Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! (116)

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi 116. Bรถlรผm! (Osman 30 Y., Konya / Tรผrkiye)

Refiye รงฤฑktฤฑฤŸฤฑnda bornozuna sฤฑkฤฑ sฤฑkฤฑ sarฤฑnmฤฑลŸtฤฑ. โ€œUhh, rahatladฤฑm vallahi, hadi sen de gir yฤฑkan hemen!โ€ dedi. Onun ardฤฑndan ben de geรงtim banyoya. Sฤฑcak ve tazyikli suyun altฤฑnda yฤฑkandฤฑm gรผzelce. Sฤฑcak su ve buharla mayฤฑลŸtฤฑm, rahatlayฤฑp kendime geldim. Ancak bedenim rahatlasa da aklฤฑm kasanฤฑn iรงindekilerdeydi. Konya gibi bir yerde titreลŸimli ve belden baฤŸlamalฤฑ plastik yaraklarฤฑ nerden bulmuลŸ, edinmiลŸti Refiye?

Ama bunlardan hariรง aklฤฑmฤฑ meลŸgul eden baลŸka bir ลŸey de kondomlardฤฑ. Ne arฤฑyordu bunlar kasada? Plastik yaraklara takmak iรงin miydi? O ara aklฤฑma Ceren geldi. O gece sabaha karลŸฤฑ yukarฤฑya annesine bakmak iรงin รงฤฑkmฤฑลŸ, sonra elinde bir kondomla dรถnmรผลŸtรผ. Bu ne diye sorduฤŸumda da Ceyhunโ€™un olduฤŸunu ve burada unuttuฤŸunu sรถylemiลŸti. Sonra da kondomu yaraฤŸฤฑma takฤฑp gรผzel bir sakso รงekmiลŸti.

ลžimdi dรผลŸรผnรผnce bu iลŸte baลŸka bir iลŸin olduฤŸu ortaya รงฤฑkฤฑyordu. O kondom Ceyhunโ€™un deฤŸildi, Refiyeโ€™nindi ve Ceren onu annesi uyurken kasadan almฤฑลŸtฤฑ. ฤฐlk รถnce bunun kesinlikle bรถyle olduฤŸunu dรผลŸรผndรผm, ama sonra belki de yanฤฑlฤฑyor olabileceฤŸim geldi aklฤฑma. Belki de kondomlar gerรงekten de Ceyhunโ€™undu, o Almanyaโ€™ya gidince Refiye bulmuลŸ ve kasaya koymuลŸtu.

ฤฐlk dรผลŸรผnce ne kadar doฤŸruysa, bu da o kadar doฤŸru gรถrรผnรผyordu. OฤŸlunun kondomlarฤฑnฤฑ bulmasฤฑ pek tabii mรผmkรผndรผ. Annem de odamda benim porno dergilerimi bulmuลŸtu zamanฤฑnda. Annem dergileri atmak yerine onlara bakmayฤฑ tercih etmiลŸti. Belki Refiye de oฤŸlunun kondomlarฤฑnฤฑ atmak yerine saklamayฤฑ uygun gรถrmรผลŸtรผ. Ama ne olursa olsun, kasadan ve iรงindekilerden Cerenโ€™in haberinin olduฤŸu kesindi. DoฤŸru cevabฤฑ bulmam zamanla mรผmkรผn olacaktฤฑ.

ร‡ฤฑktฤฑฤŸฤฑmda Refiye giyinmiลŸ, hazฤฑrlanmฤฑลŸtฤฑ. Uzun, parlak siyah kadifeden bir elbise giymiลŸti. Dรผn karฤฑmฤฑn รผzerinde gรถrdรผฤŸรผmรผn bir benzeriydi bu elbise. Zaten o elbise de aslฤฑnda Refiyeโ€™ninkilerden biriydi. Elastik kumaลŸtan yapฤฑlan elbise vรผcut hatlarฤฑnฤฑ ortaya รงฤฑkartmฤฑลŸtฤฑ. Dolgun memeleri elbisenin altฤฑnda belirmiลŸti iyice. Karnฤฑ ve hafiften รงฤฑkฤฑntฤฑ yapmฤฑลŸ gรถbeฤŸiyle kalรงalarฤฑ da ortadaydฤฑ. BaลŸฤฑnฤฑ sarฤฑ siyah desenli bรผyรผk bir tรผrbanla baฤŸlamฤฑลŸtฤฑ. ร‡ok hafif de makyaj yapmฤฑลŸtฤฑ. Dรผn akลŸamki halinden bile daha gรผzeldi.

YataฤŸฤฑn รผzerinde epeyce pantolon, gรถmlek, kazak, iรง รงamaลŸฤฑrlarฤฑ vs. vardฤฑ. โ€œBunlar ne?โ€ diye sorduฤŸumda, โ€œSenin, sana almฤฑลŸtฤฑm daha รถnceden!โ€ dedi Refiye. Hepsi yeniydi, etiketleri รผzerindeydi. Bazฤฑlarฤฑ pahalฤฑ, lรผks sayฤฑlacak markalara aitti รผstelik. Evden birkaรง parรงa kฤฑyafet getirmiลŸtim, ama ลŸimdi epeyce yeni kฤฑyafetim olmuลŸtu.

