iรงtim tatlฤฑ tatlฤฑ.

Merve hanฤฑmฤฑn, yengemin kiracฤฑsฤฑ รงฤฑkmasฤฑ ne garipti. Dรผnya kรผรงรผktรผr lafฤฑna bir kanฤฑttฤฑ adeta. Sigaram biterken yengem ve Hรผsniye binanฤฑn giriลŸ kapฤฑsฤฑnda belirdi. Hรผsniyeโ€™nin elinde bรผyรผkรงe bir tepsi vardฤฑ. Tepsinin รผzerine bir bez รถrtรผlรผydรผ. Kahverengi uzun bir manto giymiลŸti. Ama mantoyu iliklememiลŸ, sadece belindeki kemeriyle geliลŸigรผzel baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Adฤฑm attฤฑkรงa mantonun altฤฑndan ince siyah รงoraplฤฑ bacaklarฤฑ gรถrรผnรผyordu. Saรงlarฤฑ da yรผrรผdรผkรงe dalgalanฤฑyordu oluลŸan rรผzgรขrla. Bรผyรผk ihtimal manto, altฤฑndaki kฤฑyafetini gizliyordu. Ya mini etek yada mini bir elbise giymiลŸti. Sadece kadฤฑnlarฤฑn olacaฤŸฤฑ bir eฤŸlencede bu ลŸekilde giyinmekte bir sakฤฑnca gรถrmemiลŸti. AyaฤŸฤฑnda ise siyah, ince ve yรผksek topuklu ayakkabฤฑlar vardฤฑ.

Kรถylรผ yengem, zengin kocayฤฑ ve parayฤฑ bulduktan sonra epey deฤŸiลŸmiลŸti. Bu deฤŸiลŸimin bir iลŸaretini de bugรผn gรถrรผyordum. Dizlerinin altฤฑna gelen siyah bir etekle, gene siyah bir ceket giymiลŸti. YaลŸฤฑna baลŸฤฑna aldฤฑrmadan giydiฤŸi etek kalรงalarฤฑna yapฤฑลŸฤฑk gibi gรถrรผnen dar bir etekti. Parlak naylon รงoraplฤฑ bacaklarฤฑ arkalarฤฑndan vuran ฤฑลŸฤฑkla parlฤฑyordu. BaลŸฤฑnฤฑ genรง kฤฑzlar gibi parlak kฤฑrmฤฑzฤฑ bir ลŸalla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Sol elinde, uzun, siyah bir cรผzdan tutuyordu. DiฤŸer elinde ise naylon bir torba vardฤฑ. Kalฤฑn ama yรผksek topuklu aรงฤฑk renk ayakkabฤฑ giymiลŸti. Bu haliyle hanฤฑm aฤŸalar gibiydi.

Yengem รถne otururken, Hรผsniye arkaya geรงti. Yengem, โ€œNasฤฑlsฤฑn aslanฤฑm?โ€ derken, Hรผsniye, โ€œMerhaba Osman!โ€ dedi. Arabayฤฑ sรผrmeye baลŸlarken ลŸakayla, โ€œYenge manken gibi olmuลŸsun!โ€ deyince, โ€œHe valla, yarฤฑn bakarsฤฑn senin nikรขhta kendime de bir koca bulurum!โ€ dedi kahkahayla. Arkadaki Hรผsniye de, โ€œฤฐlahi anne!โ€ diyerek katฤฑldฤฑ yengeme.

Yol boyu havadan sudan konuลŸtuk. Ara ara aynadan Hรผsniyeโ€™ye bakฤฑyordum. Bacaklarฤฑnฤฑ aralayarak oturmuลŸtu. Mantosunun aralฤฑฤŸฤฑndan bacaklarฤฑ kalรงalarฤฑna kadar gรถrรผnรผyordu. Mantonun รถnรผnรผ kapatmak iรงin bir ลŸey yapmฤฑyor, รผstelik aynadan bakฤฑลŸlarฤฑma karลŸฤฑlฤฑk veriyordu. Kocasฤฑ kendisini kฤฑzฤฑyla aldatmฤฑลŸtฤฑ. Trajik bir hayatฤฑ olmuลŸtu, bฤฑรงaklanmฤฑลŸ, bebeฤŸini kaybetmiลŸti. Bunlarฤฑ bildiฤŸimi bilse kim bilir neler hissederdi.

Yengeme, โ€œSenin kiracฤฑnla tanฤฑลŸtฤฑm!โ€ deyince, โ€œKimle?โ€ diye sordu. โ€œMerve hanฤฑmla!โ€ dediฤŸimde, yengem, โ€œO kim be?โ€ dedi ลŸaลŸฤฑrmฤฑลŸ gibi. Ben, โ€œMerve Hanฤฑm, bankacฤฑ!โ€ derken, arkadan Hรผsniye lafa girdi, โ€œAnne, ลŸey, ลŸey, var ya adฤฑ neydi, ลŸimdi aklฤฑma gelmiyor, dul var ya, boลŸanmฤฑลŸ kocasฤฑndan, ha Meltem Meltem, onun kardeลŸi, deฤŸil mi?โ€ dedi.

โ€œValla, ablasฤฑnฤฑn adฤฑnฤฑ bilmiyorum, ama iki รงocuฤŸu varmฤฑลŸ, boลŸanmฤฑลŸ kocasฤฑndan…โ€ deyince yengem atฤฑldฤฑ, โ€œSen nerden tanฤฑลŸtฤฑn onunla be?โ€ diye sordu. โ€œBankacฤฑ dedim ya, ben onun bankasฤฑyla รงalฤฑลŸฤฑyorum, konuลŸurken senin lafฤฑn geรงti, oradan…โ€ dedim. Yengem gรผlerek, โ€œฤฐyi, iyi, bir tanฤฑmadฤฑฤŸฤฑn Merve hanฤฑm kalmฤฑลŸtฤฑ, yakฤฑnda onu da iyice tanฤฑrsฤฑn…โ€ dedi. Ben de Hรผsniye de onun bu dediฤŸine bir anlam veremesek de, yengemin bir ลŸeyler ima ettiฤŸi belliydi.

Evin รถnรผne geldik. Yengem, โ€œYardฤฑm et bize de ลŸunlarฤฑ รงฤฑkart, hemen gitme!โ€ deyince, โ€œTamam!โ€ dedim. Hรผsniyeโ€™nin elinden tepsiyi aldฤฑm. Beraber binaya girip asansรถre geรงtik. Yengemin dar eteฤŸi aynฤฑ zamanda arkadan yฤฑrtmaรงlฤฑydฤฑ. Adฤฑm attฤฑkรงa bir karฤฑลŸ kadarlฤฑk yฤฑrtmacฤฑn altฤฑndan parlak naylon รงoraplฤฑ kalรงalarฤฑ da gรถrรผnรผyordu. Asansรถrรผn iรงine yengemden ve Hรผsniyeโ€™den yayฤฑlan parfรผm kokusu doldu. Yengem, โ€œAyarladฤฑn mฤฑ karฤฑlarฤฑ, kimde kalacaฤŸฤฑnฤฑ falan?โ€ deyince, Hรผsniye bir iki numaradan รถksรผrdรผ. Yengemin bรถyle sรถylemesinden dolayฤฑ utanmฤฑลŸtฤฑ. Ben bir ลŸey demeye kalmadan asansรถr durdu ve kapฤฑ aรงฤฑldฤฑ.

Yengem, โ€œAz bekle hele, belki karฤฑnฤฑn sana bir diyeceฤŸi vardฤฑr…โ€ deyince, โ€œKimin, ร–zlemโ€™in mi?โ€ diye sordum. Yengem kฤฑzmฤฑลŸ gibi, โ€œNe ร–zlemโ€™i oฤŸlum, Refiyeโ€™nin!โ€ dedi baลŸฤฑnฤฑ sallayarak. Hรผsniye, โ€œAnne nikรขhtan รถnce gelini gรถrmek iyi deฤŸildir!โ€ derken, yengem, โ€œMerak etme, gรถren gรถreceฤŸini gรถrdรผ!โ€ dedi. Hรผsniyeโ€™nin yรผzรผ iyice kฤฑzardฤฑ bunu duyunca. Yengemin patavatsฤฑzlฤฑฤŸฤฑ beni de utandฤฑrdฤฑ.