โ€œHadi ลŸunlarฤฑ giysene, รงok merak ediyorum nasฤฑl olacak!โ€ deyince iรงlerinden seรงtiklerini giyindim. Refiye zevkli bir kadฤฑndฤฑ. Aynada kendime bakฤฑnca bir kez daha anladฤฑm bunu. Giysiler รผzerime tam oturmuลŸtu รผstelik. Sonrasฤฑnda รงekmecelerden birini aรงฤฑp kรผรงรผk bir parfรผm kutusu รงฤฑkardฤฑ. Oldukรงa pahalฤฑ, lรผks bir markaya aitti bu parfรผm ve daha รถnce hiรง kullanmamฤฑลŸtฤฑm.

Kutunun iรงinden zarif bir ลŸiลŸe รงฤฑkardฤฑ, โ€œYaklaลŸsana!โ€ dedi ve รผzerime sฤฑktฤฑ birkaรง kez. ฤฐlk anda anlamasam da saniyeler sonra koku kendini gรถstermeye baลŸladฤฑ, mรผthiลŸ bir kokuydu. Refiye gรถzlerini kapatฤฑp havayฤฑ koklarken, โ€œBu kokuya bayฤฑlฤฑyorum!โ€ dedi. Sonrasฤฑnda sarฤฑldฤฑ sฤฑkฤฑca ve yanaklarฤฑmฤฑ รถptรผ. Kim bilir belki de รถlen kocasฤฑ da bu kokuyu kullanฤฑyordu.

ร–nรผ boydan boya fermuarlฤฑ penye bir pardesรผ giyindi. Krem renkli yรผksek topuklu ayakkabฤฑlarฤฑnฤฑ da giyinince beraber รงฤฑktฤฑk. AlฤฑลŸveriลŸ merkezlerinden birine gittik. MaฤŸazalarฤฑ dolaลŸtฤฑk ve biraz alฤฑลŸveriลŸ yaptฤฑk. Ardฤฑndan yeme iรงme katฤฑna geรงtik. Ortak alandaki masalardan birine oturmuลŸ yemeฤŸimizi yerken, รถnรผmรผzdeki masaya iki genรง kฤฑz gelip oturdu. Kฤฑzlarฤฑn birini tanฤฑmฤฑyordum, ama diฤŸerini gรถrรผr gรถrmez tanฤฑdฤฑm. Cevatโ€™ฤฑn otele gรถnderdiฤŸi Zรผmrรผtโ€™tรผ bu kฤฑz.

O geceki halinden รงok uzaktฤฑ, ama tanฤฑmama engel deฤŸildi bu. Bebek gibi bir yรผzรผ vardฤฑ ve yรผzรผnรผ unutmamฤฑลŸtฤฑm hiรง. Gรถtรผnรผ sikmek istediฤŸimi sรถylediฤŸimde beni terslemiลŸ, hatta kรผfretmiลŸti. Sonrasฤฑnda ben de ona kรผfretmiลŸtim. Cevat, Zรผmrรผt yerine ลžerminโ€™i gรถndermiลŸti daha sonra.

Uzun kฤฑzฤฑl saรงlarฤฑnฤฑn yerinde daha kฤฑsa kestane rengi saรงlarฤฑ vardฤฑ. Beyaz, parlak bir gรถmlekle siyah kumaลŸ bir pantolon giymiลŸti. KarลŸฤฑsฤฑndaki kฤฑz da onun gibi giyinmiลŸti. GรถฤŸsรผnde metal bir isimlik vardฤฑ, ama uzak kaldฤฑฤŸฤฑndan adฤฑnฤฑ okuyamฤฑyordum. Zรผmrรผtโ€™รผn gerรงek adฤฑ olmadฤฑฤŸฤฑndan emindim. Buradaki maฤŸazalardan birinde รงalฤฑลŸtฤฑklarฤฑ รงok belliydi. ร–ฤŸle yemeฤŸine รงฤฑkmฤฑลŸlardฤฑ.

Refiyeโ€™nin arkasฤฑnda kalmฤฑลŸlardฤฑ, ama yine de fark etmesin diye รงaktฤฑrmadan bakฤฑyordum. Derken kaรงamak bakฤฑลŸlarฤฑmฤฑ fark etti. YemeฤŸini yerken onun da bana bakmaya baลŸladฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถrdรผm. Kฤฑzla neลŸeli sohbetinin arasฤฑnda ara sฤฑra ciddi bir yรผz ifadesiyle bana bakฤฑyordu. Belki de beni hatฤฑrlamฤฑลŸtฤฑ benim onu hatฤฑrladฤฑฤŸฤฑm gibi.

Bir ara kฤฑz kalkฤฑnca tek baลŸฤฑna kaldฤฑ masada. Refiyeโ€™nin sรถzlerine cevap verirken ara ara ona bakmadan edemiyordum. Elindeki telefonla ilgileniyordu. Ancak yan gรถzle bana bakmayฤฑ ihmal etmiyordu. Kฤฑz gelince masadan kalktฤฑ, bizim masaya doฤŸru bir iki adฤฑm yaklaลŸtฤฑฤŸฤฑnda isimlikte yazan yazฤฑyฤฑ nihayet okuyabildim. Gerรงek adฤฑ Beyza idi. ร‡alฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑ maฤŸazanฤฑn amblemi de vardฤฑ isimlikte, bir kozmetik maฤŸazasฤฑnda รงalฤฑลŸฤฑyordu. Kฤฑzla beraber kalabalฤฑฤŸฤฑn arasฤฑna karฤฑลŸtฤฑ az sonra.