Refiyeโ€™nin kapฤฑsฤฑnฤฑn รถnรผnde epey bir kadฤฑn ayakkabฤฑsฤฑ ve terliฤŸi vardฤฑ. Yengem zile bastฤฑ iki kez. Az sonra kapฤฑ aรงฤฑldฤฑ. TanฤฑmadฤฑฤŸฤฑm genรง bir kฤฑz aรงtฤฑ kapฤฑyฤฑ. Beni gรถrรผnce baลŸฤฑndaki yeลŸil ลŸalฤฑnฤฑ dรผzeltti, โ€œBuyurun?โ€ derken bizi tanฤฑmadฤฑฤŸฤฑ belliydi. ฤฐรงerden mรผzik sesleri ve kadฤฑnlarฤฑn kahkahalarฤฑ geliyordu. O sฤฑrada Ceren belirdi kapฤฑda. Siyah kadifeden uzun bir elbise giymiลŸti. BaลŸฤฑnฤฑ aรงฤฑk pembe bir ลŸalla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Yรผzรผnde yoฤŸun olmayan, gรผzel bir makyaj vardฤฑ. Bana gรผlรผmseyerek bakarken gรถzlerinden sabaha karลŸฤฑ yaลŸadฤฑklarฤฑmฤฑzฤฑ unutmadฤฑฤŸฤฑnฤฑ anladฤฑm รงabucak.

Yengemin elini รถperken Refiye arkasฤฑnda belirdi bu sefer. Mรผstakbel karฤฑm da kฤฑzฤฑ gibi tek parรงa bir elbise giymiลŸti. Parlak mor renkli uzun, vรผcudunu saran kapalฤฑ elbisenin altฤฑndan memelerinin ลŸiลŸkinliฤŸi belli oluyordu hemen. BaลŸฤฑnฤฑ da sฤฑkฤฑca baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ aynฤฑ renk bir tรผrbanla. โ€œHoลŸ geldiniz!โ€ dedi gรผlรผmseyerek. Ceren elimdeki tepsiyi alฤฑp, yengem ve Hรผsniye ile iรงeri geรงerken, Refiye kapฤฑyฤฑ aรงan kฤฑza, โ€œHadi canฤฑm, sen de iรงeri geรง…โ€ dedi. Kฤฑz bunun รผzerine iรงeri gidince, Refiye, โ€œฤฐyi ki geldin, az bekle…โ€ dedi kapฤฑyฤฑ kapatฤฑp.

ฤฐรงerdekilerin, ama รถzellikle karฤฑmฤฑn ve kฤฑzlarฤฑn beni gรถrmesini istemiyordu belki de. Az sonra kapฤฑ yeniden aรงฤฑldฤฑฤŸฤฑnda Refiyeโ€™nin yanฤฑnda annem vardฤฑ. Annem de Refiye gibi ama koyu mavi bir elbise giymiลŸ, hatta makyaj bile yapmฤฑลŸtฤฑ. Annem, โ€œNasฤฑlsฤฑn aslan oฤŸlum?โ€ diyerek sarฤฑldฤฑ bana. Yanaklarฤฑmdan รถptรผ hasretle. โ€œNe oldu? Uzak yoldan gelmedim ki?โ€ dediฤŸimde, โ€œOlsun, ben senin ananฤฑm, analar รถper!โ€ dedi gรผlerek.

Refiyeโ€™nin elinde, iyice ลŸiลŸmiลŸ, bavul gibi duran bir laptop รงantasฤฑ vardฤฑ. Annem รงantayฤฑ gรถsterip, โ€œBu ne kฤฑzฤฑm?โ€ diye sordu. Refiye, โ€œHiiรง, benim bilgisayarฤฑm, ลŸimdi burada รงoluk รงocuk aรงar, bozar mozar, bir de onunla uฤŸraลŸmayalฤฑm. Vereyim de Osman gรถtรผrsรผn, onda kalsฤฑn!โ€ dedi. Annem, โ€œHaa, iyi yapmฤฑลŸsฤฑn, iyi yapmฤฑลŸsฤฑn…โ€ dedi.

Annem iรงeri geรงerken, Refiye dฤฑลŸ koridora รงฤฑktฤฑ, kapฤฑyฤฑ kapattฤฑ. โ€œOsman bu sende kalsฤฑn, burasฤฑ รงok kalabalฤฑk, รงoluk รงocuk var. Kendi odama da koysam gรผvenemiyorum, ne olur, ne olmaz!โ€ dedi fฤฑsฤฑltฤฑyla. ร‡antayฤฑ alฤฑrken, โ€œTamam tamam, merak etme, korkma!โ€ dedim. Refiye รงantanฤฑn fermuarlฤฑ ve cฤฑrtlฤฑ gรถzlerini tek tek aรงฤฑnca iรงinin para ve altฤฑnlarla dolu olduฤŸunu gรถrdรผm. Deste deste Liraโ€™lar, Dolarโ€™lar, Euroโ€™lar ve bilezikler, altฤฑnlar, kolyeler, kรผpeler vs. vardฤฑ.

โ€œAman ha, dikkat et, kurban olduฤŸum. Kimse bilmiyor bunlarฤฑ, kimseye gรถsterme, sahip รงฤฑk. Buradakiler bizim geleceฤŸimiz!โ€ dedi. Bunu sรถylerken telaลŸlฤฑ gรถrรผnรผyordu. O kadar parayฤฑ, altฤฑnฤฑ gรถrรผnce ben de heyecanlandฤฑm. โ€œTamam, tamam, hallederim, sen korkma!โ€ dedim. รœzerinden her zamanki parfรผmรผnรผn kokusu yรผkselirken dayanamayฤฑp yanaฤŸฤฑndan รถptรผm. โ€œTamam, hadi, git, git…โ€ dedi gรผlerek. Sonra da kapฤฑyฤฑ aรงmalarฤฑ iรงin zile bastฤฑ.

Kapฤฑ aรงฤฑlฤฑnca karฤฑmla gรถz gรถze geldik. ฤฐรงerde onca insan varken kapฤฑyฤฑ karฤฑm aรงmฤฑลŸtฤฑ. โ€œOsman, sen ne zaman geldin?โ€ diye sordu. Refiye, โ€œลžey, ben iรงeri geรงeyim…โ€ dedi ve bir ลŸey demeden baลŸฤฑ รถnรผne eฤŸik halde geรงti iรงeri. Bu kez karฤฑm kapฤฑnฤฑn รถnรผne รงฤฑktฤฑ, fฤฑsฤฑltฤฑyla, โ€œSen niye geldin?โ€ diye sordu. โ€œYengemle Hรผsniye hanฤฑmฤฑ getirdim…โ€ dediฤŸimde โ€œHaaa, tamam tamam!โ€ dedi anlayฤฑลŸla karลŸฤฑlamฤฑลŸ gibi.

Parlak turkuaz renkli uzun bir elbise giymiลŸti. BaลŸฤฑnฤฑ aynฤฑ renk bir tรผrbanla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Tรผrbanฤฑnฤฑn uรงlarฤฑnฤฑn altฤฑndan beyaz ve simli koynu gรถrรผnรผyordu. Yรผzรผnde de gene simli, gรผzel bir makyaj vardฤฑ. โ€œNiye gelmedin dรผn gece?โ€ diye sordu. O bรถyle sorunca, hakkฤฑnda duyduklarฤฑm, anlatฤฑlanlar geldi aklฤฑma. Bir an kendimi kaybedip boฤŸazฤฑna sarฤฑlacaฤŸฤฑm sandฤฑm, ama hakim oldum kendime. โ€œฤฐลŸim vardฤฑ!โ€ dedim. Karฤฑm arkasฤฑnda kalan kapฤฑya baktฤฑ, โ€œร‡ok รถzledim seni!โ€ dedi kulaฤŸฤฑma fฤฑsฤฑltฤฑyla. DoฤŸrusu ben de รถzlemiลŸtim, ama aklฤฑm karmakarฤฑลŸฤฑktฤฑ bir taraftan da.