O gece gรถt sikme uฤŸruna reddettiฤŸim kฤฑz onca zaman sonra bir anda karลŸฤฑma รงฤฑkฤฑvermiลŸti. Hem ismini hem de nerde รงalฤฑลŸtฤฑฤŸฤฑnฤฑ รถฤŸrenmiลŸtim. Gรถzรผm onda kalmฤฑลŸken, Refiyeโ€™nin, โ€œKalkalฤฑm mฤฑ?โ€ demesiyle kendime geldim.

Kalktฤฑk ve birkaรง maฤŸazaya daha girip รงฤฑktฤฑk. Refiye, โ€œSinemaya gidelim mi?โ€ deyince, โ€œTamam, gidelim!โ€ dedim. Sinemaya en son karฤฑm ve kฤฑzlarla beraber gitmiลŸtim. Refiye afiลŸlere baktฤฑ bir sรผre, sonra da, โ€œลžuna gidelim, ben bu kadฤฑnฤฑ รงok beฤŸeniyorum!โ€ dedi. Romantik tรผrde bir Tรผrk filmiydi bu. Filmin baลŸlamasฤฑna az bir zaman kalmฤฑลŸtฤฑ, o nedenle hemen iรงeri girdik.

Yerimiz รถnlerdeydi. Gรผnlerden Pazartesiydi ve รถฤŸle saatleri olduฤŸundan salonda รงok kiลŸi yoktu. Hepsi de arka taraflarda kalmฤฑลŸtฤฑ. Refiye ile bize gรถsterilen yere oturduk. IลŸฤฑklar kararฤฑp da film baลŸlayฤฑnca kolumu omzuna attฤฑm, o da bana yaslandฤฑ. ร‡ok sevdiฤŸim parfรผmรผnรผn kokusunu รงektim iรงime.

Film beni sarmadฤฑ, ilk 10-15 dakika iรงinde sฤฑkฤฑldฤฑm. Ancak filmden sฤฑkฤฑlsam da halimden memnundum. Elimin altฤฑnda onun yuvarlak, biรงimli omzunu, kolunu hissetmek รงok hoลŸuma gidiyordu. Omzuma baลŸฤฑnฤฑ koyup yaslandฤฑฤŸฤฑnda ipek eลŸarbฤฑnฤฑn yumuลŸaklฤฑฤŸฤฑnฤฑ yanaฤŸฤฑmda hissediyordum. Parfรผmรผyle ise ciฤŸerlerim bayram ediyordu. Tรผm bunlara ilaveten dolgun memesini gรถฤŸsรผme yaslamฤฑลŸtฤฑ. ฤฐnce penye pardesรผsรผ ve kadife elbisesine raฤŸmen sutyeninin yumuลŸaklฤฑฤŸฤฑnฤฑ hissedebiliyordum.

YaraฤŸฤฑm ufak ufak hareketlenmeye baลŸladฤฑ tรผm bunlar bir araya gelince. Kรผlotuma ve kot pantolonuma karลŸฤฑn sinema salonunun karanlฤฑฤŸฤฑnda รงadฤฑrฤฑ dikmiลŸtim. Refiye kendini filme vermiลŸ, bรผyรผlenmiลŸ gibi koca ekrana bakฤฑyordu. O anda bendeki deฤŸiลŸikliฤŸi fark etmiyordu hiรง.

SaฤŸ elim omzunda, kolunda geziniyordu sรผrekli. Kolunun dolgun ve yumuลŸak etlerine avucumla bastฤฑrฤฑyordum. Kalp atฤฑลŸlarฤฑm hฤฑzlanmaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ. Salonda kimse olmasa ve kimse gรถrmese, ekranda film oynamaya devam ederken onu oracฤฑkta, koltuklarฤฑn รผzerinde รงatฤฑr รงatฤฑr sikmek istediฤŸimi fark ettim.

Bir saat kadar sonra ฤฑลŸฤฑklar yandฤฑฤŸฤฑnda nihayet Refiye durumu anladฤฑ. Pantolonumun รถnรผndeki ลŸiลŸkinliฤŸi gรถrdรผ. Yanฤฑmฤฑzdan diฤŸer seyirciler geรงerken durumu anlamasฤฑnlar diye hemen alฤฑลŸveriลŸ poลŸetlerinden birini kucaฤŸฤฑma koydu. Fฤฑsฤฑltฤฑlฤฑ bir sesle, โ€œBu halin ne bรถyle?โ€ dedi. Bunu sรถylerken ลŸaลŸkฤฑnlฤฑฤŸฤฑ yรผzรผnden okunuyordu, utanmฤฑลŸ gibiydi ayrฤฑca.

KulaฤŸฤฑna iyice yanaลŸtฤฑm. โ€œNe bileyim, sana sarฤฑlฤฑnca birden canฤฑm รงekti seni!โ€ dedim. Adetliyken benimle birlikte olamamanฤฑn verdiฤŸi รผzรผntรผ ona yetiyordu. Bir de ben bรถyle sรถyleyince daha da รผzรผldรผ. โ€œBiliyorsun durumumu!โ€ dedi. โ€œTamam, biliyorum ama elimde deฤŸil!โ€ dediฤŸimde bir sรผre bir ลŸey sรถylemedi. โ€œHadi รงฤฑkalฤฑm!โ€ deyince, โ€œฤฐzlemek istemiyor musun?โ€ dedim. Refiye bu soruma, โ€œHayฤฑr!โ€ dedi kesin ve sert bir sesle.