Elimdeki รงantaya bakฤฑp, โ€œBu ne?โ€ diye sordu. โ€œHiรง, Refiye verdi, kalabalฤฑk ya burasฤฑ, ondan…โ€ dedim geรงiลŸtirir gibi. Sonra da, โ€œSiz ne yapฤฑyorsunuz iรงerde?โ€ diye sordum. โ€œHiรงรง, kadฤฑn kadฤฑna eฤŸleniyoruz, ne olsun…โ€ dedi iki elini havaya kaldฤฑrฤฑp parmaklarฤฑnฤฑ ลŸaklatฤฑr gibi yaparak. โ€œร‡ok kฤฑvฤฑrma!โ€ dedim gรผlerek. โ€œNiye? Kฤฑrk yฤฑlฤฑn baลŸฤฑ oynamak benim de hakkฤฑm!โ€ dedi. โ€œTamam, hadi sen geรง iรงeri, ben gidiyorum!โ€ deyince, โ€œAa bekle, annem burada, seni gรถrmek istiyor…โ€ dedi ve iรงeri geรงti.

Kadฤฑnlar beni bฤฑrakacak gibi deฤŸildi. O sฤฑrada asansรถrรผn kapฤฑsฤฑ aรงฤฑldฤฑ ve iรงinden รผรง kadฤฑn รงฤฑktฤฑ. Bunlar da kฤฑnaya gelenlerdi. Kim olduklarฤฑnฤฑ bilmiyordum, bana yan gรถzle รงekinerek baktฤฑlar. Kapฤฑnฤฑn aรงฤฑk duruyor olmasฤฑnฤฑ fฤฑrsat bilip iรงeri geรงtiler hemen ve ardฤฑndan kapฤฑyฤฑ kapattฤฑlar. Kฤฑsa bir sรผrenin ardฤฑndan kapฤฑ yeniden aรงฤฑldฤฑ. Karฤฑmฤฑn yanฤฑnda kayฤฑnvalidem vardฤฑ.

Kayฤฑnvalideyi gรถrmeyeli uzun zaman olmuลŸtu, onda da รงocuktum zaten ve aklฤฑmda onunla ilgili bir anฤฑ kalmamฤฑลŸtฤฑ. Karฤฑma benziyordu. Yฤฑllardฤฑr kรถyde yaลŸayan biriydi, ama buna raฤŸmen karลŸฤฑmda gรถrdรผฤŸรผm, bir kรถylรผden รงok ลŸehirliye benzeyen bir kadฤฑndฤฑ. Uzun siyah bir eteฤŸin รผzerine รงiรงek desenli bir gรถmlek giymiลŸ, baลŸฤฑnฤฑ bรผyรผkรงe bir tรผrbanla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. Karฤฑm, โ€œAnne, iลŸte damadฤฑn bu!โ€ deyince, โ€œKฤฑz sรถylemene gerek yok, aslanฤฑmฤฑ nerde gรถrsem tanฤฑrฤฑm!โ€ dedi, elini รถpรผp baลŸฤฑma koyarken, bir anda gรผรงlรผ kollarฤฑyla sฤฑkฤฑ sฤฑkฤฑ sarฤฑldฤฑ bana.

DiฤŸer elimde laptop รงantasฤฑ olduฤŸundan bir ara dengemi kaybedecek gibi oldum. Kayฤฑnvalide iri yarฤฑ, gรผรงlรผ kuvvetli bir kadฤฑndฤฑ. Beni kendine รงekip bastฤฑrฤฑrken, gรถฤŸsรผmde memelerinin yumuลŸaklฤฑฤŸฤฑnฤฑ hissettim. YaลŸฤฑndan dolayฤฑ sutyen giymemiลŸti anlaลŸฤฑlan. Bu sฤฑrada her iki yanaฤŸฤฑmฤฑ ve boynumu da hasretle รถpรผyordu.

Sonunda รถpmeyi ve sarฤฑlmayฤฑ bฤฑraktฤฑฤŸฤฑnda, yanaklarฤฑm รถpรผcรผkleri ile ฤฑslanmฤฑลŸtฤฑ iyice. โ€œNasฤฑlsฤฑn aslan evladฤฑm, aslan damadฤฑm, kuzum benim, kurban olduฤŸum…โ€ diyordu kรถylรผ ลŸivesi ile. Heyecanlฤฑ heyecanlฤฑ konuลŸurken vรผcudu sarsฤฑlฤฑyor, gรถmleฤŸinin altฤฑndaki sutyensiz iri ve sarkฤฑk memeleri de oynuyordu. Kendisine, ‘Anne’ demek benim iรงin zor geldi o anda. โ€œฤฐyiyim!โ€ diyebildim sadece. Kayฤฑnvalidenin yรผzรผnde gรผller aรงฤฑyordu beni gรถrdรผฤŸรผ iรงin, รงok mutluydu. Halimi hatฤฑrฤฑmฤฑ soruyordu sรผrekli. Beni รงok sevdiฤŸi belliydi gรถzlerinden.

โ€œBen de diลŸlerimi yaptฤฑracam, bir de kadฤฑn hastalฤฑฤŸฤฑm var yavrum, onun iรงin geldim…โ€ derken, karฤฑm araya girdi ve โ€œAnnem bir sรผre bizde kalacak!โ€ dedi. โ€œNe demek, baลŸฤฑmฤฑzฤฑn รผzerinde yeri var!โ€ dedim. โ€œHee, az rahatsฤฑzlฤฑk verecem amma…โ€ deyince, โ€œNe rahatsฤฑzlฤฑฤŸฤฑ, olur mu รถyle ลŸey!โ€ dedim. Ardฤฑndan, โ€œลžey, kayฤฑnbabam da gelseydi ya?โ€ deyince, kayฤฑnvalide elini havada sallayฤฑp, โ€œAman boลŸ ver oฤŸlum, biraz rahat edeyim burada. Hem zaten o kรถyรผnden baลŸka yerde duramaz!โ€ dedi gรผlerek.

O anda aklฤฑma karฤฑmฤฑn sรถyledikleri geldi. Annesiyle babasฤฑnฤฑn kรถydeki evlerinde bir perdenin arkasฤฑnda yattฤฑklarฤฑnฤฑ ve babasฤฑnฤฑn annesini her gece baฤŸฤฑrta baฤŸฤฑrta siktiฤŸini sรถylemiลŸti karฤฑm. Acaba kayฤฑnvalidenin (Biraz rahat edeyim) derken kastettiฤŸi bu muydu? Yoksa kayฤฑnpeder kendisini bu yaลŸฤฑnda bile her gece baฤŸฤฑrtarak mฤฑ sikiyordu? Kayฤฑnvalide bรถyle iri kฤฑyฤฑm bir kadฤฑnken, onu baฤŸฤฑrtarak siktiฤŸine gรถre, kayฤฑnpederde kol gibi bir yarak vardฤฑ anlaลŸฤฑlan.

Karฤฑm, โ€œAnne biz geรงelim iรงeri istersen…โ€ deyince, โ€œHee kฤฑzฤฑm, geรงelim, millete ayฤฑp olmasฤฑn!โ€ dedi. Ardฤฑndan bana yeniden sarฤฑldฤฑ sฤฑkฤฑ sฤฑkฤฑ, yanaklarฤฑmฤฑ, boynumu รถptรผ yine. ฤฐรงeri geรงerlerken koca eteฤŸinin altฤฑnda gรถtรผnรผn yanaklarฤฑnฤฑn bฤฑngฤฑl bฤฑngฤฑl sallanฤฑลŸlarฤฑnฤฑ fark ettim. Belki de kayฤฑnpeder o gรถtรผnรผ sike sike bรผyรผtmรผลŸtรผ.