ร–nรผmdeki ลŸiลŸkinliฤŸin inmesi iรงin bir sรผre daha oturduktan sonra kalktฤฑk. Refiye duruma hem รผzรผlmรผลŸ, hem sinirlenmiลŸti. Adetli olduฤŸu iรงin kendisini suรงladฤฑฤŸฤฑmฤฑ dรผลŸรผnรผyordu belki de. Oysa bรถyle bir ลŸey yoktu. Sivri, yรผksek topuklu ayakkabฤฑlarฤฑ ile mermer zemine sert sert basarak yรผrรผyordu. ร‡ฤฑkan ‘Tak tuk’ sesleri koca katta yankฤฑlanฤฑyordu.

Anlamsฤฑzca dolaลŸtฤฑk bir sรผre. Sonra, โ€œBenim tuvalete gitmem lazฤฑm!โ€ deyince, โ€œTamam sen git, ben beklerim!โ€ dedim. O gidince maฤŸazalarฤฑn vitrinlerine bakฤฑndฤฑm. O ara arkamdan bir kadฤฑnฤฑn, โ€œOsman Bey?โ€ demesiyle geriye dรถndรผm. Gรผnรผn ikinci sรผrprizi tam karลŸฤฑmdaydฤฑ. ฤฐnternetten tanฤฑลŸฤฑp siktiฤŸim Moldovalฤฑ Natalya karลŸฤฑmda duruyordu.

Elinde birkaรง alฤฑลŸveriลŸ torbasฤฑ vardฤฑ. โ€œBen gรถrdรผm seni. Yanฤฑnda bayan vardฤฑ, onun iรงin gelmedim yanฤฑna!โ€ dedi kendine has kฤฑrฤฑk Tรผrkรงesiyle. Uzun siyah bir etek giymiลŸti, รผstรผnde ise รงiรงekli uzun kollu bir bluz vardฤฑ. Sarฤฑ saรงlarฤฑ omuzlarฤฑna dรถkรผlรผyordu yine. AyaฤŸฤฑndaysa siyah yarฤฑm botlar vardฤฑ.

โ€œNasฤฑlsฤฑn, iyi misin?โ€ diye sordum. โ€œฤฐyiyim, sen nasฤฑlsฤฑn, aramadฤฑn hiรง?โ€ dedi sitem eder gibi. Cep telefonunu vermiลŸ, ne zaman istersem arayabileceฤŸimi sรถylemiลŸti, ama o geceden sonra ne aramฤฑลŸ ne sormuลŸtum. Arada kaynayฤฑp gitmiลŸ, hatta unutmuลŸtum Natalyaโ€™yฤฑ. โ€œKusura bakma, iลŸ gรผรง, arayamadฤฑm!โ€ deyince, โ€œHadi hadi, siz Tรผrkler hep aynฤฑsฤฑnฤฑz!โ€ dedi gรผlerek.

โ€œฤฐzinli misin?โ€ diye sorduฤŸumda, โ€œNiet!โ€ dedi Rusรงa. Sonra da, โ€œBenim hanฤฑm var, onunla geldim alฤฑลŸveriลŸe!โ€ dedi elindeki torbalarฤฑ gรถsterip. O bunu sรถylerken maฤŸazadan bir kadฤฑn รงฤฑktฤฑ ve elindeki torbayฤฑ uzatarak, โ€œลžunu alsana!โ€ dedi Natalyaโ€™ya. Natalya torbayฤฑ alฤฑrken kadฤฑn bana baktฤฑ ve โ€œAaa, Osman Bey, merhaba, nasฤฑlsฤฑnฤฑz?โ€ dedi gรผlรผmseyip. Bir baลŸka sรผrpriz daha karลŸฤฑmdaydฤฑ, ama bu kadฤฑnฤฑn kim olduฤŸunu bilmiyordum.

โ€œMerhaba!โ€ dedim utana sฤฑkฤฑla. Ardฤฑndan, โ€œKusura bakmayฤฑn, รงฤฑkartamadฤฑm sizi?โ€ dediฤŸimde, kadฤฑn gayet kibar ve alttan alฤฑr bir ลŸekilde, โ€œBen Fikriye, geรงen sabah gรถrmรผลŸtรผm sizi, AyลŸe Hanฤฑmโ€™ฤฑn gรถrรผmcesiyim!โ€ dediฤŸinde bende jeton anca dรผลŸtรผ. โ€œร‡ok รถzรผr dilerim, kusura bakmayฤฑn!โ€ dedim ayฤฑbฤฑmฤฑ kapatmaya รงalฤฑลŸarak. โ€œNe demek, estaฤŸfurullah, olur bรถyle ลŸeyler!โ€ dedi gรผlรผmseyerek.