Asansรถrรผn kapฤฑsฤฑnฤฑ aรงฤฑp iรงeri girecekken bir anda arkamdan, โ€œHiลŸลŸ!โ€ diye bir ses geldi. Baktฤฑm, ร–zgeโ€™ydi bu. Onu gรถrmek sinirlendirdi beni. Hiรง konuลŸmaya niyetim yoktu. Zaten o da benimle konuลŸmaya niyetli deฤŸildi anlaลŸฤฑlan. Sฤฑkฤฑca tuttuฤŸu avucunu aรงtฤฑ, iรงinde buruลŸuk kรผรงรผk beyaz bir kรขฤŸฤฑt vardฤฑ. KรขฤŸฤฑdฤฑ, โ€œAl ลŸunu!โ€ diyerek avucuma sฤฑkฤฑลŸtฤฑrdฤฑ ve kapฤฑyฤฑ kapatฤฑp gรถzden kayboldu.

Asansรถrdeyken verdiฤŸi kรขฤŸฤฑdฤฑ aรงtฤฑm. Kargacฤฑk burgacฤฑk bir yazฤฑydฤฑ, hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ yazmฤฑลŸtฤฑ anlaลŸฤฑlan. Normalde รงok gรผzel bir yazฤฑsฤฑ vardฤฑ ร–zgeโ€™nin. (Beni yanlฤฑลŸ anlama. Ahmet benden hoลŸlanฤฑyor, ama ben deฤŸil. Bugรผn anne babasฤฑna da sรถyledim. Aramฤฑzda bir ลŸey yok. Sadece seni seviyorum!) diye yazmฤฑลŸtฤฑ. Ya yalan sรถylรผyordu, ya da gerรงek buydu. Bilmiyordum. KรขฤŸฤฑdฤฑ cebime koydum.

Arabaya binince Refiyeโ€™nin verdiฤŸi รงantayฤฑ aรงtฤฑm. Fermuarlฤฑ ve cฤฑrtlฤฑ gรถzlerdeki para ve altฤฑnlar gรถzlerimi kamaลŸtฤฑrdฤฑ. Refiye bu kadar parayฤฑ, altฤฑnฤฑ nerden bulmuลŸtu? Hรผsniyeโ€™nin dediฤŸi yรผklรผ tazminatฤฑ aลŸan bir miktar vardฤฑ belki de bu รงantada. ร‡antada laptopu ile birlikte kรผรงรผk bir video kamera ve kendisinde daha รถnce gรถrmediฤŸim dokunmatik bir telefon da vardฤฑ.

ร‡antayฤฑ iลŸyerindeki kasaya mฤฑ koysam diye dรผลŸรผndรผm bir sรผre. Ama bir daha iลŸyerine gitmeyi gรถze alamadฤฑm. Eve doฤŸru sรผrdรผm arabayฤฑ. Gerรงekten de รงantada Refiyeโ€™nin dediฤŸi gibi ‘GeleceฤŸimiz’ vardฤฑ. Para iรงinde yรผzen bir kadฤฑnla evlenecektim, รงok ลŸanslฤฑydฤฑm.

ร–n cama ufak ufak yaฤŸmur damlalarฤฑ dรผลŸmeye baลŸladฤฑ yeniden. O ara tekrar Keriman ile yaลŸadฤฑฤŸฤฑm รผรงรผncรผ sikiลŸ ve sonrasฤฑ geldi aklฤฑma…

[Osman]

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! Tรผm Bรถlรผmleri

18+ YASAL UYARI:
Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi sitesi 18 yaลŸฤฑndan bรผyรผkler iรงindir! 18 yaลŸฤฑndan kรผรงรผk iseniz
ve bulunduฤŸunuz รผlkede Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!