Demek Natalya Fikriye hanฤฑmฤฑn yanฤฑnda รงalฤฑลŸฤฑyor, onun hasta ve yatalak kaynanasฤฑna bakฤฑyordu. Dรผnyanฤฑn ne kadar kรผรงรผk olduฤŸunun bir kanฤฑtฤฑydฤฑ bu durum. Fikriye Hanฤฑm ile AyลŸe Hanฤฑm karลŸฤฑlฤฑklฤฑ oturuyorlardฤฑ. O gece Natalyaโ€™yฤฑ eve bฤฑraktฤฑฤŸฤฑmda tam karลŸฤฑdaki villanฤฑn bahรงesinde AyลŸe hanฤฑmฤฑn kullandฤฑฤŸฤฑ cipi gรถrmรผลŸ, Natalyaโ€™ya orada oturanlarฤฑ tanฤฑyฤฑp tanฤฑmadฤฑฤŸฤฑnฤฑ sormuลŸtum. Natalya da hiรง dรผลŸรผnmeden AyลŸe hanฤฑmฤฑn adฤฑnฤฑ vermiลŸti.

โ€œNasฤฑlsฤฑnฤฑz, iyi misiniz, ร–zge nasฤฑl?โ€ diye sorunca ne diyeceฤŸimi bilemedim. ร–zgeโ€™nin annesinden fena bir dayak yediฤŸini, yรผzรผnรผn gรถzรผnรผn morardฤฑฤŸฤฑnฤฑ sรถyleyemezdim elbette. โ€œฤฐyi, nasฤฑl olsun!โ€ dedim herhangi bir ลŸey รงaktฤฑrmamaya รงalฤฑลŸarak. โ€œAradฤฑm ama ulaลŸamadฤฑm kendisine, selamlarฤฑmฤฑ iletirsiniz!โ€ dediฤŸinde, โ€œNe demek, tabii ki!โ€ dedim.

AyลŸe hanฤฑmdan hariรง Fikriye Hanฤฑm da ร–zge ile gรถrรผลŸtรผฤŸรผne gรถre durum oldukรงa ciddi demekti. ร–zge her ne kadar Ahmetโ€™i sevmediฤŸini sรถylese de, Ahmetโ€™in ailesinin ร–zgeโ€™yi pek sevdiฤŸi belliydi.

Fikriye hanฤฑmฤฑ o gรผn ayakรผstรผ gรถrmรผลŸtรผm ve aklฤฑmda yer etmemiลŸti, ama ลŸimdi daha dikkatle baktฤฑฤŸฤฑmda gayet hoลŸ ve zarif bir kadฤฑn olduฤŸunu fark ettim. Uzun boyluydu. Dizlerinin altฤฑna inen krem renkli bir pardesรผ giymiลŸti. Pardesรผnรผn altฤฑndan kahverengi eteฤŸinin uรงlarฤฑ gรถrรผnรผyordu. Bordo renkli yรผksek topuklu รงizmeleri ile zaten uzun olan boyu daha da uzamฤฑลŸtฤฑ. BaลŸฤฑndaki desenli tรผrbanฤฑ ve elinde tuttuฤŸu รงanta da bordoydu ve oldukรงa pahalฤฑ bir markaydฤฑ. Yรผzรผnde รงok hafif bir makyaj vardฤฑ. Yรผzรผndeki ve alnฤฑndaki รงizgiler ona ayrฤฑ bir hava ve gรผzellik katฤฑyordu. Bu haliyle en fazla 40 yaลŸฤฑnda gรถsteriyordu.

Natalyaโ€™ya bakarak, โ€œSiz tanฤฑลŸฤฑyorsunuz galiba?โ€ dediฤŸinde, Natalya, โ€œDa, Osman bey eski arkadaลŸ benim!โ€ dedi. Natalya bir yabancฤฑ olarak bunu sรถylemekte herhangi bir sakฤฑnca gรถrmemiลŸti, ama Fikriye hanฤฑmฤฑn yรผzรผndeki ifade tam tersini iลŸaret ediyordu. Zoraki bir gรผlรผmsemeyle, โ€œNe gรผzel!โ€ dedi. Evli bir erkekle, yabancฤฑ, yalnฤฑz bir kadฤฑnฤฑn ne tรผr bir arkadaลŸlฤฑk yaptฤฑฤŸฤฑnฤฑ dรผลŸรผnรผyordu muhtemelen. Belki de beni yanฤฑnda รงalฤฑลŸan yabancฤฑ kadฤฑnla karฤฑsฤฑnฤฑ aldatan biri olarak gรถrรผyordu.

Konuyu deฤŸiลŸtirmeye รงalฤฑลŸฤฑp, โ€œAyลŸe Hanฤฑm nasฤฑl, Mรผmtaz Bey nasฤฑl?โ€ diye sordum. โ€œฤฐyiler saฤŸ olun, aslฤฑnda yengem de gelecekti benimle, ama baลŸka bir iลŸi รงฤฑkmฤฑลŸ, gecikeceฤŸini sรถyledi!โ€ dedi gรผlรผmseyen yรผzรผyle. Fikriye Hanฤฑm, โ€œBir gรผn buluลŸalฤฑm ailecek, eลŸinizle de tanฤฑลŸmak isterim!โ€ dediฤŸi sฤฑrada bir anda Refiye bitiverdi yanฤฑmda. Tam konuลŸmanฤฑn รผzerine denk gelmiลŸti. Beni iki kadฤฑnla konuลŸurken gรถrmenin verdiฤŸi ลŸaลŸkฤฑnlฤฑk ve siniri yรผzรผnde gรถrebiliyordum.

โ€œEลŸim Refiye!โ€ diyerek kendisini tanฤฑลŸtฤฑrdฤฑฤŸฤฑmda, Fikriye Hanฤฑm, โ€œMerhaba, biz de tam sizden bahsediyorduk!โ€ dedi gรผlรผmseyerek. Fikriye Hanฤฑm Refiyeโ€™yi ร–zgeโ€™nin annesi sanmฤฑลŸtฤฑ. Refiye sinirden uzun deri cรผzdanฤฑnฤฑ koparฤฑrcasฤฑna sฤฑkarken hiรงbir ลŸey sรถylemedi karลŸฤฑlฤฑk olarak. Bir Fikriye hanฤฑma, bir Natalyaโ€™ya bakฤฑyordu.

Refiyeโ€™nin gelmesi ile oluลŸan soฤŸukluฤŸu benim gibi Fikriye Hanฤฑm da fark etmiลŸti. โ€œPeki, bize mรผsaade, iyi gรผnler!โ€ diyerek yanฤฑmฤฑzdan ayrฤฑlฤฑrken, โ€œฤฐyi gรผnler!โ€ dedim. Onlar giderken Refiyeโ€™nin siniri bana yรถnelmiลŸti. โ€œKim bunlar?โ€ dedi diลŸlerini sฤฑkarak. โ€œร–zgeโ€™nin bir arkadaลŸฤฑnฤฑn halasฤฑ, รถbรผrรผ de yanฤฑnda รงalฤฑลŸan hizmetlisi!โ€ diye cevap verdim. Sonra da, โ€œร‡ok ayฤฑp ettin insanlara!โ€ dedim. โ€œBaลŸlarฤฑm senin ayฤฑbฤฑna!โ€ dedi sinirli sinirli. O sฤฑrada yanฤฑmฤฑzdan รงocuฤŸuyla geรงen bir kadฤฑn bakฤฑลŸlarฤฑnฤฑ bize yรถneltti.

Daha รถnce Refiyeโ€™yi kฤฑskanรงlฤฑk ederken hiรง gรถrmediฤŸimden ลŸimdi bu hali รงok tuhaf geliyordu. Kendi yataฤŸฤฑnda Elifโ€™le sikiลŸmeme sesini รงฤฑkartmazken, iki kadฤฑnla ayakรผstรผ konuลŸtuฤŸum iรงin kฤฑyameti kopartacaktฤฑ nerdeyse. โ€œSakin olsana, derdin ne senin?โ€ dedim, ama beni dinlemeden hฤฑzlฤฑ hฤฑzlฤฑ yรผrรผyordu. Kolundan tutup, โ€œNereye gidiyorsun, beklesene!โ€ dediฤŸimde, โ€œBฤฑrak beni, eve gidiyorum!โ€ dedi. ร‡ok gรผzel baลŸlayan gรผnรผmรผz bir anda bombok hale gelmiลŸti.

Garaja inip arabaya bindik. Kapฤฑlarฤฑ kapatฤฑr kapatmaz Refiye sinirden kendinden geรงmiลŸ bir halde, โ€œHangisini siktin daha รถnce, kapalฤฑ karฤฑyฤฑ mฤฑ, yoksa hizmetรงisini mi?โ€ dedi. โ€œSen manyak mฤฑsฤฑn, bu nasฤฑl konuลŸma?โ€ dedim, ancak Refiye beni dinleyecek halde deฤŸildi.

โ€œTabii, beyefendi ne de olsa genรง, yakฤฑลŸฤฑklฤฑ. Kalkฤฑp sadece bana bakacak hali yok. Adetliyim diye daha ลŸimdiden gรถzรผnรผ elin karฤฑlarฤฑna kฤฑzlarฤฑna dikmiลŸ bile!โ€ dedi sinirden titreyen sesiyle. โ€œRefiye kendine gel. Aptal aptal konuลŸma, sana dedim, kadฤฑn ร–zgeโ€™nin bir arkadaลŸฤฑnฤฑn halasฤฑ, istersen aรง telefonu sor!โ€ dedim. Ancak ร–zgeโ€™nin adฤฑnฤฑn geรงmesi ateลŸin รผzerine benzin dรถkรผlmรผลŸ gibi Refiyeโ€™nin sinirini ve kฤฑzgฤฑnlฤฑฤŸฤฑnฤฑ artฤฑrdฤฑ.

โ€œHaa, tabii bir de ร–zge Hanฤฑm var. Onu unuttuk. Beyefendinin genรง aลŸkฤฑ, tabii. Salaklฤฑk iลŸte, nasฤฑl unuttum bunu. Ne zamandan beri o gรถtรงรผnรผn arkadaลŸlarฤฑnฤฑn akrabalarฤฑ ile gรถrรผลŸmeye baลŸladฤฑn sen? Artฤฑk o gรถtรงรผ de sana yetmez oldu demek ki, arkadaลŸlarฤฑna falan sulanmaya baลŸladฤฑn!โ€ dediฤŸinde sinirimden aฤŸzฤฑnฤฑn ortasฤฑna bir tane vurmamak iรงin kendimi zor tuttum.

Arabayฤฑ รงalฤฑลŸtฤฑrฤฑp yola koyulurken iรงimden (Ya sabฤฑr, ya sabฤฑr!) diyordum sรผrekli. Ancak Refiyeโ€™nin aรงฤฑlan รงenesi pek kapanacaฤŸa benzemiyordu. โ€œAna kฤฑz nikรขhฤฑmฤฑn iรงine sฤฑรงtฤฑlar. Dรผn senin iรงin kavga ettiklerini bilmiyorum sanki!โ€ dedi elini รงantasฤฑna gรถtรผrรผrken. Bu sฤฑrada ร–zge ve ร–zlemโ€™e epey bir kรผfรผr savurdu. ฤฐnce sigaralarฤฑndan birini รงฤฑkardฤฑ ancak รงakmaฤŸฤฑnฤฑ bulamฤฑyordu bir tรผrlรผ. UzattฤฑฤŸฤฑm รงakmaฤŸฤฑmฤฑ elinin tersiyle iterken sonunda รงakmaฤŸฤฑ buldu ve sigarasฤฑnฤฑ yaktฤฑ.

Elleri titriyordu sinirinden. Parmaklarฤฑnฤฑn arasฤฑndaki sigara da dรผลŸtรผ dรผลŸecek gibiydi. รœst รผste birkaรง derin nefes รงektikten sonra, โ€œBeni ilerde indir!โ€ dedi. โ€œNerde, nereye gidiyorsun?โ€ diye sordum. โ€œSana ne, nereye istersem giderim! Sen de koลŸ git o karฤฑlarฤฑn peลŸinden!โ€ dedi. Bunlarฤฑ sรถylerken aฤŸlamaya da baลŸlamฤฑลŸtฤฑ.

โ€œRefiye abartma lรผtfen, iki kadฤฑnla ayakรผstรผ konuลŸtum, merhabalaลŸtฤฑm sadece, ne var bunda?โ€ dedim, ama Refiye beni dinleyecek durumda deฤŸildi. GรถzyaลŸlarฤฑ yanaklarฤฑnฤฑ ฤฑslatmฤฑลŸtฤฑ iyice. โ€œฤฐndir ลŸurada!โ€ deyince, โ€œNereye gideceksin?โ€ dedim bileฤŸinden kavrayarak. โ€œHรผsniyeโ€™nin yanฤฑna!โ€ dedi bileฤŸini kurtarmaya รงalฤฑลŸฤฑrken. โ€œSen manyak mฤฑsฤฑn, Hรผsniye burada oturmuyor!โ€ dedim ve gaza bastฤฑm. โ€œBen taksiyle giderim, indir beni!โ€ dediyse de onu dinlemedim.

Yengem ve Hรผsniyeโ€™nin oturduฤŸu binanฤฑn รถnรผne gelene kadar hiรง konuลŸmadฤฑk. Refiye arabadan indi, binadan iรงeri girene kadar bekledim orada. O gรถzden kaybolunca sรผrdรผm arabayฤฑ. Ancak nereye gideceฤŸimi hiรง bilmiyordum.

Trafikte รถylece araba sรผrdรผm bir sรผre. Nereye gitsem, ne yapsam diye dรผลŸรผnรผp durdum. Hiรง beklemediฤŸim, ummadฤฑฤŸฤฑm bir tepkiyle karลŸฤฑlaลŸmฤฑลŸtฤฑm. Kafam allak bullak bir haldeydi. Son birkaรง gรผndรผr yaลŸananlarฤฑn รผzerine tuz biber ekmiลŸti bu durum. Daha evliliฤŸimin ilk gรผnรผnde kavga etmiลŸtim.

ฤฐลŸe mi gitsem diye dรผลŸรผndรผm, ama gitmek istemiyordum hiรง. O sฤฑrada telefonum รงaldฤฑ. Sabit bir numaraydฤฑ. Aรงฤฑnca karลŸฤฑdan Hรผsniyeโ€™nin sesi geldi. Nasฤฑlsฤฑn, iyi misin muhabbetinden sonra, โ€œMerak etme, Refiye iyi, sinirleri bozulmuลŸ biraz. Gelsene bize, konuลŸmuลŸ oluruz!โ€ deyince, โ€œลžimdi gene kavga baลŸlatฤฑr filan, boลŸ ver!โ€ dedim, ama Hรผsniye ฤฑsrar edince, โ€œฤฐyi, tamam, geliyorum!โ€ dedim ve geri dรถndรผm.

10-15 dakika sonra yengemin dairesinin รถnรผndeydim. Zile bastฤฑm. Az sonra Hรผsniye aรงtฤฑ kapฤฑyฤฑ. โ€œHoลŸ geldin, buyur!โ€ dedi gรผlรผmseyerek. Beni gรถrdรผฤŸรผne รงok sevinmiลŸ gibiydi. Siyah, dizlerinin รผzerine gelen dar bir etekle, aรงฤฑk pembe V yakalฤฑ bir bluz vardฤฑ รผzerinde. Bluzun altฤฑndan siyah sutyeni belli oluyordu. Derin V yaka ise memelerinin รงatalฤฑnฤฑ meydana รงฤฑkartmฤฑลŸtฤฑ. AyaฤŸฤฑnda yรผksek topuklu ayakkabฤฑya benzer terlikler vardฤฑ.

Salona geรงtim, ancak Refiye gรถrรผnmรผyordu. โ€œRefiye nerde?โ€ diye sorunca, โ€œGel!โ€ diyerek รถnรผme geรงti ve koridora yรถneldi. Yรผksek topuklu terlikleri ile takฤฑr tukur sesler รงฤฑkarta รงฤฑkarta ve fena halde gรถtรผnรผ sallayarak yรผrรผyordu. Gรถtรผnรผn dolgun yanaklarฤฑnฤฑn siyah eteฤŸin altฤฑnda saฤŸa sola sallanฤฑลŸlarฤฑnฤฑ fark etmemek mรผmkรผn deฤŸildi. Kรผlot giymemiลŸ gibiydi Hรผsniye. Bu manzara karลŸฤฑsฤฑnda yaraฤŸฤฑm ister istemez sertleลŸirken, arkadaki odalardan birinin kapฤฑsฤฑnฤฑ aรงtฤฑ.

Aรงฤฑlฤฑp yatak haline getirilmiลŸ bir koltukta yatฤฑyordu Refiye. Derin bir uykudaydฤฑ. Bir sรผre izledim kendisini, ama beni fark edecek halde deฤŸildi. Ara ara ufak horultular รงฤฑkartฤฑyordu. Hรผsniye, โ€œSinirleri รงok bozulmuลŸ, anlattฤฑ bana meseleyi. Merak etmene gerek yok, ilaรง verdim. Daha birkaรง saat uyanmaz!โ€ dedi. Kapฤฑyฤฑ kapatฤฑrken, โ€œHฤฑmm, kokun da รงok gรผzelmiลŸ!โ€ dedi gรผlerek. โ€œRefiyeโ€™nin hediyesi!โ€ dediฤŸimde, โ€œZevkli kadฤฑndฤฑr bilirim, erkeฤŸinin gรผzel gรถrรผnmesi iรงin her ลŸeyi yapar!โ€ dedi. Aynฤฑ ลŸekilde gรถtรผnรผ รงalkalayarak รถnรผmden salona geรงti.

โ€œOtursana, รงekinmene gerek yok!โ€ dedi koltuฤŸu iลŸaret ederek. KoltuฤŸa otururken, โ€œYengem nerde, gรถrรผnmรผyor?โ€ dedim. โ€œSize gitti, annenle beraber iลŸleri mi ne varmฤฑลŸ, baban gelip gรถtรผrdรผ sabahtan!โ€ diye yanฤฑtladฤฑ. Refiyeโ€™yi saymazsak, ki o da horul horul uyuyordu, evde ikimizden baลŸka kimse yoktu. Hรผsniye karลŸฤฑma geรงip bacak bacak รผstรผne attฤฑฤŸฤฑnda kaymak gibi bacaklarฤฑ ve kalรงalarฤฑ aรงฤฑฤŸa รงฤฑktฤฑ. ร‡ok rahat davranฤฑyordu. Bu rahatlฤฑฤŸฤฑ teลŸhirciliฤŸinden ileri geliyordu.

Sarฤฑ, dalgalฤฑ ve uzun saรงlarฤฑnฤฑn uรงlarฤฑ ile oynarken, โ€œRefiye biraz kฤฑskanรงlฤฑk yapmฤฑลŸ, haksฤฑz da sayฤฑlmaz hani!โ€ dedi. Hรผsniye de Refiye gibi mi dรผลŸรผnรผyordu bu konuda bilmiyordum. โ€œKฤฑskanรงlฤฑk yapacak bir ลŸey yok ortada. TanฤฑdฤฑฤŸฤฑm iki kadฤฑnla merhabalaลŸtฤฑm, hepsi bu!โ€ dedim.

Hรผsniye saรงlarฤฑnฤฑn uรงlarฤฑyla oynarken รผstteki bacaฤŸฤฑnฤฑ da sallamaya baลŸlamฤฑลŸtฤฑ hafifรงe. โ€œBen onu demiyorum!โ€ deyince, โ€œSen neyi diyorsun?โ€ dedim. Sฤฑrtฤฑmฤฑ yasladฤฑm koltuฤŸa iyice, onun gibi bacak bacak รผstรผne attฤฑm. Hรผsniye, โ€œฤฐnsanฤฑn senin gibi genรง, yakฤฑลŸฤฑklฤฑ kocasฤฑ olunca deฤŸil baลŸka kadฤฑnlardan, diลŸi sinekten bile kฤฑskanฤฑr!โ€ dedi. Hรผsniyeโ€™nin amacฤฑ yavaลŸ yavaลŸ gรผn yรผzรผne รงฤฑkฤฑyordu bu sรถzleriyle. Yengem evde yoktu, Refiye de uyuyordu.

Hiรง beklemediฤŸim bir zamanda elime altฤฑn bir fฤฑrsat geรงmiลŸti ve bunu kaรงฤฑrmaya hiรง niyetli deฤŸildim…

[Osman]

Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi! Tรผm Bรถlรผmleri

18+ YASAL UYARI:
Ah Bu Tรถreler Seks Hikayesi sitesi 18 yaลŸฤฑndan bรผyรผkler iรงindir! 18 yaลŸฤฑndan kรผรงรผk iseniz
ve bulunduฤŸunuz รผlkede Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!